şerif mardin

sadece olanı ortaya koyması bunun dışında, olması gereken hakkında bizlere pek bir şey söylememektedir. ismet özel'in böyle bir yorum yapması her ne kadar dikkat çekici gözükse de; siyaset bilimi, sosyoloji alanlarında çalışmak isteyenler için şerif mardin'in kitaplarını gözden geçirmek gerekir. ayrıca kendisi canı sıkıldığı zaman yurtdışına gidebilen, istediği zaman tekrar geri dönebilen "elit" akademisyenlerimizdendir.
devamını gör...
züppelikte nurcuları da arkasına aldığı şeklinde kamuoyuna afişe edilmiş mahalle baskısı şairi.
-lan şu sözlükte küfür olsa, ne mahalle baskısı yapardık dimi lan?
-o değil de. herif haklı hacı. eğer başörtüsü serbest olursa düşünsene, sen gavur musun niye başını örtmüyon abla diye laf atarız millete. ahaha
-nokta nokta nokta.
devamını gör...
gülen cemaatini çözemediğini söyleyen sosyolog;

"cemaatleri yapıştırıcı bir tutkal vardır. bunun bir iç organizasyona bağlı olması lazım. amerika’da 4 ay kadar türk öğrencilerin yüzde 80’inin gülen cemaatine bağlı olduğu bir yerde kaldım. iç teşkilatlanmasını hiç çözemedim. bu iç teşkilatlanma aslında tutkal şekli bizim tanıdığımız bir tutkal şekli değil. o bir inanç, bir yakınlaşma, bir yardımla birlikte cemaatin çeperini kurma, bütün onların birlikte olduğu bir tutkal. bu, yeni üzerinde durulması gereken ve iç teşkilatın yerini almış olan hakiki, yeni bir toplumsal tutkalın ortaya çıkmış olması meselesi. ve dinin nasıl bu fonksiyonu ifade ettiği veya dine benzer inançların böyle bir tutkalı ortaya çıkarttığını biliyoruz. onun ben esrarını çözemedim.

fethullah cemaatine bakıldığı zaman iç organizasyonuna bakmamak lazım onu bulamazsınız. şimdiye kadar kullandığımız metotlarla araştırılmaya müsait bir tutkal değil. bir taraftan da hoca'nın ağlaması bence türkiye'de çok tesirli olmuş bir şeydir. çünkü samimiyetini gösteriyor. türkiye'de yaptığınız bir şeyin samimiyetini gösterdiğiniz zaman karşılık alırsınız. cemaatin içindekilerin ne dereceye kadar ideolojik bir eksen etrafında birleştirildiklerini çok iyi çıkaramıyorum. bizim aletlerimiz, sosyolojik yaklaşımlarımız orada bir teşkilat arar. cemaatin yapıştırıcısı olan şey neyse, ne sonuç vereceği, kimleri atacağı, kimlerin sonradan peşinden gidip 'sen bizim adamımızdın, çıktın' deyip kimleri araştıracağı şey değil. cemaatin bulut gibi çalıştığını fakat bulutun içine giren uçaklarında kolay çıkmadığını görüyoruz."

http://www.ntvmsnbc.com/id/...
devamını gör...
sırtını moderniteye dayamış bir sosyal bilimci. lakin her modern sosyal bilimci gibi eskimeye başladı ve artık çok kolay çözümlenebiliyor.

şerif mardin neleri iyi beceriyor:

-lokal analizleri gayet başarılı.
-son derece çalışkan. tek tek münferit olayları inceleyip toplumla ilgili çözümleyici tespitler yapabiliyor.
-iyi bir gözlemci. bu açıdan kendisini edward said e çok benzetiyorum. gözlemlediği yaşam tarzını modern sosyal bilimlere kalıbına uydurarak yansıtmayı çok iyi biliyor.

şerif mardin neleri beceremiyor:

-kesinlikle modernite eleştirisi yapamıyor. moderniteye ait olmamasına karşın kendisini modern sosyal bilimcilikle sınırlamaya bayılıyor.
-moderniteyi toplumsal gelişmişlik basamağının son düzeyi olarak kabul ediyor. ona göre moderniteye adaptasyon kaçınılmaz ve "toplumun iç dinamiklerine uygun" bir şekilde gerçekleştirilmeli.
-bazen üstü kapalı argümanlarla bazense açıktan islam medeniyetinin moderniteye karşı direncini veya tepkisini toplumsal gelişmenin önünde engel olarak görüyor. bunun en bariz göstegesi de "mahalle baskısı" kavramı. ona göre modern olana mahalleli baskı kuruyor. peki aslında bu modern olanın mahalleliyi baskı altında tutmasına karşın mahallenin verdiği tepki veya mahalle direnci olarak adlandıramaz mı? işte şerif hocanın duruşunun hastalıklı yönü de burası. şerif hoca seçtiği sözcüklerle kendini ele veriyor. neden mahalle direnci veya mahalle tepkisi değil de mahalle baskısı?
devamını gör...
iyi okumuştur ona denk gelecek kadar iyi yazmımıdır bilemiyorum.ylanzı faydalı şeyler yazdığı kesin.şahsen pek feyz almışımdır .said nursi çaılşması pek yetersiz olsa da.
devamını gör...
said nursi çalışması türkiye'de her ne kadar aşılamamış( öyle derler) olsa da ilber ortaylı da yetersiz olduğu yönünde görüş beyan ederek bizim en azından bu esere sırf şerif mardin yazdı diye perestişle bakmamızı engellemiştir.
devamını gör...
odtü'nün sosyal bilimler akademisinin kuruluşunda yer almış hoca.o dönemin ilk öğrencilerinden engin ardıç'ın tabiriyle çelik mavisi gözleriyle marathon man filminde laurence olivier'nin canlandırdığı nazi doktoru görünümlü soğuk adam.
devamını gör...
bu arada, gerek hürriyet yazarları gerek islamcı kalemler tarafından adamın güzelim sosyolojik "fenomeni" olan "mahalle" ve "mahalle baskısı" kavramlarının içine zıçılmıştır.

yok yok, biz ahmet hakan'ı bile haketmiyoruz, kaldı ki şerif mardin.
devamını gör...
said nursi ve nurculuk çalışmalarıyla bilinen büyük türk bilgini, seküler alim. said nursi çalışmasından ötürü türkiye bilimler akedemesi üyeliğinden kovulmuş ve bir anlamda amerikaya sürgün e gönderilmiştir. said i nursi yi, batılılaşmadan modernleşmenin, islam la bilim ve akılcılığı bağdaştırmanın mümkün olduğunu savunduğunu söyler şerif mardin. o nedenle kemalizmin korkulu ruyasıdır said nursi ve fikirleri. zamanda bunu göstermiştir.
devamını gör...
din ve ideoloji adlı eserinde folk islam görüşünü dile getirerek halk arasındaki anlayışların ve değerlerin önem kazandığını savunmuştur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar