semah

alevi kültüründe önemli bir yeri olan, müzik eşŸliğŸindeki ibadet şŸekli.

--- alıntı ---

semah dönmek, alevilerâ’in ibadeti olan cem içinde yapılan 12 hizmetten birisidir. semah dönen canlar; duygunun, sevginin, aşŸkın dorukta olduğŸu adeta ayrı bir dünyaya yolculuk edildiğŸi bir trans halini yaşŸarlar. aleviler cem gibi semahında kaynağŸının kırklar meclisiâ’nden geldiğŸine inanırlar. ?nanışŸa göre hz. muhammet, miraç dönüşŸü kırklar meclisiâ’ne uğŸrar. selmani farisi bir üzüm tanesi ile içeri girer ve hz. muhammetâ’e; â“ey yoksulların hizmetçisi! bu üzüm tanesini bize paylaşŸtır.┠der. cebrail bir tabak getirir ve hz. muhammet onun içinde üzüm tanesini ezip şŸerbet yapar. bu şŸerbet, kırklarâ’dan birinin dudağŸına değŸince tümü kendinden geçer; kalkıp; â“ya Allahâ”diyerek semah döner. semah o gün bugündür erenler meclisinde dönülür. horasanâ’dan anadoluâ’ya süren yolculukta semahın pirliğŸini yapan hünkar hacı bektaşŸ veli el horasani; â“semah, ariflerin aleti, muhiplerin ibadeti, taliplerin maksududur. hakka ki, bizim semahımız oyun değŸildir, ilahi bir sırdır, mecazi değŸildir.┠der. anadolu, hangi ulustan, hangi ırktan, hangi inançtan olursa olsun bütün insanlara, bütün dervişŸlere, bütün ermişŸlere, bütün uluslara kapılarını ardına kadar açmışŸ derin sevgi ve saygı göstermişŸ insanların yurdudur. anadolu insanı ile anadolu tarihi bir bütündür. anadolu insanı, başŸkalarından aldığŸına kendi özelliklerini de katmışŸ, yoğŸurmuşŸ yeni bir sentez oluşŸturmuşŸtur. ã‡ok tanrılı, tek tanrılı bütün dinler anadoluâ’da buluşŸmuşŸ, karışŸmışŸ kaynaşŸmışŸ yeni bir inanç, yeni bir düşŸünce tarih sahnesine çıkmışŸtır. alevi semahı bu tarihsel birlikteliğŸi en yalın bir tarzda bize ifade etmektedir. bakın bir avrupalı sanat bilimci bu oluşŸumu nasıl değŸerlendiriyor: â“bir avrupalı olarak bektaşŸi semahlarına baktığŸım zaman neler gördüğŸümü ve neler hissettiğŸimi size gönlümce tek tek anlatmak istedim. dünyanın hiçbir yerindeki halk danslarında rastlanmayan ana unsurları söylemek istiyorum. lkin bir önyargı içindeydim. ama daha ilk semahı seyrederken bir şŸok geçirdim. ã‡ünkü dünyanın neresinde olursanız olun, hangi halk danslarını seyrederseniz seyredin, mutlaka beğŸenirsiniz, seversiniz, ancak bu dansları rahat koltuğŸunuzdan â“sadece seyredersinizâ”. ama semahta öyle değŸil, daha ilk anda müzik sizi kendi iç ritmi ile büyülüyor ve giderek oturduğŸunuz yerden semaha katılıyorsunuz. aslında yerinizdesiniz, ama değŸilsiniz. semahın düşŸüncesindesiniz, ayağŸınız, kollarınız semahçılarla eşŸ, yüreğŸiniz onlarla aynı çoşŸkuda ve semaha katılıp gitmişŸsiniz. bütün bunlar farkında olmadan, yani sizin elinizde olmadan oluşŸuyor. semahlarda solo yok, yani oyunu idare eden (yöneten) ne bir kadın var, ne de erkek. alçak gönüllülüğŸün böylesi, sıradanmışŸ gibi gözükmesi, doğŸallığŸı, bütün dünya danslarını imrendirecek bir biçimde, hele hele kadın ve erkeğŸin farklılaşŸtırılmaması, eşŸitliğŸi kadına, erkeğŸe değŸil insana saygı, somut bir hayranlıkla izliyorsunuz, ayırımsız. semahlardaki her düşŸünce, her ana fikir bu dünyanın efendisi olan insanla çözüme ulaşŸtırılması açısından birden bire dünya halk danslarından farklılaşŸmasını sağŸlamaktadır. böylece günümüz insanının varamadığŸı bu hümanizmaya, ta karanlık xııı. yy. dan bugüne pırıl pırıl parlayarak devamlılığŸını sürdüren alevi semahları iç dinamizmini mutlaka hacı bektaşŸ veliâ’nin felsefesiyle beslemişŸtir. bu semahlar ne bir danstır ne ritüeldir. bu semahlar insanın bu dünyadaki varlığŸını anlatan dans destanlarıdır. içi insan sevgisiyle dolup taşŸan destanlar dizisi. bu anlatım biçimindeki saf ve temiz paklık insanı yüreğŸinden vurmaktadır. birlikte barışŸ, birlikte dostluk ve kardeşŸlik, birlikte sevgi bugün dünyamız insanının söyleyip söyleyip de bir türlü varamadığŸı duraktır. bu sözcükler batıâ’da yalnızca kitaplarda kaldı, bir de insanların özlemlerinde. doğŸa ile farklılaşŸmadan, ona, yaşŸama yabancılaşŸmadan, yaşŸamın tüm gerçeklerine, karmaşŸıklığŸa meydan vermeden, sanki onun kadar sade ve arınmışŸ doğŸadan damıtılmışŸ el- kol- beden ve ayak hareketleri tekrar doğŸaya yönelen bir anlatım sadeliğŸinde kendi hümanizminin felsefesini bize alçak gönüllüce sunmasıdır ki biz seyirciyken bile kendimizi semahın ta içinde bulur ve eylemine farkında olmadan katılırız. â“destan┠dedim ama benim destan tarifimde bir başŸka. hangi topluluğŸun destanına bakarsanız bakın, mutlaka bir ok, yay,kavga, bir savaşŸ ve ardından barışŸ gelir. ama bu destanda kavgadan, savaşŸtan eser yoktur. sevgi vardır, aşŸk vardır, kardeşŸlik vardır, hayatı her yönü ile insan kardeşŸlerle paylaşŸmak vardır. mutlaka hayatta acılarda vardır. ama semahlardaki acılar insan yüreğŸinin bir yaşŸam çoşŸkusudur. ã–ldürücü, yok edici değŸildir. hele bencillik, övünme hiç yoktur. bencillik bireyseldir. semahlarda bireysel fikri ya da ona benzerini bulmak mümkün değŸildir. topluluk kutsaldır. o toplulukta herkes saygındır. herkes herkese bir birey olarak sevgi ve saygı doludur. herkes birbirinin koruyucusudur. ?şŸte semahları seyrederken bu özlemleri yüreğŸinizde duyuyorsunuz. tarihçiyseniz, tarih okursunuz adeta. sosyologsanız, semahlarda o toplumun yaşŸama biçimini öğŸrenirsiniz, felsefesini öğŸrenirsiniz. bir kültür adamı iseniz insanın ne olduğŸunun nasıl olması gerektiğŸinin bilincine varırsınız. hatta yalnızca sıradan bir insan olduğŸunuzda galiba semahlarda tanrıâ’nın insana bağŸışŸladığŸı koca ve güzel bir dünya bulursunuz, kendinizce, gönlünüzce.

┠semah ã‡eşžitleri hakkında kısa bilgiler alevi semahlarında bağŸlama belirleyici olmasına karşŸın ã‡epni alevilerâ’de 12 çalgı bulundurulur. bu 12 saz aynı türden olabileceğŸi gibi değŸişŸik türlerden de olabilir. semahın belli sayıda kişŸilerle dönülmesine özen gösterilir. 2-4-8-10 veya 3-5-7-12 gibi sayı kümelerine denk düşŸürmeye çalışŸılır. semaha genellikle ilk önce 4 can semaha kalkarak başŸlanır. semah sırasında ayaklar çıplaktır. kadınların başŸı eşŸarplıdır. erkeklerde başŸ açık, ayak çıplaktır. dede makamı kutsal makamdır. o makama semah dönülürken sırt dönülmez. ãœstelik secde edilir. alevi semahlarındaki renklilik, anadoluâ’daki renkli kültürel zenginliğŸin bir yansımasıdır. bu renklilikte; kerbelaâ’da haksızlığŸa karşŸı boyun eğŸmeyen hz. hüseyinâ’i, türkmen kocası dede korkutâ’u, pir sultan abdalâ’ı ve son ataâ’yı bulmak olasıdır.

1) kırklar semahı kökenini, kırklar cemiâ’nden alan semahtır. aleviler arasında en yaygın semahtır. hz. muhammetâ’in, hz. aliâ’nin ve kadın- erkek canların yer aldığŸı 40 kişŸinin bulunduğŸu kırklar meclisiâ’ni sembolize eder. ãœç zamanlıdır. dua, ağŸırlama ve yeldirme (hızlı) bölümlerden oluşŸur. genellikle cemlerde yaşŸlı canlar bu semahı dönerler. aleviler arasında en yaygın dönülen semahtır.

2) turnalar semahı turna kuşŸunun, alevi edebiyatında özel bir yeri vardır. turna ile hz. ali arasında bir ilişŸkinin olduğŸu varsayılır. turna semahı, turna kuşŸunun figürlerine dayanır. hareketler; turnanın hareketlerine benzer. yavaşŸ ve olgundur. â“yemen ellerinden beri gelirken turnalar aliâ’mi görmediniz mi? havanın yüzünde semah dönerken turnalar aliâ’mi görmediniz mi?â”

3) kırat semahı semahların geneli kadın ve erkek canların birlikte dönmesine karşŸın kırat semahını bacılar dönerler. bu semahta; güneşŸ çevresindeki gezegenlerin dönüşŸü sembolize edilir. eski türk inançları kırat semahının düşŸün eksenini oluşŸturur. bu aynı zamanda türk tarihinde atın önemine vurgu yapar. â“kırat bu dağŸları aşŸmalı bugün dostun ellerine düşŸmeli bugün...â”

4) tahtacı semahı antalya- toros yöresindeki tahtacı türkmenlerâ’in döndüğŸü semaha bu ad verilir. bir bacı ile bir erkek can birlikte semah dönerler. daha fazla kişŸi ile dönülen ve adına tahtacı semahı denenlerde vardır. semahlarda, ellerin yukarıdan alıp aşŸağŸıya verme şŸeklindeki figürü hakâ’tan alıp halka vermek anlamına gelmektedir. bu sosyal bölüşŸümdeki adaleti sembolize eder.

5) trakya semahı semahlar; bulundukları yörenin halk dansları ile etkileşŸim içinde bulunurlar. bu nedenle yöresel farklılıklar görülür. trakya semahları da yöredeki halk sanatının zaman , zaman etkisini ifade etmektedirler.

6) urfa semahı bu semahta urfaâ’daki türkmen alevilerâ’in adeta damıtılarak korunan semahlarıdır. bunlar içinde en özgünü ise; urfa- kısas semahıdır. urfa semahı da genel özellikleri ile birlikte biraz urfa etkisini de taşŸımaktadır.

7) afyon semahı afyon denilince akla emirdağŸâ’ın karacalar köyü alevilerinin döndüğŸü semahlar gelir. figürsel olarak belkide türkistan ?aman törenlerine en yakın semahlardır. muhammet- ali semahı, sikke semahı ve ?llallah semahı en bilinen afyon yöresi semahlarındandır. kadın ve erkek canlar birlikte semah dönerler. genellikle 6 bacı 6 erkek birlikte semaha kalkarlar.

8) rodos semahı osmanlı döneminde anadoluâ’dan rodosâ’a yerleşŸtirilen alevi türkmenlerâ’in döndüğŸü semahlardır. semahâ’ın yerel kültürden etkilenmediğŸini söylemek olası değŸil. bu nedenle rodos semahı; anadolu- rodos karışŸımı bir birleşŸim sayılır.

9) lad?k semahı adını samsun- ladikâ’ten alan ladik semahını 8 bacı, 8 erkek can döner. semaha şŸu deyişŸle başŸlanır: â“salını salını geldim köyüne güzeller başŸıma toplansın diye herkes sevdiğŸini almışŸ yanına güzeller pazarı kurulsun diyeâ”

10) hacıbektaşž semahı hacı bektaşŸ veliâ’ye saygı semahıdır. 8-12 can ile dönülür. sağŸ el göğŸüste mühürlenmişŸ olarak semaha başŸlanır. söylenen nefeslerden birisi: â“değŸişŸmek istemem bin peygambere yarab dertlilere pir eyle beniâ”dir. 11) hubyar semahı 5 bacı 4 erkek can ile dönülür. kollar sarkık, öne doğŸru eğŸilmişŸ olarak semaha başŸlanır. semah sırasında; hem kendi, hem daire ekseni etrafında dönerler. semahlar içinde ritmik olarak en hareketli dönülen semah sayılır. â“beylerimiz elvan gönül üstüne ağŸlar gelir pirim abdal musaâ’ya urum abdalları postun eğŸnine bağŸlar gelir pirim abdal musaâ’ya...â”

--- (alıntı) ---

turnalar semahı

gitme durnam gitme nerden gelirsin
sen nazlı canana benzersin durnam
her bakışŸta beni mecnun edersin
gönülde mihmana benzersin durnam

has nenni nenni
dost nenni nenni

kaşŸlarına mim duası yazılır
cemaline türlü benler dizilir
seni sevmeyenler haktan üzülür
pir balım sultan'a benzersin durnam

has nenni nenni
dost nenni nenni

pir balım sultan'a benzersin durnam
yörü de dilber yörü canana yörü
durnam gökyüzünde pervane döner
dertli aşŸıklara badeler sunar
aşŸıkların senden inayet umar
tabibe lokmana benzersin durnam
pir balım sultan'a benzersin durnam

Allah Allah Allah Allah
hüdey hüdey hüdey hüdey

bugün ben pirimi gördüm
gelir salını salını
selamına karşŸı durdum
bağŸrım delini delini (hüdey)

gel dedim yanıma geldi
gamzesi sinemi deldi
bir izzetli selam verdi
aldım sevini sevini (hüdey)

gaynadı garışŸtı ganım
ezelden severdi canım
sen benimsin bende senin
dedim sevini sevini (allah)
(dedim sevini sevini) (hüdey)

gıymatın baha biçilmez
cemalin nurdan seçilmez
vakitsiz güller açılmaz
derdim gülünü gülünü (hüdey)

dedem oğŸlu der ağŸlatma
yüreğŸim o de dağŸlatma
varıp yadlara bağŸlatma
zülfün telini telini (allah)
(zülfün telini telini ) (hüdey)



(bkz: )
devamını gör...
alevilikte bir ritüel. buna dini tören diyen var ama dinle alakasız çünkü kadın erkek bir arada, saz eşliğinde yapılan danslardan ibarettir. semah için 'dede'nin huzurunda toplanan kişiler, önce dedeye secde ederler, ardından müzik eşliğinde dönerek dedeye reveranslar gönderirler. dini değil de geleneksel bir yönelişimiz deseler kimse bu yönelişe ses çıkaramaz. ama sen kalkıp islam dininde yasaklanmış olan, kadın erkek bir arada şarkılı sözlü dans törenlerine ibadet dersen, sana sapkın diyenlere de sağlam bir malzeme vermiş olursun.

Allah hidayet etsin.
devamını gör...
[dinb.] alevi ve bektaşi geleneği içinde, müzik eşliğinde, Allah'a, hz. muhammed'e ve ali'ye, insani değerlere bağlılığı anlatan dualarla toplu olarak yapılan tören. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar