sivrisinek

( birşeyler yapmak için çok küçük yada çok aciz olduğunuzu düşünüyorsanız ; bir sivrisenekle aynı yatağa hiç girmemişsiniz demektir ) incelendiğinde dehşet bir canlıdır. siz hiç tavana yapışabilen bir helikopter yada uçak gördünüz mü?
yada zemin ne kadar bozuk olursa olsun inebilen bir uçak yada helikopter.
devamını gör...
--- alıntı ---

sivrisinekler yok edilmeli mi?

yeditepe üniversitesi mütevelli heyeti başkanı bedrettin dalan önceki gün üniversitelerinde yaptıkları kök hücre çalışmaları ile ilgili basın toplantısında insanlık için tehlike oluşturan sivrisinekleri tümüyle yok edecek çalışmaların üniversitede tamamlandığını söylemişti. dalan "çalışmalar inşallah tamamen bittiğinde insanın bir düşmanı daha yer yüzünden yok olacak". sivrisineğin larvasını tamamen yok eden çalışmalar bakteriyel çalışma ile bitirildi" şeklinde konuşmuştu. bölüm bünyesinde yapılacak çalışmalar için 60 milyon dolar yatırım yapıldığını kaydeden dalan çalışmalar ilerledikçe yatırımlarının artacağını da eklemişti.

dalan`ın sivrisinekler ile ilgili yaptığı bu açıklama tam da arıların ve sineklerin birden bire kaybolmaları ile ilgili tartışmaların yaşandığı günlere denk gelince biz de bununla ilgili bir araştırma yaptık. gerçekten sivrisinek türü yok edilmeli miydi? bu insanlığın yararına bir girişim midir? yaptığımız küçük bir araştırma sonucu gördük ki dünyada herhangi bir türün yok edilmesi tabiat dengesini baştan sona sarsacak sonuçlara yol açabilir. zira türkiye`nin bilim denilince ilk akla gelen kurumlarında türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu(tübitak)`ın resmi internet sitesinde `sivrisineklerin doğaya sağladıkları fayda nedir? daha doğrusu böyle bir faydaları var mıdır? onlar olması doğanın dengesi bozulur mu?` şeklinde sorulan bir soruya tübitak uzmanlarınca verilen cevapta aynen şu ifadeler yer almaktadır: `bir canlının ekosistem içerisinde tanımlanabilecek rolüne besin ve enerji zinciri-ağları içerisinde bulunduğu yere ilişkilerinin bütününün kendisine biçtiği işe `niş` adı veriliyor. bir canlı türünün yok olması eğer ekosistemde o*nun nişini doldurabilecek bir canlı bulunmuyorsa kesinlikle doğal dengede aksamaya sebep olur.`

sivrisinekler insanliğin düşmani mi?

tübitak`ın bu açıklamasında yaratılan her türün ekosistem denilen büyük tabiat düzeninde bir görevi ve yeri olduğu anlaşılıyor. bazı görevler kesinlikle hayati önem taşırken bazılarının ise ikame edilebilir nitelikte olduğu görülmekte. ancak suni bir şekilde ekosistemin herhangi bir birimine yapılacak bir müdahalenin riskleri de oldukça fazla. zira kelebek etkisi gibi gayri fıtri küçük bir müdahale bile çok büyük felaketlere yol açabilmekte. peki sivrisineklerin bedrettin dalan ve yeditepe üniversitesi`ndeki uzmanların belirttikleri gibi `insanlığın düşmanı` olduğu ve `tamamen yok edilmeleri gerektiği` doğru mudur? daha da önemlisi sivrisineklerin varlığının sebep ve hikmeti nedir? dilerseniz önce bu mikro canlıları bir tanıyalım.

sivrisineklerin müthiş yapisi

bir sivrisinek basitçe baş gögüs ve karın kısmından oluşur. başının iki yanında antenleri vardır. erkek sivrisinekler dişileri kanat çırpma seslerinden tanıyabilirler. göğüs kısmında kanatları ve 3 çift ayakları bulunur. karınları ise o*nlara kendi ağırlıklarından fazla kan emme şansı tanıyacak biçimde esnek bir deriye sahiptir. böylece şişerler ama patlamazlar. kan emerek beslenen `sivrisinek` çok mükemmel bir pompalama mekanizması kullanır: başının içi tümüyle kaslarla kaplı boşluklar şeklinde dizayn edilmiştir. buradaki kaslar kasılıp gevşediklerinde sineğin borusunun iki ucu arasında 1-2 atmosferlik basınç farkı oluşur ve kan saniyede 5 metrelik bir hızla yükselmeye başlar. bu yüksek akış hızına rağmen sivrisineğin ne borusunda ne de başka herhangi bir dokusunda tahribat ve çatlama olmaz. çünkü kanın geçiş yaptığı tüm dokular kanın bu hızı ve basıncına dayanabilecek yapıda yaratılmıştır. `sivrisinekler` vücutlarının altı katı kan emerler; bu 15 dakikada 300 mikrolitre kan demektir. bu bir insanın aynı süre içinde 200 kilo su içmesine denktir. tüm kan emiciler gibi ne zaman kan emmeyi durduracaklarını söyleyen sinir sistemine bağlı gerginlik algılayıcılarına sahiptirler. sivrisineklerin yaşamak için şekere protein`e ihtiyaçları vardır. bunu da bitki ve meyve sularından elde ederler. kana ise yalnız dişi sivrisinekler muhtaçdırlar çünkü dişiler yumurta üretirler ve bunun için kana ihtiyaç duyarlar.

sivrisinek cilde en yakın olan damarı tespit ettikten sonra alt ve üst çene yardımıyla altı bıçaktan oluşan kesme sistemiyle deriyi derinlemesine keserler. bu bıçaklardan birinden akıtılan sıvı dokuları uyuştururken aynı zamanda kanın pıhtılaşmasını engelleyerek kanın dişi sivrisineğin karnına doluşunu devam ettirir.

besin zincirinde önemli yeri var

burada en önemlisi ise sivrisineklerin besin zincirindeki yerleridir. ekosistemde her türün besin zincirinde bir yeri vardır bu hayati bir önem taşır. işte böylece kurbağalar balıklar kertenkeleler bukalemunlar kuşlar yarasalar ve böcek larvaları sivrisinek ve larvalarıyla beslenirler.

sivrisinekler hastalık bulaştırmada oldukça etkin olduklarından son yüzyıllarda sivrisineklerle mücadele etmek için kimyasal ve biyolojik bir çok yönteme başvurulmuştur. yeditepe üniversitesi`nin yaptığı çalışmada muhtemelen bu türden bir çalışmayı içermektedir.

ekosisteme müdahale edersek ne olur?

prof. dr. orhan kural`insanlığın bencilliği ve ekosistem` başlıklı bir makalesinde ddt denilen sivrisinekleri yok etmek için kullanılmış bir kimyasal ile ilgili şu ilginç olayı aktarır: `ddt 1874 tarihinde bir alman kimyacı othmar zeidler tarafından bulunduktan 65 yıl sonra isviçre`li kimyacı müller tarafından `böcekleri yok ettiği anlaşılmış` ve bu kişiye bir de üstüne 1948`de nobel ödülü verilmiş. ne de olsa her şey insan için değil mi? bakın neler oldu ddt`nin ilerleyen yıllardaki öyküsünde! endonezya`nın borneo adası`nda dünya sağlık örgütü`nce 1950`li yıllarda sıtmaya karşı ddt kullanıldı. ilk yıllarda çok başarılı (?) bir mücadele ile sivrisinekler ve sıtma hastalığı kontrol altına alınmış ancak bir süre sonra veba salgını ortaya çıkmış ve yerlilerin sazdan yaptıkları damları başlarına çökmeye başlamış. bilimsel çalışmalar yapılmış ve ddt`nin tırtılların düşmanı olan faydalı böcekleri öldürdüğü anlaşılmıştır. predatörleri ortadan kalkan tırtıllar çoğalmış sazları yemeğe başlamışlar evlerdeki hamamböceklerinden bulaşan ddt beslenme yolu ile hamamböceklerinden kertenkelelere geçmiş ve o*nların da ölümüne neden olmuştur. bu şekilde tüm ekosistem bozulmuş. kedi popülasyonu azalınca bu defa adada fareler artmış ve veba salgını çıkmış. sıtma hastalığı tedavi edilebilir ama ekosistem `asla`.
bakın daha sonra neler oldu ? amerika`da yaşayan penguenlerde bile ddt bulundu. atmosfer olayları ve deniz akıntısı ile bu zehirler güney kutbu`na kadar yayıldı. ddt hızlı bir kuş katili oldu çıktı. özellikle kartal atmaca pelikan ve şahin gibi yırtıcı ve balık avlayıcı kuşların dokularında ddt birikiyordu. böylece bu hayvancı kların yumurtalarının kabukları inceldi ve üreme şansları azaldı. ormanların ddt ile -lanması sonucu burada yuva yapan ateş karıncaları tamamen yok oldu. ormanlık alanlardan nehirlere taşınan ddt burada bulunan sazan ve alabalık topluluklarını etkilemiş ve somonların yarısı da can çekişerek ölmüştür. sonunda bu zehrin uzun bir besin zinciri ile yolu ile `insan vücuduna` ulaşıp vücutta biriktiği de anlaşılmış ve ancak keşfinden 30 yıl sonra önce ddt denen zehire nobel ödülü veren isveç`te ardından da tüm dünyada kullanımı yasaklanmıştır.`

bir daha düşünün

işte ekosisteme yapılan basit bir müdahalenin yol açabileceği sonuçları bir bilimadamının sözlerinden dinledik. şimdi sormak gerekiyor sivrisinekleri gerçekten tamamen yok etmek istediğinizden emin misiniz?

http://www.maxicep.com/belgesel/sivrisinekler-insanligin-dusmani-mi-169849.html
--- alıntı ---
devamını gör...
ayağımı 10 bin yerinden sokup, şişirdikleri için teşekkürlerimi sunarım. ne yani birgün bahçeye şortla çıkamayacakmıyız?
devamını gör...
dün gece saat 23:xc sularında bilgisayarın hemen üstündeki duvarda gördüm kendilerini sinsice saldırdım ancak mahlukatın küçüklüğünden midir yoksa benim beceriksizliğimden midir nedir tutturamadım mereti... emeğime yazık oldu
devamını gör...
öldürmek te kar etmez.kan davasından beter.akrabaları hemen intikam için saldırıya geçiyor.belediyelerin ilaçlaması yasaklandıktan sonra , bunlar daha da büyüdü hem.şimdi sivrisinek mi karasinek mi anlaşılmıyor anasını satayım.aha demin monitörün üstünde geberttim bir tane daha.bakalım intikam için ne zaman gelecek kardeşi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar