leziz enfes bir andır.
sınıftaki çalışkanların arasından sivrilip en örnek, öğretmenlerin en takdir ettiği öğrenci olan bahse konu arkadaş hemen her sınavda cevap anahtarı gibi kağıt verir.
sınıfın topyekün döküldüğü sınavda bile iyi not alır. etrafında sırf ders notlarından yararlanabilmek için onunla hep iyi geçinen, sinirlendiğinde nazını çeken bir sürü vasat tip vardır.
güç bela 45 aldığınız sınavda 90 alır 10 puan için kağıdını görmek ister. not fukaralarının gözünde bu doymazlığı içten içe gıcıklık yaratır. öğretmenler onun notunu okuduktan sonra pohpohlayıp kötü not alanlara örnek gösterirler. türk eğitim sisteminde öğretmenlerin en büyük başarı ölçütü bu doyumsuzlardır. sınıfın yarısı dersten kalsın umrunda olmaz. " bakın çalışınca oluyor " hipotezini haklı çıkaran örnek tipler yüksek not alsın yeter.
işte an gelir bir sınav sonrası notlar açıklanmaya başlar. tek tek isimleri okuyup notları söyleyen öğretmen onunkine sıra gelince duraksar oturduğu yerden ona bakarak ağır ağır notunu söyler. zaman durur, rüzgar susar, güneş usul usul bulutların arasına saklanır, okul çatısındaki güvercinler fingirdeşmeyi bırakır. o kuru dudaklardan genelde hakaret işitmeyi kanıksamış sınıfın tembelleri hocanın dediklerine inanmaz ve çalışkana bakarlar, sonra sınıfta bir senkronize mallaşma anı yaşanır.
burada önemli hususlardan birisi öğretmenin notu okurken takındığı istiftir.
kimisi düşük notu okuyup geçer ki bu bak sen de düşük not alabilirsin normal bir şey demektir, kimisi sadece duraksar ve diğer notları okumaya devam eder, kimisi de okuduktan sonra çalışkana " neden böyle oldu " gibi sorularla analitik çözüm getirmeye çalışır. düşük not müdavimcilerinin ise öğrencilik hayatında yaşadığı en büyük mutluluklardan birisi bu andır. teneffüs de başına toplanan vasat tiplerin teselli etmeye çalıştığı çalışkanın yanından sırıtarak geçerler.

devamını gör...
öğretmen için hayal kırıklığıdır. çünkü öğretmen her zaman yazılıdan düşük alıp da sızlanan öğrencilerine '' bak falanca nasıl alıyor, çalış sen de yüksek not alırsın '' diye kendini savunur. ama eğer yaptığı sınavdan en iyi öğrenci bile düşük almışsa, sınıf hakikaten konuyu anlamamış ya da öğretmen çok zor sormuştur. eğer sınıf anlamadığı halde ya da öğretmen zor sorduğu halde hala yüksek alan öğrenciler varsa öğrencilerin düşük not almak için bir bahaneleri yoktur..
devamını gör...
notlar açıklanıp, sıra o sınıfın en inek, en çalışkan öğrencisinin kötü not aldığının, öğretmenin dudaklarından döküldüğü andır.

tüm sınıf, iç ses ve dış sesler halinde, inek oğlum bu kesin 100 çeker diye düşünürken, o öğrencinin kötü not alışıyla sarsılır genç dimağlar. uzun süre bütün sınıf o arkadaşın yüzüne bakar ve derin bir sessizlik oluşur, öğretmen bile şoktadır. oğlum/kızım naptın sen ya filan dercesine bakar böyle. ama almıştır işte.

bu sessizliği genellikle, aralarında çekişme bulunan sınıfın diğer inek öğrencisi bozar. pis kıskanç.
devamını gör...
hele bi de ilk onun sonucu açıklandıysa sınıfta..

-ulan bu bile düşük aldıysa... hocam okumayın geri kalanını ya valla.


gibi sesler yükselir sınıftan.gergin dakikalardır
devamını gör...
çalışkana çıkmış adının lekelenmesi ile birlikte o an, büyük bir travma geçirir. çalışmadığım yerden çıktı gibi kimsenin inanmayacağı mazeretler sunmaz kendisine de diğerlerine de. sessizliğe gömülür. bu davranışı bile sınıfın inek olmayan kısmını deliye döndürür.
devamını gör...
ders notları çalışkan öğrenciden alındıysa ve ondan daha yuksek puan aldıysanız bittiğiniz andır.çalışkan öğrencinin bir daha size ders notlarını vermeyeceği andır.
devamını gör...
sınavına ilk defa bu dönemin finallerinde girdiğimiz sevgili hocamız üst sınıfların söylediğine göre uzun uzun cevap yazanları bırakıyormuş. söz konusu çalışkan arkadaşımız da her sınavda olduğu üzere bu sınavda da ikinci kağıdı aldı. sonucu heyacanla bekliyoruz.*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar