sevdiğini söylemek vs sevdiğini belli etmek

kadın kısmının artık bir karar vermesi gereken versus. abi dırdır yaparken araya sokuşturduğunuz o " zaten ne zamandır bana iki güzel söz söylemiyorsun:/" tribi bir yana, "insan duyduğunda değil, gördüğünde ve hissettiğinde inanır sevdiğine:/" söylemleri diğer yana.

çaresi yok aga, o laf sokulacak!

biz gariban erkek milletinin ezeli sorunu da zaten bu. ne yapacağını bilememek. ya da düzeltelim, ne yapsa da yaranamamak.

devamını gör...
bence zeki insanın sevdiğini belli etmek olarak sececeği versus.

ya zekiyim diye demiyorum ama biri bana seni seviyorum diyince, e iyii falan gibi bi tepkim oluyor. ama sevdiğini, önemsediğini belli eden bir hareket yaptığında, adana'da bile olmayan bir sıcaklık icime kapliyor, böyle kalbime giden yollardaki asfaltlar falan eriyor, ahiiyyy diye tepki veriyorum.

tabi icimin yollarının asfaltlarını babam bilmesin sözlükcüm, olur mu?
devamını gör...
sevdiğinizi belli edin. söylemek durumu yerle bir edebilir. bekleyin ayrıca. söylerseniz malzeme olmanıza ramak kalabilir. yanlış anlamayın malzeme derken, dedikodu malzemesi işte. neyse. beklemek iyidir.
devamını gör...
insan olarak elbette bazen bilsek de, bildiğimiz şeyi karşı taraftan duymak istiyoruz. özellikle de duygusal ilişkilerde de her insan sevildiğini bilse de, yine de ara ara bunu duymayı ister. gayet doğal. ama dediğim gibi önemli olan bunu ata ara ve dozunda yapmaktır.

lakin özellikle de bir ilişkiye başlama aşamasındayken şu isim koyma olayı yok mu, buna pek gerek gören biri değilim. neden? çünkü eğer iki tarafta da bir şeyler varsa, bunu zaten hal ve hareketlerle, konuşmalarla belli ederler. verdiğim bir örnek vardır, ortada sevimli bir çocuk varsa, o çocuğu sevmek için ille de adını bilmeye gerek duymayı. gider öper, başını okşar, yanağından makas alırız ve severiz. ilişkide de başlangıç aşamasında iken ille de isim koymaya gerek yok ki. hem insan psikolojisi açısından da bakınca, isim koymak bir yerde sanki isim koymadan önceki o heyecanlı dönemi noktalamak gibi algılanır. artık sonraki dönemler, o güne kadar olan günler gibi heyecanlı geçmez. ama isim koymadan zaten her şeyi anlamış olarak devam etmek, her geçen güne bir önceki günden daha heyecanlı uyanmaya, her buluşmaya bir öncekinden daha heyecanlı gitmeye sebep olur. dolayısıyla belli etmekten yanayım. ha, ileride elbette isim koyulur, yeni bir evreye geçmeye sıra gelir (isteme, söz, nişan vs) ve o durumda zaten isim koyulur. sonraki dönemlerde de yukarıda da dediğim gibi dozunu aşmadan ara ara sevdiğini ifade etmek de son derece gerekli ve önemli bir şeydir. ilişkinin lezzet katan soslarından biridir.
devamını gör...
hayatının bir döneminde gerçek anlamda, içten gelen, karşılıksız sevgi gören insanların ayırt edebileceği karşılaştırma. gerçek sevgi anadan babadan sevgi olur, arkadaştan olur, sevgiliden olur, sizden hoşlanan birinden olur fark etmez. gerçekten sevildiğini bilen, hisseden insan bunu duymaya, sorgulamaya yer aramaz. şüpheye düştüğünde, içinde kuşkunun tohumları yeşermeye başladığında anlar sevilmediğini.

sevdiğini söylemekte, davranışlarla belli etmekte pek ifadesi olmayan işler aslında. insan fark etmeden sevdiğini gösteriyor zaten.
devamını gör...
ikisi de belirli aşamalarda gereklidir.

lakin söylemek ,genç bir anarşistin gariban bi bakkalın camlarını kırıp “ kahrolsun kapitalist sistemin burjuvaları” diye nara atarak bağırması gibi acemice ve saçmadır.

belli etmek ise zaten süreç içinde güzelleşen , iyi giden , huzur veren , çekici hale gelen yaşanmışlıklarla illa ki oluyordur. zorlama bi belli etmeye de gerek yok. iyi ve güzel giden bir şeylerin parçası ise her iki taraf her şey kabak gibi ortadadır zaten. velhasıl her ikisine de gerek yoktur ama her ikisine de gerek vardır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar