sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3141.
değer bilmezsen elinden gider, gidince anlarsın neyse yine edebi bir şey yazamadım. iyisi mi kameraya dönüp direkt mesajı vereyim. elimizdekilerin kıymetini bilelim.
devamını gör...
3142.
böyle bişeyleri yazıp yazıp silmek çok kötü. ama sonuçta yazdığım için bir nebze rahatlıyorum.o yüzden yazıyorum işte.sonra siliyorum sonra tekrar yazıhttp://yorum.ve sonra tekrar..

hani bi laf var ya ''farz et ki yazdıklarımı anlayabildin.. ya anlayamadıkların? ya yazıp da sildiklerim? ya yazamadıklarım?''

aynen öyle...
devamını gör...
3143.
yarış atlarını izlemeyi seviyorum. koşarken attıkları o muhteşem spirntler büyüleyici. sanki çok uzun süre bu sıçrayışı yapmak için beklemişler gibi. tam bitti derken anlamını yeniden kazanan bir eylem gibi. her gün yavaş yavaş ölüme gittiği gerçeğini unutmuş gibi. hayatın ona vermediğini zorla alır gibi....... evet çok acayip şeyler bunlar.
devamını gör...
3144.
belli bir mevkiye gelen insanlar neden milletini küçümser ki? çünkü milleti sahiplenirler.

insan sahiplendiği şeyi küçümser, içten içe yapar bunu.



devamını gör...
3145.
mütemadiyen uyuyorum. doktorun dediğine göre, diğer insanların alkole sığındığı gibi sığınıyormuşum uykuya. doğrudur. istemiyorum şu dünyayı. şu sefil hayatı.

dün yine biri evime kadar takip etti. sürücü kursundan bir çocuk. muhtemelen onu da ölü gibi duruşumun aksine, sınavdan 100 alan tek kişinin ben olmamın şaşkınlığı cezbetti. toplumun arasında mal gibi durup, pat diye sivrilen biri herkeste şok etkisi oluşturur elbet. bipolar bozukluğun en önemli özelliği de bu olsa gerek.

bugün akşam namazına doğru uyandım. uyandığımda, müthiş bir hisse kapıldım. anlatamıyorum. acıyla karışık ölümcül bir durgunluk. direk gidip annemi öptüm. "sen beni öldüreceksin" dedi iç çekerek. o iç çekince öldüm, haberi yok.

neyse, sürücü kursuna gitmedim. o çocuk bana iyice aşık olmadan çekilmek istedim görüş alanından. ben sayın başbakan gibi söz verip de sözünde duran bir insan değilim en nihayetinde...

uyuduğum için, namazları da kaçırıyorum. iğrenç bir his. namazı kaçırmak değil, namazı kaçırdığın için üzülmemek iğrenç olan. bir de bir rüya var, sürekli gördüğüm. çok korkuyorum ondan. anlatamıyorum da.

şu an alkol almış birinden pek bir farkım yok gibi. beynimin uyuştuğunu somut bir şekilde görebiliyorum. şu sınav bir geçsin. yepisyeni bir doktora gideceğim. belkiyi denemek için...

bir de hiçkimsenin olmadığı anlarda dinleyip dinleyip, hayalen öldüğüm şarkılar var. ben teslim oluyorum, onlar tetiği çekiyor. nasıl güzel, nasıl özel bir his anlatamam. özgürlüğe koşar gibi oluyorum onları dinlerken. aha bu da son tav olduğum şarkı. dinleyin. http://www.cogitosozluk.net...

edit: edit.

devamını gör...
3146.
geçen yıl aldığım veri geri iade edilen hediyeyi her hangi bir yazara armağan edebilirim. kargo masrafları karşılasın yeter. aha birde bartın valisi, vali olmuşun ama pek adam olamamışın sanki be.

devamını gör...
3147.
geçen gün ilk defa arnold bu civarda ne gezer espirisini yaptım.

bir abinin vesikalık fotosunu gören bu ne abi arnold schwarzenegger'e benziyor * diye abiye takıldılar, bende "abi arnold bu civarda ne gezer dedim" bir tane abi sanki anladı gibi ama araya karıştı oysa tam oturmuştu, tüh boşuna gitti.
devamını gör...
3148.
eskiden amerikan filmlerinde dikkatimi çekerdi. hırsızlar banka yerine alış veriş marketlerini soyarlardı. tabi bakkal kültürüne haiz olduğum için, bakkal soyma fikri saçma gelirdi. ama şimdi anladım ki, marketler tam bir banka gibi. bakıyorum da; bim a101, şok, tansaş, migros vs. insan kaynıyor resmen. şöyle bir kafamda kurgulasam yaptıkları ciroyu, amerikan filmlerindeki soygun sahnelerine hak veriyorum.
devamını gör...
3149.

oğlum, dünyam, nefesim...

ben herşeyi senin için yaparken; senin için öğrenir, senin için yaşarken, sen büyüyorsun, tek dileğim büyürken aldıklarının senin için doğru şeyler olması.

sen büyüdüğünde karşıma çıkacak adamı öyle merak ediyorum ki... neler düşüneceksin, neleri hedefleyeceksin, neler isteyeceksin hayattan, neler vereceksin hayata, neler kazanacaksın, neler kaybedeceksin yaşarken... nasıl bir adam olacaksın? nasıl konuşacaksın, nasıl bakacaksın, nasıl yaşayacaksın?

seni kucağıma ilk verdikleri o anda atmaya başlayan ikinci bir kalbim vardı sanki, sadece senin için atmaya başlayan. senin için ve seninle atan. sen doğduğun an ben de yeniden doğdum sanki. senin aldığın o ilk nefes, sanki benim de ilk nefesimdi. yaşadığım hiç bir duyguya benzemeyen, kelimelerle tarif edilemeyen bir duyguydu bana verdiğin. bu duyguyu büyüttüm seninle birlikte ve biliyorum ki hiç geçmeyecek, hep o ilk bakışını göreceğim gözlerinde...

annem.
nefesim.
seninle büyüyorum, seninle öğreniyorum, seninle seviyorum hayatı. herşeyi senin gözünden görmek dünyaya aşık bir kadın yaptı beni. seni öyle çok seviyorum ki, bunun ne tarifi var, ne ölçüsü. sana duyduğum aşkı anlatabilecek tek bir kelime bile bilmiyorum.

mis kokulum.
oğlum.
iyi ki doğdun.
iyi ki bizi seçtin. bize geldin. iyi ki doğurdum seni. hayat hep güzellikler versin sana. hep iyi insanlarla karşılaştırsın. mutluluklar yaşatsın.

seni seviyorum.

bi de çok özledim. sabah olsa da kavuşsak.
devamını gör...
3151.
bir müziğin sana yaptığına bak araf.!
http://www.cogitosozluk.net...

hani hiç konuşasın gelmez..susarsın öylece..boşver dersin ama boşveremezsin..büyür içinde hani..sığamazsın biyere..alıp başını gidemezsin, ne olduğunu bilmediğin bişey engel olur ya hep adım atmana..hani tarif etmek istersin edemezsin..anlatırsın anlaşılmaz..bazen kendin bile anlamazsın hani..anlayamadığın şeyleri izah da edemezsin..susarsın sonunda..sus da anlatamadığın halde anlayana yönel..|rabbim hâlim sana ayan.!
devamını gör...
3153.
içimde bir aforizma patlaması yaşıyorum.. dışa vurup çevreye rahatsızlık vermek istemiyorum. kendimi uykuya mı vursam..
devamını gör...
3154.
epey oldu yazmayalı,bu aradan sonra ne yazsam ilk tanım olarak düşünmekteyim.neyse biz düşünürken birileri başlıklar arası fink atmakta.yazmıyoruz diye ölmedik yani,takipteyiz.
* *
devamını gör...
3155.
kalemimin mürekkebini yüreğimde damıttığım zamanlardan kalma...

mürekkebi damıtılmış kelimeler yazmak lazım hep, öyle ya kalem kılıçtan hep keskindir biliriz, ve mürekkepsiz kalem eksiktir hep...

cami avlusunda oturup saatler geçirmek isterim hep, bağdaş kurup geçmişe dalmak, en sevdiğimdir her zaman... kırılmışlıklarım, aldanışlarım, sevinçlerim, hüzünlerim, imkansız sandıklarım ve aslında hiç benim olmayanlar...

süleymaniye'de bağdaş kurmuş otururken, gönlümün gözlerini kapadım hoş bir nağmeyi dinler gibi... gönlüm adlı başını uçtu gitti, kimi zaman yaralı bir ceylan, kimi zaman bir koca dağ oldu, kırmızı fırfırlı eteği dönmedi diye ağlayan minik bir kız çoğu zaman...

tam rüyadan uyanırken, ansızın onun iri iri ve bir o kadar da mavi gözleriyle karşılaştım bana mavi mavi bakan... güzeller güzeli ceylanı yapayanlız bıraktın oralarda, sana yakıştı mı hiç, kavuşturmadın sevdiğine düşünde, söyle sevenler hep kavuşmaz mı dedi?

inanamıyordum, biliyordu düşlerimi, düşlerime iz düşüren gerçekleri... o konuştu ben dinledim, dinledim...

işte nicedir beklediğim, nicedir düşlediğim geldi, umudum, ışığım, sevincim geldi, hoş geldi diye seslendim usul usul...

birden minareden yükselen ezan sesiyle titredi yüreğim... pır pır etti kalbim... hayaldi o yaşananlar, masaldı, belki de efsundu... içimde derin bir huzurla doğruldum yerimden...
yöneldim camiye... asıl huzur budur diye konuştum kendimle...
devamını gör...
3158.
bazen oluyorki eskilere kafan takılıyor, mesela eskiden beraber yaşadığın insanlara davranışların gözlerin önüne geliyor, o zaman düşünüyorsun ki ya aslında ben bu çocuğa ayıp ettim hareketlerine gıcık olsamda öyle davranmamalıydım diye düşünüyorsun hatta o an gaza geliyor, şimdi olsa çok şeffaf davranırım diyorsun sonra düşündümki, lan hıyar geçmişi bırak aynı davranışları yapan başka bir insanla beraber çalışıyorsun yine aniden patlayıp ortamı geriyorsun geçmişe gitmeye ne gerek var aynı mokun laciverdini yapıyorsun diyede yine iç geçiriyorum ama nasıl davranmalı gerçekten haraketleri hoşuna gitmeyen insana nasıl davranmalı gerçekten bilmiyorum buda beni yıpratıyor.
devamını gör...
3160.
benim yakınlık olarak istediğim,direttiğim şey;o'nun murad ettiği uzaklıktan kat be kat daha uzak.bunu anlamak için uzun yollar yürüdüm bir ileri on geri.sindirmek içinse yürünecek yol çok daha http://uzun.inşallah rıza gösterir,uzaklaştıkça yakınlaşanlardan,kötüleştikçe iyileşenlerden olurum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar