sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

2783.
neredeyse bir yıl önceydi beyler.. bir trafik kazası sonucunda ayaklarımı kaybettim.. o günden beri hayatım cehenneme döndü.. zaten ilk altı ayını yatakta ölüm tehlikesiyle geçirdim.. sonra uyandığımda çarpık bir yüzüm ve sakat bacaklarım kaldı.. omur ilik zedelenmesi dediler.. herkeste bir şefkat bir şefkat.. ama aslında bana bakarken tek düşündükleri şeyin "ya bana da olursa? ne kadar yazık" olduğunu biliyorum.. evimiz dördüncü katta beyler.. asansör yok.. sobalı bir ev.. tekerlekli sandalye aldı babam emekli maaşıyla.. onunla da nereye kadar? eskiden annem beni fırına gönderirken binbir türlü zorluk çıkardığım geliyor da aklıma.. şimdi fırına gidebilmek için nelerimi vermezdim.. babam bazen dışarı çıkartıyor beni.. balıklıgöl e falan götürüyor.. yeşili bol hoş bir yer.. güya benim evde sıkılmamı istemiyor.. altmış yaşında adam beni dört kat aşağı dört kat yukarı çıkarıyor sırtında.. peki benim aslında o zaman ne kadar sıkıldığımı bilmiyor mu? sonra o parklardaki apaçilerin bakışları.. tekerlekli sandalyede ben.. ah keşke ayaklarım olsaydı da apaçi olsaydım lan.. ne güzel şeydi yürüyebilmek..

neyse abiler ablalar.. öteki tarafta ayaklarımın geri verileceğini ümit ediyorum.. öteki taraf varsa tabii ki.. cennet cehennem.. hiç farketmez.. yeter ki ayaklarım olsun.. ayaklarım olsun böyle hissetmediğim değil.. bacaklarıma dokunurken hiç bir şey hissetmiyorum ya o bana çok koyuyor işte.. bazen sertçe vurunca sadece elim acıyor.. ah.. işte bacaklarım olsun da ben ateşe bile yürürüm.. birazdan şu hapları atıp uyuyacağım.. hadi kalın sağlıcakla..
devamını gör...
2784.
öyle bir aşka yelken açtım ki...

yanlış yorumlanmış bir kaç duygunun esiri oldum aylardır. üzgünüm dendi karşılığında. bugün çektim restimi.
bak arkadaş açık söylüyorum; daha açığını bulamazsın. beni hamamda görsen daha açık olamam. hamamda gördüğünden daha çekici değilim şu an ama.

beni ölümüne seven birisi lazım bana. öl dediğimde ölmeyeceksen yakınıma yaklaşma bile. bana demediğini ve diyemediğini umum ortamda afişe etme. her şeye dair fikrini açıkça ve agresifçe sarf ederken bana karşı bu tutumun zerresini göstermiyorsan kusura bakma yemem.

risk almıyor musun ? alma.
korkuyor musun ? kork.
seviyor musun ? sev.
gidiyor musun ? git.

bak sevmediğimden değil. her zaman dedim yine derim. eloğlu namusuna zeval geliyor sanmasın. ben öylesine sevdim ki bütün kadınlara bir aşk borçlandım. topunun yekten yaşadığını duydum içimde. inanmıyor musun ? seni inandırırım mahşerde.

şimdi karşımda bana dengesiz muamelesi yapma. fazla manipule aşık usandırır, demiş atalar. birilerinin hayatlarına pranga vuracak haddi bulma kendinde. biraz insan ol sonra bencillik yaftasını vur üstüme.

şimdi ne yapıyorsam yaptıkların aynen iadedir. ister sev ister sevme. ister öl ister ölme. ister git ister gitme. sen ne yaptığını bilmeyen birisin. bunu bil bak. gerçekten öylesin. olması gerekeni bilmiyor yahut bilmiyor gibi yapıyorsun. yeter ulan !

hint kumaşı değilsin ben de atlas halı değilim. ama bunları böyle bil.
ben senin yaptığın her şeyin çetelesini tutuyorum şu aklımda.
her dakika her saat paranoyak yaptığın bu bünye seni tanıdıkça bildi neler yaptığını.

ama azcık kıymetlendin nevrin döndü. azcık ötelendin gözün.

sevdalı yüzüme kulak asmadın nefret söylemime sıkıca sarıldın. hastasın bil. dengesiz de sensin olgunluktan nasip almamış da sen.

bir de bu hâlini sevdim demelerin yok mu ? aga bu nasıl bir anlayış ? bir kere istediğim gibi olaydın da ben de seveydim hâllerini.

kalbin kırılır da üzülürsün diye sustum günlerce.

bilmedin ulan bilmedin bilsen de işine geldi ses etmedin.

kırdın kırdın kırdın kırdın kırdın kırdın. artık merhamet edecek yürek mi kaldı bende ?

şu an şu saat bana bunları yazdıran sevdan olsaydı keşke sabaha dirim çıkmazsa uykuda ölsem gözlerim açık kalacak böylece.

bak sana söylüyorum açıkça: sorun bende değil sende ! sende !

ya adam olursun, ya konuşup durursun. el yerine koyarsam, elin adamını iplemediğim gibi seni de iplemem.

ben başkasının günahını da sana yüklemem. 100 kişiye sorsam gerizekalı der sana. ben deyince suç olur. doğruya doğru lan, hakaret mi bu şimdi ?

şimdi hatun bunları okursan niye bana söylemedin de buraya yazdın deme diye diyorum şimdiki diyeceğimi:
bana demediklerin var ya... hah onlar işte. hani herkesin -ben de dahil- duyduğu ama bana söylemediğin şeyler.

şimdi sen ne halt yedin anladın mı ? kafan bastı mı ? basmaz aga, bilirim. iki masum söz kandırırsın beni. kafanın çalıştığı tek şey bu.

arkadaşlarına falan diyor musun acaba; gel desem koşa koşa gelir diye ? demezsin ulan. der misin ? bak sen busun işte. bu ! benim suçum değil, senin suçun.

kal selametle. elime mi yapışır iki satır da sana karaladım.

devamını gör...
2785.
#bu sözlük işleri tuhaf şeyler. kişiliğinden bağımsız olarak bir takma isimle kayıt oluyorsun ve amacın yazmak, okunmak, beğenilmek veya beğenilmemek. yani bir şekilde vakit geçirip, rahatlamak. ama bazen oluyor ki, tüm kişiliğinle burada oluyorsun. insanları seviyorsun, nefret ediyorsun. nickin sevmiyor, sen seviyorsun, sen olarak konuşuyorsun, tanışıyorsun. ama tanışmadıkların da oluyor, hatta bi hayli fazlasını sadece nick olarak ve yazdıklarından tanıyorsun. adam geliyor, seni eleştiriyor, seni hiç tanımadan etmeden, yazarlığını değil seni. lan diyorsun ben hiç böyle bir insan değilim ki, şu tanımım yüzünden böyle sanmış. ya da diyorsun hadi ben böyleyim de o bunu nerden çıkarıyor ve kişiliğimi beğenmiyor? yazar tarafın aslında bunu pek önemsemese de sen önemsiyorsun, neden? bilmiyorsun. açıklama yapma gereği duyuyorsun filan. bilemiyorum sözlük, ben bazen bilemiyorum.

- karşıya geçmek için basılan düğmeye inanmayan ama basan, kamera yağmurlu havada çekim yaparken ona dökülen damlaları silemediği için gıcık olup tv'yi kapatan insan.
devamını gör...
2788.
cebime bayram harçlığı niyetine sokuşturulan kelimelerle geziyorum ortalıkta. kiminle konuşsam zehirliyorum en berrak, billur düşüncelerini. doğru bildiniz, cebimde akrep var.
devamını gör...
2791.
#birileri için değişmeyince, birileriyle anlaşamıyorsun. birileri için değişince kendinle anlaşamıyorsun. yalnızlık güzel geliyor sonra, birden onunla da anlaşamıyorsun. git atla bir yerden diyeceğim, cennetle anlaşamıyorsun.

-canı sıkılınca telefonundaki ajandada son beş yılın notlarına bakan insan
devamını gör...
2792.
hani yanında olmasını istediğin insan vardırya işte onun yanında yokluğunu farkettiğin an içinde bir şeyler parçalanır,,
dolunaydanmış bu duygu değişimleri,umarım öyledir yoksa bu hissettiklerim gerçekse işte ozaman yıkılırım...sorun bende demek istiyorum..
devamını gör...
2793.
internete telefonu laptopa bağlayıp öyle giriyorum, an itibari ile liralarım katloluyor, ama gündemi takip etmekte istiyorum nasıl yapacaz onu. birde bu konuyu yukarı çıkartayımda itiraf kısmı kirlenmesin. adamın asabını şeyetmeyin.
devamını gör...
2794.
bir istanbul kara kalem size;

ey istanbul.

ey istanbul,
geçmiş zamanın siyah beyaz filmi,
bostancı tren istasyonunda güle güle derdin
şimdi uçsuz bucaksız,
belki memleket.
ey istanbul,
kilyosu gurbetti bir zamanlar,
şilesi tahmil tahlisiye,
sahilleri plato.
nişantaşı, nişangah,
ok meydanı, meydan-ı tir.
levent, levent ü gah.
şimdi kaç levent, hafızasız.
ey istanbul,
üsküdar, salacak
kayık seyahat.
şimdi inci gerdan
seyri sefer.
bir taksi geçerdi hayalimizden
buick, pileymut.
el çırpardık simitçisi, kestane kebap.
şimdi selpak çocuklar araba kovalar.
ey istanbul boğaz sefam,
mahsunsun bu akşam.

"manasız."
devamını gör...
2796.
kızkardeşlerimize yabancı bir erkeğin nasıl davranmasını istiyorsak, başkalarının kızkardeşine de böyle yaklaşalım. ahlak bunu gerektirir.
devamını gör...
2797.
bir fırça yedim, yüzümün rengini kırmızı perdeye çeviren... üzerine afiyet. fırça sonrası çekip gitmek, uzaklaşmak geldi aklımdan. ama kalakaldım yüzümdeki mahcubiyetle. kırmızı perde yüzümden düştükten sonra; kaşlarımın arasında derin bir yarık oluştu. kor bir asabiyet. muhatap kaldığım, çok sesli ve tumturaklı cümlelere herhangi bir tepki ver(e)medim! sözler, dilimi ıslattı. dişlerimin arasından taarruza kalkıştı. dişlerimi anlamsız bir şekilde sıktım, yumruğumla birlikte. dilimi ıslatan heybetli cümleleri yutkundum. sözlerimi ''seda'' etmedim.

söz uçmadı, içime düştü...
devamını gör...
2798.
ilk okul ogretmenim ne vefali, ne kadar iyi bir adammis su an tekrar anladim. dogum gunumu yanlis hatirliyor evet ama diyemedim hocam daha bi kac gun var deyu. mesaj atmis adam bana kizim dogum gunun kutlu olsun, iyi ki varsin diye yahu, duygulandim. hocam ilk okulda yaptigim tum yaramazlik ve haytaliklardan oturu ozur dilerim asil siz benim iyi ki ogretmenimsiniz ve iyi ki ama iyi ki varsiniz dedim bende ona.
devamını gör...
2799.
büyüdüm mü ben?

ilk okula başladığım günü hatırlıyorum, kısacık saçlarıma kurdele iliştirmeye çalışan annemi, elimden beni tutup okula götüren babamı, ha birde kırmızı rugan mokasenlerimi... nasılda heyecanlanmıştım bir önceki gece, kırmızı mokasenlerime bakıp bakıp mutlanmıştım. ilk giydiğim gün vurdum önünü hemen, nasılda ağlamıştım. sonra bi çocuk vardı, yemyeşil gözlü, çocukluk aşkım, tenefüste hep beni yakalardı nasıl da mutlu olurdum...

ilk okul 1 - 2 - 3 -4 ve sonra 5, anadolu lisesini kazanmalıydım, yada fen lisesini. deliler gibi çalıştım... kazandım.

dersler çokça ağırdı, her gece geç saatlere kadar çalıştım. çalıştım çalıştım. artık siyah önlük giymiyordum hem, jilem vardı. gi renkte... nasılda güzel hissediyordum kendimi onun içinde...

orta okul hazırlık - 1 - 2 - 3 derken lise zamanı geliverdi. lise demek üniversiteye yaklaşmak demekti. çalıştım hep çalıştım. ilk siyah çok az topuklu ayakkabım o zaman alınmıştı. nasılda heyecanlanmıştım. ve yine ilk gün taşa çarptım, üzüldüm yine çok hemde. hay sakar intro dedim kendime...
saçlarımı yandan iki tane örgü yapmıştı annem, bir fotoğrafım var hala bakar gülerim.

ve üniversite...kazandım. türküye'nin en iyi üniversitesinin hukuk bölümü hemde... doktor olmam için ısrar eden babama rağmen hemde...
ilk kez sigara içtiğim zaman gelir aklıma... iç yahu nolcak dedi arkadaşım, nasıl içicem ki dedim, hiiiihhh annem geliyor diye çek içine dedi. çektim. boğulup öleceğimi sandım...

sabahlara kadar çalıştım, hep daha çok dedim daha çok... dah fazla çalışmalıyım... ilk yılın yazında staj yapmalıyım dedim ve yine ilk topuklu ayakkabılarımı aldım. işe giderken çarptım yine taşa burnunu. yine üzüldüm...

hala ayakkabımı ilk aldığım gün, çarpıyorum bi yerlere, hala türk filmi çıkınca böyle hüzünlü boğazıma bir yumru oturuyorda konuşamıyorum... hala tek sırdaşım annem, hala kardeşimle kavga ediyorum... hala onu kızdırmak en büyük zevkim...

peki ben cidden büyüdüm mü???
devamını gör...
2800.
canım çok sıkılıyor. bazen az sıkılıyor, bazen çok. bazende ne az ne çok, normal sıkılıyor. ama dediğim gibi bazen acayip çok sıkılıyor. fakat az sıkıldığı da oluyor tabi, olmuyor değil yani. ama genelde normal sıkılıyor. çok nadir fazla sıkıldığıda oluyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar