saint antoine kilisesi

istanbul un en büyük ve cemaati en genişŸ olan katolik kilisesi. istiklal caddesinde yer alan kilise istanbulun göbeğŸinde olmasına rağŸmen göze az batar. kendisine hayran bırakan mimari yapıya sahiptir.*
devamını gör...
metalci taksim gençliğinin gitar çalıp şarap içmesine izin verilen yer.
izni veren neden veriyor, giden anası babası müslüman çocuklar neden gidiyor acaba?
devamını gör...
istiklâl caddesi üzerinde, taksim'den tünel'e doğru giderken galatasaray lisesi'nin hemen yanında bulunan istanbul'un en büyük katolik kilisesidir. ayrıca; kilisenin misafirleri hristiyanlardan çok müslümanların olması oldukça manidardır. sanılanın aksine, azımsanmayacak derecede fazla sayıda olan aymaz müslüman burada gelir davlumbaz altında mum yakar. hatta; seccadeyi serip, kıyama durup istavroz çıkaranına da rastlarsanız küçük dilinizin yanında aperatif olarak büyük dilinizi yutmayınız veya yutun ne bileyim işte...
devamını gör...
alkollü bir grup genç tarafından "sen antuansan buraya çıkarsın" şeklinde esprilere maruz kalan beyoğlundaki kiliseye adını veren kendisi hakkında başka bilgi sahibi olmadığım aziz..über esprili video görülebilir..
devamını gör...
istiklal caddesi'nde bir kilise. giren çoğu kişi meraktan girer. sessiz ve karanlık bir ortamı vardır.
konuşanları zenci bir görevli uyarıyor. iyi ki sadece uyarıyor..
devamını gör...
1230'lu yıllarda yapılmış bir katolik kilisesi. o tarihlerde latin'lerin ayasofya'sı olarak tanınıyormuş. şu anki görünümü ise 1906'da yapılan yeniden yapılandırma çalışmalarından kalma.
istiklal caddesi'nde tünel'e giderken sol tarafta kalıyor.
devamını gör...
beyoğlu'danki kilisedir.

--- alıntı ---
inşasına 1906 yılında başlanmış ve 1912 yılında tamamlanarak hizmete girmiştir. mimarı İstanbul doğumlu olan giulio mongeri'dir. italyan rahipler tarafından yönetilen kilise, istanbul'daki en büyük ve cemaati en geniş Katolik kilisesidir.

aslında kilise ilk olarak 1725 yılında osmanlı imparatorluk saray ve devlet hizmetinde bulunan ve ayrıca ticaretle uğraşan Katolik ülkelerin (ekserisi italyan-fransız) vatandaşları ve onların aileleri için inşa edilmiştir.
--- alıntı ---


istiklal caddesi'nde önünden geçerken hep biraz oyalanırdım önünde. mimarisi büyüleyiciydi. en son dedim, yahu gir bir bak içine, ne var ne yok diye. iyi ki de yapmışım diyorum.

iç mimarisi de dış görüntüsü kadar harikulade. aşırı yüksek tavanlar sizi başka bir aleme çağırır gibi. selimiye camii'sinin de en sevdiğim yanı bu. çok çok yüksek tavanlar. başka bir aleme geçiş hissi..

sonra mum yakılan kısımlar vardı. türkçe dua da yazmışlar. gayet her daim ettiğimiz normal bir duaydı. dilek falan da dileniyormuş. biz ki oruç baba'da sirkeyle oruç açıp dileğimizin kabul olacağını düşünürüz, bir mum yakmadan geçmedik elbet. isa heykelleri vardı, bak onlar çok çocukça yapılmış. profesyonel olsaymış biraz daha bence daha iyi olurmuş.

daha sonra içini, dışını falan gezdim. kilisenin rahibiyle konuştum. salı günleri her dinden ziyaretçiyle konuşulabiliyormuş. bir ara gidip dinlemek istiyorum kendi dinlerini, kendi dualarını onlardan. olaylara tek pencereden bakmaktan hiç hoşlanmam çünkü.

velhasıl güzel, mistik bir yerdir.
devamını gör...
dışarıdan bakıldığında gayet şık bir mimariye sahip olsa da içeriye girildiği vakit o ulviyet bir miktar kayboluyor. ben tören salonundan ziyade kilisenin arka kısımlarını ve odalarını varsa dehlizlerini merak ediyorum ama oralara da girmek mümkün değil. içeride çok sayıda paganizm dönemini anımsatan biblolar ve ikonlar var. hz muhammed hiç doğmasa bile bu hristiyanlığın batması şart olurmuş. her şeyiyle kurumsallaşmış ve eskinin putperest dönemiyle karışmış ucube bir inanışın izlerini görüyorsunuz. sağ tarafta vatikan onaylı kardinal ve piskoposların yazdığı hristiyanlığa ait risale nevinden kitaplar satılıyor. sol kısımda camekan içerisinde bir takım anahtarlar ve müştemilata ait olduğunu zannettiğim eski metal eşyalar var. yine sol kısımda ahlaki bir takım ifade ve emirlerin bulunduğu kamil imana ulaşmanın yolunu gösteren bir grafik. sağ kısımda mum yakılarak, dilek sunulan bölme. bu kısmın en meraklıları da türbanlı yerli ve arap kadınlar.. netice itibariyle bize gösterdikleri ile göstermedikleri arasında bir çelişki olduğunu düşünüyorum. girişteki avluda islam peygamberi'ne dil uzatan papa benedict'in (kardinal ratzinger) heykelinin bulunması bu inanışı pekiştiriyor.
devamını gör...
bir kere gittiğimde siyahi bir adam vardı. bizim geçemediğimiz tarafta meryem ikonasının önünde yalvarırcasına dua ediyordu. ailesi de bizim olduğumuz taraftaydı. bi 2 dakika izledim adamı. çok içten dua ettiği belliydi. reis iyi hoş da yanlış adres diyesim gelmedi değil. o görüntü bana birtakım şeyleri de sorgulattı. başka dinden biri de bizi ibadet halinde izliyorken aynı şeyleri mi düşünüyor acaba diye... ve dahî hakikatin kendi inandığımız olduğundan ve onların inandığı olmadığından emin olurken esasında onlarla çok da empati yapmadığımızı fark ettim. adam elbette bir şirk içindeydi fakat bir yandan da üstün bir yaratıcıya inanıyordu, yardım bekliyordu. istanbul'da başka kiliselere de gittim genelde pazar haricinde boş olurlar fakat saint antoine öyle değil, katolik kilisesi olduğundan bir de mimarisi güzel olduğundan avrupalı, latin amerikalı ve afrikalı turistler gelince uğruyor. son zamanlarda ortodoks-katolik barışı temalı fotoğraflarla donatılmıştı. bizim istanbuldaki barthelomeos'la papa'nın el sıkıştığı fotolar vesaire. biz de işte ırak'ta birbirimizi katledelim, o bitince suriye'de, yemen'de...
devamını gör...
geçen pazar 19.00 daki türkçe ayinlerine katıldığım ibadethane.

ilahi ve dualarla ayinlerini gerçekleştirdiler. en sonunda komünyon dağıtılarak isa'nın son akşam yemeği anıldı bir tutam ekmek ve şarap ile.

dualarda güzel yakarışlar, istekler olsa da şirk içeren cümleler de var aynı bazı günümüz camilerindeki gibi.

azizler yerine bizimkiler de evliyaları koyuyor mesela.
isa yerine muhammed'i.*

kilisenin mimarisi ise etkileyici.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar