sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3362.
bugün bir hoşluk mu yoksa delilik mi bilmiyorum demet akalınla başlayıp gökhan özenle tam gaz gidiyorum.
"boş lafla, rüzgarla çıkılmaz bu yola
sen düz git, ben zaten o yana bu yana
yokluğun mertliği bozduğu dünyada sevmekse
karşında budala, budala "

hoppa hoppa şoppi şoppi yandan kenardan ayşede fatma çatlada patla.*
devamını gör...
3365.
bazen evin herhangi bir yerinde kendimle karşılaşıyorum. önce bir müddet izliyorum onu. ardından konuşmaya çalışıyorum. dinlemiyor beni..... sonra git buradan diyorum. olduğu yere çöküyor. yüzüme bakmıyor hiç. başını ellerinin arasına alıp tek bir noktaya kitleniyor gözleri. tutup kollarından kaldırmak istiyorum yapamıyorum. kıpırdamıyor bile. eğiliyorum yüzüne bakıyorum. dalmış! deliliğin sınırlarında kavga ediyor sanki kendi kendine. kilitlendiği noktaya gidip bağdaş kurup oturuyorum. ''şanslısın ki seni gören benim. bu halini bir başkası görmüş olsaydı! çoktan ölmüş olurdun.'' diyorum. kafasını kaldırıyor. '' sevmesen ölürdün, sevdin onu öldün. sevmesen ölürdün ama sevdin, gene öldün " diyor. bu sözler bir şey gibiydi! bir şey gibi kötü.........
devamını gör...
3366.
yine conta yakma vakitleri, düşünürüm ki neden bu samimiyetsiz ortam, imtihan mı ceza mı ?, yoruluyor insan hatamı göremeyişime imtihansa imtihan olduğunu anlamayışıma. yada kabullenemeyişime.
devamını gör...
3367.
fark ettim ki çok zaman olmuş susmayı tercih edeli... ve herkes alışmış suskun hallerime..

susmaya ilk başladığım zamanlardı, hatırlıyorum... çok ağlıyordum...her yerde.. hep ağlıyordum. önce topluma açık yerlerde ağlamayı bırakmamla başladı süreç sanırım.. bir süre yalnız kaldığımda ağladım sadece.. ama hep..

sonra sonra o da kesildi..

susmaya..dışarı susmaya ilk başladığımda, her yerde ağmamla eş zamanlı olarak, gözyaşlarım dışa akarken, kelimelerim içe akıyordu.. kendime konuşuyordum...

işte o yalnızken ağlamalar da kesildikten bir süre sonrasına değin devam etti bu içime sohbetlerim..

sonrası...
...
..
sonrası tam suskunluk.. kendime de söz söylemez oldum.
hüzünbaz şarkılardı sürgütteki hayatta bana eşlik eden uzun bir süre..

şarkılar da sustu epeydir
dipsiz bir sessizlikteyim

sustum
alıştı herkes suskunluğuma

sessiz

dipsiz

*
devamını gör...
3372.
kendimi bildim bileli ders çalışıyorum. derslerim iyi ise, herşey yolundadır benim için. dünya yansa umrumda olmaz. ama derslerim kötüyse, işte o zaman etrafımdakilerin benden çekeceği var demektir. şu an sınav sonuçlarından ziyadesi ile memnunum. dağılabilirler. *
devamını gör...
3373.
bir insanı kitaplarına bakıp tahlil etmek gerçekten çok zor. önceden,sahip olduğu kitaplarından insanın karakterinin çözülebileceğini sanırdım. ama hayır, öyle değil. bir insanın kitapları onun sadece siluetidir. kendisi değildir.
devamını gör...
3374.
kendini ve dahi nefsini aklamak için birilerini karalamak yakışmazdı, insana... o zaman, çalakalem yazmak isterdim... belki de kağıda fikirlerimi, hislerimi mayalamak... olmuyor bazen, istenilse de... artık bir daha ki sefere...
devamını gör...
3375.
karalama defteri,yine durgunluk çöktü üzerime ya. evimden başka yerde kaldığım zamanlarda gece vakti bi hüzün çöküyo. garipliğimi hissediyorum. böyle bişiler bişiler işte.
devamını gör...
3379.
islama giriş şehadetle gerçekleşiyor.
ülkemizde ağız ve diş sağlığının önemi hakkında ne gibi çalışmalar var diye düşündüm bugün. çoğu ağız yosun tutmuş kaya gibi iğrenç vaziyette muhabbetlerimiz de keza aynı.o ağızlardan çıkacak sözün kıymeti olur mu diye düşünmeden edemiyor insan.halbuki temizlik imandan bir cüzdü ne yazık.
devamını gör...
3380.
elimde bir kova katranla gelip çalacak yer bulamadığım defter... "ya tutarsa?" temennisi ürpertiyor insanı... karalara bulanmış, matem giydirilmiş kelimeler; ya mayalanırsa, bu satırlarda? üzer, bu insanı çok üzer...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar