sadettin ökten

prof. dr. sadettin ökten. mimar.

osmanlı kültürüyle yetişŸmişŸ elimizdeki son bilim adamlarından. çok güzel bir bilim adamı. kendisiyle bilim ve sanat tarihi üzerine söyleşŸi yapmak çok keyifli olur. ahlaklı ve saygılı bir adam. yitirildiğŸinde çok şŸey kaybedeceğŸimiz değŸerli insanlardan biri.
devamını gör...
imam hatip liselerinin açılmasında kilit rol oynamış celal öktem'in oğlu. istanbul beyefendisi sevimli dede. yanakla sıkılmalık. yahya kemal'in rüzgarıyle(rüzgarıyla değil hmm..) isminde fırtına gibi bir kitabu var bu eskiş zaman efendisinin.
devamını gör...
hani böle bişeyler düşünürsün de dile dökemessin ya işte onları dile müthiş bi şelikde dökmiş. ulan tam demek istediğim bu iste dedirten adam.

semarkand tv'de kalbe düşünce programına katılmıştı şiddetle seyredilmesi tavsiye edilir..
devamını gör...
burç fm de bir ara mavera isimli radyo sohbetleri yaptılar nazif erdoğanla birlikte, muhteşemdi. arşivden indirip dinlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
bir üstad. okuması, laf cambazı islamcı entelektüellerden daha fazla keyif verir. dolu dolu konuşur, dolu dolu yazar. şehircilik, osmanlı medeniyeti hakkında yazdıkları, çizdikleri gerçekten okunmaya değer.
devamını gör...
şirin baba.

bir şeylerin farkında olan az sayıda insandan biri de o. insan fıtratının suistimali ve zaaflarının olabildiğince istismarı yoluyla dünyanın getirildiği noktayı karalayabilen cüretkar isim.

yusuf kaplan'ın "dikey ve yatay eksenler" diye ifade ettiği fizik-metafizik terazisini, kendi deyişiyle "medeniyet kodları"ndan çıkarmanın cehdini yaşıyor; bu ruh dengesizliği bahsini enine boyuna tartışıyor. ayrıca, bu yorumlamayı yapacak olanın da entelijansiya olduğunu söylüyor.

zihninde, seküler hayat için bir bakıma gayrimeşru sayılabilecek tuhaf bir sınıflandırma yapıp, katıldığı televizyon programlarında konuşurken de belli terimlerin mukabilinde kelimeleri eski ve yeni, seküler ve islamî olan diye ayırarak mânâ dilimizdeki yerlerine göre kullandığını görünce, bu konuda yalnız olmadığıma sevinmiştim.

"özal'ın devlet eliyle türkiye'de şartlarını oluşturduğu ve yerleştirdiği kapitalist düzen ve duyarlığı" eleştirmesinden de, ruhsuz köksüz ifadelerle osmanlı'yı idealize etmek yerine, "onun ileriye ve geriye gidişte birim olması gerektiğini" belirtmesinden de, geleneksel muhafazakar çizgiden uzaklığı açıkça anlaşılıyor. ayrıca, bizim -müslümanların- dışında kalan dünya toplumlarının ortaya koyduğu / koyacağı medeniyet tasavvurlarının sabit bir referansının bulunmadığını, bizimse "hâlâ" tabe kıyamet geçerli bir "sabit referans"a malik olduğumuzu, bunun da "kur'an" olduğunu dile getirmiştir.

not: son paragrafta tırnak içerisine alınmış ifadeler, başka bir mütefekkirin zatı ve sözlerini ima etmektedir.
devamını gör...
insanı kardiyolojiyi seçmeye meylettiriyor şu sözleri ile: “insan o kadar rakik, o kadar duygusal, o kadar hassas, nazik bir mahluktur ki, kalbi kırıldığı anda o kalbin bir daha tamiri mümkün değildir demeyeceğim ama fevkalade zordur. onu da, kalp doktorları var, tabib el-kulûb var, kalpleri tamir eden hekimler var, onlar tamir eder.”
devamını gör...
sırf hocam olması için para bulsam doktora yapar, sürünürdüm.

balaban tekkesinde es-sükun isimli musiki -az da nedeniyet söyleşileri yapardı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar