şia dini

islam dininin tam tersi olan bir din.

--- alıntı ---

-takiyye (dinlerinin gereği),
-12 imam'ın velayetine inanmayanın kafir olması gerektiği,
-dinlerinin nezdinde ehli sünnetin nasıbi olması,
-ehli sünnetin kanlarının mübah oluşu,
-ehli sünnetin mallarının mübah oluşu,
-ehli sünnetin necis oluşu,
-ehli sünnet yanında takiyye harici ameli haram görmeleri,
-ehli sünnetin cenaze merasimleri sırasında lanet okumaları,
-ehli sünneti kandırmaya yönelik kıldıkları takiyye namazı,
-ehli sünnete zekatın caiz olmayışı,
-ehli sünnetin gıybetinin caiz oluşu,
-şia'nın hak dini, ehli sünnetin bulunduğu hale muhalefet olması,
-ashab radiyallahu anhum ve özellikle ebubekir, ömer, osman, aişe, ebu hureyre, muaviye radiyallahu anhum'a sövmeleri,
-ashab radiyallahu anhum'u tekfir etmeleri,
-ehli sünnetin dört büyük imamına sövmeleri,
-12 imam'ın kainatın işlerinde Allah'a yardımcı olmaları,

-kendilerine has bir kabe yapmalari.

ve en önemli iki tanesi

-kuran'ın eksik olmasına iman etmeleri ve tam kuran'ın kayıp imamları mehdi'nin yanında oluşu,
-kuran'dan velayet ve nureyn adlı iki surenin çıkartıldığına iman etmeleri.

tüm bu saydıklarımızın kendi kitaplarından ki bunların içine humeyni, sistani ve diğerleri de girmekle birlikte, şuan ki iran şia'sıdır. 12 imam şia'sı, caferiye şia'sı.
--- alıntı ---

*
devamını gör...
12 imam'ın velayetine inanmayanın tekfir (yani kafir hükmünün uygulanması) edilmesini gerektiren din. islam'dan başka bir din. şöyle ki;

muhammed b. ali b. el-hüseyin b. babaveyh el-kummî, risâletu’l-i’tikâd , s.103’te (merkez neşri’l-kitâb, iran, 1370h.) şunları kaydetmiştir:

“müminlerin emiri ali b. tâlib aleyhisselâm'ın ve kendisinden sonra gelen diğer imamların aleyhimusselâm imâmetini inkâr eden kimse hakkındaki itikadımız bütün peygamberlerin nübüvvetini inkâr eden kimse hakkındaki gibidir. müminlerin emirini ikrar edip de ondan sonra gelen imamlardan birini inkâr eden hakkındaki inancımız ise, bütün peygamberleri ikrar edip de muhammed sallallâhu aleyhi ve âlihî ’nin nübüvvetini inkâr eden konumunda olduğudur.”!?

not: kummi denilen şahıs şia indinde, bizdeki buhari müslim seviyesindedir. kendi kitaplarında geçen ibare budur. devam edicek.
devamını gör...
böyle toptancı saplantılar halen daha alıcı buluyorsa bundan herkes kendine pay çıkarmalı. ne demek şia dini? adam da sana sünni dini derse ne olacak. kıyamete kadar savaşasak mısınız?
devamını gör...
sünniler kuranı değiştirmiştir diyen bir cemaat nasıl islami bir mezhep olur anlamış değilim hala bunun mezhep olduğunu söyleyenler var islamda 4 mezhep vardır sadece.
devamını gör...
bu mezhebe düşmanlıkla yaklaşan kişilerin söylemine göre 150 milyon şii müslüman "sünniler kuranı değiştirmiştir" görüşündedir.

ancak dünya üzerinde tüm müslümanların okuduğu ve inandığı bir adet kuran varken, bu 200 milyon insanın ne okuduğu merak konusudur.

bildiğim kadarıyla şiiler tarafından iddia edilen durum, kuranın değiştirildiği değil halifelerden sonraki dönemdeki muktedirler tarafından kendi çıkarları doğrultusunda yorumlandıklarıdır.

ayrıca sanıyorum ki, bilgi eksikliğinden dolayı olsa gerek, caferilikle karıştırılan mezheptir.
devamını gör...
şii veya şia, arapça bir kelimedir ve “taraftar” anlamına gelir. bu kelime, hz. osman’ın şehit edilmesinin ardından, hz. ali ve hz. muaviye (haşimi ve emevi kabileleri) arasında yaşanan hilafet krizinde, tarafları ifade etmek için kullanılmıştır.
şia kavramı, bu krizde yer alan taraflar anlamının dışına çıkarak, bugün iran’ının resmi ideolojisi olarak kullanılan inanışın özel adı haline gelmesi, hz. ali ve torunlarının yaşadığı dönemden çok sonra olmuştur.
artık bugün şiilik; hz. ali’nin ve torunlarının halife olması gerektiği düşüncesini, bir eleştiri ya da muhalif görüş olmanın ötesinde, bir iman esası kabul eden, ümmeti siyasi olarak bölen ve inanç tahrifatını müslümanlar arasında yayan bir inanışın adıdır.
şiilik zaman içinde, islam ordularının fetihleri karşısında islam’ı kabul etmek zorunda kalan pers nüfuz bölgelerinin, mevcut emevi ve abbasi otoritelerine muhalefet maksadıyla edindikleri bir kimlik olmuştur.
şia ayrılıkçılığı, siyasal alandan inanç alanına kaymıştır. ümmet çatısı altına girmemek ve iranlılık (farsçılık) bilincini canlı tutmak için, “kavme özgü inanış” üretilmiştir. bu haliyle şiilik, tarihte “kendi milletine özgü tanrı ve din anlayışı üretmek için tahrifat yapan” yahudilikle benzeşir.
şiiler hilafet iddiasını ispat bahanesiyle, kuran-ı kerim’in ayetlerinden tutun, hz. muhammed’in (sav) hadislerine kadar tüm islami kaynakları, gerek gördüğünde yalanlamış, değiştirmiş, eklemeler yapmış; neticede islam görünümlü alternatif bir din kurmuşlardır. dinde yaptıkları tahribatın, yahudilerin kendi peygamberlerinin getirdiklerine yaptıklarından farkı yoktur.
şiilik, islam maskesiyle islam’a saldırmaktır
şia, islam değildir; hz. ali’nin adını ve ehl-i beyt sevgisini istismar etmeyi metot edinmiş bir dindir. şiilik, islamiyet’in içine sokulmuş kanser tümörü gibidir. islamiyet’in rağmına büyümekten başka hareket kabiliyeti de yoktur. islam tarihinde şia’nın yol açtığı zararları, hem ilahiyatçılar hem de tarihçiler tek tek ortaya koymaktadır.
iran, tarih boyunca itikadi ve siyasi açıdan, daima islam ümmetinin aleyhine çaba sarf etmiştir. hz. peygamber’i ve kur’an-ı kerim’in ayetlerini eksiklikle suçlayacak ölçüde çarpık itikada sahip olan şiiler, islam ümmetine karşı, yeri geldiğinde haçlılarla ittifak kurmuş, yeri geldiğinde moğollarla anlaşmıştır. şii iran’ın, tarihi boyunca ne gayrimüslimlere karşı bir tek savaşı vardır, ne de islamiyet onlar eliyle bir metrekare toprak fethetmiştir.
şia, oryantalistlere malzeme üretir
oryantalist islam düşmanlarının, islamiyet aleyhine planladıkları dini bozma ve ifsat etme faaliyetleri, şia ile örtüşmektedir. oryantalistlerin en önemli referansı şia’dır. çünkü şia, siyasi hesap uğruna, (haşa) kur’an-ı kerim’i eksik, hz. peygamberimiz’i yalancı, hz. ali’yi ikiyüzlü ve sahabeleri de hilebaz olmakla suçlayarak, oryantalistler için sürekli malzeme üretmektedir.
şiiliğin hedefe oturtarak saldırdığı hz. peygamber ve sahabeler her açıdan islam ile bütünleşmiştir. islamiyet bizlere onların kanalıyla ulaşmaktadır. onların çürütülmesi, islam’ın temellerine ilişilmesi anlamı taşır.
şiileri tanımlamak için islam tarihinde “rafızi” adı kullanılmıştır. rafizi, terk eden, ayrılan, reddeden anlamlarına gelmektedir. islam alimleri bu terimi, kuran’da tanımlanan “kafir” ve “münafık” kategorilere paralel olarak, şiileri nitelendirmek için kullanmıştır.
“rafızilik” (şiilik), islam’a içine girmiş görünerek, içerde sayılmanın verdiği rahatlık ve avantajla islam’a saldırmayı, böylece de islam’dan tekrar kopmayı, terk etmeyi anlatmak için seçilmiş bir kelimedir.
islam tarihi, benzeri örtülü tahrif girişimlerinin henüz hz. peygamber’in yaşadığı dönemde başladığını ortaya koyar. mesela, hz. peygamber’in mescidinin karşısına kurulan alternatif bir mescit (mescid-i dırar), hz. cebrail’in ayetleri indirmeye devam ettiği bir dönemde, islam’a karşı “alternatif islam” üretme maksadı taşıdığı için, peygamberimiz tarafından yıktırılmıştır.
tebersinin yazdığı “rablerin rabbinin kitabının tahrif edildiğine dair kesin deliller” isimli kitap bir misyoner papaza delil olabilmektedir. ilgili videoyu izlemek için tıklayınız:

http://www.cogitosozluk.net...

sasaniler’in çöküşü, öç alma arzusunu kamçıladı
bugünkü iran toprakları binlerce yıldır farsların (perslerin) ülkesidir. özgün bir havza mahiyetindeki iran coğrafyasında, tarih içinde imparatorlukların adları değişmiş, ancak iran’ın asli unsuru olan perslerin varlığı ve egemenliği sekteye uğramamıştır.
hz. peygamber döneminde de iran’da sasaniler olarak bilinen, dönemin ikinci büyük imparatorluğu bulunmaktaydı. roma imparatorluğu ile at başı yarışan bu imparatorluk, islam’ın ilk dönemlerinde dünya güç mücadelesinden uzak mekke ve medine’deki mü’min ve kafirler arasında bilinip takip edilmekteydi.
o dönemde kâfirler sasanileri desteklerken, mü’minler ehl-i kitap oldukları için romalıları desteklemişti. hatta rum suresi’nde, roma’nın sasaniler karşısında mağlup olmasının ardından tekrar sasanilere üstün geleceklerinin bildirilmesi, müslümanları sevindirmişti.
sasaniler roma karşısında elde ettikleri zaferle bursa’ya kadar gelmiş ve anadolu’yu işgal etmişlerdi. ancak sasaniler bu tarihten 25 yıl sonra, hz. ömer ve hz. osman’ın sevk ettiği ordularla tamamen yıkıldı. yani o dönem dünyanın iki süper gücünden biri olan iran, çeyrek yüzyıl sonra tarih sahnesinden silindi.
bu şok edici çöküş, binlerce yıllık yerleşmiş pers bürokrasisi ve pers kültürü açısından yeni bir dönemin başlangıcı oldu. persler kılıç zoruyla teslim oldular, ancak islam devletleri karşısında var olabilmenin arayışını sürdürdüler.
şiilik, pers kalabilmek için icat edildi
pers kültürü, binlerce yıllık yerleşik kodları sayesinde, iran’ı işgal eden güçlere rağmen ayakta kalmıştır. pers dili, bölgede persler dışındaki milletlerde ve saraylarda kullanılmıştır. iran havzasına gelen milletler pers kültürü içinde erimiştir.
bu yerleşik güç, aynı karşı varoluş mücadelesini islam’a karşı da vermiştir. ancak bu kez evvelkilerden farklı olarak, perslerin islam’a karşı mücadelesinde, islam’ın içinden görünerek hareket etmek zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
islam ordularının pers coğrafyasında silahlı karşı direniş imkanını tamamen ortadan kaldırması ve perslerin hakimiyet bölgelerindeki nüfusun tamamen islam dinine girmesi, onları islam içinde görünen ancak persçiliği besleyen bir çözüm arayışına itti.
persler, hz. hüseyin’in eşlerinden birinin de perslerden olmasını fırsat bildiler. hilafetin hz. hüseyin’in ve onun bu eşinden gelen soyunun hakkı olduğunu bir iman esası haline getirdiler. hz. ali’nin diğer çocuğu olan hz. hasan ve soyunu ise görmezden geldiler. ne hz. hüseyin, ne eşi, ne de çocuklarının hiçbir zaman şia ile alakalarının olmadığını ve şia’nın çok sonraki dönemde teşekkül ettiğini hatırlatmakta fayda vardır. dine yapılan bu ekleme, zamanla ve özellikle safeviler döneminde bugünkü şiiliğin zeminini teşkil etti.
persler böylece hilafeti ele geçirmeyi ve ümmeti perslerin kontrolüne sokmayı hedeflediler. ehl-i beyt, persçilik düşüncesine kurban edilmek istendi. bu vesileyle iran’ın müslümanlar tarafından fethini yöneten hz. ömer ve sonraki dönemde de hz. osman ve hz. muaviye gözden düşürülmeye çalışıldı.
ele alındığı üzere şiilik iran’a (perslere) özgü bir din olmak üzere üretildi. tıpkı yahudilik gibi bir “ulus dini” inşa etmek adına, ümmetin ihtilaf ve fitnenin içine çekilebileceği şekilde, “ehl-i beyt’e yapılan haksızlıklar” istismar zemini olarak kullanıldı. nitekim tevrat ve incil dönemlerinde, yine iran’da bozgunculuk yapan yahudi grubu peruşim veya ferisi’lerin ismi geçmektedir.

http://www.cogitosozluk.net...

eski iran’ın inandığı ne varsa, şiilikte vardır
iran’ın islam karşısındaki hoşnutsuzluğu, pers imparatorluğu’ndan miras emperyal güdüler ve otantik pers inançları, şiilik çatısı altında bir araya geldi. iranlılar, mecusilik, zerdüştlük, maniheizm ve mazdekizm gibi eski pers inançlarının devamına imkan tanıdı. bölgede geçerli olan hıristiyanlık, yahudilik ve hermetik inançlar da yeni dinde etkili oldu.
iran, bu saydığımız inançlarda bulunan, kadının ortak olarak paylaşımını, tanrısal yetkiye sahip ruhanileri, reenkarne akideleri, havarilere benzeyen naipleri, insanı tanrı gören panteist felsefeleri, ırkçı yaklaşımları ve daha nice sapkınlıkları şiilik üstünden islam’a sokmak istedi.
islam, müslüman olan toplumların dine aykırı adet ve alışkanlıklarını ortadan kaldırırken, iran kurduğu alternatif dinle, eski inançlarını ve ritüellerini günümüze kadar taşıdı.
“beşinci mezhep”, gaflet değilse ihanettir
islam mezhepleri, tarihte benzeri az görülen bir müzakere kültürü etrafında oluştu. gerek mezhep imamları, gerekse onların yetiştirdiği alimler, açıklıkla tartışılmadık hemen hiçbir mesele bırakmadılar. mezhep imamları, mevcut yönetimlerin hoşuna gitmeyecek meselelerde bile içtihatlar yaptılar ve geri adım atmadılar.
bu zengin tartışma kültürüne rağmen, şiilik hiçbir zaman islam sınırları içinde görülmedi. şiiliğin ileri sürüp de, mezhep imamlarının ele almadığı ve çözemediği tek mesele bulmak mümkün değildir. şiilik, islam’ın ele aldığı meseleleri sadece persçi – politik bir duruşa çevirdi ve propaganda unsuruna dönüştürdü.
islam mezheplerinin temel akide konularında aralarında hiçbir fark yoktur. mezheplerde sadece günlük hayata ve amellere ait konularda basit nüanslara dikkat çekilmiştir. bu açıdan, temel akidelerle ters düşen ve temel ibadet esaslarını tahrif eden şiiliğin, islam mezhebi sayılması ilahiyatçılık açısından akla aykırıdır.
bugün “islam birliği” fikri, islam dışındaki inanç ve pratiklerini müslümanlara dayatmak isteyen şiiler tarafından suiistimal edilmektedir. günümüzde ya gafletlerinden, ya saflıklarından, ya tarihi ve dini bilmezliklerinden ya da bilinçli olarak iran hesabına, şiiliği beşinci mezhep olarak seslendiren kimseler bulunmaktadır.
çok açıktır ki, şiilik, islam aleyhine büyümüş bir kanser tümörü olarak, bünye tarafından kabul edildiği ölçüde öldürücüdür. onun bünye tarafından kabul edilmesini isteyenler, gafil değillerse islam’a ihanet içindedir.

kaynak: http://www.irantehlikesi.co...
devamını gör...
iran şii lobisi islam'a ve müslümanlara olan nefretlerini kusuyorlar:
''sünniler ve hariciler kesinlikle necistir. biz onların kesinlikle kâfir olduklarını söyledik. hatta bazı durumlarda öldürülmeleri vaciptir. (iran cumhuriyetinin kurucusu şii lider humeyni. kitabut tarareh. sayfa 456)
''ey âişe ve ömer'in torunları !... sizleri boğazlayacağız.. (hizbuşşeytan'nın şii lideri nasruşşeytan)
- suriye'deki katliamların en büyük, siyasi, askeri, maddi desteği iran'a aittir. suriye halkını asıl öldüren şia lobisi'dir... iran askerleridir...
devamını gör...
rafizî akidesindeki iran'a ve onun gizli reklamlarını yapan tv cambazlarına aldanmayalım diye paylaşıyorum.

anamız hz. aişe'ye iftira atan bir kavim bizim dostumuz olamaz. şii-sünni kardeşliği yada alevi-sünni kardeşliği gibi laflar sadece birer salatasıdır. onlar (sözde) kayıp mehdinin 17.000 ayetli asıl kuranı getireceğini iddia ederler. yani bugünkü kurana da inanmazlar.

zalim olan kimselere meyletmeyiniz. o taktirde size ateş dokunur. sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur. sonra yardım olunmazsınız.

hud 113
humeyni, 1962’de şah rıza pehlevi’nin mollaların himayesinde olan geniş arazileri ve mülkleri devletleştiren toprak reformuna karşı çıkmasıyla tutuklandı ve ardından sürgün edildi. 1979, yılında fransa’dan ülkesine dönerek “iran devrimi” nin ruhani önderi olarak ülkenin başına geçti.

humeyni, iran’ın başına geçmeden önce birçok kitap yayınladı. bu kitaplar, humeyni’nin verdiği birbirinden ilginç fetvalarla doludur. aşağıda, humeyni’nin dindışı fetvalarına, kaynaklarıyla birlikte sınırlı sayıda örnek verilmiştir:
• kur’an-ı kerim ve diğer bütün ilahi kitaplar, zaman içerisinde bir çok kez tahrif edilerek insanların eline sunulmuştur. müslümanların yahudilere ve hıristiyanlara yönelttikleri tahrif suçlaması, şüphesiz sahabe üzerinde de sabittir. (el-kur’an/bab marifetullah)
• sahabe için kur’an’dan ayet çıkarmak kolay olmuştur. müslümanların yahudilere ve hıristiyanlara yönelttikleri tahrif suçlaması, şüphesiz sahabe üzerine sabittir. (keşf’ul esrar)
• arkadan ilişkiye girmek caizdir. (tahrir’ul vesile-11.mesele)
• bir erkek, koyun, inek, dev ve benzeri hayvanlarla cinsel ilişkiye girebilir. (tahrir’ul vesile)
• 9 yaşından küçük çocuklarla nikahlanabilir. erkek, nikahlandığı kız süt emme çağında bile olsa, ona şehvetle dokunup sarılabilir. (tahrir’ul vesile-12.mesele)
• erkek, çocuk yaşındaki eşiyle vajinal yolla ilişki yaparsa çocuğa acı verebilir ama anal yoldan ilişki kabul edilebilir. (tahrir-ul vesile)
• kadınlarla geçici nikahlanmak (mut’a) caizdir.
• hz. peygamber tebliğ vazifesini hakkıyla yerine getirmemiştir. (muhtarat min ehadis ve hitabat)
• apaçık görünüyor ki, nebi Allah’ın imamet konusunda ona vahyettiğini tebliğ etmemiştir. eğer nebi, tebliği yapmış olsaydı, şu anki islam beldelerinde müslümanlar arasındaki bu ihtilaflar ve münakaşalar patlak vermezdi. (keşful esrar, sayfa 149 – 155).
• mehdi zuhur edene kadar cihat yoktur (kısacası emperyalist devletlerle savaşmak yasaklanmıştır; iran’ın uyguladığı gerilim politikaları danışıklı dövüştür). (tahrirul vesile)
• (humeyni de dahil) imamlar için övülmüş bir makam vardır. imamların makamına ne melekler, ne resuller, ne de nebiler ulaşamazlar. (el-hükümetü’l islamiyye)
• batıl bir amel olsa bile taştan veya kayadan bir şeyler talep etmek şirk değildir. nitekim bizler Allah’ın kendilerine kudret verdiği imamların ve peygamberlerin mukaddes ruhlarından medet umuyoruz. (keşfu’l esrar, sayfa: 49)
• “sünniler ve hariciler necistir. bizler onların kesinlikle kafir olduklarını söyledik hatta bazı durumlarda öldürülmeleri vaciptir!” (kitabut tahareh, sayfa 458)
devamını gör...
molla muhsin el-usfur:
evli kadın kocasının izni olmadan muta nikahı yapabilir. kocasının izniyle olduğu taktirde sevabı az olur. tek şartı bunu Allah rızası için yapmaktır.
(fetvalar: 12/432)

kadın: "degerli efendimiz, molla muhsin el usfurun halis niyet ile kadınlık organımdan tatması benim için sadakayi cariye olur mu? çok teşekkür ederim. "

molla muhsin el - usfur: "elbetteki... bilakis cennete girmeyi garanti edersin. senin kadınlık organınla yaptığın cihad, şam'daki askerlerimizin cihadı gibidir. Allah seni muvaffak etsin ve salih amellerini kabul etsin."
devamını gör...
bunu iddia eden kişi iran'daki şu güzel şii camiini islami olma vasfından beri tutmaktadır.



sizin o teneke minareli, zevksiz mimarili sünni caminize bu camiiyi bin defa tercih ederim.
devamını gör...
bal gibi de dindir hemde azgınların,sapkınların mensubu olduğu dindir.


hangi akla hizmet onlardan biri çıkıp ''teneke minareli sünni caminiz' diyebiliyor?

öyleyse kendisi bunu hazmetsin türkiyedeki namaz kılma merkezlerini kastediyorsa

1- o mekanlar cami değildir

2-camii olsa bile bidat camiileridir çünkü camii süslemek bidattir.

keza yukarıdaki örnek verdiği camiide tartışılmalıdır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar