sözlüğümüzdeki oylama duyarsızlığı

yazarların yazma şevkine darbe indirmektedir ve cogito sözlük'e zarar vermektedir, bu iki sebep de beni ciddi manada üzmekte ve düşündürmektedir..

bu hususta tüm yazarların empati yapması gerekir.. nasıl olsa oy veren birileri olur mantığıyla duruma yaklaşmak zamanla kendi topuğumuza sıkmaktır..

en çok oy veren 7 ismin sözlüğün yönetimindeki ve moderasyonundaki isimler olması oldukça manidardır..

başlığın okunma sayısı yerine göre 100 falan oluyor ama ne eksi ne de artı verilmemiş.. lütfen birazcık hassasiyet..

her cümle bir emektir, birikimden hasıl olmaktadır.. bunu unutmayınız rica ediyorum..

lütfen bu başlığı silmemi sağlayacak denli bu problemin üstesinden gelelim, oylayalım, oylanalım..

şahsen az oy vermiş kimselerin tanımlarını oylarken bundan sonra tekrar düşüneceğim, açtıkları başlıkları da canlandırmamayı tercih edeceğim..

saygılar..
devamını gör...
bazı aktif yazarların ısrarla inatlarını sürdürdüğü mevzudur. iyi niyetle açılmış bir düşünce platformunda, düşüncelerin beyanı sonrası herhangi bir reaksiyon alamayan kişinin bir sonraki düşüncesini yazmak için tereddüt etmesi normaldir, zira kişi okunduğunu biliyor fakat herhangi olumlu yahut olumsuz bir tepki almamış, bunun sinir bozucu olduğunu bilmeyen yoktur sanırım.

yazarların emeklerine halel gelmemesi için her gün girilen tüm tanımları okuduğumu ve daha evvel de okuduğum her tanıma oy vermeye çalıştığımı belirtmiştim. sizden böyle bir beklenti içine girmek saçma olur elbet ama hepimizin sözlüğü okuyan kimseler olmasına rağmen oylama oranlarının düşük olması gereçkten çok manasız geliyor.

zor olan nedir? okumaya ayrılan vaktin belki 10'da 1'i kadar zaman tutmayan oy verme butonuna tıklamak mı?

'artı verecek kadar iyi değil, eksi verecek kadar kötü değil!' bir savunma mekanizması olarak yerleşmeye başlamış farkettiğim kadarıyla, ee arkadaşlar kimse allame-i cihan değil zaten, fakat zihinsel terazide elbet olumlu yahut olumsuzdan biri ağır basar. hadi basmadı diyelim, o zaman da hüsnüzan ile artıya basıverin mübarekler, sırf o kişinin emeği bile sebep gösterilebilir. nedir bu geri çekilme hali, çeyrek altın mı takıyorsunuz yahu?

okumadan oy vermenizi asla temenni etmiyorum, fakat dediğim gibi empati yaparsak belki biraz durumu kavramış oluruz.

'ben fazla tanım okumuyorum, sadece yazmak için buradayım!' diyenlere ise pek diyecek laf bulamıyorum, açıkçası farkındalık dışı bir enaniyet demek istemiyorum ama maşallah bu arkadaşlar kendilerini halka vakfetmişler sanırım, yani diğer insanların düşünceleri pek de mühim değil sanırım onlar için, kişisel tercihtir ama açıkçası samimi bir inandırıcılıktan çok öte.

başlığın ilk tanımında ve bu tanımımda yer alan ifadeleri 'dikta, kaba, zorlama, panik' gibi sıfatlarla niteleyenler olacaktır, her ne kadar böylesine önyargılı ve acayip hezeyanlara sahip kimselerin fikirleri değişmeyecek dahi olsa ben bana düşeni yapıp belirteyim: bu sözlükte yazan herkese büyük bir saygım, teveccühüm, hüsnüzannım hatta sevgim mevcuttur. böylesine hisler beslediğim kimselerin sözlükten uzaklaşmasını ve halis niyetlerle yola çıkılmış sözlüğe iyi kötü emek verenlere böylesine duyarsız kalınmasına yönelik yazdım bunları..

açıkçaı, cogito sözlük'ü bitirmek istiyorsak 'oylama yapmamak' harika bir fikir!

devamını gör...
birazdan okuyacaklarınız "bazı meseleler temcip pilavı gibi önümüze getiriliyor" düşüncesi uyandırabilir fakat bahsetmekte bir kez daha yarar olduğunu düşündüm diyerek başlayayım.

sözlüğümüzün bir kuruluş gayesinin olduğu gibi hepimizin burada bir bulunuş amacı var. amaçsız takılmıyoruz bu ortamda. tek tek saymaya gerek yok şunun için bunun için diye. bununla beraber geçmiş bir zaman sözlükte karşılaştığı münferit bir olayla ilgili yazmayı bırakma kararı alan bir arkadaşımla yaptığım görüşmede söylemiştim: "sırf tanıdığım insanların hatrına bile yazmaya değer". amaç-maksat konusundaki ilk tercihim budur sözlük algımla ilgili.

ikincisi ise yazmak. yazmak ve sözlük yazarlığı konusundaki düşüncelerimi (bkz: #137005) tanımımda dile getirmiştim.

işin kişisel tatmin yönü var bir de tabi. amatör anlamda yazarlık yapmak için sözlükler eşi bulunmaz yerler.
capcanlı bir ortam. kelimelere hükmediyorsun, hikayeler, diyaloglar, şakalar, tanımlar yazıyorsun ve sözlük sana direkt reaksiyon veriyor.
oylanıyorsun, eleştiriliyorsun, üslubunu biraz daha değiştirmesi gereken yazar deniyor hakkında, süperkulade bir yazar diyor başka birisi.
kendini izliyorsun başkalarının cümlelerinde ve bunların hepsi yazdığın cümleler sayesinde oluyor.
bu inanılmaz bir şey.
soğuk bir odada hastalık nöbetleri eşliğinde suç ve ceza'yı yazan dostoyevski'yi düşünüyorsun. o belki de hiçbir zaman alamadı böyle reaksiyonlar. okutacak birisi bulabilmek için kilometrelerce yol tepti koltuk altındaki hikayeleriyle.

kişisel tatmin konusunda ise en önemli konulardan birisi oylamak. ben tatmin olmak istemiyorum maksat vakit geçirmek diyenler sadece eyvallah cevabını duyabilirler.
fakat sözlük yazarlığındaki en önemli tatmin güdüsü oylama butonuyla gerçekleşir.
yazarlıkla kazanılan en önemli haklardan birisi oylama butonuna hükmedebilmek.
yazar olarak bu hakka sahip oluyorsun ve beğenmediğin bir tanımı eksileyebiliyorsun beğendiğin tanımı artıya boğmak istiyorsun.
bunların hepsi sözlük yazarlığı gibi bize sunulmuş birer şans. bizlerin bunu görmesi imkansız gibi zira her şeyi tükettiğimiz, karşılaştığımız fevkalade hadiseleri bile normal addettiğimiz zamanları yaşıyoruz.

bu başlığın oylamama problemi olması bile can sıkıcı evet. keza ben sözlükte oylama problemi görüyorum. bir başlık 200 defa okunmuş yoruma dayalı bir tanımın aldığı oy en fazla 2.
en azından 50-60 kişi online olan sözlüklerde haftada 6-7 oy alan tanım en beğenilenler listesine girerken biz de bu sınır 10-11 oy civarında geziyor bu cogito için iyi bir durum. fakat oylama alışkanlığını kazanamayan ya da belli başlı kişiler dışında yazılanları oylamayan arkadaşlar için bir örnek vermek istiyorum.

gündelik hayatımda hiç tanımadığım insanlara bile günaydın demekten imtina etmiyorum. sabah bana selam vermeyen komşuma günaydın diyorum, girdiğim akbil dolumu yapan kuruyemişçiye günaydın diyorum, iett şöförüne günaydın diyorum, uğradığım poğçacıya günaydın diyorum elhasıl sabahleyin hiç konuşma gereği bile duymayacağım bu kadar insana günaydın diyebilirken sözlüğe emek veren, tanım yazan, başlık açan, kelimelere can veren yazarları oylamamak bana saçma geliyor.

ve okuduğum her tanımdan sonra ama iyi ama kötü oy butonuna basıyorum.
bundan büyük keyif alıyorum. herkese tavsiye ediyorum. en azından denemeye değer..
devamını gör...
sanırım yavaştan çözülmeye başlamış. gün içerisinde oyladığım bütün tanımlar benden önce oylanmış.

20 defa okunmuş bir başlık altındaki tek tanımın oylanmadığını da görmüştük, o yüzden gün itibariyle doğru yolda gibiyiz, herşey güzel olacak sanki.

not: tanımları gözden kaçmış arkadaşlar kusura bakmasın, eksi ya da artı bir şekilde dönüş yapardık, yaparız..
devamını gör...
bugüne kadar hep olumsuz söylemlerde bulunduk bu konuda. fakat gidişatın gün geçtikçe daha iyi olması bizleri sevindiriyor.
bir sözlükte oylamanın aynası geçen haftanın en beğenilen tanımlarıdır. bu hafta listenin zirvesindeki tanım 34 + oy almış. ondan sonraki tanım 28 +. aktif yazar sayısı 90-100 civarında olan sözlüğümüzde bu sayılara ulaşmak çok güzel.
bu listenin en sonundaki tanım 12 + puan almış ki tanım sayısı sözlüğümüze yakın seyreden sözlüklerde bu sayıda + oy almış tanım listenin başında yer alıyor.
oylama kültürünü benimsemeye başladık.
yeni oylama sistemi daha teşvik edici olacak. vazgeçmeden eller butona.
devamını gör...
her yazar kıymetli, her yazısı okunmaya değer.. nice sözlüklerde yelken açtık ama burası kadar rüzgarı huzur vermedi. ustatlar yazsın biz huzurla okuruz. acizane görevimiz değil mi zaten yazısını onurlandırmak..

ne demişler..

akrep olmasın artık ellerde,
yengeç misali kaçılmasın köşelere,
üvey üstat verdi son hakiki rakamları
nazar değirmeden söyleyelim kıymetli maşallahı..*
devamını gör...
yine hortlayan problem, yani anlamıyorum bu kadar mı zor okudugunu oylamak? yada hiç mi okunmuyor yazılanlar. eskiler öğrendi derken yeniler mi acaba oylamaktan aciz kalıyor? birazcık kendinizi diğer yazarların yerine koysanız halbuki. yazık valla. çok yazık. tam diğer sözlüklerden farkımız var, tanımlar oylanıyor, emekler zayi olmuyor, okuyanlar tepki veriyor derken son zamanlarda yine millet işi tembelliğe vurdu. sonra kimse trip atmasın giderken, gitme sebebi belli milletin. dedim ya, yazık valla.
devamını gör...
birçok yazarı derinden etkileyen bir sorundur. cogito sözlük zaten yeni, durmadan yeni yüzler gelmek isteyecek, yazdıklarının okunmasını isteyecekler ne de olsa burası bir sözlük, insanlar okunsunlar diye bir şeyler karalıyorlar. yazarlar sadece ve sadece okunduklarını yazdıkları entrylere verilen oylarla algılayabilirler ama böyle bir yeni sözlükte bu durumun sıkıntı olması yeni yüzleri çok kötü hissetirecektir.

en basitinden bir örnek vererek açıklayalım, bugün sözlüğe sigara içmenin caiz olduğunu düşünmek isminde bir başlık açtım ve kendi yazdığım entry dışında 10 tane entry girildi. peki oylanma sayısı kaç sadece 3 artı/ 1 eksi olmak üzere 4. nerede kaldı diğer 6 oy? nerede kaldı diğer yazmak istemeyip de okuyanların oyları.

biraz çeki düzen verin arkadaşlar, okuyun, okuduğunuzu da hissettirin yazanlara. artı ya da eksi mesele değil, isterseniz tüm herkes okusun ve herkes eksiyi bassın ama en azından bir değerlendirme yaptığınızı göreyim. yazarsanız sözlük kaçmıyor, derviche kapatmadığı müddetçe ki kapatmayacak da yazabilirsiniz.

bakın size bir örnek vereyim,


toplam entry: 10.609.834
toplam oylama: 22.925.329

ne kadar kötü bir durum biliyor musunuz? bazı entryler seri bir şekilde artı ya da eksilendiğini düşünürseniz yüzbinlerce entry hiç oylanmamış bile.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar