sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

2941.
''çatlak ve ıslaksın
tuttuğun dileğin tutarsızlığı kadar.
gördüğün düşten ziyade
yarım bir insansın
dünya, boş umut satar.''
devamını gör...
2942.
onca zaman emek ver. bir sürü hissiyat biriktir. damıtarak elde et tüm bu saflığı, sonra gelsin biri umarsızca meze etsin akşam yemeğine, tüm bu insani duygularını. işte böyle azıcık olan umudumuzla kalakalırız ortalıkta.
devamını gör...
2943.
bu gün kız istemek nasıl bir heyecanmış onu tattım sözlük. kız isteyecek olan taraf başka bi şehirden geliyordu ve ben de bu şehrin mukimi olarak yol gösteren taraftım. üzerime düşen işi sanırım biraz fazla abarttım. alt tarafı 2 araba gidiyorduk ve ben öndeki arabaydım. ama bu bende "ehhe genşleri evlendirmek için ön ayak olmak lazım" düşüncesi hasıl olmasına sebep oldu. yani öndeki arabada değil de kız isteyen arabada olsam sadece yol rehberi olacaktım. yol boyu hep bu sevinçle doluydum. snra gittim onları bıraktım oraya. akşam almaya gittim. bekledim kapıda. kız isteme heyecanını orada yaşadım beklerken. ah işte orada olmak vardı bir de.
devamını gör...
2945.
gecen gün balkonda oturmuş ayaklarıyla uğrasan bir nene gördüm. sonra ne yapıyor diye baktım bakmaz olaydım. eline almış bıçağı tırnaklarını pardon toynaklarını temizliyor.* hep bana denk gelir böyle şeyler.

yaylada kalıyordum dedemle babaannemle birlikte. bir gün bir baktım dedem aynı bu nene gibi tırnak ve topuklarını oyuyor bıçakla. daha da beteri babaannemin bir tane bıçağı var herseyi onunla doğruyor mutfakta onu almış yahuuu! ne yapayım dağ başındayım kaçamam da mecburen yemekleri yemeye devam ettim. böyle acı bir tecrübem de var yani malesef.
devamını gör...
2946.
insanın sevdiği insanlarla bir arada olması kadar güzel birşey yok.*
sokaklarda yaklaşık 20 kişi yürürken geçmişteki güzel günleri hatırladım,biraz burkuldum ama şükrettim hala bir araya gelebiliyoruz.*
sıradaki çaylar benden tüm cogitoya gitsin.*
devamını gör...
2947.
üniversite hayatımda ikinci kez ağladım derste, ilki kişisel sorunlarımdan ötürüydü mühim değildi. ama bugünkü başkaydı. onkoloji polikliniğindeydi dersimiz, ilk kez görüyordum kanser hastalarını. hoca ile birlikte anemnezini aldık hastanın, nasıl başladı diye sorduk, başladı anlatmaya, halsizlik hissetim önce hafif bir iştahsızlık geldi sonra, doktora gittim, bana testler yaptı, iki tane ameliyat oldum 15 gün önce, çok şükür bugün iyiyim. özel hastanede kemoterapi yapacaklardı benim 400 lira aylık gelirim var evladım param yetmez diye buraya geldim dedi mahcup bir halde. siz bana bakarsınız değil mi doktorum diye sordu hocaya. tabii amca dedi hocam, ben anlamamıştım henüz hastanın rahatsızlığını, kemoterapi lafları falan geçti ama ne kadar ciddi olabileceğini hiç düşünmemiştim, hoca hastalığının nasıl bir şey olduğunu biliyor musun diye sordu amcaya, yok yavrum bana pek bir şey söylemediler azcık vahşi bir hastalıkmış herhalde dedi. arkadan çocukları işaret ediyorlardı hocaya, bilmiyor bilmiyor diye. sonra hoca kemoterapiyi anlattı yan etkilerinden bahsetti amcaya, çok memnun kaldı, tahmin ettiğim kadar uzun süreli değilmiş Allah senden razı olsun dedi amca. sonra çıkarken bize bakıp gülümsedi, hep mutlu olun, çok başarılı olun çocuklar dedi. akabinde pek çok dua da sıralayıp ayrıldı odadan. hasta dışarı çıkınca hoca pankreas kanseri dedi karaciğere metastaz yapmış, maksimum yaşam süresi 1 yıl, tedavi olasılığı %0 dedi. şok olmuştum, gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. yazık hiç bir şeyin farkında değildi amca, tedavi olup her şeyin normale döneceğini düşünüyordu, ne çok mutlu olmuştu hocanın biz sana bakarız amca dediğine. odadan ayrılırken ne kadar neşeliydi bugün çok şükür iyiyim demişti bir de. ah amcacım, biliyorum ölüm hepimizin mutlak sonu ama yaşamının sınırını, biteceğini bilmek çok ağır. rabbim sana acil şifalar versin.
devamını gör...
2948.
işi bırakalı yarım saat oldu. bugün çok yoruldum.

bugün ağzıma tıkıldığını hissettim sözlerin.

insanın bu denli zor bir şeyle karşılaşması ne yazık ki üzücü. o zaman hiçbir şey anlatamıyorsun ve hayır ben yapmadım diyemiyorsun. zor geliyor.

Allah sonumuzu hayır etsin.
devamını gör...
2949.
normalde montajdan anlamam. fakat mağazada elemanlar olmadığı için müşteri de ısrar edince yüklendik alet çantasını ve avizeleri düştük yola.

karı-koca yeni evlenmişler. ikisi de iktisat mezunu. ben salon avizesinin montajını zor da olsa bitirdim ve adam ben halı saha maçına gidiyorum dedi ve karısıyla evde beni yalnız bıraktı. daha 3 oda var montaj yapılacak. yapacak bir şey yok. moralim bozuldu tabi ki duruma.

türk aile yapısına ters bu eylem yeminle beni sarstı. tabi ki delikanlılığı bırakmayarak o kadar kahkaha işve cilve dolu muhabbete somurtarak cevap verdim. ve iffetimi koruyaraktan evden çıkış yaptım. hala etkisindeyim o adam nasıl maça gitti diye aklıma geliyor.

herif herif değil avrat avrat değil ben böyle anlayışa tükürürüm. bana marjinal diyen olursa da ağzını kırarım.

ek not: sevgilim var lan !
devamını gör...
2951.
kötü bir şey olduğu yok, ama iyi şeyler de olmuyor hayatımda. sanki ben yok gibiyim, etkisiz eleman gibi. her şeyi kendi kafamda yaşıyorum, kendi kendime teselli vermeye çalışıyorum. ama olmuyor, yetemiyorum kendime. sevdiğim herkes o kadar uzaktayken, ben napıyorum burda, bu insanların arasında diye sorguluyorum hep. varlığımın kendime bile faydası yokken, yokluğumun en azından bana yararı olacak. geçen her gün günahlarımı arttırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor artık. bu düşünceler zihnimde hep var, belki yazarsam rahatlarım diye yazdım bu saçmalıkları da. şimdi de isyan ettiğimi düşünüp vicdan azabı çekiyorum. yok, bu böyle olmayacak. rabbim yardım et bana.
devamını gör...
2955.
gece yarısı 00.45 itibariyle cogitoitiraf başlığına gayriihtiyari bir entry yazmamla başlayıp, ertesi günün akşamına kadar süren atışmalardan dolayı üzgünüm. yazdığımdan pişman olduğum anlamına gelmiyor tabi bu. sadece istenmeyen olaylara, sözlüğü maruz bıraktığım içindir bu üzgünlüğüm. herkes fikrini dile getirebilir. hatta bu yazarı sevmiyorum. şu yazarı eleştiriyorum diyebilir. benimki de bunlardan biriydi. açılan başlıkları ve girilen tanımları görünce cogito'nun kalitesine yakışmadığını düşündüm. kötü bir şey de dilemedim entryimde, gidip facebook yazarlıklarına devam etsinler dedim. bu durumun bu kadar büyütülüp, insanların bir birlerine çemkirmesini istemedim. ben gördüğümü dile getirdim. isim vermedim hedef göstermedim. şu çok basit yazıyor deyip kimseyi aşağılamadım ki sözlüğün bilir kişisi de ben değilim. amacım ukalalık da yapmak değildi. ciddi ciddi oturup fikir çarpıştıran insanların kıymetinin bilinmesi ve haklarının verilmesini istedim. evet tam olarak istediğim buydu. ama öyle bir hale geldi ki durum; sözlük babamın malı ben de troll ilan edildim. beni troll eden bünyeye söyleyecek hiçbir şeyim yok. her neyse ne diyorduk! sözlük içerisinde kominal olarak yapılan geyikler her daim eğlenceli olmuştur. ben de eğlenmişimdir. ama sen kalkıp ciddi bir başlığa, uzak ara alakasız saçma sapan bir enty girersen. birilerinin tepkisini de çekersin. sözlüğün asıl amacı eğlence ise sol frame'de gördüğün 3 nickaltı seni bu kadar rahatsız etmemeli o halde!!! sanırım bunların hepsi internet özgürlüğünün yan etkisi galiba. mecburen aynısını yapmaya çalıştım. sistem böyle işliyor demek ki
devamını gör...
2956.
sözlük, twitter ve feysbuk fenomenliğimden arta kalan zamanlarda aktif bir hayat sürüyorum.

bunu burada söylemek istemezdim aslına bakarsan. aslımız çok garip zaten.

erciyes üniversitesi rektörü sana sesleniyorum:

sen bir canın pisi pisine ortadan kalkmasına göz yuman bir adamsın. kendi üniversitende iki tane zibidinin araba ile yarışmasına izin verecek kadar güvenlik zaafiyetin var.

otobüsleri haftasonu üniversite içine sokmayarak koca caddeden kayseri'nin en fazla öğrenci barındıran semtine gitmek için yola çıkan öğrencileri geçirtiyorsun.

bütün bunlar sana söylenince de öğrenciler ve öğrenci temsilcileri bu konu da bir şey yapsın diyecek kadar da acizsin.

güvenlik zaafiyetini ortadan kaldırmak senin görevin mi öğrencilerin görevi mi ? yazıklar olsun sana ! cumhurbaşkanı gelse hiyerarşik olarak üniversite yerleşkesi içerisinde senin astın durumunda ama sen imzasız bir şey yapamayacağını söylüyorsun. ama sana ulaşmak ne mümkün. randevu lazımmış ya. sana yazıklar olsun, olan gencecik bir kızcağıza oldu.

artık basın ile iletişime geçmenin zamanı gelmiştir, kim bilir ?
devamını gör...
2957.
# ilkokulda bir kız vardı. babası anadolu ateşi grubunun dansçılarındandı. sınıfın ve okulun en havalı kızıydı. güzeldi ve dersleri de kısmen iyiydi. bi gün kızlar tuvaletine girmiştik, beden eğitimi idi ders, üstler değişecek filan. fosforlu bir ayakkabısı ve eşofmanı vardı bu kızın. bir de yakın bi arkadaşı tabi. neyse giyindik filan, bir yandan sohbet ediyorlar bunlar. hiç unutmuyorum öne doğru eğildi ve arkadaşına şöyle dedi: "bak esin, eğilince belim açılıyo bu tişörtü giyince, çok çekici değil mi?" çok fazla takmamıştım kafama o zaman.
aynı kız bugün facebook'ta erkekleri sapıklıkla suçluyordu. bikinili fotoğrafı var mı diye baktım, özel olarak tatil albümü vardı tabi. hayat ne garip, havuz kaydırakları filan...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar