sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3201.
battı balık yan gider.

ben acziyetin ete kemiğe bürünmüş haliyim. gecem gündüzüm ağlamakla geçiyor. komedi filmi izlerken bile ağlıyorum. yaklaşık bir hafta önce intihara teşebbüs ettim. bileğimi üç ayrı yerden kestim. aynı gün içinde hiçbir şey olmamış gibi gelip burada esprili tanımlar yazdım. kimsenin ruhu bile duymadı. saklamaya çalıştım günlerce. bir bileklik aldım izleri kapamak için. sırf annem görmesin, eş dost ne kadar aciz olduğumu bilmesin diye.
ve hala şunu anlamaya çalışıyorum. o kadar kanayan yara, neden hiç acımaz. neden acımaz. acıyı hissetmeye de mi layık görülmüyorum artık. bu hissizlik beni öldürecek. tüm varlığımı kuşatmış olan bir hüzünle yaşıyorum. hepsi bu. gerçek bir acı çekmek istiyorum artık. veya gerçek bir mutluluk. bu aptal hüznü hiç sevmiyorum. hareket etmeme engel oluyor. gece gündüz bir toktaya bak dur salak salak. yirmisinde ölüp yetmişinde gömülmek budur besbelli. bana ihanet edip bu hallere düşmeme sebep olan insan mutluluktan havalara uçuyor, onun günahının bedelini hem de en ağır haliyle ben ödüyorum. ama işte kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyorum çaresiz. isyan edemiyorum. güzeller güzeline isyan edilmez. haddim değil elbet. ama bildiğim bir şey var, o da daha fazla dayanamayacağım. boğuluyorum. doktora intihar etmeye eğilimli olduğumu ve çok korktuğumu söylemiştim. bana aynı ilaçları verdi gönderdi. ve sonuç kaçınılmaz oldu haliyle. buradan doktora gitmenin de para etmediği çıkarımını yapıyorum. dert var evet, ama derman yok.
devamını gör...
3202.
bazen hiçbir şey olmaz. bazen de cesaret verici olaylar olur. tam bu an da hayat boyu sürekli karşılaşacağımıza inandığımız işaretler buluruz yanı başımızda. kendimize uzak bulduğumuz, hiç dokunamayacağımızı sandığımız kelimeler bir an da belirir beynimizde. tüm bu ışıltılar sizi oyuna getirir. kaybetmeye alışık olduğunuzu unutturur bir an için. karanlık tecrübelerinizi unutup derinlere dalarsınız. işte böyle durumlarda saçma da olsa bir nedene ihtiyaç duymazsınız. gardınız düşer sonra! sadece bir iç döküşün sesli halini duymaya başlarsınız delilik cehenneminin hemen altında.
devamını gör...
3204.
* müslüm gürses, şarkılarıyla bu toplumun - hem de çok büyük bir kesiminin- dertlerini tarifleyen adamdır. yani, bir rüya görürsün, ya da bir olay yaşarsın ve o gördüğün rüyanın ya da yaşadığın olayın ne olduğunu, neye delalet ettiğini müslüm baba söyler. yani hüznüne hüzün katmaz aslında, hüznünü tarifler. "halden anlamak" dedikleri şey işte budur. halden anlayan nadide adamlardan biriydi, toprağı bol olsun.

* müslüm baba deyince aklıma geldi: neticede radyodan kasete, kasetten kasete kayıt yapmış bir nesiliz. kasetten kasete kayıt yapmak için çift kasetçalarlı bir teybe ihtiyacınız var ve bu çift kasetçalarlı teyb de herkeste bulunmazdı.

* radyodan kasete kayıt ise içimizde yaradır. yeni çıkmış bir şarkıyı kasete çekmek için saatlerce o şarkıyı çalma ihtimali kuvvetli olan bir radyonun başında beklersin. gıcır gıcır 60'lık ya da 90'lık bir kaset hazır durur teyipte. bir yandan ders çalışır diğer yandan kulağın radyoda o şarkının çıkmasını beklersin. kötü şeylerden biri, radyo programcısının ya da dj'in hiçbir anons geçmeden şarkıyı girmesidir. sen daha toparlanamadan, "lan ne oluyo" felan diyene kadar şarkı başlar. başını, giriş kısmını kaçırırsın.

* daha kötüsü ise, tam şarkının en can alıcı yerinde radyonun reklam cıngılı girer: radyo dadaş... ebeni, ejdadını... şarkı mundar olur. yapacak birşey yoktur. hiç yoktan iyidir der ve kayda devam edersin.

* yine bu kayıt esnasında, radyo'nun reklam şeysini de atlattıktan sonra anne odaya girer ve yüksek sesle birşeyler söyler, bağırır. al sana bir facia daha. "ya ana, şurada birşey kaydediyorum" desen, sitem etsen felan artık iş işten geçmiştir. o çok sevdiğin şarkının arka fonunda annenin "geç öbür odaya, süpürecem burayı" repliği de vardır.

* sonra sokaktan geçen hurdacının, eskilere mandalcıların, patates-soğan satıcılarının, kalaycıların vs. anonsları da bulaşır o şarkıya. hatta yan komşunun bahçede oynayan çocuklara çemkirmesi bile girer fona. vakit ezanı da eklenir, senaryo tamamlanır...

* ve esaslı nokta şudur ki, sen aslında sadece şarkıyı değil; o şarkının kaynağını, ilhamını da kaydedersin. çünkü hayatlar, insanlar, çevre vs. henüz birbirinden izole olmamış ve olabildiğine iç içedir.

* müslüm gürses, orhan gencebay, ferdi tayfur, ibrahim tatlıses, hakkı bulut; hatta seyfi doğanay vs. işte o sokağa seslenmiş adamlar oldukları için bugün öldüklerinde bile herkesin dudaklarından "allah rahmet etsin" cümlesi dökülür...

devamını gör...
3205.
pazarları da çalıştığım için pazartesi sendromu bünyemde zuhur etmiyordu yalnız bugün içime oturdu böyle bir şey. zaten bir sürü iş var. bugün amelelik yapmayacağım diyordum mecbur gene yaptım. ben senelerce krem şanti, waffle, nutella, kruvasan, cambon yemiş adamım. * böyle zora gelemiyorum bazen.

bir ara otururken benim için çok özel birisi geldi. sözlüğü simge durumuna küçülterek kapattım. sözlükte yazıyorum diyemedim ya la kendisine. sözlük yazarlığından bildiğin utanıyorum. neden acaba ?

ben sanırım hiçbir zaman kalifiye bir sözlük yazarı olamayacağım ya da yazdıklarım yanlış anlaşılır diye mi ürküyorum ki ? utanıyorum sözlük. utanmak bana çok uzak bir kelimeydi oysa. neler oluyor ?

devamını gör...
3207.
filmi geriye sardim galiba. tuhaf bi sekilde kendimi iki bucuk yil oncesinde hissediyorum.
sanki egit. fakultesinden aksam uzeri cikiyorum.
sanki bahar.
sanki aylardan nisan.
kulakliklari takiyorum kulagima.
gun batimina dogru yuruyorum.
issizim gucsuzum ama seviliyorum.
sevilmenin simarikligi var.
alabildigine simariyorum.
kayitsiz sartsiz kabul edilmenin hafifligi ustumde.
her seyi yapabilirmisim gibi bir guvenle..
yuruyorum.
yuruyorum..
devamını gör...
3208.
( #716705 ) düşünüyorum da asiye türküsü yazmak çok zor,yani gerçekten içi yanmayan yazamaz o türküyü.ne kadar derinmiş herşey eskiden,ne kadar çok sevilirmiş de Allah sevdiğinin acısıyla imtihan edermiş.şimdi neyin kıymeti kaldı,seviyorum demek dudak oynatmak kadar kolay ya da boşanıyorum demek.... biz hassasiyetlerimizi derinliğimizi katbetmişiz....
devamını gör...
3209.
kızların kendilerini birine beğendirme çabası dışarıdan bakınca çok üzücü lan. yavrum gitmiş bir sürü alışveriş yapmış mango'dan bilmemnereden. sanıyor musun o çocuk onları fark edecek ''aa bugün ayşe'nin üstündeki çok yakışmış.'' diyecek. sanıyor olabilirsin ama demeyecek o. bi kere seninle işi yok işi olsa da kılığını kıyafetine takılmaz zaten. dışardan bakınca gerçekten çok acınası bir durum.

kıssadan hisse: hiiç süslenmeye püslenmeye gerek yok. hele ortada bi şey yokken, kendi kendine gelin güvey oluyorken, hiiiiiiiç yok.
devamını gör...
3210.
sağlık problemlerim, hasta ruhum, nerede ebleh, riyakar biri varsa gidip ona tutulma huyum, dersler üzerime geldikçe mutlu olan nalet bünyem ve pratik zekam yüzünden üzerime gelmeye cesaret edemeyen sevgili derslerim; hepinizi içimden terk ediyorum...
devamını gör...
3214.
pencereyi açıp geceye baktım. yine çok güzel olmuş gece. yıldızları,havası,sesi... hepsi yine çok güzel olmuş.. kıskanmıyorum değil. gece bu denli güzelken ben neden değilim diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
gece de bana baksın isterdim. yine çok güzel ağlamış desin isterdim. ama en çok yine çok güzel uyumuş desin isterdim.
devamını gör...
3216.
+kişiye özel tasarım. pek revaçta bu yıllarda. değerlendirilmeli.
+hayaller güzel, gerçekleşme ümidi var olduğu müddetçe tadından yenmez.
+karalamak güzelmiş.
devamını gör...
3217.
gitsem mi kalsam mı? iki arada bir derede kaldım sözlük. gidip 1 haftalık tatil mi yapmalı, yoksa tamamen yerleşmeli mi? dur bakalım, pazartesi'ye daha çoook var.
devamını gör...
3220.
uzun zaman sonra onu ilk kez rüyamda gördüm.
yanyana gelmek adına, her seyin mümkün oldugu arada hiçbir engelin olmadıgı bir zaman dilimindeydik.
içim hafifledi.
hafifledim.
öyle büyük bir mutluluk hissettim ki..
tüm yüklerden arındım.
basımı gögsüne yasladım, sıcaklığını hissettim.
bugün durup durup sanki gerçekmiş gibi kaç kez irkildim.
..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar