sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

4081.
her türlü suça karışmış balici ve tinerci bilakis altın kalpli yeğenim askerden geldi. yarın onu görmeye gidicim. elimde yıllanmış tiner var. o gittiği gün toprağa gömmüştüm. görelim bakalım neler olacak ?

ayrıntıları bilseniz bunu bilmekten ölürdünüz. yusuf hayaloğlu'na bağladım.

herif yata yata 4 kişilik koğuşta askerlik yaptı. geceleri feyste kızlarla takıldı.

hani askerlik yan gelip yatma yeri değildi ?

neyse şimdi maça gidiyorum gençler. uslu durun ayağınızı denk alın. dölek durun !
devamını gör...
4082.
merhaba defter yine ben. bugün halı saha kariyerimde ilk defa -daha önce olduysa hatırlamıyorum- ışıkları gördüm o beyaz ışıkları.

çekici ve güçlü bedenim arkadan gelen bir darbeyle takla attı. bir anda ışıklandırmaları gördüm. çok korktum. kesin bir şey olacak sandım bana; lakin bana vuran adamın ayağı sakatlandı ve oyundan çıktı. bu bir zafer miydi bilemedim. merhamet ettim mi onu da bilmiyorum. kendi düşen ağlamaz diyeyim.

demek ki neymiş öfkeyle kalkan zararla oturur yahut abini bilecen aslanım !

yalnız ayağım ağrıyor yine de o kadar kusur kadı kızında olur lakin ki hem memur çocuğuyum hem erkek. şimdi bir sürü laf yerim sizden. cıks cıks.

söyleyeceklerim bu kadar.

yok bu kadar değil.

28'ime basmadan ölürsem beni en yakın halı sahanın yanına gömün gençler. vasiyetimdir. kaldı 10 gün.

efsaneler 27 yaşında ölür; bakalım efsanelerin huyuna mı gideceğim yoksa bir istisna olarak efsaneliğime devam mı edeceğim. bunu zaman gösterecek.
devamını gör...
4084.
hakkı olana hakkını bahşetmişler eksik olmasınlar...
gecenin yarısı aldığım bu güzel haber...bu sır...gönle bir okyanusun serpilmesi...
ama birden aklıma düşüyor: zaten olması gereken bu değil miydi?
başımıza hukuksuzluk gelmedi diye sevinmek de değil..sözkonusu hukuksuzluktan en az sıyrıklarla kurtulabildik diye...
ya kurtulamayanlar? ya onlarcası?
mahşere kanayan onlarcası?

gecenin bir yarısı aldığım bu güzel haber...tam ümit bitti derken bir kapının açılıvermesi...

anlatamadım sevincimi...
sustum..
anladı...
"dünya esiriyiz cümleten, çok fark yok" dedi...
tebessüm etti...
tebessüm ettim...

anladım ki bu ümit, bu inanç, bu azim bulaşıcı...
el hamd...
devamını gör...
4087.
vapurda bir kızla tanışmıştım. kız ağlıyordu. hayatının ne kadar kötü olduğunu falan anlattı bana. yapmak istediği şeyler vardı, yapamıyordu filan. telefon numaramı verdim kıza. o günden beri mütemadiyen aradı sordu. bir defa da görüştük, yemek yedik. bana insan değilmişim adeta bir melekmişim gibi muamele yapıyor. çok şükür istediği her şeyi yaptı. benle hiç alakası yok, yardımcı olsam neyse diyecem ama, ben sadece onun anlattığını dinledim, bir de dua ettim onun için. evleniyor haziranda, geçen gün mesaj attı. çocuk havai fişekler eşliğinde evlenme teklifi etmiş kıza. o kadar mutlu ki anlatamam. öyle umut doldum ki o arayınca. kızın amacı evlenmek değildi tabi, ama bu da süpriz oldu bize. şahit olacakmışım düğününde! yok artık dedim. ben hakikaten utanırım olamam.
devamını gör...
4089.
eve gitmek için can atıyorum. bu şehri sevmiyorum. denedim olmadı. daha fazla zorlamanın alemi yok sevmiyorum , sevmeyeceğim. ah bi okulu bitirsem de temelli gitsem.
öyle işte.
devamını gör...
4090.
ne kadar şanssız bir adamım. tam yola çıkacağım günün bir gün öncesinde hasta oldum.
inşallah yarına kadar biraz daha iyi olurum. böyle yola çıkılmaz yoksa.
devamını gör...
4092.
burayı çok seviyorum sözlük. muazzam bir seviye var, hem saygı hem özgürlük. henüz kimseleri çok iyi tanımıyorum fakat inanılmaz içim ısındı. iyi ki varsınız. *
devamını gör...
4093.
yaw 3 günde 2gb internet kullanınca internetimin hızı düstü; ama ona rağmen sözlükte tanım giriyorum. azmim tebrige şayan (yanlış demis olabilirim; cunku hastayım).
sabah uyanırsam bu kez doktora gidecegim. sözlük ya ben en cok özgürlüğumu seviyorum. arkadaslarim gunu birlik bile baska sehre gidemezken ben sadece haber veriyorum gidecem diye. nazarlamayın. sonra biri basıma cıkar da beni engeller falan ayy cok korkuyorum.
devamını gör...
4094.
buradan, bana ısrarla birkaç tanımda bir eh veren arkadaşı selamlıyor, bu azminden ötürü takdir ediyor, gözlerinden öpüyorum. ay lav yu.
devamını gör...
4095.
özlüyorum. ne olduğu önemli değil. bir şeylerin hasreti içimi dolduruyor ve nefes alamıyorum. hani olur ya bazen olmadık bir anda aklına eski bir dost, yer veya hatıra gelir. aklın, düşüncen oraya gider ve boğulacakmış gibi olursun. dünyadan soyutlanırsın. içinden dolu dolu off ulan off demek gelir. ama en kötüsü o günlerin geride kaldığı acı gerçeğidir. neyse

size de oluyodur belki ara sıra....
devamını gör...
4096.
memlekete geldiğim gün dişimi fırçalayacağım bi de baktım diş fırçam yok. dolabı aradım baştan aşağıya, acaba yanlış mı hatırlıyorum rengini/tipini diye düşündüm, diş fırçalarını saydım. yok, gitmiş. boğazımda bi şey düğümlendi. evden gidince diş fırçamı bile atmışlar diye düşündüm. * gittim anneme "anne benim fırçamı gördün mü yok bulamıyorum" gibisinden bi şey söyledim. ama gözyaşlarımı da hazırladım, attım dese ağlayacam. * meğer eskidi diye yenisini almış. daha çok ağlayasım geldi de frenledim kendimi.
kendimi hemen istenmeyen evlât ilan ettim, kendi kendimi yedim. o beş dakika kolay değildi, bi ömür sanki.. *

anne olmak muhakkak ki kolay değil lâkin evlât olmak da bi başka zor be..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar