sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3821.
tezim bitti; teslim edilecek birazdan. hiç bitmez zannediyordum sözlük.
10 gün sonra son finalime ve tez savunmasına girip mezun olacağım Allah'ın izniyle.
hiç bitmeyecek gibi geliyor yine de...
bu açıdan hayata bakınca, hiç bitmeyecek gibi gelmeyen hayat çok daha çabuk bitecek herhalde.
bu tanım çok saçma oldu.
aha da gönderiyom!
devamını gör...
3822.
* okuldan mezun olalı tam 12 sene olmuş ve ben hala diplomamı almadım. diploma okulda ve ben elimdeki çıkış kağıdı ya da geçici mezuniyet belgesiyle idare ediyorum. bunun değişik anlamları ve zihnime yansımaları var:

1- gerçi hep özel sektörde çalıştım, devletle işim olmadı ama, şu ana kadar, askeriye hariç, tek bir yer bile diplomamı sormadı. boşa mı okuduk acaba?

2- bugün bir avukat ya da doktor'un diplomasını almaması diye bir şey söz konusu olmaz. adam alır diplomayı, çerçeveletir ve duvara asar. hatta buna iktisadi idari bilimler, siyasal vs. gibi bölüm mezunlarını da dahil edebilirsiniz. adamlar alıyorlar diplomayı ve çerçeveletip duvara asıyorlar. biz mühendislerde bu yok. ben bu yaşıma kadar, bir mimar hariç, diplomasını çerçeveletip duvara asan bir mühendis görmedim. kıymetsiz bir şey midir mühendis olmak?

3- bizim okul demeyelim ama bölüm bir kere bile arayıp, ya da mail atıp; bilader sen mezun oldun, niye diplomayı almıyorsun? yoksa boşta zağar gibi dolaşıyor musun, ne yiyip ne içiyorsun? diye sormadı.

* çok önemli bir şey farkettim: bu devirde, şayet yılda 10-15 bin hatta 20 bin kilometre yol yapıyorsan, dizel araba diye yırtınmanın bir anlamı yok. al benzinli arabayı kullan.

* gündem her gün yoğun; dert, sıkıntı bitmiyor ve dikkat ediyorum, ekranların müdavimleri hep hukukçular, doktorlar, vs. bir tane mühendis yok. bak yine başa döndük. bir mühendis ekrana çıkmışsa kesin kendinin ya da başka bir meslektaşının başı beladadır. yoksa hiçbir televizyoncu, gazeteci bir mühendisi yayına almaz. oysa doktor ve hukukçular öyle mi? adamlara her daim malzeme var. haa bu arada, öğretmenler bizden de beter... aldığınız nefes ziyan. bak o derece...

* "passat ön paneli"

* internetten alışveriş asla güven vermiyor. ödemeyi yapıyorsun, sipariş teyidi maili atıyorlar ama bu bile içindeki huzursuzluğu gidermeye yetmiyor. acaba bir arıza çıkar mı, çıkarsa ne yapacaz, sistemlerinde bir hata oluşur da bizim sipariş, ödeme vs. güme gider mi diye taa malzeme eline geçip, kutuyu açıp ürünü görene kadar pimpirikleniyorsun. oysa git mağazaya, almak istediğin şeyi yokla, kurcala, parasını ver al. ama işte pratikte öyle olmuyor. kanepede yan gelip yatarak adamlara, "bana şunu getirin, parası neyse verelim" diyorsan bu çileği göze alacaksın.

* arabayı her zaman çıkış yönüne doğru park ederim. ne manevra yapılması gerekiyorsa bunu girerken yapar, çıkarken rahat ederim. tersini yapanlar ziyandasınız ve bu yaptığınız hoş değil.

* şöyle bir düşündüm: keşke kendime ait bir ülkem olsa. ülkemde adı konmamış, tamamen de facto gelişen kanun ve kurallar olur. öyle kalabalık bir yer olmayacak tabii. sen, ben, bizim oğlan. ötesi yok. uygun adayı bile buldum ama portekizlilerle savaşmayı şimdilik gözüm kesmiyor...

devamını gör...
3823.
gadınlar hiç bana güvenmedi lan. bu yıllardır böyle hiç bir gadın güvenemedi bana anam da dahil buna. aslında şeker gibi bir insanım biraz fazla aktifim diye üniversitede falan hangi kıza yoklama çektiysek ''onun kesin sevgilisi var beni de yedek yapacak'' dedi. bir kız arkadaşım vardı nejat alp gibi başlayım durun vicdansızlar mendilleri hazırlayın. öylesine sevgili falan olduk işte biliyom bu yaptığım yanlış lakin işte engel olamadım kendime olabilirdim de bilmiyom lakin beynim olma dedi gönlüm ol dedi halt yedik gönlü dinledik. onla konuşuyoz ediyoz falan o ara hayatımda bir kaç tane kız var neyiz biz diye sorduklarında cevap vermemek için saçmaladığım kızlardı bunlar biri taş gibiydi ama biri beddua etti kesin ona taşa dönsün diye beddua tutmuş. neyse buna ben aşık olunca o kızların hepsiyle görüşmeyi kestim gıcık gıcık konuştum tersledim hepsi gitti ağa arkadaş kaldıklarımla da ilgilenmeyince onlar da gitti. neyse uzun yazacaktım ama onlar da ben de kalsın her şeyi bilmeyin. olm bu yapılmazdı ama bana bu kadar deyim. ha şimdi umrumda mı değil saçmaladım bir ara ama şimdi takmıyorum. tek üzüntüm şimdi taş'ı kaybetmek nasssıl böyle bir hata yaparım la ben.
devamını gör...
3826.
efendim dün akşam bir kaza yaptım siste önümde ki yol yapım çalışmasını göremeyince çaat kaldırıma vurdum arabayı. o ara hemen devriye gezen polisler geldi. bir abi gibi yaklaştılar aman gençler boşverin sizin canınızda bir şey yok ya falan dediler teselli ettiler. yol yapım çalışması için adam akıllı ikaz lambası koymayan karayollarına belediyeye kaptırdık biraz. ordan rapor tutmaya trafikçiler geldi. onlarla da abi kardeş diyaloglarımız sürdü gardaşım senin verilmiş sadakan varmış 2 gün önce aynı bu senin çıktığın yerde ağaç vardı adamın biri ona çarptı bunla geçmiş olsun. biz orda sigaraları içerken polis abiler arabayı çektiler iterek yolun kenarına, kazayı seyretmek için yolda duran arabalara sövdük ne izliyon lan .... görmüyon mu kaza var işte falan dedik, polis abinin biri hızlı giden arabalara yola atlayarak yavaş lan yavaş ne acelen var falan dedi ah be polis abiler siz hep böyle oldunzuzda biz mi sevmedik sizi. çekici geldi efendim gelen çekici evlere şenlikti. adam bir iştahlı cam siliyordu görmeniz lazımdı ben böyle iştahlı cam silen adam hayatımda görmedim. ben sizi takip ediyim diye arkamızdan geliyordu sonra bastı gitti ilerde zor bulduk yol kenarına oturmuş cuara içiyordu. Allahtan arkadaş faça şahin bulupta kurtardı bizi soğuktan. Allah çorumlulardan razı olsun o çorum kaloriferini bulmasaydı nasıl ısınacaktık kuş serisinde.
devamını gör...
3828.
hastayken hani insanın dinlenmesi gerekir ya ha iste benim hic oyle bir huyum yok.
hastayim ama kutuphanede tez yaziyorum, yemek yedigim de yok.
elden ayaktan düşecem daha kötü olacam diye korkuyorum; ama yarın görüsmem var yetistirmeliyim.
bir de keşke su baş ağrısı olmasa.
devamını gör...
3830.
illa su diye bir derdin varsa,sağlam bir susuzluk elde et önce,akabinde su kendiliğinden gelir zaten dediler bugün.güya dert çok da,dermana giden yolda ciddi bir maraz var onu gördüm.ondan bu borulardaki tıkanıklıklar,ondan bu su kesintisi demek.
devamını gör...
3831.
suratı asık,sürekli şikayet eden menuniyetsiz insanları hiç anlamıyorum sözlük,sanırım hiç bir zamanda anlayamayacağım,
bir tebessüm etmek,küçük hayallerle umudu canlı tutmak ne kadar zor olabilir ki,gerçekten anlayamıyorum?*
devamını gör...
3833.
merhaba sözlük,az önce moderatörlerden biri bana teyze muamelesi yaptı halbuki ben daha * yaşındayım.
farid farjad'ı attım bi kenara,canım sıkıldı sözlük açtım ferdi tayfur'dan emmioğlunu dinliyorum o derece yani.
devamını gör...
3834.
bazen hazır olmadığın kitabı okumaya çalışırsın. heyecanla alırsın kitabı eline , başlarsın ama ilerlemez bir türlü. hazır olmadığını bilirsin ama bırakmak istemezsin çabalarsın ; bir sayfa daha , bir sayfa daha belki yol katedebilirim, dersin fakat o kitap için hazır değilsin ki , olmaz. sonra için buruk bırakırsın kitaplığına , " yine aşınca çayın suyu boyunu , belki yeniden karşıma çıkacaksıınn" diye mırıldanarak. * * hazır olmayı beklersin.
hayatta da bazı hususlar böyle işte. heyecanla başlıyorsun * ama altından kalkamıyorsun. konu boyunu aşıyor ; birikimin , gücün yetmiyor. sanırım hazır olmadığın kitabı okumaktan tek farkı ; kitabı bir köşeye bırakıp geri dönebiliyorsun fakat zamanı bir köşeye bırakamıyorsun. *
devamını gör...
3836.
departmanın kapısı bozuldu bugün... kartlarımızı okumadı sistem. neyse dedik retina okutur gireriz, ki normalde en zoruma giden kısımdır retina taraması böyle gözlerini belerterek bakmak. neyse okuttum, ben yerine şirkette en gıcık olduğu kız olan tuğçe'nin fotosunu görünce ekranda nutkum tutuldu... minessabirin dedim... neyse benden erken gelen birileri varmış açtılar kapıyı.

ama çilem burada bitmedi tabi, odam giriş kapısına yakın. dakka başı kapı çaldı, tam oturdum konsantre olacağım kapı çald. duymayayım biri açar diyorum, tez canıma tüküreyim duramadım da, netice itibariyle bugün kapıkulu gibi hissettim kendimi. ne zormuş be. hüf.
devamını gör...
3837.
ben pazardan aldığı civcivi horoz çıkmış bir çocuğum.
ne zaman uykuya dalsam öterek uyandırırdı beni.
adını ızdırap koymuştum. çok tatlıydı.
hiç horozumu yemeyi düşünmedim, ama annemler pişirip önüme koyunca bir kaç parça etinden yedim.

buzların çözüldüğü bir an var.


devamını gör...
3838.
geçenlerde,dükkanın önünde park halinde olan patronun arabasına meczup biri yaklaştı sözlük,
arabanın açık olan ön camından eğilerek kurcalamaya başladı,
patronumda ben de seyrettik bir kaç dakika,
sonra patron yanına gitti ve dedi ki;
''çok mu beğendin?''
''evet,evet,evet,evet'' dedi meczup.
''iyi hadi senin olsun o zaman'' dedi patronum.
görsen sözlük o kadar sevindi ki ''teşekkür ederim,teşekkür ederim'' diye diye gülerek uzaklaştı.
sanki gerçekten de araba onun olmuş gibi mutlu oldu,
ben o gün öğrendim ki sözlük,
karşınızdakinin ne kadar insan olduğu,sizin ne kadar insan olduğunuz ile doğru orantılı,
ve meczuplar mutlu olmasını çok iyi bildikleri için ''insan'' vasfını daha iyi taşıyorlar...
devamını gör...
3840.
ne kadar hoşgörülü ya da hümanist olursanız olun,
hayatta nefreti en derinlerde hissettiğiniz anlar vardır.
işte bu anları hep nankör ve hiçbir şeyden memnun olmayan insanlar yaşatırlar.
sorumlulukları alır ve her şeyi yoluna koyarsınız sonrasında ola ki gaflete düşüp küçük bir sitem ederseniz,
başlarlar ''biz sana bunu yap demedik ki,yapmasaydın,hem abarttığın gibi bir durum yok ki ortada'' demeye...

halbuki kendi kabuklarına çekilen bu insanların gamsız yaşamlarıdır size hayatınızı yaşama fırsatı vermeyen..
onlara göre su akar ve yolunu bulur,
oysa o yola meyil vermez iseniz su olduğu yerde kalacak ve her damlada daha derin bir sıkıntılar göleti oluşturacaktır...
kaçırılan bu nokta bencilliğin başladığı yerdir...

aslında en büyük problem yolda görüp Allah'ın selamını dahi esirgeyeceğiniz kadar aşşağılık olan insanlarla koca bir ömrü paylaşmak zorunda kalmanızdır..
işte bu nokta da imtihanın başladığı yerdir..

dünyadaki sıkıntısını ahiret kazancına dönüştüremeyenler ziyandadır ya hani,
işte sırf bu yüzden ''eyvallah'' der ve geçersiniz ziyana uğramamak için.

sonra alnınızdaki kırışıklıklar ile baş başa kalıyorsunuz.. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar