şirk

şirk, adem aleyhisselamdan sonra nuh aleyhisselamdan önce çıkmıştır. hz. nuh'un da gönderilme sebebi şirki ortadan kaldırmak içindi. adem aleyhisselamdan sonra insanlar kendi içlerinde olan iyi insanları unutmamak ve onları hayırla yad etmek için resimlerini ve heykellerini yapmaya başladılar. zamanla bu davranış o heykellerden medet umma şeklini almıştı. ve sonra hz.nuh gönderildi.
devamını gör...
*. iyi niyet sonucu ortaya çıkan durumlardır.
dini dört dörtlük yaşama mücadelesi veren insanların, diğer insanlar tarafından çok sevilmesi, bu insanın ne diyorsa doğru kabul edilmesi... onun da bir yaratılmış insan olduğu unutulması... dinin değil de bu insanların ön plana çıkmasıyla ortaya çıkan durumdur...
devamını gör...
o putlar kendilerine yardım edemezler, nasıl olur? zaten bunlar, onlar için hazırlanmış askerler. yasin 75


--- alıntı ---
Şirkin asıl çelişkisi şuradadır. müşrik, putundan yardım bekler; amma aslında müşriğin yardımı olmasa put varlığını devam ettiremez. Hazır kuvvet halinde nöbettarlık, bekçilik eden putperesttir ki, şirki devam ettirir. Yani o ona asker, öbürü buna asker! Ayet'i kerime bu iki anlamı mükemmel bir tarzda toplamaktadır.
--- alıntı ---
devamını gör...

--- alıntı ---
Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.
--- alıntı ---

(ankebut suresi 17)
devamını gör...
tevbe edilmediği takdirde affedilmez, tevbe edilirse affedilir.

başka sorunuz?

ek: "asla bağışlamaz" kısmından "tevbe hariç bağışlamaz" anlamını çıkaramayan arkadaşlar için: diğer günahlar tevbe edilmemiş olsa da bağışlanabilir. tevbe etmek, günahtan vazgeçmek, pişmanlık göstermek doğru yola dönmek demektir. gerçek bir tevbe her zaman kabul edilir. netekim müslüman olmadan önce islam'a karşı düşmanlık gösterenler bile, müslüman oldukları zaman, yeni dostlar olarak karşılanmıştır. günahından vazgeçen, günah işlememiş gibidir. peki ya vazgeçmeyenler? eğer günah kul hakkı ile ilgiliyse, hakkı yenen kul bağışlamadan bağışlanmaz. kul hakkı ile ilgili olmayan, imansızlıkla da ilgili olmayan bir günahsa, kişi tevbe etmemişse bile Allah bunu bağışlayabilir. ister bağışlar, ister bağışlamaz. imansızlık ise, tevbe edilmeden ölünmüşse asla bağışlanmayan bir günahtır. çok mu karışık?
devamını gör...
türbe taşlarına el yüz sürmek. o taşlardan medet ummak. türbedeki zattan bir şey istemek. tarikat şeyhine itaat etmek, o ne derse doğrudur demek. şeyhini herşeyden çok sevmek. Allahtan başka bir şeyden af dilemek,peygamberlere bile beni affet demek. bunlar günümüz insanın içine düştüğü şirk bataklığıdır. malesef islam alemi şirkin içine batmıştır. bunların bir çoğunu, çoğu müslüman yapmaktadır.
devamını gör...
şirk (şe-ri-ke) fiilinden türemiş bir mastardır. paylaşmak, bölüşmek, ortaklaşa kulanmak demektir. şirki işleyen kişiye de müşrik denir.

şirk koşmak allah ı bırakıp tamamen başka bir ilaha tapmak değildir. bunun ismi küfürdür..şirk, allah ın kendine ait olduğunu beyan ettiği sıfatlardan herhangi birini allah ın sahip olduğu gibi hehangi bir objede, bir insanda veya bir ideolojide görmemiz neticesinde o şeyin ilgili vasfından dolayı allah a ortak koşulmasıdır ki, işte şirk tam da budur..

allah ın sıfatları zati ve subuti diye ikiye ayrılır: zati sıfatlar allah ın sadece kendisine ait olan sıfatlarıdır.
örnek: kıyam bi nefsihi: varlığı için bir başkasına ihtiyaç duymayan
subuti sıfatları ise sadece rabbimizin şahsına ait değil, kainata da bu sıfata ismen haiz olan diğer mahluklarda olan olabilecek sıfatlardır..semi (işiten) sıfatı gibi.. bu alah ın insanlara ortak olan bir sıfatıdır. ama buradaki ortaklık sadece isim olarak bir ortaklıktır, yani allah ın işitmesi ile insanın işitmesi boyut ve keyfiyet açısından asla eşit değildir..

şimdi bizler filanca şeyh efendi filanca uzaklıktaki filanca kişinin ne dediğini bilmektedir desek şeyh efendiyi allah a semi sıfatı ile şirk koşmuş oluruz.. çünkü insanların işitmesi allah ın işitmesi gibi değildir.. Allah a ait bir sıfatı keyfiyet olarak aynıyla bir insana veya başka bir mahluka atfetmek şirkin ta kendisidir..

bir diğer şirk çeşidi olarak aşağıdaki ayette de açıkca değinilen allah a yaklaştırsın diye Allah ile arasına başka bir şeyler koymaktır.. mekkeli müşriklerin allah ile aralarına putları koyması gibi.. veya günümüzde dilek ağacı denilen putlara çaput bağlayanların allah ile aralarına bu ağacı ve ahirette boyunlarına dolanacak o çaputları koymaları gibi..

"iyi bilin ki, halis din yalnız allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez." (zümer suresi 3. ayet)



devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar