sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3222.
çok canım sıkkın,bazen o kadar üzülüyorum ki ne yapacağımı da bilmiyorum.insanlar bende bişeyler bekliyo ama ben bu işe ne layığım ne de altından kalkabiliyorum.ağlamaktan başka elimden bişey de gelmiyo deli olucam bi gün....
devamını gör...
3223.
# kördüğüm haline gelmiş kulaklığı çözmek için harcanan enerjiden sonra insan dinleyeceği müziği ya da kulaklıkla izleyeceği diziyi, filmi vs. daha bir şevkle dinliyor. belki farkında değiliz ama kesinlikle böyle bu. çok küçük bir ayrıntı fakat hayatın geneline dair güzel bir özet. uğraştıran işlerden sonra hedefe ulaştığımızda daha bir keyiflenmiyor muyuz?

# kördüğüm haline gelmiş kulaklığı çözmek için uzun süre uğraştıktan sonra işimiz bittiğinde o kulaklığın tekrar kördüğüm haline geleceğini unutmuş oluyoruz ve öylece cebimize, çantamıza bırakıyoruz. tekrar aynı devinim. çok küçük bir ayrıntı fakat hayatın geneline dair güzel bir özet. hatalardan ders çıkarmayı başaramamış ve aynı hataları tekrar yapan kişiye insanoğlu deniyor.

# kördüğüm haline gelmiş kulaklığın kördüğüm haline nasıl gelebildiğini incelemek için gece görüş özelliği bulunan mikro kamerayı cebe, çantaya yerleştirmeli. karanlıkta o devinim bize olayın gelişimini açıklayacaktır.

# takıldığımız konuların boyutunu kestiremiyoruz. insan bir kulaklığın düğüm haline gelmesine neden takılır? beynin çalışma yeteneklerini doğru yola sevkedememek. insanoğlunun en büyük sorunlarından biri. hayatımız boyunca beynimizle yaptıklarımızı toplamda 100 üzerinden puanlasak beynimizi çalıştırma enerjimizin kaçta kaçı verimli işlere sarfedilmiştir acaba? %10? bence çok iyimser bir rakam.

# düşünmek, düşünmek ve düşünmek. ufukları kestirilemeyen en büyük eylemlerden ve reflekslerden biri. insanın kendisinden korkmasının sebebi. daha çok düşünebilmek insanın kendisini daha iyi anlamlandırmasına neden olur fakat çok düşünmek biraz korkutucu gelir. mutluluğun düşünmekle bağlantısı ne kadar olabilir? dünyanın en mutlu insanları neden balıkçı kasabalarındaki tek işi balık tutmak olan insanlar olarak algılanır? mutluluğu elde etmek için düşünmeyi azaltmayı öğrenmek ne kadar işe yarayabilir?

# hayatımız boyunca sorduğumuz soruların kaçta kaçına cevap alabiliyoruz? %50? harika bir oran. peki sorduğumuz soruların kaçta kaçı bize yarayacak cinsten? bize yarayacak sorularımızın kaçta kaçına cevap alabiliyoruz? belki ömrümüz boyunca ihtiyaç duymayacağımız soruların cevaplarını beynimize doldurmak için can atmamızın sebebi ve kaynağı beynin hangi bölgesinde?

# beynimi kullanmadan yapabileceğim bir iş sahibi olma fikri sıcak gelmeye başlıyor. modern dünyanın mutsuzluğa yelken açan kalabalıklarının en önde koşanı olmamak için daha ne kadar direnebilirim?

# heyhat, hayat bizi nereye sürüklüyor? sorular, sorular ve bitmeyen sorular.

# düşünmekten korkmaya başlıyorum. sözlük üzerinde bu kadar düşünmek fazla. gideyim de biraz tavana bakarak düşüneyim. öyle daha çok düşünülebiliyor çünkü.
devamını gör...
3225.
tevekkül önemli. her şeyin başı tevekkül. ama dil ile yapılan değil. bu çok önemli. ne kadar tevekkül edebiliyor olduğuma dair hayati bir önemde deney yapıyorum. sonuçlarını belki bildiririm. muhtemelen de bildirmem.
bu başlığı, itiraf başlığını, cogito sözlük başlığını ve az çok tanıdığım mahlas başlıklarını mutlaka okumam, beni çok boş beleş bir insan yapar mı? yapıyorsa da, hayırlısı be gülüm.
insanların hiç utanmadan yalan söyleyebildikleri bir dünyada, kime nasıl güveneceksin. seni aptal yerine koyarak söylenen bir yalan. bir diğer sözü de yalan. belki değil. karışık. kıyamet ve ahiret diye bir kitap var. vaktim olduğunda hepsini yazacağım her sosyal mecraya. inşallah. amin.
karalamalar, karalandı. oldu mu peki? olduğu kadar.
devamını gör...
3226.
ne zaman yağmurlu ve rüzgarlı bir havada cam kenarına oturup dışarıyı seyre dalsam, aklıma banal romantik şiirler okuyan dj'ler geliyor. hikmetinden sual olunmaz rabbim.
devamını gör...
3229.
bu kızı her sabah ben uyandırıyorum, uyumadığı uykularından. bu kızı her gündüz ben avutuyorum. çünkü geceler avuntu tutmaz. bu kızı her gün ben yıpratıyorum. yaraları sarılmaz. merak ediyorum uyunmayan gecelerde uyutmaya çalışan mıyım? uyuması beklenen mi? bu kızı ben hiç tanımıyorum.


bu kız:

baharda kışın sancıları
kışın bahara özlem
bir salıncak misali
bir ileri bir geri
konuk olduğu yaşam
konuk olduğu evler gibiydi
önceleri ilkbahar
sonraları kış

evsiz,ocaksız,yurtsuz
bir başına, bir kız
!
devamını gör...
3230.
döküyorum içimi. döküyorum bak. ergen damgası vurmak yok. şöyle ki ben ne zaman bu hale geldim çözemiyorum. yazacağım banane. aklımda çantalar, şallar... alışveriş sitelerinin müdavimi oldum yahu. hangi ara? hiç mi işim yok? böyle bir bakıp yeni ne gelmiş, hangi ürünün fiyatı ne kadar düşmüş, hangi bedeni tükenmiş bakmasam bir deli... almıyorum da bir şey. ne zaman bir şeyi beğenip anneme göstersem, güvenilmez öyle online işlere deyip hevesimi kursağımda bırakıyor. arkadaşlarımın neleri var, ayakkabıları hangi marka hepsini biliyorum. en son bugün ne yaptım ben? ah bilsen ne yaptım? derse geç kalınca boş bulduğum yere oturdum, sandalyeye de birinin montu asılı. ben durdum benim olmayan o montun hangi marka olduğunu öğrenmek için 180 derece dönüp etiketini aramaya koyuldum. tabi gözlerimle yaptım bunu.. miu miu imiş de insafsız. sonra al sana kıskançlık krizleri, bende niye yok hezeyanları... ne gerek var demi? bunu bana, aileme, topluma yapmama ne gerek var? ama düşününce çok mantıksız değil mi? onun miu miu montu var, benim yok. isyana girdiğini söylüyor annem, inanamıyorum. o zaman zenginler sürdürsün hegemonyalarını fakirlerin sırtına basa basa. sosyal adaletsizlik alsın başını yürüsün. (bu arada galatasaray gol attı galiba, bağırıp duruyorlar) yanlışsam düzeleyim en çok bunu istiyorum. beni bu zengin tesettürlü kadınların blogları mahvetti, isimleri lazım değil. 500 liralık oricınıll eşarbı takıp başına tesettürlülere alternatif sunduğunu söyleyen bloggerlar. he canım he. emine erdoğan'a da kızıyorum çok. kendime ama, en en çok. ne ara bu sığ sularda yüzmeye başladı kafam bilmiyorum. herkese akıl.
devamını gör...
3231.
bugün göçmen kuş misali iki garip insan olaraktan güneye uçtuk. ne fiyakalı bir uçuş ama.
hayatta kaybettiğimi düşündüğüm ne varsa aslında kayıp olmadığını bir kazanç olduğunu bugün öğrendim.
27 yılın acısını, pisliğini, hüznünü, yalanını, kirini, kötülüğünü bugün yırtıp attım. her şey ona ulaşmak, her şey ona bağlanmak, her şey onu tanımak içinmiş.
bütün bunları bir aşka borçluyum dersem yalan olur iftira olur ihanet olur. bir aşktan fazlası bu. varılacak son durak aşk değil bunu bildim. bir hayat arkadaşı bulmuşum ben. pardesüsünün cebinde bonibon misali şekerler taşıyan biri o. fazla söze gerek yok. yüreğimin taşkınını anlatamam. ama bugün yıllar sonra ilk defa göğsüme yaslanan bir baş yüreğimdeki bütün kiri çekip aldı bedenimden. o kiri yeryüzüne fırlattı metrelerce yükseklikten. öyle ki o savrulan kirle ondan başka herkes kötü gözüktü gözüme. dünyayı sevmezdim nefret ettim o an.

bahar senin gönlündeymiş sen nereye gidersen oraya bahar gelir. sen bana geldin, o taşlaşmış yürekten salındı bir kasımpatı fışkırarak başını dayadın ve kokladın onu... bahar... yüreğimden geldi.

http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
3232.
eşi, töre cinayeti sonucu hapiste, çocukları da sevgi evi denen çocuk esirgeme yurdu bünyesinde olan bir genç kadına, en kötü şaka nasıl olursa, yaptım. çok kötü oldu çok.
babası, abisi ve kardeşi aynı trafik kazasında vefat etmiş bir genç kıza, en kötü ne söylenebilirse , söyledim. çok fena oldu çok.
evladı, doğuştan engelli bir anneye, sorulabilecek en kötü soruyu sormuştum. çok üzücüydü cevabı, çok.
özetle, hemen tüm iletişimsel hataları yaptım.
burada da günah çıkarıyorum gibi oldu ya neyse.
devamını gör...
3233.
ben iyice tv bağımlısı oldum. behzat ç. bu sezon final yapacak diye bildiğin içim sıkılıyor. insanın kendi şivesini bulduğu kendi davranışlarını gördüğü bir diziyi dizi olarak algılaması beklenemez. ee şimdi dizi final yapacakmış. peki neden ?

akpli ve mhpli bazı milletvekilleri rahatsız oluyormuş diziden. hııı armutuna. lan biz ne seyredeceğiz ? huzur sokağı mı ? arka sokaklar mı ?

bir behzat ç. keyfimiz var onu da elimizden alıyorsunuz. bir insanın ruhu buna sıkılır mı ? sıkılıyor abicim. hele gelecek bölümün fragmanını izledim. böyle bir merak olamaz yahu.

behzat ç.'siz bir toplumun hayat damarlarından birisi kopmuş demektir.
devamını gör...
3234.
bazen değişik hissediyo insan,sanki kör bi kuyuya düşmüş de çıkamayacak gibi.şuan işte kuyunun en dibindeyim elini uzatanlara yetişemiyorum.hüzün çöktü üstüme.hiç eskisi gibi değilsin diyenlere de bişey diyemiyorum farkındayım eskisi gibi değilim...
devamını gör...
3236.
hayatımda ilk defa ölüm değdi bana. nasıl steril bir fanusta yaşamışım bunca yıl, bunca yıl ne kadar ezbere yaşamışım. daha bir kaç ay önce avuçlarının içini öpmüştüm, kokusu hala burnumda, sesi kulağımda, daha bana bakışı gözlerimin önünde. hayatımda ilk defa ölüm değdi bana. neydi anlayamadım sanki bir bıçak soktular göğsüme çevirdiler yavaşça, kocaman bir delik kaldı kalbimde. meğer hiçbir şey bilmiyormuşum ben. kıyası yoktu bunun. yağmur yağdı ben yağdım, rüzgar uğuldadı ben uğuldadım, fırtına oldum doldum doldum kopamadım. neydi bu bilemedim. sela sesi uzaktan.. ah benim kıymetlim için miydi bu. yeşil bir sanduka, üstünde takkesi, tesbihi kimdi içindeki, neden ordaydı. neden hala sıcacıkken içimde, nereye götürecekler. namazını kıldılar. kimse ağlamadı, feryat etmedi, sevgiliye kavuşma günüydü ölüm öyle derdim, ah, ya benim içinde bu boşluk. ona değildi gözyaşım kendime idi, aslında onsuz kalışıma. ah yetim kaldım, kimsesiz. kaldım işte öylece. onsuz kaldım. meğer sadece babası ölünce yetim kalmıyormuş insan. her sevdiğiyle birlikte bir yanını da toprağa gömüyormuş. toprakla bir bağım olmadı benim. sevmem ben toprağı. şimdi bu beyaz kefen, bu ıslak toprağın içinde ne olacaktı. içinde can'ım.. ah, ne de hızlı eller, ah, bu eller hiç mi merhamet etmez. ne aceleniz var diyemedim, durun hiç değilse usulca dökün o toprağı, incitmeyin diyemedim. bırakıp gidecek miydim şimdi ben onu. bu soğuk toprağın içinde, bu ıssızlıkta. dolu yağdı, başımı kaldırdım gökyüzüne. ah, çatlasan bile kâr etmez artık dedim. neredeyse çatlayacaktı. toprakla hiçbir bağım yoktu benim. mezar taşlarını da sevmem. oturdum kıyısına toprağına dokundum, mezar taşına. dokundukça bıçağı çevirdiler içimde. dokundukça büyüdü boşluk. nasihat ederdi bana hep, her yerim kusur, her şeyim nakıs. son gördüğümde başkaydı ama yüzüme baktı, Allah aşkını arttırsın dedi. ah düşündüm, aşk var mıydı ben de. yok sanırdım ben. bunca hata ile, bunda nefs ile, bunca heves ile. aşkını arttırsın Allah dedi. bir yangın çıktı içimde, ah nasıl alev alev. yalın ayak yürüdüm o ateşte hissetmedim bile yandığımı, küle döndüğümü. şimdi yok mu. nasıl olmaz.. olmasa ben bilirdim. var, hep var olacak. hayatta ilk kez ölüm değdi bana. içimde nasıl bir boşluk. ayaklarımın altında nasıl bir ateş. üstelik yalınayak, başı açık. dilimde ah'tan bir deniz.. inile ey dertli gönül inile.. ehl-i derdin inleyecek çağıdır..
devamını gör...
3237.
nasıl da uzaklaşıyor günler... daha büyük bir zamana doğru, uzaklaşıp geniş ve ayırt edilemeyecek yere birikiyor, bir kıyı insan, dalgalar vurdukça hem alıp sürüklüyor bazı parçalarını derine, hem yeniliyor, yeni bir şeyler bırakıyor. kimileyin sakince duyuyorsunuz kayıplarınızın, sürüklenip o büyük zamana karışmasını, kimi de öyle sakin duramıyorsunuz duyamıyorsunuz akış'ı, o zaman deniz yutacak dalgalarıyla dövüyor işte bir anılar denizi.

parmaklarınızla usul usul ritim tutup, kaybolmaya başlayanların, kalbinize bıraktığı, sonra size dönüştürdüğü her şeyin, bir anı, bir yara, bir öfke, bir söz, bir ses,bir gülümseme olmaktan çıktığını sayıyorsunuz. sokağı izlerken ya da insanlarla konuşurken, gülerken, uyurken bir hakikat içre olduğunuzu anlıyorsunuz. ya da bunlar tamamen bir umursamazlığın, vazgeçmeşliğin ilk heceleri, belki de bir kabullenişin son he...
devamını gör...
3238.
bir komşumuzun oğlu ölmüş genç yaşta cenazesine gittim camiye. cami tıklım tıklım. öğlen namazının farzını cemaatle kılarken oluşan sessizliği, denyonun birinin yüksek sesle çalan telefonu bozdu.
telefonun ses kalitesi muhteşemdi yanlız, resmen cami diskoya dönmüştü. çalan parça da inna denilen kadının, içinde bol bol sexy kelimesi geçen hareketli bir şarkısıydı. namazın başından sonuna kadar sürdü bu tabi. ama üst kattaydım namaz bitince çocuğun akibeti ne oldu göremedim.
devamını gör...
3239.
sahi en son ne zaman yürüdün amaçsızca? bir yere gitme telaşı olmadan? tadını çıkararak her adımın, aheste aheste? hadi onu geçtim. ne zaman böyle yürüyen birisi gördün?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar