sahibinin sesi

bir benzetmedir , bir hürriyet okuru olarak doğŸan medyası gazetelerinin içinde oldukları hatayı anlatmakta kullanabileceğŸimiz bir betimleme , gazeteler sürekli birilerinin tellallığŸını yapmakta şŸöyle bir göz atalım ;

2002 ye yaklaşŸan süreç ; cezaevinden çıkan rte pohpohlanıyor rüzgar veriliyor

2007 ye gelen süreç rte yine pohpohlanıyor çatlak sesler çıkmaya henüz başŸlıyor,

2007 den günümüze chp ye ve akp ye alternatif her harekete destek olunuyor akp muhalifi tavır benimseniyor.

gittiğŸin yol milletin yolu olsun doğŸan medya ..
devamını gör...
kits'in 8. parçasıdır.

güzelim sözleri şöyledir:

elbet bir gün başı dönecek dünyanın dönmekten
ağzının suyuna batmışlar için henüz saat erken
“ben bir ağacım yeşermekte dallarım ya” derken
yere düşen yapraklar ayrılmakta gövdemden
dünya rehavette, gözleri dalıp gitmekte
herkes kendince bir masumluk serüveninde
ruhum vücut karavanında, ölüm düz gidince ileride
yaptıklarım peşimde gerilerimde
son pişmanlık sabaha varmaz bir karanlık
nefsinin dişleri kalmamış seni dişlemekten, yazik!
belki sana göre ben delirmiş ve sorunluyum
ben senin varmak istediğim o yolun sonuyum
sağım-solum-önüm-arkam zaman illetiyle sarılmış
yanlız adanın ortasında saçım sakala karışmış
ufaklıklar arsızlaşmış
beden saksınızda edep çiçekleriniz sararmış

bıkmışım her gün aynı teranelerden ben!
bir-iki yalancı ve sahtekar
yoldan saptıran imtihanlar
kana kana kanıyorlar
bak!
sağım-solum-önüm-arkam gafil
hüzün kuyusuna gark olur aciz
içim acı sahibi meçhul herkes
bu sahibinin sesi merkez!

el katipse kalp hakimdir
bak bu alıma gelen kaçıncı dize
bak bu kaçıncı aykırılık rap fakirhanesinde
bir lokma, bir hırka
tavsiyeye uyanlar tavsiyeyle yaşarlar
gözlerim on senedir akan durmaz hıçkıran şelale
elimde aynı hararetle yanan rap’ten meşale
izin vermez deliyağız gözle görülen işgale
sözlerimden yüzümü gör bak eşgalime!
sıkıntı sıktığın zaman patlayan sivilce
düşünmelisin sivilce, enine boyuna bütünce
beter eder düşünce
diz kapakların kanar düşünce
iblis dalga geçer kananla sertçe
ben baktıkça ağaçlara,kalbimin kuşları konmak ister dallara
önceden inanırdım ne yazık ki fallara
onlarla yitirilen sahipsiz yıllara
derken “elveda”
bir dize daha karala… *
devamını gör...
--- alıntı ---

yeah
sago
kaf-kef

1.bölüm
elbet bir gün başı dönecek dünyanın dönmekten.ağzının suyuna batmışlar için henüz saat erken.
"ben bir ağacım yeşermekte dallarım ya" derken,yere düşen yapraklar ayrılmakta gövdemden.
dünya rehavette,gözleri dalıp gitmekte,herkes kendince bir masumluk serüveninde.
ruhum vücut karavanında,ölüm düz gidince ileride,yaptıklarım peşimde gerilerimde.
son pişmanlık sabaha varmaz bir karanlık,nefsinin dişleri kalmamış seni dişlemekten yazık.
belki sana göre ben delirmiş ve sorunluyum, ben senin varmak istediğim o yolun sonuyum!
sağım-solum-önüm-arkam zaman illetiyle sarılmış.yalnız adanın ortasında saçım sakala karışmış.
ufaklıklar arsızlaşmış(yow).beden saksınızda edep çiçekleriniz sararmış !

nakarat:

bıkmışım her gün aynı teranelerden ben.bir-iki yalancı ve sahtekar.yoldan saptıran imtihanlar.kana kana
kanıyorlar bak!...
sağım-solum-önüm-arkam gafil,hüzün kuyusuna gark olur aciz,içim acı sahibi meçhul herkes,bu sahibinin sesi
merkez!...

2.bölüm
el katipse kalp hakimdir.bak bu aklıma gelen kaçıncı dize.bak bu kaçıncı aykırılık rap fakirhanesinde.bir lokma bir
hırka..
tavsiyeye uyanlar tavsiyeyle yaşarlar.gözlerim 10 senedir akan durmaz hıçkıran şelale,
elimde aynı hararetle yanan rap'ten meşale,izin vermez deli yağız gözle görülen işgale,sözlerimden yüzümü gör
bak eşgalime!...
sıkıntı sıktığın zaman patlayan sivilce.düşünmelisin sivilce,enine boyuna bütünce.beter eder düşünce.
diz kapakların kanar düşünce,iblis dalga geçer kananla sertçe.ben baktıkça ağaçlara,kalbimin kuşları konmak
ister dallara.
önceden inanırdım ne yazık ki fallara.onlarla yitirilen sahipsiz yıllara derken "elveda" bir dize daha karala...

nakarat:

bıkmışım her gün aynı teranelerden ben.bir-iki yalancı ve sahtekar.yoldan saptıran imtihanlar.kana kana
kanıyorlar bak!...
sağım-solum-önüm-arkam gafil,hüzün kuyusuna gark olur aciz,içim acı sahibi meçhul herkes,bu sahibinin sesi
merkez!...

--- alıntı ---
devamını gör...
" ... hesap meselesi... hesaplarınız her şeyi çözüyor. yalnız şu kadarını söyleyeyim ki, her hesabın altında bir başka hesap yatar... hesaplarsa budanmayacak kadar çoktur, çünkü her gün biraz daha çatallanır...
bununla beraber her şey önceden hesap edilebilir, bence her şey ölçülebilir, sonra gene karıştırılabilir. insanlar, vakalar, sevgililer, nefretler.. istenen her şey.. hesapla istenen her neticeye gidilebilir."
devamını gör...
sevim burak tarafından yazılıp iskender altın tarafından yönetilmiş devlet tiyatroları oyunu. küçüklüğünden beri tam bir paşazade gibi yaşamış ve yaşatılmış zaten paşazade olan bilal bağana'nın paranoyak hikayesi. sevgilisi mi metresi mi tam anlaşılmayan zembul'ün hamileliğiyle başlıyor kaos. bilal bu gebeliği kabul etmiyor ve yaşadığı mahalledeki herkesi kendine düşman belliyor. her şeyin kendisini yok etmeye yönelik bir komplonun parçası olduğunu düşündüğü anda bir de topuğundan bi dikiş iğnesi vücuduna girerek damarlarında dolaşmaya başlıyor. bi de askerlikten kaçmak için kimliğini çaldığı şehit pilotun hayaleti ile uğraşmakta.

oyunun olay örgüsünde bi karmaşa var. bu onun rüyası mı reel mi, kim bu, o kim, ne oldu şimdi diye diye hikaye oluşmuyor bi türlü. tamam soyutluk, imge filan da hikaye dönem hikayesi. bu kadarına gerek var mıydı bilmiyorum. bu karmaşa hali gerip sıkıyor izlerken. zaten oyuncular da ziyadesiyle bağırmakta. strese sokan bi oyun izlerken. şöyle bi kademe kademe artış yok pat diye 16 10 tansiyon. önerilecek bi oyun değil bana göre. oyuncular performansları çok iyi olmasına rağmen kalkıp alkışlayasım gelmedi. zembul'ü başka oyunlarda da baş karakterlerde rastladığımız ebru aytürk canlandırıyor. o da çok bağırıyor.

devtiyatro.gov.tr
devamını gör...
türkiye'nin en eski taş plak şirketlerinden biridir. çalıştığı ses sanatçıları arasında müzeyyen senar, hamiyet yüceses, semahat özdenses, zeki müren, safiye ayla da bulunur. ilginç bir tasarımı vardı plakların üzerindeki etiketin; garomafona bakan bir köpek...

devamını gör...
orijinal adı his master’s voice (hmv) bir ingiliz gramafon şirketiydi. logo ressam francis barraud tarafından edison için hazırlanmıştı ama şirket logoyu satın almayınca gramaphone company, 100 sterline almıştı.

logonun güzel bir hikayesi var:
abisi öldüğünde, abisinin köpeği terrier cinsi nipper'i sahiplenen barraud'a, bir de silindirik bir fonograf ve bu fonografda çalınmak üzere absinin sesinin kayıtlı olduğu bir kaç da silindir yadigar kalmıştı. fonografta çalan abisinin sesini nipper’a dinlettiğinde, köpeğin dikkatle dinlediğini ve sahibini gramafonun ses gelen kısmında aradığını fark edince “sahibinin sesi” adını vereceği resmi yapmıştı.





devamını gör...
beynimde başlığı sagopa okuduğuna göre şarkılarından birinde geçen bir söz. "sahibinin sesidir bu dinle" gibi bir şey olmalı, sanıyorum kötü insanları tanıma senesi albümünden.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar