sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

3881.
önceden muhatap olup da yaptığı kabalık yüzünden bir daha mesajlaşmadığım bir yazar var,
gördüğüm muameleyi hazmedememekle beraber * az önce nick altı yazılanlarına bakınca niçin böyle bir kabalığa maruz kaldığımı çok net gördüm sözlük,
testide ne varsa o sızar hesabı ama akıllandım,
bundan sonra piştleşmeden önce gidip nick altı yazılanlarını okuyacağım,resmen yazarın cv'si.
mehmet akif çok haklıymış sözlük evet insan gerçekten de iki yüzlü insanları seviyor yirmi yüzlüleri görünce.
devamını gör...
3882.
dün lise arkadaşlarımla buluştum nostalji yaptık. ulan ne güzel günlerimzi geçti be. bir kaçı askere gitmiş evlenmiş falan. evlenen arkadaş biraz kısa boyluydu lisede biz buna sigara bile vermezdik senin boyun yetmiyor diye. onu dedim ''lan biz sana sigara bile vermiyorduk elin adamı ne deyip kız vermiş'' evlenme olm aklın varsa dedi. adamlar askerliği yemiş bitirmiş üstüne bir de evlenip 1.5 yaşında çocuğu olmuş vay ben nerelere gidem.
devamını gör...
3883.
çok üzülüyorum lan bazen. susuyorum,susuyorum demiyorum kimseye diyemiyorum. ne diycem ki hem. bazen bazı şeyler olmuyo.olsun diye çabalıyo muyum bi de o var tabi. neyse. herneyse!
devamını gör...
3885.
küstügüm kisiyle konusmak istemiyorum.ama mahalle baskisina da dayanamiyorum.konussan bir turlu konusmasan bir turlu.bunun neticesinde sunu iyi anladim ki keskin sirke kupune zarar.
devamını gör...
3886.
ne olacak bu dünya işleri lan sözlük?he?!

ne sussak oluyo,ne konuşsak oluyo?ne gülsek oluyo,ne ağlasak oluyo?

ne sevsek oluyo,ne sevilsek oluyo lan?!

insanlar birbirlerine zarar vermek için ne diye bu kadar yırtınıyolar?fok mu var ucunda?

yok be http://moruk.boşversene;
bu işler olmayacak galiba.
devamını gör...
3887.
aksilikler hep üst üste gelir derler ya bir kez daha bu sözün doğruluğuna şahit oldum. söyle anlatayım dün ucağım uc saat rötar yaptı ve rötar süresi belirsizdi diye habire tetikte bekledik. neyse koştura koştura yetişeyim derken sebepsiz bekledik. ha iki kez de cizmelerimi cıkartmak zorunda kaldım. ucak hareket etti, yol boyunca beşik gibi sallana sallana geldik. yorgunluktan tansiyonum düstü inerken. ben eve gelirken bir cay icip uyurum diye düsünürken eve gelince bir de baktım ki elektriği kesmisler faturayı ödemeyi unutmusuz diye. ev iğrenc kokuyor, neden mi buzluktaki her şey bozulmuş bir sürü et ve kıyma. o yorgunlugun üzerine saatlerce dolap temizledik. bir de poset delik diye o iğrenc sular halıya damladı. evet bu kadar şey oldu. yazınca bile yoruldum.
devamını gör...
3888.
akşam anteke usulü tepsi kebabımı yaparken kapı çaldı. kapıyı açtım ve karşımda bıyıklı bir adam ve yanında bir kadın gördüm. başladı kadın konuşmaya. meğersem adam muhtar adayı imiş oy istiyorlarmış. adam sadece elimi sıkıp "bendeniz x y" dedi. o kadar. hep kadın konuştu.

o an dedim ki: neden kocan aday oldu sen aday olaydın ya gadın ! *
devamını gör...
3890.
küçükken bize hep "misafir" gelirdi.sobanın üzerine konulan çay,kış akşamları sıcacık muhabbetin eşliğinde demlenirdi.ben halı kenarındaki şeritlerde kırmızı arabamla püsküle kadar hız denemesi yaparken;babam beni yanına çağırır,sessizce"oğlum git ayakkabıları güzelce diz"derdi.hemen kapıya koşar,özenle bütün ayakkabıları dizerdim.şimdi büyüdüm,artık ne öyle misafir,ne soba üzerinde demlenen çay,ne de misafirlerin ökçesine basılmış rugan ayakkabıları kaldı.misafirlerin ayakkabılarını dizen çocuklar olarak çok şanslıyız bence..
devamını gör...
3891.
yine bi sınava girdi bahtsız adam ve yine kılpayı başaramamıştı. yine ev dağınıklaşmaya başladı, yine balkona çıkıp üst üste sigara içmeye, yine olduğu yerde uyuyakalmaya başladı. en ufak bi harekette gıcırdayan ahşap zeminin sesi, muhabbet kuşunun sesi, akvaryumdaki kirlenmiş motorun sesi,komşuların bağırış çağırışları,arada bir buzdolabından çıkan motorun durma sesi,dışardan gelen seyrek korna sesleri,sigarayı içine çektiğinde filtreden çıkan sesi,karşı apartmanlardaki klimaların sesi..saatlerdir oturduğu armut koltuğunda hepsini duyuyordu,hepsini,ayrı ayrı duyuyordu.yaşayan bi ölü gibiydi.avucunun içindeki muhabbet kuşunu okşayarak,gözleri saatlerdir halının zeminine odaklanmıştı..bi mucize bekliyordu,ne zaman şansının döneceğini kendine sorup durdu,cevap alamadı yine..sonra yine soru bankasını açtı.daha çözeceği çok soru vardı,sınavda yapamadığı 1 soru için yüzlerce soru çözmek zorunda kalacaktı.kahve koydu kendine,şekersiz,sütsüz,acı bi kahve,tıpkı kaderi gibi.
devamını gör...
3894.
rüyalar gösterir düşlerimdeki gerçekleri...rüya...düşlerim...gerçekler...bilmiyorum ne kadar gerçekçi...ben uçurum kenarındayım sen...sen yoksun bu rüyada...
devamını gör...
3895.
+aşkım bugün gıriin'den dağ kekikli tavuk yiyelim mi,sonra da sıtarbaksa gider java çip çaklıt alırız olur mu,olur muu ?

-........(lan bi kere de demiyosun anasını satayım kız kulesi'nin oraya gidelim,pilav nohut yaparız açık ayranla götürürüz,ben de senin bıyığını silerim ehi ehi " diye )..

+nooldu aşkısı daldın yine ?

-hee ee,tabi alırım bitanesi aşkolsun..
devamını gör...
3897.
genç adam yanlış bir isim yazmış kalbine. yanlış olduğunu anlayınca karalamaya başlamış üstünü usulca. arkadan hafiften bir ses işitmiş. sesin sahibi gülümseyerek ve kinayeli bir tonla "karala karala" demiş. "yazdığın kalemin mürekkebi karaladığın kalemin mürekkebiyle karışsın dağılsın dört bir yana". genç adam öfke dolu bir bakış atmış sesin sahibine. öfkesi, muhatabının haklı olduğunu kabullenmek istememesindenmiş belki de. bu kez almış silgiyi eline silmeye başlamış. aynı ses "silince geçecek mi sanırsın izi kalmış bir kere" demiş. boynunu bükmüş genç adam. sessizce tek kelime dökülmüş dudaklarından "eyvallah.."
devamını gör...
3900.
belki de yanılıyorum doğru bildiğim tabularımda. yık(ıl)ması zor.. vazgeç(il)mesi zor.. ama yıkmak ve vazgeçmek zorunda olduğum tabularım..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar