salt dünya sözlük eleştirisi

ithamdan uzak, rönesans'tan sonra ortaya çıkan modernistleri de uzun süre meşgul etmiş çok naif sanatsal bir konu. bir o kadar da zor. bugün izin günüm olduğu için bu konu hakkında bir derleme eyleceğim.



dünya sözlük olarak nitelendiren mecra , yapı olarak her türlü çıkarımı yapmaya müsait bir platform değil. idealist bir derviş ve onun halkasındaki müritlerin çiftliği gibi. hiyerarşi çok bariz. saflar sıkı. sosyolojik çıkarım yaparsak hidistandaki kast sitemiyle çok benzer. bir takım moderatörlerin bu konuya yaklaşımları muhtelif

derviş, sözlüğün devekuşunun kafasını içeri soktuğu gözlerden bir dünya olarak tahayyül ediyordu. romantik akımdan beslenen hayalciliğe ve critisime yer yoktu onun akılcı felsefesinde. ona göre sözlük , kıtlık olduğunda hanımların aç kalmamasını sağlamak için içine küçük meyveler sokulması gereken bir borcam gibiydi..

şimdi borcam ne alaka eleştirilerini duyar gibiyim .bunlar hep metafor. itham no no no !

gözlüklü , entry yok , öldürdüm dedi. eleştirilemem dedi. ağır abiyiz burada dedi, izin vermem dedi. matrix'ten veya kayser sozer'den çalmıştır kesin bu yöntemi. bir kayser değil bence..

mühendis var burada mesela. çok liberal. çölde bir vaha bırakın yazsınlar bırakın belirtsinler mottosu. tam bir "adam" smith.

velhasıl zor konular bunlar. eleştiri yaptık derken "itham ediyorsun" ithamına maruz kalınabiliniyor. dikkatli olmak lazım. egolar çok hassas.
devamını gör...
amacı; yazarları aracılığıyla bilgiler sunma, her gün yeni şeyler öğrenme ve bunu en nitelikli şekilde aksetme, yeri geldiğinde adam gibi, yeri geldiğinde de efendi efendi fikir alışverişinde bulunma gayreti olan dünya sözlük, küfürden uzak bilgi kaynağıdır. her fikre, her renge saygı düsturu ile donanımlı olan sözlükte ne yazık ki başka fikirlere üslupsuz istihzada bulunma, şahsiyete destursuz sataşma, belden alta vurup zihinsel omurgasızlık kaosu yaratma gibi niteliksiz eylemlere sıcak bakılmamaktadır. ne yazık ki dedim, zira dünya sözlük bu ne yazık ki kısmından hiç müteessir değil, karın ağrısı şeklinde tesir olunanlar ne yazık ki'ler ile baştan aşağı boyanıyor.
neyse efendim ben belgeselimi izlemeye devam edeyim. ah, siz merak edersiniz şimdi, efendim deve kuşu belgeseli izliyorum. meğer deve kuşları kafasını tam anlamıyla kuma gömmez yalnızca yuvasını takip eder emniyette olup olmadıklarına bakarmış. kafasını kuma gömmek deriz ya, aslında böyle düşünerek kelime dağarcığımızı kumlar altına gömüyormuşuz bilmeden. cahillik mi desem saflık mı desem? saflık derken duru olma hali anlamında söyledim yahu. alınmayın hemen, gelin yamacıma sıkı sıkı saf tutun, sıkı tutun ki safsata bir saflık edip de bozmasın bu saflığımızı, duruluğumuzu.. itham mı? yo yo yo.. benimkisi yalnızca edebî bir ziyaretti..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar