sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3701.
bayrami facebookta paylasilan bir link gibi kodluyor beynim gayri ihtiyari.

cocuk yok, buyuk yok, seker yok, tebrik yok, kahvalti yok, kurban yok, kimse yok.

posta kutusunda mektuplar, faturalar, supermarket flyerlari, merdivenlerde rutin temizlikci bulgar kadin, evin saginda uzak mesafe trenlerinin/ metronun gicirdattigi raylar, yukarida, kuru dallar arasinda uyuyan gri bulutlar ve arada bir bulutlari delen gurultulu ucaklar, henuz ogle olmusken evler arasina coken loslukla otomatik acilan sokak lambalari, asina bir buhranin sindigi sokakta okuldan cikan cocuklardan yukselen slav dillerinde, italyancada veya afro gurultuler, camimin altindaki viraji kedi gibi donen sessiz araclar, acik pencereden odama dolan italyanca bir radyo yayini, yuz yuz yirmi metre uzagimdaki kilisenin saat basi canlari, bitisik binanin zemininde calisan sirp firinin ruzgarla sokaga dagittigi simit, ekmek kokulari.

baklavayi -anlattiklarina gore- turkler calmis ya arnavutlardan, iyi yapmislar.
devamını gör...
3702.
her şeyin bir anlamı olmak zorunda mı? mesela durup dururken kaçıp gitmek isteyemez miyiz. yada sebepsiz yere sevemez miyiz her şeyi. huzursuz her günün ardından huzurlu uyanmaların bir anlamı var mı? hala neden bu dünyaya geldiğimizi bilmiyorsak suç bizde mi? beynimizde dolaşan binlerce sorudan kaçını söylemeye cesaret edebiliyoruz? sevgi gerçekten emek mi ister yoksa istanbulu sevdiğim gibi karşılık beklemeden sevebilir miyim birini?
devamını gör...
3703.
türk erkekleri hastalanınca nazlanıyordu hani ? çorbamı kendim yaptım. kemiklerim fena sızlıyor bu seneki virus kas yapmış gelmiş. yıktı koydu köşeye. içlik üstüne penye, atlet üstüne fanila, fanila üstüne kazak, kazağın üstüne hırka bir de bere. ayakta da çoraplar.

tabi gazeteye ince sürülmüş bengayın tenle temasını anlatmıyorum bile. sabaha iyi olmazsam gayri 1 ay gider bu.

çok geçmiş olsun bana, Allah'ım inşaallah bana bir şey olmaz.

fark ettim hastalanınca çok sakin bir insan oluyorum.
devamını gör...
3704.
murat menteş, alper canıgüz, emrah serbes gibi yazarları ne ara camiadan bunlar da, müslüman çocuklar, okuyun okutturun diye bize itelediler anlamakta zorlanıyorum. murat menteş bir ara yeni şafak'ta falan da yazdı. ama adamın kitaplarına falan dönüyorsun, türlü cinsel fantaziler falan. eskiden forumlarda saçma sapan seks hikayeleri bölümleri olurdu. aynen onun gibi şeyler yazabiliyorlar.

adam kocaman kitap yazmış, takıldığın bölüm iki sayfalık hikaye diyebilirsiniz. adamın/adamların kitaplarına ve anlatımlarına, tarzlarına laf atmıyorum zaten, gayet güzel yazarlar hepsi de, kabul edelim, benden daha iyi yazıyorlar. ehe.

takıldığım nokta bunların islamcı, dindar yazar, bizden çocuklar denilerek bize itelenmiş olması. yok arkadaşlarım, kıymetli bacılarım, bu çok övdüğünüz murat menteş ve kankaları islamcı yazar olup bizim istediğimiz edebiyatı oluşturacak kişiler değil. her müslüman gibi onların da günahları olabilir, eyvallah. günahları, sevapları kendilerine.

fakat bunlar bizi temsil edecek, genç kızların kitleler halinde peşinden koşacağı yazarlar değil. ha günümüz genç kızları accık içki içsin, biraz kaçık olsun ama dinini imanını da bilsin tipinde kısacası efendi görünümlü serseri modeli yazarlar arıyorlarsa tam aradıkları şey orada onları bekliyor.
devamını gör...
3706.
koridorda yeknesak ayak izleri. yerler çıplak, ruhum arı. suratımda tüm insanlığı kıskandıracak bir gülümseme.

bu güne merhaba diyorum. dün gibi değil evveli gibi hiç değil. çaydanlık bile farklı kaynıyor. içimdeki heyecan bu mutluluk. ben böyle uyumadıhttp://m.geçmiş zamandan bir gün mü çalıyorum. saçlarımın kokusu parfümüm 6 sene öncesinin bir çarşambasında olduğumu fark ediyorum. çarşamba ortasında haftanın noktasında dönümünün hayatımın. dualarımın kabul oluşuna duacı. yeniden yazıyorum hayatımın bu yaprağını.

düşe vurdum kendimi. birilerinin alını
devamını gör...
3707.
beş kişilik bir arkadaş grubuyuz ve seneye dördü evli olacak. hani evlenme yaşı artıyordu? hepsi 21-23 yaşlarında bu kızların. sözlük ya, insan gerçekten hayret ediyor. nasipsiz miyiz neyiz.
devamını gör...
3709.
hastayım...

doktorlardan da hastanelerden de nefret ediyorum. muayene de istemiyorum tedavide...

iğneden korkuyorum evet iğneden korkuyorum oldu mu...
devamını gör...
3711.
bugün kedim öldü,daha bebekti.kucağımda can çekişmesini izledim çaresiz.sonra bi tepeye çukur kazıp gömdüm.allah bi vesileyle ölümü hatırlattı,çaresizliği hatırlattı diye düşündüm,hamd ettim...
devamını gör...
3712.
şimdiye kadar nerdeyse hiç kavga etmemiş, kavgaya karışmamış olan ben, bir gün biriyle cogacayip kavgaya tutuşacakmışım gibi geliyor. böyle gözü karartıp dayak yemeyi de göze alaraktan. kişi belli değil. ama şuursuz,düşüncesiz,kul hakkı yemeyi seven çok, seçenek bol.
devamını gör...
3713.
biz,kaybettiğimiz kişilere üzülmüyoruz.kaybettiğimiz insanlarla yaşadığımız anları bir daha yaşayamayacağımız için üzülüyoruz.yani biz kendimiz için üzülüyoruz.sadece kendimizi düşünüyoruz.ama insan,senin gibi ustaca ve hiçbir iz bırakmadan,kaybolduğunda,bir zaman sonra hatıralar,yaşanan anlar bile,sis gibi dağılıp gidiyor.keder bile kalmadı.hissedilen bir şey yok.evet bir zamanlar birşey vardı,direnmeden teslim olduğum,sevgimi benden söke söke alan biri vardı.ondan geriye sadece bir isim kaldı.kimsede olmayan ona has bir isim.bir donukluk,bir tutukluk,herşeyden vazgeçmişlik hali.ahir zamanın anlamı bunda gizli belki de.şaşırma melekemizi kaybettiğimiz bir zaman dilimi
devamını gör...
3714.
yavaş yavaş o kadar da boş olmadığımı fark ediyorum.. türlü türlü şeyler görüyorum ve duyuyorum.. boşluktan bana sesler ulaşıyor ve onları anlamaya çalışıyorum.. bazı seslerin, o boşluğu aşıp bana ulaşmadığını fark ediyorum..bu bazen keyif verici.. sonra bazı şeyleri dikkatle kendime saklamak isterken, bir anda soluk almakta zorlanmaya başlıyorum.. bu nefes darlığı içimde yükselen ve eskiden itiraf edemediğim, yaşamasına dahi izin vermediğim duygularımı ve buna eşlik eden korkularımı dışarı çıkarıyor.. ben yine uyanıyorum..
devamını gör...
3715.
mesafeler olmasaydı keşke. keşke gözlerimizi açsaydık da karşımıza çıksaydı. oysa biz ne zaman gözlerimizi kapatsak o zaman görebiliyoruz bi şeyleri, hayalleri. mesafeler olmasaydı birçok insan, en başta da ben cesaretli olabilirdik, korkmazdık denemekten, ürkmezdik belki. mesafeler olmasa kaybetmezdik, belki ömrümüzce bulamayacağımız bazı şeyleri. kaybedeceğimizi bile bile yaklaşıyoruz şimdi. bu defa kaybetmeyeceğim demek fazla polyannaca. çünkü bizim bardağın yanındaki sürahiyi dolduran damacanamız bile boş artık. gelmesin, kaybedeceğim çünkü, gelmesin ki kaybetmeyeyim. yeni hayal kırıklıklarına, yeni boğaz düğümlerine, yeni gönül yüklerine yerim yok. geri dönülmeyen o bahtsız yola çoktan girdim, gelmesin, mesafeler var çünkü, mesafeleri yenemem ben.
devamını gör...
3716.
ne çok korkuyoruz yaşayamadıklarımızdan.

en narin yerinden kanatıyor düşlerimizi, ayrılığa düşüyor usulca başımız. söze yeminsiz başlayamayanların korkusu siniyor üstümüze, hiç bir sokağı denize ulaşamayan şehirlerin cinnetini taşıyoruz yüreğimizde.

ah !
ne çok korkuyoruz yaşayamadıklarımızdan.

kıyameti bekleyen ölüleri kıskandıran sessizliğimizle susuyoruz.

devamını gör...
3717.
uykum gelmiyor son zamanlarda surekli kendimle savasiyorum. bunu oylesine demiyorum gercekten kendimle savasiyorum kac zamandir. beynim yapma diyor gonlum yap diyor. nefsime engel olamam da cabasi. eskiden 11 dedinmi kacinci ruyayi goruyordum simdi uyku falan hikaye. neyse hayirlisi bakalim.
devamını gör...
3718.
sevgili sözlük*
bugün koptum gülmekten anlatayım da sende gül**
bugün sabah kahvaltıda haberlerde 29 ekim kutlamalarında anıtkabire çelenk bırakma sahnesini izledik ailecek,akşamüstü haberlerde marmaray açılışını izledik bu sefer annem sordu''kızım bu ne iş?'' bende başladım anneme anlatmaya marmarayın inceliklerini sonra annem demesin mi ''kızım ben onu mu dedim bu abdullah gül'ün akşama daveti yok mu ohh valla bayram bunlara bayram uçakla istanbul ankara arasını yol etmiş buda yetmemiş bide deniz altından gidiyo'' demesin mi bundan sonrasında sadece sustum.**
devamını gör...
3719.
canım çok sıkkın sözlük. insanlardan çok yoruldum ya. Allah içinden merhameti alınca böyle oluyo demek ki. o kadar çok şey söylemek istiyorum ki.
kendime olsa susar sineye çekerim ama küçücük kızlara olunca katlanamıyorum.
bir hadiste yoluma ışık tutuyo.

cihadın en faziletlisi zalim sultan karşısında hakkı söylemektir.
devamını gör...
3720.
birden bire bastıran bu yorgunluk, örtüsü mü çocukluğumun tüm gözyaşlarının?
diğerleri acı çekerken hissettiğim bu kayıtsızlık, onlardan biri olma korkusu mu?
kendime rağmen ayakta tutuyorum kendimi tüm gücümle..
gençken bir sandalyeyi havaya kaldırırdım bazen dişlerimle bunca gücün zayıflıkları mı geçersiz kılacağımı umut ederek..
bugün sağlam dişlerim eksildi, kaldıramıyorum artık sandalyeleri. ama göze çarpmasın diye zayıflıklar uyguladığım güç gösterisi kaldı baki..
daha ne kadar yutacağım her şeyi! ve sanki hiçbir şey olmamış gibi yapacağım?
daha ne kadar herkese eyvallah deyip yüzümü gülerken kendimi unutacağım?
bir insan ne kadar süreyle kendini sevmemeyi başarabilir?
eğer güleryüzlülük sayesinde hayatta kalmayı öğrenmişse insan, öylesine zor ki söylemek gerçeği..*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar