sancaklar camii

dünya mimarlık festivali'nde dini yapılar kategorisinde birincilik alan büyükçekmecede'deki camii. camiyi yaptıran sancak grup ve sancaklar vakfı. mimar emre arolat tarafından tasarlanan ve hira mağarasından esinlenerek yapılan camiinin arka tarafında master ve doktora öğrencileri için büyük bir kütüphanenin de yer alacağı ifade edildi.
cogacayip bir camii. buyrun bakın.
http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
tasarımıyla uluslararası mükemmellik ödülü almış 2013 yılında hizmete açılmış camii.





şurada hakkında bilgi var.

şurada mimarı emre arolat ile röportaj var.


dachau protestan kilisesi ile arasındaki benzerlik ise bir "esinlenme" olduğunu gösteriyor.

buradan
devamını gör...
1986 yıllarında mimar behruz çinici tarafından tasarlanan ankara tbmm camii'nin bu camiye örnek olduğunu bence söyleyebiliriz.


sancaklar camii ile alakalı aşağıdaki yazının devamı buradan okunanilir.

"bunun dışında arolat ve ekibinin ağzından çıkmış / çıkmamış “hira mağarası’ndan esinlenmiş”, “dünyanın ilk yeraltı camisi” gibi daha mimarlık camiası dışındaki kitlelerin ilgisini çekebilecek açıklamalarının bu berrak tutarlılığı zedelediğini de eklemek istiyorum. mağara benzetmesi arolat’ın web sitesindeki açıklamalarda da yer alıyor. ancak, cüneyt özdemir ile yapının tanıtımını yaptığı programda, emre arolatcaminin mağaraya benzetilmesi sözünden rahatsız oldu, analojik tasarım yapmadığını ima etti ve “mimarlığın ilksel bileşenleri”ne dönmeyi çalıştıklarını belirtti.

sancaklar camisi’ni doğru okuyabilmek için iki bariz açı var. birincisi, arolat’ın tarifi ile mimarlığın ilksel - arketipal- yaklaşımı, ikincisi bir ibadet yapısında aranacak olmazsa olmaz içerik…

caminin formal özellikleri özünde o kadar bağlayıcı olmasa da kavramsal olarak mekânın iki şekilde deneyimlenmesine olanak tanıması gerekiyor. ilki, içerisinde kişinin içsel bir yolculuğa çıkabileceği, dünyevi bağlantılarından kopabileceği ve düşünebileceği bir mekânın yaratılması… ancak bunun hangi yapısal elemanlar ile gerçekleştirildiğinin gerçekte bir önemi yok. su sesi, ışık, gölge, mekânın içinde bireyin kaybolabileceği farklı kotlar bunların hepsi yüzyıllarca farklı kültürler tarafından kullanılageldi. ikincisi ise yapının ibadete yönlendirecek kadar güçlü bir biçimde bireyi kuşatması. bunun da mekânsal karşılıkları çok farklı olabilir: iç mekânda ölçeğin veya perspektif algının kişiyi bir yere, noktaya yönlendirmesi veya tam tersi hareketi sabitlemesi, iç mekân algısındaki illüzyonlar… bir camiden beklenen ne kubbesi, minaresi, minberi; ne de namaz sürecindeki sıradan işlevler dizisidir. burada en temelde iki tür mekân deneyiminin var olup olmadığını sorgulamak gerekiyor: idrak ve teslimiyet.bu kavramlar islam epistemolojisi içerisinden terimler, ancak kendi özgül anlamlarını değil mimari karşılıklarını tartışmak istiyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar