sense and sensibility

jane austen klasiklerinden ilk yazdığı roman.birbirnden çok farklı iki kızkardeşin hikayesinin anlatıldığı romanda bir jane austen klasiği olarak derdini içine atıp ağır başlı, güçlü ama esasında sevme yetisi pek yüksek bir karakter vardır ki bu elinor dashwood'dur.
bir de tam tersi tüm duygularını ayan beyan yaşıyan , hayat dolu marianne dashwood vardır. bu karakterde jane austen kitaplarında mutlak karşınıza çıkar.
devamını gör...
jane austen in bütün romanlarının film uyarlaması gibi bu da muhteşemdir...

bence...

tavsiye ederim...

ilginç bir şekilde önce filmi, sonra kitapları tavsiye ediyorum austen olayında...

ben de anlamadım...
devamını gör...
türkçe ye “aşk ve mantık”, “akıl ve tutku”, “aşk ve yaşam” gibi isimlerle çevrilmiş, jane austen in ilk romanı. roman kendi içinde üç ayrı kitaptan oluşuyor..( benim okuduğum öyle..) birbirine fikir ve davranış olarak zıt iki kız kardeşin, elinor ve marianne dashwood, aşk temalı hayatlarını anlatıyor roman.. marianne tutkuyu temsil ederken, elinor a da kalan mantığı/aklı temsil etmek.. mantıklı olan abla genel toplum ve nezaket normlarına uygun davranmanın gerekliliğini savunurken, marianne için bu kurallara uymak gereksiz olmaktan ziyade kişinin kendisine yapılmış bir hakaret adeta.. doğruluğuna inanmadığın şeyi uygulayamazsın ya da uygularken zorlanırsın.. kuralların geçerliliği ve kabul görmesi doğru olduğu anlamına gelmez.. yani kural tanımaz bir kızımız.. tamam ingilizler bu toplum kaidelerinin bazen suyunu çıkarmışlar da kural tanımamazlık nedir ya hu!. ama asıl olan şu; austen in çizdiği iki karakteri de okurken zıvanadan çıkabiliyor okur.. yani ben..) biri kardeşinin arkasını toplarken aşırı bilmiş, diğeri de fazla hodbin, hoyrat ve zaman zaman da beyinsiz.. ama yazar öyle bir anlatıyor ki marianne i; beyinsiz değil de şahsına münhasır(!) gibi.. ve elinor u da öyle bir anlatıyor ki; ona cümlelerim yetmez.. ( he, her şeyi sen biliyosun elinor, tamam sensin, sen doğrusun.. )

romanın ilerleyen sayfalarında, özellikleriyle, kitabın adını ayrı ayrı temsil eden bu sevimli(!) iki hanım kızın karakterlerinin bu baskın taraflarını törpüleyip, dengeyi bulduklarını görüyoruz..

ayrıca dönem ingiltere sinin soylu sınıfının ikiyüzlülüğünü, ahmaklıklarını da gayet eğlenceli bir dille anlatmış yazar..

sözün özü; yer yer karakterleri itici de bulsam, keyifle okuduğum ender klasiklerden..

not: hugh grant in edward ferrars olarak izleyiciyle buluştuğu ve kanımca pek de başarılı olduğu filmi de mevcut.. kate winslet ağzıyla kuş tutsa da mühim değil de kendisi marianne dashwood karakterine hayat vermiştir aynı filmde.. emma thompson ise; elinor dashwood için fazla histerik kalmış bence..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar