salgın

bir murathan mungan şŸiiri * * *


yalnızca aşŸk değŸil bu,
yalnızca ayrılık değŸil, salgın
bize geçmişŸten geçen
kandan, tarihten, doğŸamızın bize kurduğŸu tuzktan
kaderimizden ve yıldızlardan geçen salgın
yalnızca bir humma değŸill bu,
ellerindeyiz bilmediğŸimiz bir tutsaklığŸın

damarlarımdaki kana hükmediyor
şŸefkat, şŸehvet, şŸiddetle
kendini bende sınayan salgın
ölümün kenarına düşŸen satırlarla
batan ayın kenarına düşŸen satırlarla
bu sayrıl hüküm, bu kara humma, bu kanama
kendini sürdürüyor bende
sormayın bana ben bilmiyorum
ben hiçbir şŸey bilmiyorum,
içindeyim salgın gibi
derin sayrılığŸı başŸka çağŸlara ait bu aşŸkın
kilitlendiğŸim var oluşŸundan çıkamıyorum
ben de isterdim serin, uzak, kuzeyli bir
olmayı, hesaplarını tutmayı
sözlerin, duyguların, davranışŸların
gelecek sağŸlamak için yapılan ince ayarların
ama ben saf korkudan yapılmışŸ tehlikeli mısraları,
hikayesi uzun olan kılıçları,
çölde geçen şŸarkıları ve onu seviyorum
onu seviyorum onu seviyorum onu seviyorum
devamını gör...
belli bir insan popülasyonunda, belli bir periyodda, yeni vakalar gibi görülen ancak önceki tecrübelere göre beklenenden fazla etki gösteren hastalıklara denir.
devamını gör...
1954 yapımı siyah beyaz türk filmi. yönetmen, senaryo ve yapımcı ali ipar , oyuncu kadrosu kenan artun , nubar terziyan , virginia bruce bulunmaktadır. ayrıca bu film ilk renkli türk filmi olma fırsatını kaçırmış.dublajı kolay olsun diye de sessiz çekilmiştir.
devamını gör...
bir sıfat. genelde hastalık kelimesini niteler vaziyette kullanılmakla birlikte, şu sıralar ikisi bir öbek olmuş* aramızda kol gezmektedir.

derinen hissediyoruz efem.

tekrar eden bu kronik durumun farkında olan nil abla da ne demiş bak zamanında;


--- alıntı ---

sensiz nasılım bak bana
gel de bir çorba yap bana

--- alıntı ---

devamını gör...
herkese geçen, bulaşan: [is. sıf.]
salgın nezle.

bir hastalığın veya kötü şeyin bir çok kişiye birdenbulaşması hâli:
verem salgını, kumar salgını, moda salgını.

salma yoluyla alınan vergi, geçici vergi.

keyfi vergi.

saldıran hücum eden: [eski]
salgın köpek.
*
devamını gör...
hastalık bir yana insanın psikolojik olarak da çökmesine sebep olan durum. sanırım bu süreci atlatan birçok insan psikolojik desteğe ihtiyaç duyacak.
annem gençken kapalı değilmiş yani kapalıymış da işte mendil eşarp kısa etek falan, o zamanın kapalılığı. sonra istanbul'da bir kolera salgını olmuş ve o salgından sağ kurtulduğu için tam tesettüre girmiş. bunu anlatıp dururdu salgın konusu ne zaman açılsa. ben de hiç salgın görmemiş bir insan olduğum için şu zamana kadar asla anlamamıştım bu durumu. hasta olmaktan elbette herkes korkar ama bir yandan da yaşamını devam ettirir. ama salgının korkusu çok başkaymış. bir kere rutinin bozulması zaten can sıkıcı ama bir yandan sürekli haber bekliyor olmak, bir bisküvi paketini bile gönül rahatlığıyla açıp yiyememek, komşunla bir fincan kahve içememek, apartman kapısını bile açarken kendini huzursuz hissetmek çok yıpratıcı. gerçekten insana adaklar adatıyor.
devamını gör...
savaşlardan çok ölüme yol açan bulaşıcı hastalık durumu.

bu konuda bu yazıyı beğendim:
sözcü

ayrıca contagion filmi de şu günlerde güzel gidebilir. hong kong'dan yayılan yarasalarla ilişkili bir virüs üzerinden yürüyor ve bu sıralar yaşananlarla ilişkili iyi bir film.
devamını gör...
kuzenimin ısrarı üzerine seyrettiğim 2011 yapımı film.
türkçe adı salgın olduğu için tanımı buraya yazıyorum.
başrolde (bkz: matt damon) olduğu için sevindim. sevdiğim bir oyuncu.
film sıkıcı değil ama sonlara doğru çok koptum. kafamı kaldırdığımda film bitmişti.
filmi izledikten sonra amerikanların neden silah almaya koştuklarını daha iyi anladım.
izlenebilir. ama keyfim kaçmasın zaten ortam gergin diye düşünüyorsan izleme boşver.
devamını gör...
9. (Tematik)
epidemiyolojide, salgın (yunanca epi- üzerinde + demos halk) belli bir insan popülasyonunda, belli bir periyotta, yeni vakalar gibi görülen ancak önceki tecrübelere göre beklenenden fazla etki gösteren hastalıktır, (epizootik ise aynı şeydir ancak hayvanlarda geçerlidir).

"beklenen"in ne olduğuna bağlı olarak salgının tanımlanması subjektif olabilir. bir salgın lokal (bir hastalık patlaması), daha genel (salgın hastalık) ve hatta dünya çapında (pandemik) olabilir.

sabit seviyede oluşan ve popülasyonda görece olarak yüksek derecede seyreden alışılagelmiş hastalıklar ise endemik olarak adalandırılır. endemik hastalığa bir örnek sıtmadır. afrikanın bazı bölgelerinde (örneğin, liberya) halkın büyük çoğunluğunun hayatlarının bazı dönemlerinde sıtmaya yakalanmaları beklenir.
https://tr.wikipedia.org/wi...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar