şans

-şans fr. chance
talih, baht, felek: “Eh belki şans yüzümüze güler.” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar (Evcilik Oyunu, Tombala, Çatıdaki Çatlak), 187. “Monşer, bu gece şans sende idi!” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 253. “… yine de bir sonraki seçimlerde şanslı olabileceğini düşünebiliyor musunuz?” -attila ilhan, batının deli gömleği...

(tdk türkçede batı kökenli kelimeler sözlüğü)
devamını gör...
şans ne la ! bize öyle bir bilgi gelmedi..herşey kader , kaza ve fiil dairesinde gelişir.kısmet ve nasip ile şekillenir.her şeyin bir sebebi ve illeti olduğunu şansa inananlara hatırlatmak gerekir.
devamını gör...
"dostoyevski'yi bir kış günü, sabahın erken saatlerinde götürdüler. üçer üçer kurşuna dizileceklerdi. hepsine özel gömlekler giydirdiler. manga yerini aldı. o, ikinci üçün sonuncusuydu. bekliyorlardı. "ateş!" buyruğunu nerdeyse verirlerdi; bir türlü vermiyorlardı. birkaç yıl sonra 30 yaşına basacaktı. iyi bir yazar olma yolundaydı. şimdiyse durgun, ağır, kara bir şey. nerde o atılımlı aydın, iyimser yazar. her neyse, sözümona askeri yargılamaya ilişkin öfkeler, gülünçlükler, aylar süren hücre sorgulamaları bitecekti. halk dolmuştu alayın eğitim alanına. bir haberci çıkageldi: çar kendilerini bağışlamıştı. meğer tiksindiren bir düzmece sahneymiş yaşadıkları, delirtici bir şey, delirenler oldu nitekim. apar topar kızaklara bindirdiler onları; cezası küreğe çevrilmişti."
devamını gör...
bazılarının doğuştan sahip olduğudur. bazılarının hiç yanından geçmez. kimisi de sahip olduğunun farkında değildir, kıymet bilmez ya, işte en çok bunlara uyuz oluyorum..
devamını gör...
kendimde olduğuna emin olup olamadığım durumdur. nitekim her iyi şey ardından felaket getirebileceği gibi şerden de doğan iyiliklerin sayısı az değildir. o halde her şeyin hayırlısını dilemek en iyisi gibi görünüyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar