seyyidhan kömürcü

"....
incirin öte hatrı suyun kuşkusuz fikriyle üzgünüm
dilemiştim ki en çok kar yağmasın bu kış
bu kış kalp suyumla ıslanmasın yastık!
dilemiştim ki yoktur aşk
bu mutlak hasar bu mükemmel hata
bu belki mümkün bir kusurdur sinemdeki
ama ödü varsa umru da var insanın ayarı gibi
anladım sanki:devlet neden şarap kullanmaz
neden en uzun suya en sessiz uzanır yüzün
neden en çok üzülmüş üzümün adı şaraba çıkar
..."
devamını gör...
1979 mardin doğŸumlu şŸair. şŸu anda diyarbakır'da yaşŸıyor. varlık yayınları'ından "hasar ayini" diye bir şŸiir kitabı çıktı.
şŸiirleri her haliyle bir doğŸulu, daha doğŸrusu bir güneydoğŸulu olduğŸuna dair ışŸıltılardır. der çünkü: "dünya ve doğŸu iyileşŸemez asla"

"toydum ve hakir
dedim dilerim sokak öldürsün sokağŸa seselenenleri
sonra umur vurulunca bir kalbin ara sokağŸında
sanki dünya iyileşŸemez anladım
dünya ve doğŸu iyileşŸemez asla"
devamını gör...
/sigara ve kahveyi saysak da evde yalnızım/

seyyidhan kömürcü yaşar nabi nayır şiir ödülünü almıştır ve ödüllerin saçmalığına dair kuvvetli inancımı zayfılatmıştır. çok kıvrak bir kalemi ve dili vardır.

sinem adlı şiiri ise bence en iyi şiiridir.
devamını gör...
"hayat alabildiğince çapkın
hayat alabildiğince olasılık
hayat: tembel tabanlı ayakları
ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı
bir ömür boyu kurbağa öptüm, hâki!
dudaklarımda hâlâ bataklık tadı
ne demeli"
devamını gör...
ismini duyuramamış, kitaplık dergisi takipçilerinin hatırlayacağı iyi şair. tanıyanların muhakkak hatırlayacakları şiiri:

hakir

içimin canına okudum
bu yüzden sadece ona

yine de kalktım gezdim dünyada
beyaz!
güya bembeyaz şeylerden bahsedecektim
lirik parmaklarıma dökülen mürekkeple canıma bulaşan ağu mesela
madencilerin elindeki demirin ağrısı ya da
tam ortasındayken bir ömrün
bulaştı canıma dinmez bir masal
bir kalmak acısı


aslında bembeyaz şeylerden bahsedecektim
bir güle kırmızı davranmanın hikayesinde kaldım
toydum ve hakir
dedim bileye bileye ettiğimiz bu heykel ne kadar da çirkin
ne kadar da sakar şu ettiğimiz akıl
şu dalgın merhamet
şu yol yordam


yine de kalktım yürüdüm dünyada
leke bir kalbin kenarındaki yavaşlık
soğuk bir yüze bulaşmış masal gibi
yuvarlaktır dediler dünya
yanlış ve uzundur anladım


kalktım ben de yürüdüm bir sürü yanlış fotoğrafta
zehir zehir çevirdiğim sayfanın kalbinden edindiğim leke mesela
toydum ve hakir
dedim dilerim sokak öldürsün sokağa seslenenleri
sonra umur vurulunca bir kalbin ara sokağında
sanki dünya iyileşmez anladım
dünya ve doğu iyileşmez asla


üç çizik attı kalbime doktor
her sabah aç karnımla üç kere seni unutmalıyım sandım
kalktım bıçak çektim dünyaya
toydum ve korkunç hakir
yine de kaldım
kaldım ve sandım
içimin canı yokmuş
kapkara bir kelebeğe acilen kiralıkmış kalbim


sonra sessizce alnından indim
bıçak çektim dünyaya

devamını gör...
"herkesin bıçağı yok bir esnada
eşyanın devamı
senin tamamın olduğum bir evde
sana en uzun yarımlardan bahsediyorum
ben açıkçası seni yanımda hep siyah bir huy gibi taşıdım
kendi masalından düşene biz denir bir vakitte
insan durup kuyusunu beğenmeye gelir bir dünyada
birkaç kişiydik güya
birkaç iş vardı
birkaç ev
iki ömür üç defa eşyanın asıl yerini aradım

aramak eşyanın en kötü yeridir bu bıçak başka
ruhumu kestim ruhumu kestiğim bir zaman biçimidir esna
siyah huylu adamlar var bir dünyada
bak sen sustukça kalbime kaçıyor sesim
bak kendimin devamı değilim ben
yüzümün devamı değil gövdem
yazık ki terbiye eşyaya mahsus insan unutkan
eskinin eski kıymetiyle utan dedim
utan ve güle kırmızı davran
eski seslerin aşkıyla ilgilendiğim o vakit
elimde alnın elimde ağız tadın
elimde seni sevme tehlikesi geçirdim diye bir ilan
gül'e sabır et sabr'a bıçakla katlan
başka hayal girince aşkın girmediği evlerde
kapının sesine inanmak feci
biz demek korkunç
zaman yok esna yalan
eşyanın asıl yeri kimin haddi
kimin hesabı sevişmeyi artık unuttum sanmak

bu sefer suyuma saplandı masalını yazdığım bıçak
bu yüzden ruhumu kesti masalını olduğum insan
işte bütün bütün suları daha iyi düşündüm
sesimin kara devamıdır sesin
insan aslen fazlasıdır bir dünyanın
her şeyi suyla düşünecek kadar pişmanıdır bıçak
burada hep iki kişiyiz ama üç ağız tadım var
hep üç cümlem var üçü de aynı:
insan bizzat fazlası olur bir dünya
dadersi tarih olanların en önce ellerini yıkaması içinmiş su
en uzun yarımlarla unutanmış insan"

esna şiiri
devamını gör...
seni kırk kez sordular
bilmiyorum dedim
biliyordum

kırk uykuyu uyumadım sana
siz uyuyun dedim
uyudular

sana çok
her şeye en az iki defa baktım
kesmedim kesilmesi gerekenleri
kırıldılar

boynun gene boynun ve yüzünün üzgün yerleri
çok baktım ama seyretmedim sonra hiçbir şeyi

çünkü anladım: kırkı çıkmak ne demek
ne demek ölünce hep yirmi bir gram eksilen insan
devamını gör...
"bak benim kırk kere fotoğrafım da var kalbimle yan yana
işte burada dağlarım çok üzgün
burada hayatı sevme tehlikesi geçirmişim ben
burada merak ettiğim uykularını uyumuşum senin
simsiyah bir gülü dilim dilim vermişim sana
sönen bir ışık
biten bir şey gibi bitmiş kalbim
inanamadım dünya
sen dönerken evine dönüyormuşsun aslında
başını ve sonunu unuttum
bu yüzden artık her şeyin tam ortasını konuşmalıyız galiba."

gelip karşıma durdu bu dizeler, yemin ederim!!
devamını gör...
"kalbi acilen fazla olan biri."

--- alıntı ---

bakın kolay değil bir yüzü her sabah katlayıp saklamak
her akşam bir çukuru özenle örtmek

tam değil yarım yarım şeylerden bahsediyorum hep
dilimde dönmeyen şık bir ölüm var
şık bir kuyu şık bir umur şık bir öd
bak hep dersi tarih olanlar var
hep suyu ve zamanı yanlış çevirenler var bir dünyada

bak bu soyu sopadan gelenlerin masalı ahşap bir yalan
ahşap ve yalan
yine de masalımdan düşmeye geldim
--- alıntı ---
devamını gör...
derik'li şair ve öykü yazarı.
gazi üniversitesi gsf mezunudur. resim öğretmenliği sarmamış olacak ki sesinin farkına varıp şiir yazmaya ve okumaya başlamış.
devamını gör...
etiyle kemiğiyle şairdir. içinde bulunduğu hali sözcükleriyle insanın etine kemiğine kadar hissettirebilenlerdendir. yeni dödem türk şiirinin önemli bir ismidir. ve geleceğe kalacak şairlerdendir.

...
yine de kalktım yürüdüm dünyada
leke bir kalbin kenarındaki yavaşlık
soğuk bir yüze bulaşmış masal gibi
yuvarlaktır dediler dünya
yanlış ve uzundur anladım

kalktım ben de yürüdüm bir sürü yanlış fotoğrafta
zehir zehir çevirdiğim sayfanın kalbinden edindiğim leke mesela
toydum ve hakir
dedim dilerim sokak öldürsün sokağa seslenenleri
sonra umur vurulunca bir kalbin ara sokağında
sanki dünya iyileşmez anladım
dünya ve doğu iyileşmez asla

üç çizik attı kalbime doktor
her sabah aç karnımla üç kere seni unutmalıyım sandım
kalktım bıçak çektim dünyaya
toydum ve korkunç hakir
yine de kaldım
kaldım ve sandım
içimin canı yokmuş
kapkara bir kelebeğe acilen kiralıkmış kalbim

sonra sessizce alnından indim
bıçak çektim dünyaya.
devamını gör...
hakkının teslim edilmesi gereken şair. şairliğini tarif etmek öyle kolay bir şey değil. beyne saldıran dizeleri mevcut. kıymeti henüz anlaşılamadı.

düzenleme: bu şiiri seslendiren hanım arkadaşı bilmiyorum ama eser gökay’dan da dinlenmesi gerekiyor.
devamını gör...
çok çok iyi bir şair. sena ve siyah gibi muhteşem iki şiirle tanıdım onu. "öldüğünü bilmeyen iplerden hala süslü siyah mektuplar alıyorum" dersin öyle mi.
devamını gör...
“derler ki ruhunda kocaman şüphe
kalbinde kara bir lekeyle doğarmış insan..
insan,
yani biri diğerini kör kuyularda merdivensiz bırakandır..”


demiş şairdir.

diyecek olup sustuğumuz ne varsa yazmıştır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar