sessizlik

sessiz kalma, sessiz olma, ses olmama durumu.

hiçbir şŸey senin kadar anlam taşŸımaz, hiçbir şŸey senin kadar cevap değŸildir, hiçbir şŸey senin kadar güzel değŸildir, sessizlik varsa, yani sesler ve yalanlar yoksa, sahih bir su akmaktadır, hem de yeraltından değŸil, üstten, zahiren.
devamını gör...
ziya osman saba şiiri.

biz o kadar ağladık ki beraber,
gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik.
åžimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik
yavaşça alçalarak, yavaşça bizi dinler.

etrafta kalan sesler kesildi birer birer.
hatırlamaz olmuşum, her şey uzakta, silik.
yalnız senin vücudun... ah içte bir içimlik
bir su gibi ellerin avucumda serinler.

vücudunun gölgesi bak yerde gölgemle bir,
yeni bir nefes gibi sessizlik göğsümdedir.
sessizlik içerime doluyor yudum yudum.

dolu bir yelken gibi göğsümde genişleyiş,
ve öyle için için, ve öyle geniş geniş.
ben hiç bir şey duymadan, ben yalnız seviyorum.
devamını gör...
bir üst dildir.yani sessizlik sadece söylenmeyeni içermez, söylenemeyeni de kuşatır.sözün bittiği yerde başlar.sessizlik aynı zamanda insanın olgunlaşması için bir imkandır.
devamını gör...
(bkz: hamuş)

sükut ve sükunet; birbirleriyle aynı manada olmasalar bile her ikisi de mezkur kelimenin* eşanlamlı sözcükleridir..

cahillerin yanında iken alim kimse tarafından sağlandığında daha bir değer kazanan şeydir..

hatta çok güzel bir atasözü vardır..

(bkz: söz gümüş ise sükut altındır)*

*

temel bir gün maça gitmiş.. haliyle trabzonspor'un maçına, avni aker stadyumuna..

bakmış ki bir amigo taraftarları elindeki devasa pankartla yönlendiriyor..

bir pankart kalkmış havaya üzerinde 'bordo-mavi' yazan, tribün anında hep bir ağızdan bağırmış;

-bordooo!! maviiii!!!

o pankart inmiş başka bir pankart kaldırmış amigo, üzerinde 'en büyük trabzon!' yazan ve tribün bağırmış;

-en büyüüüük trabzoooon!

temel sevmiş bu işi, bir iki kez kendisi de katılmış bu slogan olayına..

amigo bir müddet taraftarın soluklanmasını istemiş olmalı ki yepyeni bir pankart kaldırmış, üzerinde 'sessizlik' yazan..

bizim temel bunu da bir tezahürat sözü sanmış, hala aynı gazla devam ediyor tabi ve bağırmış:

-sessuzluuukk!!!
devamını gör...
mor ve ötesi'nin ilk stüdyo albümü şehir in 5. şarkısı.
günlük hayatın problemleri, kalabalık içinde yalnızlaşan insanın portresi, sevilir o be...

sakinleşin çocuklar, sakinliğe ihtiyaç var
sessizleşin çocuklar, sessizliğe ihtiyaç var
sokakta yangın var, umutsuz suratlar
bulutlar köşe bucak saklanmış
sise boğulmuşuz kömürden

sinmiş insanlar, bekleşip duruyorlar
reklamlar, panolar, dükkkanlar, insanlar

dökülüyor yapraklar, sessiz düşüyorlar
umutlanmaz suratlar, köpekler bile sinmiş

sinmiş insanlar, bekleşip duruyorlar
reklamlar, panolar, dükkanlar, insanlar

bana bir kutu sevgi al, bir kutu umut ve neşe al
alabilir misin, ne duruyorsun?

sakinleşin çocuklar, sakinliğe ihtiyaç var
sessizleşin çocuklar, sakinleşin insanlar
devamını gör...
kalabalıklar içindeki soyu tükenmiştir
büyüyünce kaybedilir ki ölünce geri gelsin

tabutun içine uzatıldığımızda cesedimiz
son gez çığlık çığlığadır

gözyaşı dökerler cesedime seslice
bende ağlarım, içime atarım
ki ölünün sesi duyulmasın

bir kere bozuldumu sessizlik orucu
işte o gün dağlar yerinden oynar, yeryüzü konuşur

işte ben öldüm, susuyorum
siz okuyun ki gözüm arkada kalmasın.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar