şiir

#özgürler 

"şiir, bir itiraftır. kendi nefsinin tanrısı olma imkansızlığının itirafı...her itiraf gibi,onda da haz ve acı birbirine karışmıştır.pişmanlık elbisesine bürünmüş de olsa, her itirafta bir parça başkaldırı saklıdır."
devamını gör...
barut hakkı*


şaşkınlığımı gizleyecek bir yer

bulamadım şiirden başka.

rabbim ne der?


camiden eve dönerkenki ferahlık

sadece müminlerin bildiği,

şiir böyle bir şey mi?


ne güzel,dökmek,şiirle içini;

aynaya bakarken okunacak dua;

güzel yarattın beni,ahlakımı da

güzel kıl;namaz gibi...


...

ibrahim tenekeci
devamını gör...
ben böyle olmamalıydım

ben, böyle olmamalıydım
ismini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
içime bir ateş düşmeliydi
ayaklarımın feri kesilmeliydi.
kendimden geçmeliydim sonra...
adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
ama bunu kimse duymamalıydı,
seni, mahşere kadar saklamalıydım.
ben böyle olmamalıydım
nisan akşamlarını ıslatırken yağmur
bahar, şarkılarını söylerken karanlığa
çalan her kapıya `sensin` diye koşmalıydım.
ayak sesleri gelmeliydi uzaktan
ben hep sana yormalıydım.
gece yıldızlarını serpince göğe
seni görmek için uyumalıydım.
şarkılar kime söylenirse söylensin
sana diye dinlemeliydim.
türküler dolmalıydı odama,
ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
selvi boylu yâr sen olmalıydın
kömür gözlüm ateşine düşeli
senin için söylenmiş söz olmalıydı.
bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
bir keman, incecik çığlık olmalıydı
ama bunu kimse bilmemeliydi,
seni mahşere kadar saklamalıydım.
böyle olmamalıydım,
kelimeler taif'i taşıyınca kulaklarıma
daha yüzüme çarpmadan taif rüzgarı,
taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
haremde bir ikindi vakti
kem gözler çevrilince sana
ve vefasız eller uzanınca yakana
içim daralmalı, nefesim kesilmeliydi.
sen ötelere hazırlanırken,
öteler senin için süslenirken,
son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
perdenin son kez kapanması gibi,
kapanmalıydı gözlerim.
sonra içime doğru gerilip,
seni bize lutfedenin ismini haykırıp,
'allah(c.c.) ' deyip,
düşmeliydim yere.
ama bunu kimse bilmemeliydi.
seni mahşere kadar saklamıydım.
ve mahşer günü...
uzaktan seni seyretsem.
sana yakın olmak için can atsam.
beni engelleseler,
'sen kim yakınlık kim? ' deseler.
ben ağlamaktan konuşamasam.
gözlerini çevirsen bana.
'benim cennetim bana bakan gözlerindir.'
ve tebessüm etsen.
ama bunu kimse görmese,
seni ebede kadar saklasam.
devamını gör...
"başkaldırmıyorsa, nedir ki şiir?
azgınları ve azışları devirmiyorsa, nedir ki şiir?
zamanda ve mekanda
sarsıntı yapmıyorsa, nedir ki şiir?
kisra nuşirevan'ın başındaki tacı
yere çalmıyorsa, nedir ki şiir?" (bkz: nizar kabbani)
devamını gör...
"şairim
zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
ayak seslerinden tanırım
ne zaman bir köy türküsü duysam
şairliğimden utanırım "

bedri rahmi eyüboğlu
devamını gör...
peygamberimiz muhammet mustafa (s.a.v.) risaleti tebliğ etmeğe başladığında kureyş kafirleri sivri dilleriyle şiirler söyleyince peygamberimiz hassan bin sabit'i görevlendirmiş ve "şiir söyle ya hassan, cibril seninle beraberdir" demiştir. åžiirlerin fikirleri yaymada ne denli bir araç olduğu anlaşılmaktadır. zaten o zamanlar medya yoktu. güzel bir söz insanların ağızlarından düşmezdi. medya görevini şiirler görüyordu. nitekim daha sonra kureyş'in tümü müslüman olunca bu şiirler halk tarafından söylenmeğe devam etmiş. bunun üzerine arada fitne çıkmasın diye hz. ömer bu şiirleri yasaklamıştır. hz. ömer de şiirle ilgilenmiş ve şiir konusunda zamanın en önde gelen eleştirmenlerindendir. o zaman beğendiği şairler arasında zahir, nabigay, imr-ül kays gibi ünlü şairler vardı. zahir hakkındaki düşünceleri şiirde bulunması gereken unsurları belirleyeceğinden o sözleri buraya nakletmekte fayda olduğunu düşünüyorum. hz. ömer bir gün ibni abbas (r.a.)'a dedi ki:
-şairlerin şairinden bir şiir oku!
ibni abbas hayretle sordu:
-ey müminlerin emiri! şairlerin şairi kimdir?
cevap verdi:
-zahir'dir.
zahir'i beğenmesinin sebeplerini şöyle anlattı:
-zahir bayağı sözler kullanmaz. anlaşılması güç sözde söylemez, bilmediğini anlatmağa kalkışmaz, övdüğünün gerçek vasıflarını belirtir, üslubunda sadelik, mübalağadan kaçınma ve temiz bir dil vardır. cahiliyet devrinin şairlerinden çok islam şairlerine benzer..
hz. ömer islam şairlerinin unsurlarını burada belirlemiştir. yine imr-ül kays hakkında da "şairler için şiir kaynağı açmış, kör manalara göz vermiştir" şeklinde açıklamasıyla şairlerin misyon ve vasıfları hakkında bize bilgi vermiştir.
devamını gör...
her sabah a t sözcüğü
kalkıp yemini yiyor.
giyip yeşil gömleğini
saban sürüyor m e v s i m sözcüğü.
bir yıldız parçası için
canla başla çalışıyor
l e y l e k sözcüğü.
tartışıyor inatçı umutla
s ü r g ü n sözcüğü.
yalnızca o k y a n u s sözcüğü
daha özgür sayabilir kendini:
durmadan yolculuk yapıyor
genç balinalarla.
emeklilik hakları yoktur,
i̇yi davranın sözcüklere.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar