seyit onbaşı

Allah'ın huzurunda kaldırılan bir mermi, haliyle bir kulun karşısında sırf o müşahede etsin diye kaldırılamaz. seyid onbaşı bir efsane değil gerçektir, fakat bunu algılayamayacak zihniyetteki insanlar hurafe sayar.
devamını gör...
çanakkale savaşından önce ve sonra 100 kilo ve küsüratlarda zeytin çuvallarını sırtında taşıyarak geçimini sağlayan ve çanakkale savaşında, akıllı bir komutanı tarafından en can alıcı noktaya yerleştirilen şahsı muhterem.
devamını gör...
çanakkale zaferinin sembol ismi.

276 kiloluk mermiyi üç kez kaldırıp düşman gemisine büyük zarar vermiştir. daha sonra aynı ağırlığı kaldıramamış. resmini çekmek için merminin maketini yapmışlar.

çanakkale'yi gezerken rehberin anlattığına göre; çanakkale savaşında gösterdiği bu yararlılıktan dolayı savaştan sonra kendisine ödül verilmek istenmiş. ne istersin diye sorulmuş. kendisi de; "benim o işi zaten yapmam gerekirdi. ben görevimi yaptım. ödül alacak bir şey yok" demiş. ısrarlar üzerine; yemekte bana da herkes gibi bir tayın ekmek veriliyor. fakat ben bu bir tayınla doymuyorum. iki tayın ekmek verilsin demiş. kabul görmüş. fakat diğer arkadaşları bir tayın ekmek yerken ikincisi boğazından geçmemiş. onu da almamış.

çanakkale'de gösterdiği insanüstü başarıdan dolayı hiçbir şekilde ekstra bir muamele görmemiş. hem de kendi isteğiyle. üstelik savaştan sonra da savaşta gösterdiği başarıdan hiçbir şekilde kendisine pay çıkarmamıştır.

düşünüyorum da bugün ülke için ufak bir hizmette bulunan insanlar ömür boyu bunun sefasını sürmek için elinden geleni yapıyorlar. ömür boyu ballı emekli maaşlar almak için taklalar atarak bakan olmak isteyenler falan filan..

bu adam tam bir vatanseverlik örneği bence. Allah ondan razı olsun...

devamını gör...
215 kiloluk mermiyi kaldırıp düşman (ingiliz) gemisini darman duman ederek savaşın kaderini değiştiren gerçek türk askeri.

seyit onbaşı, ulubatlı hasan gibileri aklıma getiripte, şimdiki emo memolu rastalı mastalı nesillere baktıkca acaba yabancı bir ülkede mi yaşıyorum yoksa hayal mi görüyorum sorusunu aklıma getiren osmanlı efsanesi.

(bkz: türk gibi kuvvetli)
devamını gör...
çanakkale savaşı'nın kaderini değiştiren yiğitti. tam 9 yıl askerlik yapmıştır. lakin, ne acıdır ki savaş sonrası hayatının geri kalanını sefillik içinde geçirmiş ve bakımsızlıktan verem hastalığına yakalanarak 1939 yılında vefat etmiştir.
devamını gör...
çanakkale' de kahramanlığına yakışmayacak bir heykeli bulunan gazi.

..."belli bir süre düşman zırhlıları atış menzillerine giren bataryalarımızı döverek hırpaladılar. sonra tabyalarımızı susturmak için zırhlılar bir miktar yaklaştılar; bütün namluları aynı yöne çevirerek dövmeye başladılar. seyit onbaşı’nın görev yaptığı rumeli mecidiye tabyası’nın kumandanı yarbay wassidlo idi. tufana yakalanınca sığınağa kaçan wassidlo’nun gözü fosforlu saatindedir. tam altı dakika tabyanın bombalandığını tespit eder. ortalığı toz toprak kaplar. donanma karşı kıyıdaki tabyalara yönelir. bir süre sonra wassidlo dürbünüyle etrafını gözetlemeye başlar; toz toprak azalınca tabyaları ortaya enkaz yığını olarak çıkar. altı toptan bazıları ayaktadır. onların da vinçleri parçalanmıştır. enkazın yanından bir asker yerden kalkar; karşısındaki askerle kısa bir konuşma yapar. bu anda ocean zırhlısı diğer zırhlılar gibi erenköy tabyası’na gülle yağdırmaktadır. seyit onbaşı, ağaçların altındaki mermilerin yanına gider; gres yağlı mermiler 214 kilodur. birini kaldırmak ister; elleri yağlanır, kaldıramaz; nasırlı ellerini aslan pençesi gibi gerer; toprağa sürer; sonra mermiyi kavrar; dünyanın kalbini sökercesine asılır; mermiyi sırtına vurur; getirip namluya sürer; diğer er de yanına gelir; ateş ederler; wassidlo dürbünüyle takip eder; ocean’da bir hareketlilik görünmez. ikinci mermiyle de vuramaz. üçüncü mermi ocean’ın tam dümenine isabet eder; zırhlı harmanlamaya başlar; çarpmaması için kaçan diğer zırhlılar tophaneli hakkı’nın karanlık liman’a döşediği mayınların üzerine giderler. mayınlar dev gibi gemileri suya gömerlerken yarbay wassidlo da “schif! schif!” diye yerinden fırlar; yani “gemi! gemi!” diye bağırır.

ertesi gün cevat paşa, arşive koymak için fotoğrafçı ile mecidiye tabyası’na gelir. “oğlum, kaldır da resmini çekelim” der. seyit onbaşı, bu kere kaldıramaz; ama kendisini zorlamaya devam eder. paşa; “bir yerine bir şey olur, bırak evladım.” der. bir önceki gün nasıl kaldırdığını sorunca seyit; “düşman gelsin, yine kaldırırım.” cevabını verir. tahtadan bir maket yaparlar; siyaha boyarlar; seyit onbaşı’nın sırtına verip fotoğrafını çekerler. bu resim dünyaya dağılmıştır; arşivlerde vardır..."
*
devamını gör...
çanakkale zaferi denince akla ilk gelen isimlerden. kahraman olmak için illa da lider mi olmak lazım? o top mermisini kaldırana kadar köyündekilerden başka kimsenin tanımadığı bir adamdan kahraman olamaz mı? işte milletimizin içinden çıkan nice kahramandan, nice yiğitten biri. senin kaldırdığın o top güllesini bugün profesyonel halterciler bile kaldıramıyor onbaşım. zaferin kutlu olsun. rabbim sana rahmet etsin.
devamını gör...
kıymetini bilmediğimiz kahramanlardan.

sıfatı yanlış kullandığımızdan olsa gerek onbaşı seyit olması gerekiyorken seyit onbaşı olarak telaffuz etmişiz.

Allah gani gani rahmet eylesin. hakkını ödeyemeyeceğimiz kahramanlardan.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar