sınavdan sınıfın en yüksek notunu almak

arkadaşlarınıza hava atmanıza fazlası ile sebebiyet veren durum. fakat bu olayın dozu iyi ayarlanmalıdır yoksa linç girişimine kadar varan sonuçlarla karşılaşılabilir. bu durumun sık sık tekrarlanması halinde size çeşitli lakaplarda takılması olasıdır,hatta kesindir. fakat bu kesinlikle kötü bir şey değildir,sınıfın parmakla gösterilen şahsı olabilirsiniz fakat bu da her zaman iyi bir şey değildir. çünkü elde olmadan asosyal bir kişilik halini almaya başlarsınız, size yanaşmak güç bir hal alabilir. herkes hayatınızı ders çalışarak idame ettirdiğinizi zanneder. büyük bir ihtimalle sınavlardan en yüksek notu alan kişi gözlük takar ve bu da çeşitli esprilere sebebiyet verir ki bu espriler pek hoş karşılanası şeyler değildir.

bunun dışında, çan sistemindeyse bu kişi fazla yaşamaz, yaşarsa da fazla arkadaşı olmaz. peşinde daha çok derste tuttuğu notları merak eden bir çevreyle gezinen bir kişi için oldukça monoton bir durumdur, ama alınan her zaferde sanki ilk defa yaşarmışçasına tepki verirler. bunun yanında bu olayı gariban bir cc öğrencisi yaşadığında sınıfta kopacak naralara şahit olmamak imkansızdır.
devamını gör...
okul hayatım boyunca mütemadiyen yaşadığım durum. yüksek lisans ve doktorada da aynen devam etti. hatta bir keresinde hiç unutmuyorum, fakülte dekanının verdiği bir yüksek lisans dersinin sınavından en yüksek notu yine ben almıştım: 100 üzerinden 96. kağıtlarımızı incelerken gülerek "o 4 puanı kaşının üstünde gözün ayyy gözünün üstünde kaşın var diye kırdım" demişti canını yediğim. tatlı kadın. halbuki beni hiç sevmediğini düşünüyordum, derste bir tek benimle göz teması kurmuyor gibi geliyordu. mevzuyu nerelere bağlıyordum. ayy öyle işte.
devamını gör...
çanı yükselttikleri için sevilmiyorlar genelde. ama bu kapsama, notlarını ve bilgisini paylaşmayan kibirli ve yalnız kalmış güruh girer.

notlarını paylaşan, iyilik eden; insanlara bağları sağlam olan kıymetli çalışkanlar da vardır. sayıları az olsa da başımızın tacıdırlar.
devamını gör...
en keyifli olanı üniversitede yaşananıdır.
özellikle en iyileri hocanın bizzat derste ilan ettikleri. yoksa o kapı önü listesine yığılıp “ulan bilmem kim şunu almış” demek safi haset.
neyse efendim medeni usul hukuku dersindeyiz herkes hocadan tırsıyor ve hoca “şu üç arkadaşı merak ediyorum” deyip ilkin benim adımı söylüyor.
o anki dikkat çekme seviyemle eş değerde olan tek şey cerrahpaşalıların kahvesine giren polat alemdar karizmasıdır. sıralar sabit olmasaydı eminim herkes sandalyesini bana doğru kaydırırdı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar