sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

2622.
+ olur mu olur mu sensiz olur mu ?
- olur olur olur bal gibi olur
+ olmaz olmaz bu is olamaz
- olamaz mi ? olabilir..
+ hiç bana bakma olmaz oğlan sen kendine..
- olmaz olmaz deme
+ olur da bir gün ...
* lan noluyo !
insanin tansiyonunu oynatınca boyle oluyor , zavallı je.
devamını gör...
2624.
seri eklendiğim için çok mutluyum. demek ki tepki gördüm. insanların tepki göstermesi güzel bi şey. soluk almak gibi olmalı.
devamını gör...
2628.
her günün akşamında hep geçmişime özlem duydum. her gecenin başlangıcında sabahleyin daha iyi olacağım diye kendime söz verdim. tutamadım. hep eskide yaşadım, yaşıyor oldum. hep bir şeyler aradım. neye ihtiyacım olduğunu da bilmiyordum. gitgide arkadaşlarım ve dostlarım artacakken yaşım ilerledikçe dostlarım, arkadaşlarım azaldı. elimde kalanlar da çocukluktaki arkadaşlıklar oldu. onlarla da arama mesafeler girdi. belki bir resmi bayram kavuşturdu ve onlarla da hep eskileri konuştum. hayallerimi. umutlarımı. şair olmak istiyordum biliyor musun. karaladım. yıllar önce karaladıklarımı yazdım. o kadar özlem duydum ki o günlerime google'ye adımı yazıp eski şiirlerime baktım. ismini bilmediğim tanımadığım kimselerin farklı sitelerde paylaştıklarını görünce mütebessim oldum. ama google de acımıyor insana biliyor musun. aradan geçen süre içersinde daha az buluyor artık beni. anlayacağın o da unutmaya karar vermiş eskileri. her gece kendime tekrar söz verdim. müptelası olduğum günahlarıma tevbe ettim. daha 24 saat geçmeden belki yine işledim. yine tevbe ettim. yine işledim. yine tevbe ettim yine işledim. sonra kendimden nefret ettim. şeytanı bıktırana kadar tevbe edecektim. yalnızlıktan bahsederken bu yalnızlığımın hayat arkadaşımdan kaynaklanan bir yalnızlık sanılmasından korktum. hergün saatlerce online olduğum site-sitelerde bu adamın evi, barkı, işi gücü ailesi yok mu denilmesinden endişelensem de önemli değildi. başkalarının ne söylediği. elhamdülillah hayat arkadaşımdan yana bir sıkıntım yoktu. o benim biriciğimdi. ama o eski hemcinslerim olan arkadaşlarımı, dostlarımı özlemiştim. hep bu özlemi bir fıkra ile anlattım çevremdekilere. size de anlatayım: temel bu ya uçakta gidiyormuş. uçakta da dünya güzeli seçilen bir kadın varmış. fıkra bu ya. uçak düşecek tabi. içinden ikisi kurtulmuş ıssız bir adaya düşmüşler. sadece ikisi sonra evlenmişler. bir süre sonra temel sıkılmaya başlamış. tabi kadın da üzülür temelin durumuna. neden bu sıkıntın. önceden erkekler benimle evlenmek isterlerdi. böyle bir insanla evlisin. niçin böyle sıkıldın demiş. tamam demiş anlatacağım ama bir şartla. gel demiş karısına. almış eline boyayı. karısına bir sakal yapmış boyamış yüzünü. sonra karının omzuna elini koyup demiş ki "ula dursun anlat bakalım kahvedeki arkadaşlar na paylar"...
anlayacağınız evli bir insan da yalnızlık çekebilir ve bu yalnızlık eşinden kaynaklanmayabilir. dostlarından kaynaklanabilir. kaderin cilvesinden kaynaklanabilir. siz siz olun böyle durumda olan, çok yakın olmasa bile yakın arkadaşlarınızın kapısını çalın, hal hatır sorun. davet edin. gidip gelin. belki mazide aradığının istikbaldeki yeni dostluğu siz olursunuz. yok ses çıkmıyor ondan derseniz yine de ısrar edin. ama samimi olun... suni değil. koşun her türlü yardımına. yardım olmasa bile sohbetine. çayına. ne bileyim... böyle işte. şimdi sahurumu yapabilirim. biber dolması ve ayran var gelmek ister misiniz?

açıkçası bir sene önce gittiğim o iftar zirvesi de böylesi dostluklar kurabilmek içindi. kayboldum. onlara da ulaşamadım. onlar da bana ulaşamadı.
devamını gör...
2629.
ölülerimiz kokar biliyor musunuz? hem de çok pis!

ondandır, acele ediyor olmamız. bir an önce makber'e yatırıp, ebediyetinin üstüne kürek kürek toprak atmamız. ölülerimiz, yasemin, açelya, fesleğen, gül veya çimen gibi koksaydı? hangi birimiz makber kazardık ölülerimiz için? hangi birmiz kefene sarardık? hangi birimiz ölüm kokulu gözyaşlaryla ıslatırdı yanaklarını? o pis koku! o pis kokudur bize sabır veren, yaşam veren, hayat veren, takat veren... izni ile. izin talep ettiğimiz.

pis kokudan, bir rahmet ırmağı bahşetmiş rabb! bizler acımızı, ölümüzü makber'e gömdüğümüz gibi yüreğimize gömelim... ve yaşayalım. yaşayalım, yaşayabilsinler diye.

bizden sonrakiler de: yaşayacak. bu pis kokulu kısırdöngü kıyamet kopana kadar vukuu edecek.
devamını gör...
2631.
cervates bundan bilmem kaç yüz yıl önce bir don kişot'tan bahsetmiş.. tek kelimeyle adam deli hani.. bu deli abimizi bilirsiniz eski şovalye romanslarına özenerek yollara düşüyor, onları taklit ediyor.. o derece taklit ediyor ki kendisine bir leydi dulsinea bile buluyor.. ona aşık oluyor.. karşılaştığı bütün düşmanlardan ona saygı duymalarını istiyor, onun için aç bırakıyor kendisini, çileye giriyor.. bütün bu yaptıklarını da okuduğu romanslardaki efsane şovalyeler taklit ederek onlara özenerek yapıyor.. tıpkı günümüzdeki deliler gibi.. bakınca etrafıma herkesin ilişkisi birbirine benziyor.. sevgililer gününde birbirlerine hediye alınacak ve alınıyor.. yılbaşında içilip içilip sevişilecek ve içilip içilip sevişiliyor.. bir gün herkes sevgilisine kırmızı don alıyor.. başka bir zaman sevgili senden sinema kapattırmanı bekliyor.. hep saat alınıyor.. hep pırlanta bekleniyor.. evlendikten sonra balayına gitmek gerekiyor.. hatta ayrılınca belli başlı şarkılar illa facebook profilinde paylaşılmak zorunda kalınıyor.. hep taklit.. hep don kişot gibi.. ben ise kendimi daha çok o romanslardaki şovalyeler gibi.. kimseyi taklit etmiyorum.. hayır birileri beni taklit ettiği için değil.. herkes yalancı bir aşk yaşıyor sadece ben gerçeğim de demiyorum.. sadece taklit ettiğim zamanları hatırlıyorum.. ben de don kişot oldum.. ben de yalancı çilelere yattım.. ben de kendimi hediye almaya zorladım.. çoğu zaman da içimden gelmezdi.. hani hepsini yalan etmeyeyim.. içimden gelen de vardı.. sonra ben de uzun yolculuklara çıktım.. herkesten adlarına saygı duymalarını bekledim.. hatta ben de facebook'ta ibrahim tatlıses'ten nankör kedi'yi paylaştım.. ama bu farklı işte.. bu sefer ben don kişot değilim.. ve bu sefer leydi dulsinea yok karşımda.. kanlı canlı gerçek bir prenses var.. o kadar iyi ki.. o kadar masum ki.. yüzü o kadar temiz ki.. gözleri kötülükten o kadar yoksun ki.. o kadar güzel ki.. o kadar güzel.. "her durumu anlatan bir şarkı vardır" demiştim ona.. fakat bu durumun yok.. yeni bir şiir yazılmalı ve yeni bir şarkı bestelenmesi gereken bir şey bu.. ibo'nun "seni sensiz yaşamak" dediği şey bile tam bu değil.. çünkü onsuz değilim ben.. aramızda sıra dağlar, aramızda nehirler var.. ama her günüm bir cehennem değil.. çok farklı lan.. izmire geldim dağlarıma gitmeden önce.. izmir e mi geldim bilmiyorum.. az önce kordon sahilindeydim güya.. alsancak diye bir yerdeydim.. kordon neresi alsancak nerede hiç bir fikrim yok.. bir ben var benden içeri işte başka da hiç bir şey yok.. "allah sevenleri ayırırmış kendisi hatırlansın diye." Allah'ım senden gelen her şeye razıyım.. eğer birbirimizi sevdiğimize sen de kefil olduysan artık bana ne demek düşer.. görüyorsun işte halimi.. kafam hep başka yerde.. gönlüm hep başka yerde.. sen bizi yasak meyveden alıkoy.. yardım et bize.. asla onu yemeyelim.. sen de cennetinden kovma bizi.. beni en güzel cennetine aldığın için de binlerce şükür sana.. hiç ona seni seviyorum demedim.. zaten ben onu hiç sevmedim ki.. ilk duygumun adı ağzımdan aşk diye çıktı.. ben de ona hep aşık oldum.. ilk konuşmamız ne zaman.. ilk bakışmamız ne zaman.. ne zaman ilk defa sesini duymuştum.. hiç hiç hatırlamıyorum bunları.. sanki içimde hep ona uygun bir yer varmış gibi geliyor şimdi bakınca.. hayatımın planını çizerken belli başlı boşluklar varmış işte o geldi ve boşlukları doldurdu gibi geliyor.. teşekkür ediyorum sana leydim.. çok teşekkür ederim..
devamını gör...
2632.
aşkla ilgili yazmak insana ya çekici geliyor ya da kolay.
bunda okuyanın her şeyi aşkî bağlamda yorumlamaya güdülenmiş olmasının etkisi var mıdır bilmiyorum.
ama sanırım çekiciden ziyade kolay geliyor.

saba makamı gibi.
kur'an'ı herhangi bir makamda okumaya başlarsınız. saba öyle bir makamdır ki, her an oraya kayma ihtimaliniz vardır.
çünkü hem güzel olması açısından bir çekiciliği vardır, hem de okuması kolay bir makamdır.

bu da onun gibi galiba.
ama tuhaf. insan hiçbir şey hiissetmediği, hissetmemeyi geçtim hiç tanımadığı birine aşkla ilgili şeyler yazınca kendini çok tuhaf hissediyor.
ama zaten öyle bir amaç güdülmemiş bile olsa, bir şarkıda yahut şiirde geçen ikinci kişi öncelikle aşık olunan kişi olarak algılanıyor.
dedim ya, böyle bir güdülenme var.
wish you were here syd barrett için yazılmıştı fakat uzun müddet herkes aşk şarkısı sandı.
he aşk şarkısı olarak yazılsaydı onun da en kralı olurdu orası ayrı mesele.

insan bazen de öyle bir duyguya kapılıyor ki, bir şeyleri yazabilmesi için yaşaması değil yaşamaması gerektiğine inanıyor.
okuduğumuz her şiirde, dinlediğimiz her şarkıda anlatılanların hepsinin bir yaşanmışlık üzerine mi yazıldığını zannediyoruz?
kendimizi büyük oranda kandırıyoruz bu durumda.
diyeceksin ki yaşamadığın şeyi yazmak da okuyanı kandırmaktır..
değildir.
hissetmek için her zaman yaşamak gerekmez.
ve hissetmeyen, yazamaz zaten.

bir gitarist gibi düşünmek gerek..
dinleyeni gözyaşlarına boğacak kadar duygulu bir gitar solosu yazar. ve bunu sahnede hiçbir şey hissetmeden, şov yapmak için çalabilir.
fakat o soloyu yazarken, hissetmeden yazamaz.
devamını gör...
2633.
kapının önüne ''çöp'' niyeti ile koyduğumuz tıp terimleri sözlüğünü bir gün lazım olur diye alan yan komşumuzun önünde saygı ile eğiliyorum.*
devamını gör...
2635.
bir tarikat kurma düşüncesi içindeyim. insanlar peşinden gidecek lider arıyor. şimdi kendimi lider ilan etsem en az 500 kişi toplarım.
devamını gör...
2637.
şükür etmek istiyorum rabbime. inanamadım bu gece ki mucizeye, dün bir kadir gecesidir ki bütün dua kapıları açıktı. el açtık. benim dua mı bu kadar çabuk kabul eden yaradana şükürler olsun.
devamını gör...
2638.
bi stajyer'den bi dilekçe hazırlamasını istemiştim, göndermiş bende cevap olarak: bir iki düzeltmem oldu, ama dilekçe nur topu gibi olmuş eline sağlık dedim.
kız bana beni yanlış anladınız heralde ben dilekçeden bahsediyorum dedi!?!!??! bu espri de anlaşılmayacak birşey olduğunu düşünmüyorum ki ofisteki internal dergi de bile yazıyordu bu, ofiste nur topu gibi dilekçeler yazıldığına bizi inandıran insan diye! hala cevap yazmadım kıza. yazmasam mı?
devamını gör...
2639.
en karanlık günün bile bir sabahı vardır. ancak sen varsan o sabahı bile istemem, karanlıkta kalmayı yeğlerim.

sana söylediklerimi bir ömür unutmayacaksın biliyorum. sana söylediklerimle yaşayacaksın, hep onları sırtında taşıyacaksın.

yaptıklarınla yaşamak zorundasın, kendi mutsuzluğunla yaşa. gideceğin tek yer cehennem baba.
devamını gör...
2640.
biraz karalayıp kafamı boşaltmaya ihtiyacım var seni defter...hayatımın geçirdiğim en yoğun zaman dilimlerinden birindeyim.kafam allak bullak,40 parçaya ayrıldı.nereye yetişeceğimi bilemez http://oldum.anı yaşayayım diyorum olmuyor,ileriyi hayal ediyorum tutmuyor.güvendiğim tek merkez var oda Allah...neyse yinede herşey olacağına varır.
ayrica baba ocağinda geçirdiğim son ramazanim.yarin son günümüz elveda...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar