salatalık

yüzde doksanı sudan oluşur, dolayısıyla cilde en iyi gelenlerden; bu yüzden hanımların, yüzlerine şifa niyetine maske yaptığı nimet. bağırsak sorunlarına da iyi gelir.
devamını gör...
sürekli aşağılanan bir sebzedir. başrol oynadığı bir yemek yoktur. hatta yardımcı oyuncusu olduğu bir yemek bile yoktur. çiğ tüketilir. domatesin yanına, renk versin diye, söğüş yapılır. hepsi yenmeden kaldırılır. turşu hali biraz itibar görür ama buna rağmen akla gelebilecek her platformda %90'ının su olduğundan, aşağılar bir biçimde, bahsedilir. bu yüzden pek yararlı değildir diye de eklenir. gece yarısı buzdolabı ziyaretlerinin en son tercih edilenidir; atıştırılacak hiçbir şey yoksa bir salatalık alır çatur çutur onu yersiniz. bütün bunlara rağmen vazgeçilmezimizdir. severiz ama belli etmeyiz. o kadar bizdendir ki, gerek görmeyiz. ama onun da küçük de olsa bir sevgi sözcüğüne ihtiyacı var sanki, hı?
devamını gör...
18.
iddia ediyorum bu kelime uyduruktur. aziz ve güzel hıyar kelimesi birilerine argo gelmiş olmalı ki salatalık gibi saçma bir kelimeye dönüştürmüşlerdir.. yazıklar olsun..nerde maddi manevi değerlerimiz? kimse kullanmasın bu kelimeyi bence.
devamını gör...
19.
kendisinde neredeyse hiç kalori bulunmayan bu yiyeceğin kabuğu, deriyi dolgunlaştıran, kırışıklığı önleyen kolajen olan silisten meydana geliyor. silis için uzmanların önerdiği minimum bir doz yok ama uzmanlar günde en az beş miligramı uygun buluyor. bu da tek bir salatalığın kabuğundan alabileceğin miktara denk. organik olmasına dikkat edin. normal salatalıkların dış yüzeyi raf ömrü uzasın diye koruyucu maddelerle kaplanır. ancak organik olanlar orijinal halde bırakılır.


devamını gör...
böyle soyulup bıçakla tam dibine kadar yarım parmak kadar yer bırakılacak şekilde ikiye yarılıp arası da tuzlandıktan sonra mis gibi yenilen sebze. iş yerinde yerken milletin burnuna da kokar canı çeker gider onlar da yapar aynısından.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar