semih kaplanoğlu

tire'de bir cami çıkışında gördüğüm ama selam vermediğim yönetmendir. *

her filminde farklı bir melodi tutturmaya çalışır. üslubu nettir. imgelerle bir şair gibi ilgelenir.
senaryo yazımında hassastır.
cinsel sahneleri göstermeden hissettirerek 'muhafazakar anlayışın sözcülüğünü' değil, olması gerekeni yapmıştır. *

yumurta filmiyle beni sarhoş etmiştir.
süt filmiyle de ayağıma çelmeyi takmıştır.
bal'ı beklemedeyiz..
devamını gör...
gösteren ile gösterilen arasındaki mesafeyi koruyarak, anlatacağı mevzuyu her anlamda pornografikleştirmeden hikâyeleştiren, şiir yazar gibi film çeken yönetmen. aynı zamanda leyla ipekçi'nin eşidir. bal muhtemelen 2010 eylül'ünde çıkacakmış, boynumuzu büküp bekleyeceğiz mecbur...
devamını gör...
sembolist sinemamızın en önemli yönetmenlerinden biridir. minimalist filmler çeker ve hikayelerinde her zaman göndermeler mevcuttur. bize anlamsız gelen bir çok ayrıntının dahi hikayenin omurgasında işlevsel bir niteliği vardır. filmlerinde son dönem yönetmenlerimizin popüler taşra yaklaşımı vardır. nuri bilge'nin kasaba, kozası ile başlayan bu fenomenin başarılı temsilcilerindendir.
devamını gör...
yusuf üçlemesi'nin son filmi olan bal filmiyle önceki gün dünyanın en prestijli festivallerinden berlin film festivali'nde büyük ödül altın ayı'yı alan değerli yönetmen.

kaplanoğlu ödül töreninde, türkiye'de sinemaların her zaman belirli filmlere ayrılmış durumda olduğunu ve fazla izleyici çekmediği gerekçesi ile bazı değerli yönetmenlerin filmlerinin gösterilmediğini söyleyerek, "umarım bu ödülden sonra bu filmlerin izleyicileri artar. bu film böyle bir misyonu üstlenirse çok önemli bir iş yapmış olacak" şeklinde konuştu.

sevgili abicim, bu güzel bir temenni fakat bunun olmayacağını sen de biliyorsun, biz de biliyoruz. sizin yaptığınız filmler dünyada ödülleri toplayacak, avrupalı hayranlıkla izleyecek, ama türkiye'de vizyona girmeyecek. bu da bir çeşit imtihan olsa gerek. ama en azından gazetelerde ufak tefek de olsa haber oluyor, o da yeter şimdilik.
devamını gör...
filmlerinde seyircisine üstten bakmayan,bunula birlikte seyircisini filmin içine katmakta biraz katı olan,hikâyelerini incelikli ve dikkat isteyen bir üslupla sunan yönetmen.kadrajı geniş tutarak,mekânı öykünün içine katması da işin cabası.*
devamını gör...


--- alıntı ---
son dönemlerde bize sinema dilinin de düşünmenin, hayal etmenin, hissetmenin, hayata ilişkin sorgulamalar yapmanın, yanından geçip gittiğimiz nice nesneye yeniden bakmanın bir aracı olmada, edebiyat gibi, felsefe gibi etkin olabileceğini, sinemanın bir boş zaman eğlencesi olmaktan öte, varoluşumuza hizmette daha yüksek bir gaye üstlenebileceğini, sadece nefse değil, akla ve kalbe de söyleyecek sözü bulunabileceğini gösteren yönetmenlerden biri.

mona islam


--- alıntı ---

http://www.karakalem.net/?a...
devamını gör...
yumurta ve özellikle süt filmlerindeki "susarak anlatma" yöntemine hayran kaldığım ve inşallah gün itibariyle yusuf'un çocukluğunu gözlemlemeye gideceğim "bal" filmini sinemamıza kazandırmış müslüman. inşallah bir sonraki filmi için gerekli gördüğü kaynağı sağlayacak 150 bin kişiye ve daha fazlasına ulaşır "bal" filmi aracılığıyla.

kaplanoğlu deyince süt filminin başında ayaklarından ağaca asılmış kızın, altına kurulu kazanda kaynayan "süt"ü ve kızın ağzından çıkan "süt" yılanını belirtmeden geçmeyelim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar