sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

2841.
yeni tanıştığım birine kendimle alakalı çok fazla şey anlattım. normalde kimseye anlatmayacağım şeyleri hem de. ya çok büyük bir boşluktayım ya da büyük bir değişim geçiriyorum.
devamını gör...
2844.
kız çocuklarını erkek çocuklara nazaran daha sevimli bulurum. tabi sınırı var 2.5 yaşına kadar sonra malum konuşmaya başlıyorlar.
devamını gör...
2845.
11 eylül 2000 pazartesi günü idi.

orta okula yeni başladığım gün. depremden ötürü okulumuz zarar görmüştü ve başka bir okula kaydırıldık.
okulun ilk günü nasıldır bilirsiniz. okul bahçesinde hafif serin bir hava sağlı sollu gruplaşmalar ve çok da gürültülü olmayan bir ortam.
ve o nu gördüm. o işte. malum kişi. ilk aşk. o gün sanırım kendimin farkına vardığım gün.
ondan öncesi var ama boşluk gibi. yani o anâ kadar böyle bir şeyin varlığından bile haberi bile olmayan ben bir anda o şeyin büyüsüne kapıldı.

esmer, küt saçlıydı. tekleyerek koşuyordu. sağ yan dişlerinden arka kısımda kalanı üst üste çıkmıştı. güzeldi işte.
zil çaldı ve sınıflara çıkmaya başladık. o karmaşada kaybetmiştim onu. sınıfa girdiğimde ikinci şoku yaşamıştım.
Allahım o da buradaydı. aynı sınıftaydık.

ben popüler, yakışıklı, çekici, karizmatik, yol yordam bilen biri değildim. o yaşlarda tüm bu saydıklarıma sahip arkadaşlar vardı. saftım ve dürüsttüm. sadece bu kadarıydım.
dahası tektim, abisi, dayısı, amcasından taktik olacak pozisyona sahip biri değildim. velhasıl ben içimde bir kimseye diyemediğim bir şey ile büyümeye başladım o günden sonra.
yol yordam bilmememden ötürü samimi arkadaş, dost ya da tanımı her neyse o olarak yaklaşmaya başladım. tabi getirileri neler olur bilemeden.

bir gün bir olay yaşandı ve ben hariç tüm sınıf cephe almıştı kendisine. o bu tavrımı fark etmiş ve o zamanlar moda olan not gönderip alma vasıtası ile mavi pilot kalem ile yazılmış üç yapışkansız post-it kağıda davranışımı ve etkilendiğini belirten şeyler yazmıştı. ilk defa birisinden not almıştım. okumadan havalara uçmuştum.
ben o üç not kağıdını iki sene arka cebimde taşıdım. kimselerden habersiz. sırf okumak için tuvalete girer suyu ses yapsın diye açar o notları okur içimdekini beslerdim.

o günden sonra samimi olmuştuk. canımız mı sıkkın, konuşmamız mı gerek? belirlediğimiz bir pencereye gider birbirimizin gelmesini bekler birbirimize bakmadan konuşurduk.
başında bayram ettiren bu konuşmalar zamanla acı vermeye başladı. çünkü ben açılamamış o başkaları ile birlikte olmaya başlamış ve bunları, sıkıntılarını bana o pencere buluşmalarında anlatmaya başlamıştı. sanki onu sevdiğimi biliyormuşcasına sevgilisi olduğu halde, defterlerime seni seviyorum yazar, notlar yazar ilgi gösterirdi. ben tabi dostu olarak yazdığını unutur daha çok ilgi gösterirdim

orta ikinci sınıfın sonlarına doğru açıldım. olmadı dost kalalım dedi istemedi. o dost kaldı ben devam ettim. elini tutmayı hayal ederek geçti gecelerim. kulaklarım kepçeydi o zamanlar.
tipsizliğime yordum. basketçilerin kafa bantlarından alıp geceleri düzelmesi için onu takarak yatardım. ya da bantlardım. işe yaramadı tabi. ben elini tutmayı hayal ederken başkası onunla sarmaş dolaş geziyordu. yaşım küçüklüğüne rağmen hayallerim çok büyüktü. evlenmek istiyordum.

günler geçti mezun olma vaktimiz geldi. benden çalışkan olmasına rağmen düz liseye gitti. ailesi sınav dönemi zor şeyler yaşamıştı ve yine yanında ben vardım.
ben and lisesi kazanınca ayrılmak zorunda kaldık. artık benimle konuşmamaya başlamıştı. ondan gizli okul çıkışlarına gittim sürekli. evlerinin önüne giderdim geceleri.
beşinci senemde tekrar iletişime geçtik ben çok defa hislerimi belirttim yine. annesi babası dayısı herkesi beni ve niyetimi biliyordu artık. ailesi istemedi, dayısı tehdit etti. zengin kız fakir çocuk muhabbetlerine maruz kaldım. kendisi ise ne geldi ne gitti. çok fotoğrafını yırttım, cebimde ki notları yaktım. ama vazgeçemedim hiç.

arkasından çok olumsuz çok kötü şeyler konuşulan ortamlarda bulundum. kavga ettim, dayak yedim. güçsüz bir çocuktum.
bu süreçler böyle tam sekiz senemi yedi ahali. 8 sene bil fiil böyle sevdim peşinden koştum. her seferinde ben bu kadar ilgiyi hak etmiyorum tarzı cevaplar aldım. ben bunca seneyi başkaları gibi başka kişiler ile birlikte olarak beklemedim hem de. sevdiğim var diyip yan gözle bakmazdım başkalarına. 8 sene sonunda artık kalmadı sabır taşım. bıraktım sevmeyi.
daha ağır yüklerim oldu. bir şekilde sevmeyi bıraktım.

unutmayı mı? henüz başaramadım. unutacak pozisyonumda olmadı. ilk okul numarası, doğum günü, telefon numarası, arabalarının plakaları, ev telefonları, her ayrıntısı aklımda. onun olduğu rüyalar gördüğüm oluyor hâla. sabahları kalbimde değişik bir his, duygu garip bi şey ile uyandığım oluyor. ama geriye bu anlattıklarım kaldı.
uzun oldu biraz kısaltarak da yazdım halbuki. hakkını helal et ahali. esti işte.
devamını gör...
2846.
en büyük korkunuz nedir sorsalar! ölmek, yaşlanmak, sevilmemek vs. hepsi saçma cevaplar gelir bana. en büyük korkum anlaşılamamaktır. hayatımda yer tutan kıymet verdiğim insanların beni anlamaması... kendim için daha kötüsünü düşünemiyorum. böyle durumlarda tepetaklak oluyorum. açıklama yapmaya yetecek kelime bulamıyorum. basiretim mi bağlanıyor nedir. böyle duygusuz vicdansız bir insan gibi görünüyorum istemeden. sussam olmuyor. susmasam olmaz. ne konuşsam ne söylesem laf değil. dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geliyorum. başa sarıyorum yine yine yeniden. bu yüzden kendimden, kaybetmekten nefret ediyorum. zorla çekiyorum korkumu kendime. keşke kendimi anlatmak zorunda olmadığım bir yer, ya da karşımda, birşey yapmama gerek kalmadan anlayabilen insanlar olsa. hayal işte. neyse! insanların düşüncelerini değiştirmek deveye hendek atlatmaktan daha zor. en azından bunu biliyorum. bu da bir şeydir.*
devamını gör...
2847.
dejavular insana öğüt veremiyor. bıkamadım dejavulardan. aslında dejavu yaşayacağımı bilmeden o süreci yaşıyorum ve o gelip beni buluyor. her defasında aynı hayal kırıklıklarını yaşasam da bir kaç yıl sonra yaşayacağım dejavu için heyecanla beklemek durumunda kalıyorum. acı aynı acı, yaraya sebep olanlar değişiyor. kanamak dışında değişen bir şey yok. hayal kırıklıklarımı satabileceğim eskiciler de artık sokaklarda pek gezmiyor. kocaman bir kiler lazım biriken hayal kırıklıklarımı depolayabilmem için.
devamını gör...
2848.
bazı insanlar görüyorum. hayatta her istedikleri oluyor. işleri sürekli rast gidiyor. sanki etrafındakiler hep onu mutlu etmeye programlanmış. ara sıra hayal kurup, onları da genelde gerçekleştiriyorlar. bazen üzülür gibi oluyorlar, bi bakıyorum daha büyük mutluluğa erişmiş. level atlamış. gözüm olduğundan değil, herkes dertli sanıyoruz da değil. gerçekten.
devamını gör...
2849.
hayat aslında çok boş, boş boş yaşıyoruz, o kadar dalmışız ki dünya işlerine, neden burda olduğumuzu hatırlamaz olduk, yarın öleceğimizi unutuyoruz, bi bakıma çok cesuruz, ama cahiller cesur olur, cahiller cesurdur çünkü bilmezler, neye karşı cesaret gösterdiklerinden haberleri yoktur, bizde bilmiyoruz böyle boş yaşayıp neye cesaret ettiğimizi, çünkü hiç ölmedik, tecrübemiz yok, çayıra salınmış sürü gibiyiz, kendimizi kandırıyoruz, Allah büyük diyoruz, merhamet sahibi diyoruz, evet merhamet sahibi ama laik olana, bu gidişat hayra alamet olmasa gerek.
devamını gör...
2851.
insanlara fiziksel olarak dokunana kadar varlığını kabul etmek istemiyorlar. görmezden gelebiliyorlar. bu yüzden insanlarla konuşmaya çalışmak bir saçmalıkmış gibi geliyor. bazı zamanlarda.
devamını gör...
2852.
kaç gündür aklımdan sadece şu geçiyor deliriyor muyum ne

bir cin/peri her neyse çıksa karşıma dese ki; 3 dilek hakkın var dile benden ne dilersen.

ben de desem ki birinci dileğim şudur; dilek hakkı sayımın 1 olmasını diliyorum.

perinin vereceği tepkiyi canlandırmaya çalışıyorum kafamda olmuyor ama olsun.
devamını gör...
2853.
hava kararmış, odama çekilmişim. yatağımın yanındaki kütüphanemde ıtır çiçeğinin mis kokusu, elimde de bir iki not okumaya çalıştığım. sorunum ne bilmiyorum. havadan değil de sanki şarkılardan ya konuşasım ya da haykırasım, sitem edesim var. öyle ya belki de sebep ıtırın kokusu.
devamını gör...
2855.
# facebook'ta karışık isminde albüm yapan adamlara imreniyorum. bu adamların albümlerinin adı karışık ama onlardaki kafa rahatlığı kimsede yok. karışık isminde albüm yapabilecek kadar normal ve aksiyonsuz bir hayatları var. bir de kendime bakıyorum. beynimin ve ruhumun yaşadığı fırtınalardan dolayı o kadar karışığım ki karışık isminde albüm yapabilecek kadar düz bir yaşamım yok. karışık isminde albüm yapmak istiyor muyum? hayır. sonunda bir şekilde mutluluk gelip beni buluyor ve bunlar anlık da olsa bana mutluluk getirdikleri için fırtınaları seviyorum.

# düğünlerde sıra sana geldi ne zaman evleniyorsun diyenlerin sanırım çok iğrenç bir evlilik hayatları var. istiyorlar ki tüm bekarlar da kendileri gibi iğrenç ve tekdüze bir hayata sahip olsun. hayır sen mutsuzsan ben niye mutsuz olayım? mutlu olacağıma inandığım biri karşıma çıkana kadar neden bekarlığımı yaşamaya devam etmeyeyim?
devamını gör...
2856.
tam evde yalnız kalmışım,karşımda elektrikli sobam,baş ucumda masa lambam,elimde kitabım yanı başımda çalan müzik.evet ben tam olarak bunu özlemişim..doğru yerdeyim dediğim an!!! elektrikler gider soba yanmaz olur, masa lambam kararır,pc lal olur müzik çalmaz olur.hafif korkuyla cama yaklaşıp dışarı baktığımda dışarıda renkli bir dünya olduğunu farkettiğim an ne kadar yalnız olduğumu anladım,ağladım..tam o an elektrik geldi.vay arkadaşa ya ne mutluluğumu nede hüznümü tam yaşhttp://ayabildim.ne acayip iş bu ya...
devamını gör...
2857.
çok sıkıldım bi yerlere mi gitsem napsam off yarında boşum ondan da gidemiyorum hiç bi kimseye sabaha döneceğim yer yine burası..içime deve oturdu sanki..
devamını gör...
2858.
bazen mazoşist olma eğilimi içinde buluyorum kendimi. hayat, her geçen gün biraz daha anlamsızlaşırken içimde hissettiğim tüm sancıları avaz avaz bağırarak dışarı atmak istiyorum. sonrasında bir sakinleşme, derin nefes alma falan.... kendime geliyorum. umarım hep bu dozda yapabilirim tüm bunları. kendime hiç güvenmiyorum.
devamını gör...
2860.
her defasında seni karalamamak için oturuyorum başına. yazdıklarım bir şeye benzesin istiyorum. ama bir bakıyorum; yazdıklarım bir karalamanın önüne geçememiş... karalamışım seni.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar