sendrom

bunun iki yaş olanını oğlum göstermekte.bildiğin ergenlik bu.adamda bir ben merkezcilik var yalınız öyle 14 yaş gibi değil hani herşey benim için var benim merkezimde dönsün dünya anlayışı şeklinde seyrediyor.her işi kendim yaparım demekte ve de sık sık bağırmakta kendileri.olsun o benim canım bu dönemler de geçecek.
devamını gör...
sendrom ya da belirgi, birbirleriyle ilişkisiz gibi görünen, ancak bir araya geldiklerinde tek bir olgu olarak kendilerini gösteren bulgular bütünüdür. bu, kalıtsal olabilir ya da edinsel nedenlerle de oluşabilir.

tıp dilinde, belirgi, yalnızca, nedenleri tek tek açıklanamayan, birlikte rastlanılan bulguları tanımlamakta kullanılır. dolayısıyla, bu bulgular, altında yatan bir hastalıkla açıklanabilirse, kuramsal olarak artık sendrom değildir. buna karşın, eskiden belirgi olarak anılan, ve günümüzde nedenleri bilindiği için hastalık olarak bilinen bir sürü durum, geleneksel sendrom adını korumuştur.

yunanca'da birlikte koşmak anlamına gelen belirgi, mantıklı bir deyiştir, çünkü yukarıda da açıklandığı gibi, sendrom, tanımı gereği birtakım bulguların birlikte olmasından kaynaklanır. hastalığın oluşumunun (patofizyoloji) açıklanamadığı durumlarda en çok kullanılır.

bir sürü belirgi, adını onu ilk bulan doktordan almıştır (bunlara eponim belirgiler denir). böyle olmadığı durumlarda ise, adlarını genellikle coğrafi yer adlarından almışlardır.

belirti veya bulguları ise, bir duruma belirgi denilebilmesi için, tanımı gereği, bir takım bulguların ortada olması gerekmektedir. bu bulgular büyük bulgular ve küçük bulgular olarak ikiye ayrılır. çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz. bundan dolayı, kimi özgü belirgilerin tanısının konulabilmesi için, tıbbi yetkelerce belirlenen belirli bir sayıda büyük ve küçük bulguların o kişide bulunması gerekmektedir.

belirginin öğeleri olan büyük ve küçük bulguların aksine, kimi bağlantılı durumlara da o sendromu olan kişide, olmayana göre daha çok sıklıkta rastlanabilir. sayımlama yönünden bir belirgi ile bağlantılı olduğu durum arasında sayısal bir ilişki olsa da, aralarındaki bağıntının nedeni açık değildir. örnek olarak down sendromu gösterilebilir. down sendromu olan kişiler, belirginin tipik bulgularının yanında, ayrıca lösemi, lenfoma, alzheimer, şeker hastalığı, ve tiroid hastalıklarına yakalanmaya topluma göre daha yatkındırlar. bu bağıntının bilinmesi, bulguların bilinmesi kadar önemlidir, çünkü doktorlar down sendromu olan bir hastada bu durumları tarayıp, kimilerini önleyebilir ya da durumun ağırlığını yatıştırabilir.

http://tr.wikipedia.org/wik...
devamını gör...
aslen tıp dilinde "birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü, belirge" anlamına gelmektedir. zamanla mecazi olarak "sıkıntı, sorun, problem" anlamlarına geçiş yaparak yeni bir anlam kazanmıştır. mecazi anlamının tanımı ise "bir durumun insan üzerindeki belirtileri" şeklinde tanımlanmıştır. örneğin "pazartesi sendromu" sözü ile pazartesi günü işe başlamanın insan üzerinde yarattığı ruh hâli kastedilmektedir.
devamını gör...
hastalık olduğu zannedilse de direkt olarak hastalık anlamına gelmeyen kelime.

esas itibariyle, bir araya gelerek belirli bir hastalığa işaret eden belirti ve bulguların tümüne verilen isim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar