şiraz

rintlerin ölümü:

hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
eski şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle.

ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
ve serin serviler altında kalan kabrinde
her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.

*
devamını gör...
“hafız’ın kabri olan bahçede bir gül var
yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle,
gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
eski şiraz’ı hayal ettiren âhengiyle.
ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;
gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
ve serin serviler altında kalan kabrinde
her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.”
devamını gör...
iranın güzel şehirlerinden biri. şairlerin ve bülbüllerin şehri olarak bilinir. sokaklarından geçerken buram buram portakal çiçeği kokusunu duyarsınız. memleketimdir. yıllardır uğramadığım, görülmeye değer olan yerdir.
devamını gör...
(f.i.) müz. türk müziğinde eski bir mürekkep makam olup zamanımıza kalmış nümunesi yoktur. [hâlen azerî müziğinde de bu isimle bir makam vardır].
(osm.) 'şîrâz'. *
devamını gör...
şîraz. (شيراز)

iran’ın güneyinde tarihî bir şehir.

iran platosunun güneyinde fars idarî bölgesinin (ustân) ortasında iran körfezini kuzeyde isfahan, kum, hemedan ve rey, doğuda yezd ve kirman gibi şehirlere bağlayan tarihî ticaret yolu üzerinde denizden yaklaşık 1.600 m. yükseklikte ve zağros dağları arasındaki bir düzlükte yer almaktadır. hz. ömer döneminin (634-644) sonlarına doğru ebû mûsâ el-eş‘arî ve osman b. ebü’l-âs tarafından fethedilmiştir (belâzürî, s. 563). şehrin bugünkü yerleşim alanının, tarihi çok daha eskilere uzanan bir yerleşimin kalıntıları üzerinde 74 (693) yılında emevî valisi haccâc b. yûsuf es-sekafî’nin kardeşi muhammed b. yûsuf veya daha sonra amcasının oğlu muhammed b. kāsım tarafından kurulduğu kaydedilmektedir (ibnü’l-belhî, s. 132; yâkūt, ııı, 380; arberry, s. 63).

abbâsîler döneminde 255 (869) yılında saffârîler’in hâkimiyetine giren şîraz bu hânedanın merkezi oldu. saffârîler’den amr b. leys, mescid-i câmi‘ adıyla bilinen bir ulucami yaptırdı. 322’de (934) büveyhîler’in egemenliğine geçen şehir özellikle adudüddevle döneminde önemli gelişme gösterdi. adudüddevle bir kütüphane ile bir hastahane ve pek çok cami, saray, bahçe, çarşı, kervansaray inşa ettirdi (zerkûb-i şîrâzî, s. 50-51). bahâüddevle tarafından başşehir yapılan şîraz’ın etrafı ebû kâlîcâr devrinde surlarla çevrildi. şehir 448’de (1056) fülâd sütûn’u mağlûp ederek öldüren şebânkâre emîri fazlûye’nin, 454 (1062) yılında selçuklu hânedanından kirman hâkimi kavurd bey’in idaresine girdi. tuğrul bey’in ölümünden sonra selçuklu tahtını ele geçiren sultan alparslan, kardeşi kavurd bey’in güçlenmesinden çekinip şîraz ve çevresinin idaresini yeniden fazlûye’ye verdi. ancak fazlûye, selçuklu hâkimiyetine karşı isyan etti ve yakalanarak öldürüldü (464/1071). xıı. yüzyılın ilk yarısında şehri yöneten celâleddin çavlı, karaca sâkī, mengüpars ve bozaba gibi güçlü selçuklu emîrleri şîraz’da önemli imar faaliyetlerinde bulundular. bunlar arasında bozaba’nın hanımı zâhide hatun’un inşa ettirdiği büyük bir medreseyi zikretmek gerekir.

şîraz ve çevresi, ırak selçuklu devleti’nin zayıflamaya başladığı dönemde salgurlular’ın (fars atabegleri) kurucusu atabeg muzafferüddin sungur b. mevdûd’un hâkimiyetine girdi (543/1148). şehir iran’da büyük tahribata yol açan moğol istilâsını, atabeg ebû bekir b. sa‘d’ın ögedey han’a elçi gönderip itaatini bildirmesi ve moğollar’la dostane ilişkiler kurması sayesinde zarar görmeden atlattı. hülâgû’nun oğlu mengü timur ile evli olan son salgurlu atabegi âbiş hatun’un yirmi yıldan fazla süren yönetimi sırasında fars eyaleti tamamen ilhanlı egemenliği altına girdi. salgurlular şîraz’da su kanalı, çeşme, han, ribât, dârüşşifâ ve medrese gibi birçok hayır eseri inşa ettiler. bu imar faaliyetleri şehir ve çevresinin ekonomik bakımdan gelişmesini sağladı. fars eyaletinin geyhatu han zamanındaki (1291-1295) vergi gelirleri 250 tümendi (2.500.000 dinar) ve şîraz, devletin olağan üstü durumlarda başvurduğu önemli para kaynaklarından biri durumundaydı. vassâf, 700 (1300-1301) yılında bütün ilhanlı ülkesine konan 20 tümenlik vergiden şîraz şehrinin payına düşen miktarı 4 tümen olarak kaydetmektedir, ayrıca ilhanlı ordusunun 702’de (1303) memlükler karşısında uğradığı yenilgiden sonra şîraz’a 20 tümen ek vergi konduğunu belirtmektedir (târîħ, s. 389, 414-415). ancak 698 (1298-99) yılında baş gösteren kıtlık ve veba salgını şehre büyük zarar verdi. salgının bölgede yaklaşık 90.000 kişinin ölümüne yol açtığı kaydedilmektedir (a.g.e., s. 362). buna tahsildarların haksız yere topladığı 100 tümen vergi de eklenince halkın durumu daha da kötüye gitti. bölgede bu sıkıntılar yaşanırken 699’da (1299-1300) ilhanlı ordusunun suriye seferinde bulunmasından faydalanan çağataylılar’dan duva’nın oğlu kutluğ koca, kirman’ı yağmaladıktan sonra fars eyaletine girdi. cemâziyelâhir 699’da (mart 1300) şîraz şehri önlerine gelen yağmacılar şehir ve çevresine büyük zarar verdiler (a.g.e., s. 368-371; hasan-ı fesâ-yi şîrâzî, ı, 285-286). yeni bir yağma seferinden korkan halkın başvurmasıyla şehrin surları yenilendi.

xıv. yüzyılın ilk çeyreğinde şîraz yeniden toparlandı. 725 (1325) ve 748 (1347) yıllarında şîraz’ı ziyaret eden ibn battûta şehrin bağ ve bahçeleri, su kaynakları, çeşme, cadde ve pazarlarından övgüyle söz etmekte ve şehirde her meslek zümresinin kendi içerisinde örgütlendiğini kaydetmektedir (sefernâme, ı, 215-224). xıv. yüzyılın ortalarına ait bazı vergi kayıtları, şîraz şehri ve çevresinin bu dönemde ulaştığıekonomik gücü göstermesi açısından dikkat çekicidir. ilhanlı devleti’nin 37 hânî yılına (1338-39) ait bütçesini veren imâd es-serâvî bu bütçe içerisinde şîraz’ın ödediği vergi miktarını 572.500 dinar olarak kaydetmektedir (göyünç, xv/20 [1965], s. 83-84). bu rakam, şîraz ve çevresinin ödediği vergi miktarının ilhanlı devleti’nin toplam vergi gelirlerinin beşte birinden fazla olduğunu göstermektedir. eserini yaklaşık 740 (1340) yılında kaleme alan hamdullah el-müstevfî, şîraz’ın vergi gelirlerini, 450.000 dinar olarak zikretmektedir (nüzhetü’l-ķulûb, s. 116). şîraz’a ait vergi gelirlerinin ne kadar yüksek bir meblağ teşkil ettiğini, abdullah b. muhammed el-mâzenderânî’nin risâle-yi felekiyye adlı eserinde (s. 156, 167) yer alan 750 (1349) yılına ait bir bütçede de görmek mümkündür. bu eserde şîraz’ın vergi miktarı zikredilmemekle birlikte fars eyaletinin ödediği toplam vergi miktarı 4 milyon dinara ulaşmıştır.

ilhanlı hükümdarı olcaytu han tarafından fars bölgesindeki hassa arazisinin (incû) idaresiyle görevlendirilen şerefeddin mahmud şah, ebû said bahadır han döneminde şîraz’ı ve fars bölgesinin büyük bir kısmını hâkimiyeti altına alarak incûlular hânedanını kurdu. şehir, 740 (1340) yılında incûlular arasındaki iktidar mücadelesinden faydalanan çobanîler’den pîr hüseyin’in eline geçti. ardından mahmud şah’ın oğullarından cemâleddin ebû ishak, şîraz’a ve bütün fars bölgesine hâkim oldu. şîraz 754’te (1353) muzafferîler’den mübârizüddin muhammed tarafından ele geçirildi ve şah şücâ‘ döneminde hânedanın merkezi oldu. şehir, 795 (1393) yılında şîraz yakınlarında muzafferîler’den şah mansûr’u mağlûp eden timur’un egemenliğine girdi. venedikli seyyah j. barbaro xv. yüzyılın ortalarında şîraz’ı pek çok tüccarın bulunduğu, 200.000 kişilik nüfusa sahip zengin bir şehir olarak tasvir etmektedir (anadolu’ya ve iran’a seyahat, s. 92). şehir timurlular’dan sonra karakoyunlu ve akkoyunlular’ın, 909’da (1503) safevîler’in eline geçti. işrâkī, ekberî ve meşşâî düşünce ekollerini mezceden iranlı filozof ve âlim molla sadrâ, şîraz’da otuz yıla yakın bir süre kendi adına inşa edilen han medrese’de ders verdi. xvı. yüzyıl aynı zamanda şîraz minyatürlerinin şöhrete kavuştuğu bir dönemdir. safevîler’in yıkılış devrinde 1137 (1724) yılında afganlı galzaylar tarafından istilâ edilen şîraz’a birkaç yıl sonra nâdir şah egemen oldu. zend hânedanının kurucusu kerim han zend, şîraz’ı 1180’de (1766-67) başşehir haline getirdi ve imar etti. zendler’in ardından kaçarlar’ın kurucusu ağa muhammed han’ın hâkimiyetine giren (1205/1791) şîraz, tahran’ın devlet merkezi olmasıyla eski görkemli günlerinden iyice uzaklaştı. james morier 1810 yılında şehrin nüfusunu yaklaşık 19.000 olarak vermektedir. şehir 1813 ve 1824 yıllarındaki depremde büyük zarar gördü; 1822’de çıkan veba salgını birçok kişinin ölümüne yol açtı. şehrin nüfusu xx. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızla yükseldi. 1961’de 129.029, 1986’da 848.289 olarak tesbit edilen şîraz’ın nüfusu 2006 yılı nüfus sayımında 1.214.808’e ulaştı. 2009 yılı başlarında 1.247.000’e ulaştığı tahmin edilmektedir.

şîraz günümüzde iran’ı oluşturan yirmi dört idarî birimden fars’ın merkezidir. şehirde geleneksel halı dokumacılığı yanında modern halı ve dokuma fabrikaları da kurulmuştur. ayrıca çimento, şeker, gübre sanayiine ait tesisler bulunmakta, sedef ve gümüş kakmacılık devam etmektedir. bunların dışında şîraz’ın başlıca ekonomik fonksiyonu, 185 km. uzaklıktaki bûşehr limanı’na gelen ve buradan yüklenen malların dağıtım ve toplanma merkezi olmasıdır. şîraz’daki mimari eserler arasında câmi-i atîk (281/894), mescid-i nev (mescid-i şühedâ, mescid-i atâbek, 615/1218), mescid-i sultânî (mescid-i vekîl, 1187/1773), mescid-i nasîrülmülk (1293/1876), kerim han zend kalesi (erg-i kerim han), bâzâr-ı vekîl, hamâm-ı vekîl, hâfız-ı şîrâzî ve sa‘dî-i şîrâzî’nin türbeleri anılabilir. irem, afîfâbâd ve dilgüşâ bahçeleri şehrin tabii güzelliğini yansıtan yerlerdir. şîraz’da yetişen birçok devlet adamı, âlim, şair, edip ve sanatkâr iran kültür ve medeniyetinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. bunlar arasında bündâr b. hüseyin, ibn hafîf kûhî-i şîrâzî, ebû ishak eş-şîrâzî, mecdüddîn-i hemger, rûzbihân-ı baklî, sa‘dî-i şîrâzî, molla sadrâ, kutbüddîn-i şîrâzî, vassâf, zerkûb-i şîrâzî, hâfız-ı şîrâzî, bushâk, örfî-i şîrâzî, bâbâ figānî ve abdî beg sayılabilir.

bibliyografya:

belâzürî, fütûh (fayda), s. 563; ĥudûdü’l-`âlem (sütûde), s. 130-131; makdîsî, aĥsenü’t-teķāsîm (trc. alî nakī münzevî), tahran 1361 hş., ıı, 639-642; ibnü’l-belhî, fârsnâme (nşr. g. le strange - r. a. nicholson), london 1921, s. 115, 132-134; sem‘ânî, el-ensâb, vıı, 449-454; yâkūt, mu`cemü’l-büldân, ııı, 380-381; vassâf, târîħ (nşr. muhammed isfahânî), tahran 1338 hş., s. 147-163, 340, 349, 362-363, 368-371, 389, 414-415, 436-437; müstevfî, nüzhetü’l-ķulûb (strange), s. 114-116; ibn battûta, sefernâme (trc. m. ali muvahhid), tahran 1337 hş., ı, 210-234; zerkûb-i şîrâzî, şîrâznâme (nşr. ismâil vâiz cevâdî), tahran 1350 hş., s. 33-37, 43, 50-51, 99; cüneyd-i şîrâzî, teźkire-i hezâr mezâr terceme-i şeddü’l-izâr (trc. îsâ b. cüneyd-i şîrâzî, nşr. nûrânî visâl), şîraz 1364 hş., tür.yer.; abdullah b. muhammed el-mâzenderânî, risâle-i felekiyye (nşr. w. hinz), wiesbaden 1952, s. 156, 167; hasan-ı fesâî-yi şîrâzî, fârsnâme-i nâśırî (nşr. mansûr rastkâr-ı fesâî), tahran 1367 hş., ı-ıı, tür.yer.; g. le strange, the lands of the eastern caliphate, cambridge 1905, s. 248-298; behmenkerîmî, râhnümâ-yi âŝâr-ı târîħî-yi şîrâz, tahran 1328 hş., tür.yer.; nejat göyünç, das sogenannte ğāme‘o’l-hesāb des ‘emād as-sarāvī. ein leitfaden des staatlichen rechnungswesens von ca. 1340 (doktora tezi, 1962), göttingen philosophische fakultät, s. 149-150, 155-167; a.mlf., “imâd es-serâvî ve eseri”, td, xv/20 (1965), s. 73-86; m. takī mustafavî, iķlîm-i pârs, âŝâr-ı târîħî ve emâkîn-i bâstânî-yi fârs, tahran 1343 hş., tür.yer.; a. j. arberry, şîrâz: medînetü’l-evliyâǿ ve’ş-şu`arâǿ (trc. sâmî mekârim), beyrut 1967, s. 63; erdoğan merçil, fars atabegleri, salgurlular, ankara 1975, s. 3-26, 88, 122, 131-142; v. v. barthold, teźkire-yi coġrafyâ-yi târîħî-yi îrân (trc. hamza serdâdver), tahran 1372 hş., s. 170-175; j. limbert, shiraz in the age of hafez, the glory of a medieval persian city, seattle-london 2004, tür.yer.; j. barbaro, anadolu’ya ve iran’a seyahat (trc. tufan gündüz), istanbul 2005, s. 92; d. aigle, le fārs sous la domination mongole, politique et fiscalité (xıııe-xıve s.), paris 2005, tür.yer.; a. k. s. lambton, “mongol fiscal administration in persia”, st.ı, lıv (1986), s. 79-96; lv (1987), s. 97-123; a.mlf., “ѕћīrāz”, eı² (ing.), ıx, 472-479; r. watabe, “the local administration of the ılkhanid dynasty: a case of fars”, annals of japan association for middle east studies, sy. 12, tokyo 1997, s. 185-216; cl. huart, “şîrâz”, ia, xı, 562-563.

osman gazi özgüdenli *
devamını gör...
ilk önce şarabı ile google' da tanınan iran şehri. isfahan'dan kadın taksi şoförü ile 6 saatlik yolculukla ulaştık ve iki gece kaldık. 1,5 gün dolaşıp son gün öğlen saatlerinde yezd için yola çıktığımız şehir oldu. artık her konuştuğumuz kişiye müslüman mısın diye sormaya başladık. ilk gün yol yorgunluğu vs. yemeği bile otelde yiyip dışarı çıkamadık ve genelde turlara yönlendiriyor oteller, bizde ertesi gün için anlaştık, kişi başı yaklaşık 9 euro, sabah heyecanla nasırülmülk camii ne yola çıktık, meşhur vitrayların renk cümbüşünün olduğu yer, özellikle sabah gidilmesi gereken bir yer, fotoğraflar için sıra bekliyorsunuz, giriş ücretli ama biz ilkin göremedik, bayram ve normal tatilleri karıştığından artık bir yerin kapalı olmasına şaşırmamaya da başladık, ertesi sabah tekrar gittik.



ve persepolis, en çok merak ettiğim yerdi. burası da çok sıcak olduğundan öğleden önce gitmeye çalıştık. belki de çoğu kişi sadece fransız yapımı animasyon olarak biliyor, çizgi romandan animasyon yapılmış, çizer de paris' te yaşamış iranlı. antik şehir olan persepolis büyük iskender tarafından neredeyse yıkılmış. yakınında sanırım necropolis adı verilen alanda kral mezarları ve yapılış nedeni hala çözülemeyen cube of zoroaster (ka'bah-e zardusht ) mevcut, ama orada kulağıma uydurmuyorsam hac yeri olarak ta görüldüğünü duydum.


devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar