sanatçı

olmak için insanı aşŸmak gerektiğŸi ortadadır, bizde bu titri çok kolay veririz adama dönüp bakıyorumda dünyada bile nadiren ortaya çıkan bu ''insan üstü'' varlıklar hep daha iyi ve güzele sevk etmişŸ toplumları cebini doldurmak gibi bir kaygıları olmamışŸ santçı kısmının hatta çoğŸu yaşŸadığŸı toplumun düzeni tarafından türlü eza ve cefaya maruz kalmışŸ zor işŸ vesselam...
devamını gör...
"sanat için soyunurum" gibi sanatın reddettiği cümlelerle dalga geçmesini bilen,
inadına soyunmayan *
kendisinden değil de yaptığı işlerden bahsedilen, bu zamanda nesli tükenmekte olan
güzel insandır vesselam...
devamını gör...
türkiye de çok yanlış mecralarda kullanılan sıfat.

ayşe özyılmazel'in, haldun dormen tarafından, "türk gençliğini en iyi anlatan yazarlardan birisi" olarak anons edilmesinin üzerinden hayli zaman geçti. o an yaşadığım şok, rüyalarıma girecek kadar zorlamıştı bünyemi, dormen'in nitelemesi o denli büyük bir sarsıntı yaşatmıştı ki bana, intihar etmeyi bile düşündüm bir ara. sonra vazgeçtim. intihar edip, özyılmazel'e, "gençler neden intihar ediyorlar?" konulu bir yazı yazdırmamak adına...
köşe yazıları, bilmem kaç yüz katlı plazaların bilmem kaçıncı yüksek katından atlayıp intihar etmesinler diye.
ancak son günlerde medyanın üzerine eğildiği bir mesele, en az ayşe özyılmazel nitelemesi kadar ilgi çekici ve tuhaf. hülya avşar hanımefendinin kürt açılımıyla ilgili sarfettiği bir sözden ötürü savcılık tarafından ifadeye çağrılması, olay ile skandal olma arasında sıkışıp kaldı. netice de avşar'ın da memleket meseleleri üzerine söz söylemeye hakkı vardır, amenna. ancak medyanın, hülya hanım için uygun gördüğü etikete kafam takılıyor benim:

"ünlü "sanatçı" hülya avşar."

konuyu avşar'ın özeli olmaktan çıkarıp genele yaymak istiyorum. ve ya bismillah deyip konuya girişiyorum...

ibrahim tatlıses, hülya avşar, deniz seki, seda sayan vs vs... ismini zikrettiğim şahıslar hakkında magazin ve haber programlarında neden sanatçı nitelemesi kullanılır? hülya avşar poposunu sallayıp şarkı söylemek dışında sanat adına ne yapmıştır? ya da ibrahim tatlıses, otellerde çiğ köfte partileri düzenleyip, televizyonlarda yaptığı şov programlarında binbir çeşit garipliğe imza atıp, kendisini eleştirenleri vurdurmak ve tehdit etmekten başka hangi sanatsal aktivite de bulunmuştur?
seda sayan. kadırgalı aysel ablamız, prime time de yaptığı sabah programlarında ailemizden biri olma yolunda cesur adımlar atmaktan başka bir başyapıt mı koymuştur ortaya?

deniz seki, kokain kullandığı için kendi kendini azize ilan etmek-ettirmek-ten başka benim-bizim-sizin-onların sanat anlayışına ne katkıda bulunmuştur?

verdiğim örnekler ilk anda aklıma gelenler. åžarkıcı olup sanatçı diye nitelenenlerin sayısı, gerçek sanatçıların sayısının on katı neredeyse. adaletsizlik değil mi bu? münir nurettin selçuk'un bilinmediği bir çağ da hülya avşar'ı, "ses sanatçısı" olarak insanlara hediye etmek zulüm değil de nedir?

alakasız gibi görünen ancak, aslında çok alakadar sayılabilecek bir örnek verelim:

pablo escobar adını duyanlar bilirler. 80'li yıllardan 90'lı yılların ortalarına kadar kolombiya'daki malikanesinden dünyanın dört bir yanına uzanan dev bir uyuşturucu imparatorluğunu yönetti. günde yarım milyon dolar kazanıyordu, lüksün biri bin paraydı gözünde. ancak escobar, yaşadığı şehrin insanlarının gözünde bir azizdi. çünkü onları paraya boğuyordu, kiliselere milyon dolarlık bağışlar yapıyor, futbol kulüplerine oluk oluk para akıtıyordu. en son siyasete de atıldı ve kolombiya parlamentosunda sandalye bile kaptı. escobar kazandığı paralarla yetinmesini bilmiyor muydu? günde yarım milyon dolar kar elde eden bir uyuşturucu kartelinden söz ediyorum, silahlı güç ise cabası. pablo escobar'ı yasal görünen ve tek amacı üzerindeki pisliği aklamak olan işlere yönelten duygu neydi?

iyi, duyarlı, samimi bir insan imajı.

pablo escobar bir uyuşturucu baronuydu. ama aynı zamanda milletvekili, sanat meraklısı bir entelektüel (!) ve dini bütün bir hristiyandı. (yersen.)

o zaman soralım: türkiye'deki "sanatçı"larımız nedir bu durumda?
devamını gör...
toplumumuzda sanatçı; üretkenliğiyle toplumun değer yargılarını sarsabilmeli, kişilerin alışkınlarını değiştirebilmelidir. ürettiklerini bilimsel sonuçlara göre değil, sınır tanımaz düş dünyasına göre biçimlendirmelidir.
devamını gör...
yurdumuzda bir elin parmaklarından biraz fazla sayıda bulunandır. yeni nesilde sayısının iyice düşeceği sanılmaktır.

sonra, yapılsın zevksiz zevksiz binalar, basılsın dandik dandik kitaplar.
devamını gör...

--- alıntı ---
Sanatçı kimdir? Cevabım, hissettiklerini iletmek ihtiyacı duyan kişiolacaktır; kendisini sanat eserleri yoluyla ifade etmeden duramaz o.Çünküsanatçı, Allah'ın Cemal ve Kemal sıfatlarının açlığını hisseder.Buhakikati kavrayıp bulduğumda sanatın gerçek anlamını öğrendim. Ondansonra çabam, Allah'ın yaratıcılğı üzerinde düşünmek oldu.Geçmişte,gerçek bir sanatçı olduğumu düşünüyordum ama şimdi yapılmasıgerekenin, maneviyatın kanalı olmak gerektiğini düşünüyorum. Kişi,Allah'ın Kendisi aracılığıyla hareket ettiği hassasiyette ve durumdaolmalıdır.
--- alıntı ---
devamını gör...
tek ve biriciklik onun belirleyicisi olması gerekir. günümüz sanatçıları ne ölçüde 'tek'tirler düşünülmeli. uyarlanmaya direnç gösterir gerçek sanatçı, başkaldırır. kendi özünde barındırdığı insani özelliklerine tezat çılgınlıklar taşır. belki de insana özgü niteliklerin tiyişi gerçek sanatın yolunu açar zihinsel anlamda.
devamını gör...
fikri kanaatimce şunları artık zihnimize yerleştirmenin zamanı gelmiştir...

evvela her sanat ile iştigal eden sanatçı değildir...

birisi güzel şarkı söylüyor, iyi resim yapıyor, taşa şekli mükemmel veriyor veya güzel rol yapıyor diye hatta işi bu diye bu paye verilmez, bakmayın siz ahalinin bu hataya düşmesine...

saniyen sanatçı, insan dediğin olgunun açmazlarıyla uğraşan adamdır, drama düşmüş insanı, eşikte kalmış insanı, çabalayan insanı konu edinir, sorun edinir ve çözüm yollarını sunmaya çabalar...

sanatçı dünya dediğimiz bu bahçeyi güzelleştirmeye çalışan bahçıvandan başka bir şey değildir...

anlama kriteride kolaydır arkadaşlar öyle zor değildir...

sanatçının eseri ölmezdir çünkü, değer yitirmeyendir, eskimeyen...

eskimeyen nedir çok basit...

2 yıllık moda dergileri eskidir ama mikelanj' ın sistine katedralinin tepesine çizdiği figürlerdeki isa' nin elbiseleri, meryem' in elbiseleri eskimez...

olay bu kadar basit...

bir kişinin sanatçı olup olmadığı esasen iki yüz sene sonra anlaşılır dense de...

misal baba filmi gerçekten bir sanat eseridir...

ama maskeli beşler değil...

misal cahit berkay'ın bir çok tınısı çoktan asırları devireceğini beyan etmiştir...

ama fazıl say değil...

son olarak yazmazsam ölecem sanki...

kendim diye söylemiyorum ama davut heykeli bir sanat eseridir ...

mustafa kemal büstleri değil...

devamını gör...
bahse konu olan bizdeki daha ziyade tv'lerde arz-ı endam eyleyenler. ya dizi sektöründe ya da müzik piyasasında. veya buna benzer uzantılarda...

bunların bir kısmının ne denli "sanatçı" olduklarını gezi parkı olaylarında yalan haberleri çoğaltmakta iken iş istünde gördük. kendine sanatçı diyorsun sözüm ona kendini bizim gibi "sıradan" insanlardan bu paye ile ayırıyorsun. gezi parkı olaylarında o sıradan insanlar senin kasten yediğin bu naneleri yemedi. şimdi sen misin üstün yoksa o sıradan insanlar mı... halen daha yalan haberlerden medet umanları gördükçe bu sanatçı piyasasının ne menem sıkıntılı ve sorunlu bir alan olduğunu daha bir anlıyoruz. evet ortada büyük bir piyasa var ve olmakta olan piyasa sanatı. yersen tabi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar