sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3621.
kimi insanların hayatında yalnızca ihtiyacına binaen varoluyorsun. insanız, aciziz, biz de yeri geldiğinde muhtaç oluyoruz. onlara ihtiyaç duyduğunda -ki bunun için varlıklarını hissetmek bile yeterli olabilecekken- hayatlarında kaybolmuş olduğunu fark ediyorsun. kullanılmışlık hissine kapılıp harab oluyorsun. ister istemez yaşamına dahil olmalarının sebebini düşünüyorsun. muhasabe safhası üzücü ve yıpratıcı. lakin muhasebelerin neticesinde aslında bir hayra vesile olduklarını görüyorsun. onların sayesinde -olması gerektiği gibi- Allah'ın rızasını kazanmakla her şeyi ifa etmeyi bir kez daha hatırlıyor ve bu tip insanların da yaşamında yer almasındaki hikmeti idrak ediyorsun. teşekkürler dost bildiklerim.

devamını gör...
3622.
halkını seven müşfik bir diktatör olduğumda şöyle bir genelge yayınlayacağım.

türkiye vatandaşlarına;

1.ülkede aç çocuk kalmayana dek yeni araba-ev alım satımını yasaklıyorum.
2. bir defa hacca-umreye gitmiş kişilerin on sene içinde bunu tekrar etmesini yasaklıyorum.
3.asgari ücret ile en düşük memur maaşı eşitlenene kadar memur zamlarını durduruyorum.
4.çöpe ekmek atılması yasaklanmıştır.çöpe ekmek attığı tespit edilenler hakkında yasal işlem başlatılacaktır.
5.herkes parasının en az 40'da birini devlet aracılığıyla fakirlerle aktarmak zorundadır.

iş bu genelgede yer alan hükümler bir hafta sonra yürürlüğe girecektir.yurtdışına para aktarımı an itibariyle dondurulmuştur.genelge'ye ben dahil ülkede yaşayan herkes uymak zorundadır.
devamını gör...
3623.
edebiyatı balık burcu okuduğunun tekrarı olarak yapar. benim merak ettiğim orjinal olmanın yükünü sırtlanan burç grubu hangisi ola ki?

devamını gör...
3624.
ahir zamanda hayat, hayatına yeni bir şey katmakla değil, hayatından bir şeyleri eksiltmekle hayat oluyor. eklemekle iyice şişiyor benlik. azaltmakla hafifliyor ruh. herkes hayatına yeni bir şeyler eklemenin peşinde. yeni bir araba, yeni bir ev, bazıları yeni bir eş...peşinde koştukça yoruluyor, güçten düşüyor akıl. bedeni hiç sorma zaten. yorulmuş akla sahip bir insanın bedeni nasıl kalır?
devamını gör...
3625.
bazan içim içime sığmıyor
sana toplu bayram mesajı atmak istiyorum
sonra bir ayakkabı giyiniyorum, yüksek ökçeli
sana giden yollar uzuyor da uzuyor
kitaplarla konuşuyorum durmadan
aldığım cevap sayfa hışırtısı oluyor
sonra bir anda "çok da fifi" ye bağlıyorum
bebek'e giden ilk dolmuşa atlayıp, simit kahve yapıyorum
önüme sonbahar yapragı düşüyor
kahverenginin içinde yeşil arıyorum
diyorum ki ağaç gibidir gözlerim
içindeki yeşili bir o görebilir.
devamını gör...
3627.
tabancamın sapını da gülle donatacağım
alacağım başka yar seveceğim başka yar seni çatlatacağım.


aha yazdım buraya !

+++

bu da kendime gelsin:

yavaş koçum yavaş kaşıkları kıracan...

(...


evlenecem diyordun da vay aslanım vay
bu sene de bekar kaldın mı dayanamıyon !)
devamını gör...
3628.
niye böyleysem ben?

garip iyidir diye kendimi kandırmaya çalışıyorum bi'de.

zeki olduğumu savunurken art arda aptallıklar yapıyorum.

şu bağlaç olan de'yi ne çok takıyorum mesela.

sonra her şey önemsiz diyorum. ama önemsiyorum, takıyorum.

ufff.. şu an resmen klasik müzik dinleyip depresyona girme eşiğindeyim.

bunu niye buraya yazdıysam şimdi?

amaaaan ne önemi var?
devamını gör...
3629.
insanın içine şeytan kaçmıştır. sürekli fena şeyler fısıldamaktadır. tüm duygularını yönlendirmektedir. öyle sanılmaktadır ki şeytan işe duygulardan başlamaktadır. bir savaş vardır insanın içindeki iyi duygularla kötü duyguların arasında. bu devrede mantık kime yardım ederse o kazanacaktır. iyi duygulara yardım eden bir mantık iyi insanı doğurur, kötü duygulara yardım eden insan kötü insanı doğurur. esası kötü insanlar sanki daha duygusaldır ki mantıkları ile doğruyu bulamamış duygularına yenilmişlerdir. doğru olan her zaman iyi olmak mıdır sorusu geliyor akıllara? yine savaş yine savaş! insanın içinde bile bu kadar derin, zor savaşlar varken her insanın iyi insan olma eşiğine varıp savaşları sona erdirmesi ne kadar mümkün?
devamını gör...
3631.
tamam anladık!

birini hem deli gibi sevip hem ölesiye nefret edebilir insan.

bu duyguları birine hissederken, nefrete mi sığınıp başkasına açabiliyorsun kalbini? mantığına mı çanak tutuyorsun?

ey insan ben! cevap ver kendi içindeki bu saçmalığa,

sen ne bölük pörçük ne vıcık vıcık ne kendini bilmez bir şey oldun.

ne ara bu kadar karıştın kaldın.

cevap ver ulan ne ara kendine söylediğin yalanlara inanmaya başlayıp, kendine kızdın yine kendini kandırdın diye!
devamını gör...
3634.
üzüldüğümde,dertlendiğimde yüzüm düşer benim.
bir gün dostun biri öyle bir nasihat etti ki o gün bugündür her canım sıkıldığında "dost" düşer aklıma.

Allah ona hep selamet versin inşaallah.

gönül güzelliği veya sözün zerafeti değil burda söz konusu olan.
söz konusu olan sen ben veya beşerin her hangi biri de değil.
marifet iltifata tabidir darbı meseli bi zatihi Allah'ın üzerimizdeki hakkıdır.

marifetini degdirmiş dudağımızın kıyısına, gülmeyip hürmetsiz mi yazdıralım adımızı?
devamını gör...
3636.
galeta kemirerek yemek mekanlarıyla ilgili reklam metni yazmak çok acıklı be..
o imambayıldılar, tane tane pirinç pilavları, hamur kızartmaları, taze fasülyeler, yaprak sarmalarına aç açına bakmak..
ühü.
devamını gör...
3637.
kalben veya dille söylediğimiz dahası iddia ettiğimiz, savunduğumuz ne varsa onunla imtihan oluyoruz sanırım.
ve o imtihanlar öyle geliyor ki tam karnımızın en yumuşak tarafından, en ennn zaaflarımızdan.
onca yıl savunduğum her şeyi kendi gözümde hiç edecek hak olmayan bir "alternatif" nasıl çekiyor yakamdan kendisine.
ama diğer yanda da en büyük korkum.
korktuğundan kaçmak için zaafa sığınmak veya korkunla yüzleşmek..
zaaf ve korku arasında.
ah ne zor..
devamını gör...
3639.
merhaba ömer baba artık anlatıracak hikaye bulamdıklarından 100 temel eser okutacakmış sana senaristler e haksız sayılmazlar doğrusu nede olsa 300 küsür bölümdür insanı sinir eden tebessümünle. adres soranı bile künde'ye getirip sonu mutlu biten hikayelerinden anlattın, biraz daha dayan ömer baba eğer 50 bölüm daha oynarsan pana film'den aldığın paralarla pana filmi satın alabileceksin sen ki yaşlılar sıra sıra gençler arasıra aforizmasını yerle bir eden adamsın en son izlediğimde büyük iskender polatın ebruyu arabaya atıyordu aradan 100 bölüm geçti bi bakayım dedim ne olmuş ne bitmiş hikmet gitmiş,memati taksimde devletine isyan etmiş ama sen hala arkada melodisini herkesin ezberlediği ney sesiyle tebessüm ediyordun sahi nasıl başarıyorsun bunu ?
devamını gör...
3640.
yalnızlıktan duyulan nefretin bozulan lavabo musluğu karşısındaki çaresizlikle doğru bir orantısı vardır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar