sohbet

muhabbetin vesilesi.
sohbette in'ikas vardır derler. nurlanma. istifade. gerçekten bazı kimselerle havadan sudan dahi konuşsanız bir bakarsınız ki ruh haliniz değişmiş.bunu neyle izah edebilirsiniz ki?
devamını gör...
küçük zihinsel ürünlerin sergilendiği panayır. her sergi açan komşusunun mallarını inceleyerek azimle kendininkilerin düzenlemesini yapar.
/ alıntı
devamını gör...
beraberlik.

insanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile bir araya gelip, Allahü tealanın ve peygamber efendimizin beğendiği, hoşnud olduğu şeyleri konuşması. kişinin kendinden üstün olanla beraber olmasının hakikati, o zata hizmettir. aşağısında olanla sohbetin gereği, onun hallerinden bir noksanı gördüğünde onu ikaz edip, kusurundan haberdar etmektir. aynı seviyede olan sohbet arkadaşlarının sohbetlerinin hakikati, başkalarının, yabancıların yanında birbirlerinin kusurlarını görmezlikten gelmektir. (seyyid abdülhakim arvasi)

kalbinde bir katılaşma gördüğünde, salihlerle sohbet et, onlarla bulun, yemeği azalt, nefsinin isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır. (ahmed bin ebü'l-havari)

sohbet, dünya bağlılıklarını keser ve hakiki iman kazandırır. (sıbgatullah arvasi)

eshab-ı kiram, resulullah'ın daha ilk sohbetinde öyle şeyler kazanmışlardır ki, ümmet arasındaki velilerin, bunlara en sonda kavuştukları bilinmektedir. bunun içindir ki, tabiin'in (eshab-ı kiramı görenlerin) en üstünü olan veysel karani, hazret-i hamza'nın katili olan vahşi'nin, resulullah'ın bir kerecik sohbetinde bulunmakla yükseldiği mertebeye yetişememiştir. çünkü sohbetin fazileti bütün faziletlerin ve kemallerin üstündedir. (imam-ı rabbani)

sohbeti ganimet bilmelidir. sohbetin üstünlüğü bütün üstünlüklerin ve kemallerin üstündedir. (imam-ı rabbani)

bir kimse alimlerin sohbetinde bulunur, fakat onlara hürmet etmezse, onlardaki feyz ve bereketlerden mahrum kalır. onlardaki nurlar kendisinde asla zuhur etmez, görünmez. (ebu ali sakafi)

insanların en kötü ahlaklısı, dostunu, düşmanını ayırmayan ve sohbet ehlinden uzak yaşayandır. (muhammed bin galib)

nakıs olanların yani tasavvufta yetişmemiş olanların sohbeti öldürücü zehirdir. (imam-ı rabbani)

erenlerin sohbeti, ele giresi değil sohbete kavuşanlar, mahrum kalası değil sohbet, kalbi eder pak ona imrenir eflak ademi arif eden tac u hırkası değil. (m. sıddik gümüş)

*
devamını gör...
olmak cesareti kitabından:


"sohbet ancak diğergâmlığı yücelten, narsizmi kınayan bir kültürde zemin bulabilir. çünkü o, konuşmanın yanı sıra susmayı da gerektirir. susma, yani karşıdakilerin sözlerine kalbini açma; susma, yani muhatabını dinleme, geri plana düşme, onu anlama ve onunla hemhal olma cehdi ister sohbet. kendi benliğinin uğultusu dışındaki tüm seslere kulak tıkayanların, sohbet meclisinde yerleri yoktur." *

...

"modern tecrübe, sohbet halkalarını da darmadağın etme davasındadır. zenginle fakir, işçi ile patron, öğretmen ile öğrenci aynı irfan meclisinde buluşmuyor artık. ruh akrabalığı yerini rütbedaşlığa bırakmış durumda. sohbet ise 'geyik muhabbeti'ne." *

...

"tek tip insan projesine karşı sohbet halkalarını diriltmek gerekiyor. her birimizin, diğerinin yüzünden ve kalbinden kendi macerasını okuduğu; her insanın, bir diğerinin talebesi olduğu irfan sofralarını evlerimize ve gönüllerimize yaymamız gerekiyor.
sohbetin ihyası aşk ve muhabbet mesleğinin ihyası demektir. ancak varlığından ve rütbelerinden soyunup üryan olanların kabul edileceği bir meslektir bu; fena gülzarına bülbül olanların değil." *
devamını gör...
dün bi cafe tarzı bi yere gitmiştim..4 kişi oturmuşlar..3' ü teline biri de tv ye bakıyordu..bence insan artık en çok telefonuyla yapıyor sohbetini..
devamını gör...
sohbet: arapça, arkadaşlık yapmak, karşılıklı konuşmak vs. gibi anlamları olan bir kelime. Allah'a
ulaştıran tasavvuf okullarının her biri, "hizmet" ve "sohbet" gibi iki temele dayanır. bu ikisi, sâliki, maneviyat
yüceliklerine ulaştıran vasıtadır. sohbette, mürşid-i kâmilin ruhundaki kabiliyetlerin müride yansıması (in'ikâs)
yani kabiliyet aktarımı söz konusudur. bu yüzden Allah dostları, sohbete çok önem verirler. hoca bahâeddin
nakşbend hazretleri "tarîk-ı mâ bâ suhbetest" (yolumuz sohbetledir) sözü, nakşî yolunun ana düstûrunu
oluşturur. peygamberimizin (s) arkadaşlarına "ashâb" denilir ki, bu kelime "suhbe" masdarından türemiştir.
hz. resûlullah (s)'ın, sahabe-i kiramı (r), sohbet yoluyla yetiştirmesi, sûfiyye yolunda vazgeçilmez, göz ardı
edilemez bir metod olarak kabul edilmiştir. bazı tasavvuf okullarındaki şeyhler, hırka giydirerek nisbeti
naklettiği için "hırka şeyhi" adını aldığı gibi, sohbetle nisbet geçiren şeyhler de "sohbet şeyhi" olarak
anılmıştır. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar