şehirden çıktım köye

köyden indim şehre projesinin zamanla bataklığa dönüştüğünü gören yurdumun güzel insanı olan kılayvırt01'in başkan olduğunda uygulayacağı ilk proje.

ulan ne vardı da şehre indiniz üçer beşer.

otopark sorunu, kira sorunu, hava kirliliği sorunu, geçim sıkıntısı sorunu gibi saymakla bitmez bir sürü sorunu yanında getirdi bu köyden indim şehre projesi.

köylere çıkalım ve beynimize oksijenler gitsin. organik yiyecekler yiyelim. pınarlardan sular içelim. koyunları, keçileri, inekleri çobana götürelim. çoban abimize öğle yemeği götürelim, birlikte tahta kaşık çakalım bulgur pilavına. yanına gıcı domates (çeri diyorlar sosyetede) keselim, bir kelle soğan kıralım. sonra ağacın altında bir saat öğle uykusu uyuyalım.

motorları yemyeşil buğday tarlalarına sürelim. analarımız, bacılarımı yufka ekmek açsınlar. ekmek açma işi bittikten sonra güzel bir bazlama ile kahvaltı yapak.

anneannemin eski model süt ayrıştırma makinesi ile sütü yağından ayıralım. ayrılan sütün yağıyla on numara beş yıldız tereyağımızı yapalım ellerimiz ile sıkarak.

tavukların yumurtladım kılayvırt01 kardeş, gel yumurtamı altımdan alda güzel bir sabah kahvaltısı yap terayğı ile pişirerek demesini, bir mozart, bir ferdi tayfuri bir müslüm gürses, bir tarkan, bir haluk levent, bir rafet el roman, bir aşık imami, bir mustafa yıldızdoğan, bir şebnem ferah, bir özlem tekin dinliyormuş gibi dinleyelim. dut ağacındaki kuşlar şakıması eşliğinde akşam yemeğimizi yiyelim.

çobandan gelen inekler sağılsın el birliğiyle.

ve akşam güneş batınca motorlar dönsün tarlalardan. ev ahalisi toplansın akşam yemeğini yesinler yer sofrasında, tamamen organik olan köy ekmekleriyle. akşam yemeği sonrası sobanın üzerinde güzel bir çay demlensin. kuzine sobanın içerisinde kavrulan fıstıklar, üzerinde pişirilen kestaneler eşliğinde akşam muhabbeti yapılsın.

ve saat 21-22 sularında doya doya yaşanmış bir günün yorgunluğunu atmak ve sabaha dinç bir şekilde kalkmak için uykuya dalınsın.

tamamen organik bir hayat değil mi? aklıma gelmeyen daha neler var neler...

boşuna dememiş kanuni sultan süleyman.



--- alıntı ---

dünyanın efendisi reâyadır ki, ziraat ve harâset [çiftçilik] emrinde huzur ve rahatı terk ile iktisab ettikleri nimetle bizleri it’âm ederler"

--- alıntı ---


ayrıca boşuna dememiş beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar diye erhan güleryüz abimiz.







devamını gör...
herkes cenneti istier ama kimse ölmek istemez sözüyle müsemma bir durumdur. yani bu sofradakilieri herkes sofrasında görmek istiyor ama kimse şehri bırakmak istemiyor. şehirde hastane var ama hastalık da var. şehirde okullar var ama cahillik diz boyu. şehirde apartman çok ama insanlık yok.şehirde iş var diyorlar ama bedava çalışmaya hayır diyemiyorlar.
devamını gör...
sanayi devrimi ile bitti o köy hikayesi. ayrıca köy hayatı güzellemeleri çok gerçekçi değil. ama büyükşehirde oturup ayda 2-3 bin lira kazanana fırsat bulursa kırsala dönmeyi teşvik edebilirim. az da olsa sefasını çekemediğin yerin cefasını boşa çekme.
devamını gör...
adana'ya tayin işim olursa, hemen faaliyete geçireceğim proje.

bakarsınız televizyonlara bile çıkabilirim.

ölümsüz olduğu düşünülen zeytin bitkisi ekerek başlayacağım bu projeye.

tabi 1 oda bir mutfak ve topraklı bahçesi olan küçük bir daraba yapacağım ilk önce. canım her sıkılışında toprakla haşır neşir olmam gerekir ayaklarımın. zaten elektrik yükümde oldukça fazla...

kesinlikle ülkeyi yönetenlerin de değerlendirmesi gereken proje. kendi kendimize yettikten sonra her devlete kafa tutabiliriz hacım.
devamını gör...
şehirlerde kiralardan şikayet edip, köydeki bir sürü araziyi atıl vaziyette bırakan insanlarımızı, köye yerleştirme projesidir.

hem şehirdeki kalabalık nüfus azalır, hemde köydeki atıl vaziyetteki tarlalar, evler kullanılmış olur ve ülkenin ekonomisine faydada bulunmuş oluruz. ayrıca kalabalık şehirlerin nüfusları bi nebze olsun azalır da insanların psikolojileri bi nebze düzelir. kronikleşen ahlaksızlıklar bi nebze azalır.

en basit örnek, bana göre dünyanın başkenti sayılması gereken istanbul şehrinin, bayramlarda bomboş kalması ve istanbul'da kalan insanların rahat rahat üç beş gün bir hayat yaşamaları.

kendimden örnek verecek olursam, halihazırda köyümüzde bomboş durmakta olan onlarca ev bulunmaktadır. hal böyle olunca bu evde oturması gereken insanlar kozan'a, adana'ya felan göç etmiş durumdadırlar. hayvancılık sektörü zarar görmektedir. yumurtacılık sektörü, tavukçuluk sektörü, süt, yoğurt, tereyağ gibi organik olarak tüketilmesi daha sağlıklı ürünlerin gün geçtikçe azaldığını ve sağlıksızlaştığını görmekteyiz. arkadaş trafik yok. hava kirliliği yok. kira parası yok. ekmek parası yok çünkü kendin yapacaksın. et,süt,yumurta,tereyağ,pekmez,bal,yoğurt gibi aklına gelecek her türlü gıda ürününü birinci elden yiyeceksin ve organik yiyeceksin. yani saymakla bitmez köydeki nimetler bilen için.

ayrıca şehirde nüfus kalabalığı yapan işsiz güçsüz tayfa sayısı da azalır bu sebeple. ulan bir şehirde ortalama 20 milyon insan yaşar mı yahu. kafayı yer insan. yiyor da zaten.

devlet yöneticilerimizin bir an önce faaliyete geçirmesi gereken bir projedir bence.
devamını gör...
odtü işletme fakültesi mezunu aslı aksoy isimli kadının uyguladığı çıkma işi. sonrası malum bu kadınımız, ülkemizin en büyük ikinci kuşkonmaz üreticisi oluvermiş. atanamamış öğretmen olarak ağlayangillere duyurulur azizim.

--! spoiler !--

kariyerini bir kenara bırakıp kuşkonmaz üretimine başlayan odtü mezunu aslı aksoy, 4 yılda türkiye’nin ikinci büyük üreticisi oldu. aslı aksoy iç ve dış piyasada taleplere yetişmekte zorlanıyor..

--! spoiler !--

buradan
devamını gör...
selamün aleyküm müslüman kardeşlerim ve müslüman olmayan iyi insanlar. gündemin anlam ve önemine binaen hortlatmak istediğim fikrimdir.

üzerinde ısrarla durduğum konulardan birisi olduğu için ve acil olduğu için, onlayn olup yazmak mecburiyetinde hissettim kendimi. umarım eser miktarda da olsa, ülkeme faydamız dokunuyordur.

geçenlerde yine eş dost ile muhabbet ederken, gıybet etmemek için orta müslüman muhaliftir şiarım gereği, marjinal fikirlerimden bir tanesini atmıştım. neydi o fikir. istanbul'da yaşama vergisi. acı bir reçeteydi ama şeriatın kestiği parmak acımaz ilkesi gereği buna ihtiyaç vardı. maalesef erdoğan reis'te olması gerektiği kadar marjinal olamadığı için, gerçek sorunlarımıza çözümler bulamadı, bulamıyor, bulamayacak gibi.

evet reis. buradan sana sesleniyorum. ya insanlar köylerine dönsün veya istanbul'da yaşama vergisi alınsın. yahu bür ülkenin yaklaşık 5'te 1'i bir şehirde yaşar mı yahu? daha doğrusu insan gibi yaşayabilir mi?

istanbul'un yüzölçümü 5461kmkare. istanbul nüfusu 15 milyon 67 bin 724 kişi.
türkiye'nin yüzölçümü 783.562kmkare. türkiye'nin nüfusu 82 milyon 3 bin 882 kişi. yani ülkemizin binde yedilik alanını kaplayan şehrin ülke nüfusunun binde yüz seksen dördünü karşılaması beklenemez dimi. lütfen bu çarpıklığı bir an önce düzeltmeye başlayalım.

arz ederim sevgili ülke yöneticilerimiz.
devamını gör...
(bkz: erdoğan reis bunu oku)

(bkz: reis erdoğan bunu oku)

(bkz: bunu oku erdoğan reis)

(bkz: oku bunu erdoğan reis)

(bkz: oku bunu reis erdoğan)

(bkz: söylemezdim acil olmasa)

yedi göbek çiftçilik yapan bir sülale olarak, köyümüzde 10'a yakın hane boşaldı reis. herkesin hayalini kurduğu, bahçeli, kocaman evler bomboş duruyor reis. ziraat mühendisi, veterinerimizde yok reis. tamam sadece devletin suçu yok, bizim insanımız da tembel reis kabul. ama tüm hainliğe, darbelere, ekonomik krizlere karşı hala ayaktaysak, tarım ülkesi olmamızdan, muhteşem bir ülkeye sahip olmamızdan dolayıdır reis. özellikle küçük çiftçileri destekle reis. benden demesi reis.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar