sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

4665.
bugün sabah uyandığımda maaşım yatmış ve param vardı. yarım saat önce sadece borçlarımın bir kısmını ödeyerek sıfıra düştüm sözlük.
ek bir iş bulmam mümkün olsa çalışcam o havadayım şu anda. ayağımı yorganımla denk tutamamaktan muzdaribim sanırım bu ileride ne kadar fakir olabileceğimin sinyallerini veriyor. hayat bazen çok acımasız.

zengin bi aileye evlat olsam bari, okumuşum atanmışım sempatik de sayılabilirim. varsa kendine hali hazırda büyümüş evlat arayan zengin bir aile beni bulsun.
devamını gör...
4666.
bugün sabah uyandığımda sabah saat 6:00 sularıydı kendime gelmem yarım saati almış olmalı ki sabah namazı geçmiş gün doğmak üzereydi..
yataktan kalkabildim. pc yi aştım uyku sersemi aklıma herhangi bir şarkı yada sanatçı gelmemişti nedensonra mahsun kırmızıgül sevdalıyım diye bağırmaya başladı odanın içerinde. freudu andım tam burada bilinçaltımda çay içtik biraz.

okumuştum ama maaş yada para umrumda değildi çünkü her ikiside yoktu.
ilan vermeyi düşündüm sonra... sempatik değildim arkadaşların söylediğine göre çatlak bile sayılabilirdim, büyümek mi hormonlu muamelesi göreli çok olmuştu bu da işe yaramazdı.

zengin bir aileye evlat olma ihtimali ise yüreğir in başkent olma ihtimali dahilinde idi zira iki gün önce ayrılıkçeşmesi durağında indiğimde akbilimin olmadığını fark etmiştim ve macera başlamıştı
metroya binmek için gerekliydi akbil tüm yaşamım boyunca öğrenmiştim bunu. uzaklardan gelen bir abiye sordum "en yakın akbil dolum nerede yaptırabilirim" diye "akbil nedir" dedi
(uzun bir sessizlikten sonra) "otobüse vapura metroya okuttuğumuz kart" diyebildim ki
anladım dedi arabasına bindi ve geldiği uzaklara kaybolup gitti..
devamını gör...
4669.
dünyada hiç bir şey bir çocuğun göz yaşından daha değerli değil be sözlük. onun kalbini kırıp ağlayan ve bundan hiç ar etmeyen insanlara yazıklar olsun lan. büyük küçükmemeli o zaman işin cılkı çıkıyor.
devamını gör...
4671.
* ''umarım sende ruh ikizini bulur ve çok mutlu olursun. sımsıkı sarılıp öpüyorum. (yanağından) '' ulan mesaja bak anasını satayım. vuraydın alnımın çatısından daha iyiydi be !


* sızmak ... sızma işlevinin gerçekleşmesi için ilk önce akışkan olman lazım ki bir çatlaktan geçebilesin. peki insan nasıl bir akışkana dönüşebilir ? hadi dönüştü diyelim bir insan nasıl bir çatlak bulup sızabilir ? dur cevabını bulucam. ama şu an hazır değilim. olmuyor.


* bana tutamayacağınız sözler vermeyin arkadaş. ben inanırım hemen. ha benim verdiğim sözlere de inanmayın sakın , ben verdiğim sözleri zaten tutmam.


* kıyımdan köşemden geçiyor insanlar. vitrinlerdeki beğendikleri ama hiçbir zaman alıp giymeye bile cesaret edemeyecekleri bir kıyafete bakar gibi seviyorlar beni. kimse giymeye bile cesaret edemiyor. giyin lan beni. üstünüze yakışmazsam bir iki makas vurun elime koluma , iğneyi ipliği saplayın derime, ölçün biçin kendinize göre .. ya da vazgeçtim. uzak durun benden olabildiğince. böyle daha iyi.


* iyice arabeske bağladık yemin ederim. şaraptan değil bu. aşktan değil. yalnızlıktan değil. senden değil. benden değil. hiç kimseden değil. hiçbir şeyden değil.


* mavi gözlü , beyaz yüzlü bir tane kız çıkıp geldi hayatıma geçenlerde. ilk bakışta cidden çok iştah kabartıcı bir hayatım vardı sanki onun için. sakallarına şarap kokusu sinmiş, dünyayla kavgalı , sigaranın son fırtını çekerken parmakları sigaranın közünde yanan , her daim ıslak kaldırımları seven , ve ıslak zeminlerde kaymaya bayılan bir cetre tasviriydim o'nun gözünde. 43 gün sürdü bu iştahı. en olmaz yerlerde sabahlayıp en olmaz sevişmelerin içine dahil olduk. sabahları birbirimizin yüzüne bakmaya bile cesaret edemeyeceğimiz sevişmelerdi bunlar. ilk ay böyle geçti. sözde, hayatı , yaşamayı yeniden keşfetmişti. şarabı seviyordu sözde. beni seviyordu. sevişmeyi seviyordu. 43 gün sürdü ama. ömrümün 43 gününü düşünüp paydasına bu mavi gözlü , beyaz yüzlü kızı koyup o geceme böldüm. sonuç 3,14 çıktı. öylesine farazi bir genellemeydi benim için. sonrasında ''ruh ikizi '' muhabbeti başladı. hani bir solukta gizliydi her şey ?


* bitirelim yazacaklarımızı ufaktan. sarhoş olmaya başladım çünkü. beni zamanında seven tüm aşklarım, hepinizden özür diliyorum. ben böylesine bir çıkmaz için , böylesine saçma muhabbetlerin adamı olmak için gönderilmişim dünyaya. misyonum buymuş. siz sadece piyangodan büyük ikramiyeyi tutturup harcamaya ömrü yetmeyen şanssız insanlarmışsınız. umarım mutlusunuzdur.


* yağmur yağıyor. 2001 model aracıma binip izbe sokakların , çamurlu yolların arasından geçip şehri yüksekten gören sakin bir yere park edeyim. üzerimde montum , elimde cigaram, buğulanmış camlara hayallerimi çizeyim. gelirim bir iki saate kadar.


*aşksız ve şarapsız geçen günlerime yazıklar olsun.


* mahallemdeki 7/24 açık fırının cafe bölümünde geceleri bir kızcağız çalışıyor. her gece bir karış sakallarımla gidiyorum yanına. bir çay getiriyor bana.
sakallarıma sinmiş şarap kokusunu sanki ciğerlerine doldurabilmek adına iki adım mesafede duruyor benimle konuşurken. in cin uykuda yalnız iki insan uyanık. ne o bana soruyor , derdin ne neden her gece böyle içiyorsun diye; ne de ben o'na soruyorum , derdin ne neden gecelerini burada çalışarak geçiriyorsun, diye. mutluyuz.


*aşksız ve şarapsız geçen günlerime binlerce kere yazıklar olsun.


*dün öğlen gözümü açtığımda telefonuma bilmediğim bir numaradan altı tane cevapsız çağrı gelmiş. hemen aklıma eski sevgili geldi tabiki. ve doğal olarak aramadım. ama bak şimdi aklıma geliyor evin su tesisatını değiştirmek için bir muslukçu gelecekti. belki o aramış olabilir. yarın gündüz ben bir arayayım o numarayı.


*aşksız ve şarapsız geçen günlerime milyon kere yazıklar olsun.


* biraz daha sarhoş olup öyle yazayım diyordum ama nasip değilmiş.


* aşksız ve şarapsız geçen günlerimi dürteyim.


*yazacaklarım ekmek kuyruğundaki açlar gibi birbirinin üstüne çullanmakta ... o sebeple yazımı burada bitiriyorum. ''sevgiyle kal diyemeyecek kadar özledim seni. o yüzden gel bende kal diyorum.'' *


*aşksız ve şarapsız geçen günleri ...

devamını gör...
4674.
olmuyorsa olmuyordur bazen herşey gözünün önündedir vazgecmek arkana bakmamak lazımken neden bu oldurma çabası neden bu belkiler keşkeler
devamını gör...
4676.
bitsin de kurtulayım diye şafak sayarak bitirdiğim *düşünme ve ifade etmeyi adeta takıntılaştırdığım üniversite yıllarını özlüyorum sözlük. çok eskide kalmış zamanlardan bahseder gibi yazdığıma bakma, şurada hepi topu iki yıl öncesi özlediğim zamanlar. çok kayda değer şeyler olmasa da tutup anlatacak birini bulamadığımda ilk fırsatta sözlüğe yazayım heyecanı taşıdığım bazen ciddi, çoğu kez makaradan düşüncelerim ve en olgunundan zihnime henüz düşmüşüne kadar ifade etme ateşi vardı.

şimdi aklıma çalındın ne var ne yok gireyim bakayım dedim, gücenme ya çok yabancı geldin sözlük. bir kaç eski tanımıma baktım, en üfürükten başlığa bile cümle kasacak kadar amaç edinmişim söylemeyi. şimdi sorsan şunları yazmak bile angarya. ne bileyim yazayım dedim sanırım sebepsiz. işte neyse çok hayal ettiğim gibi olmayan bir gelecek geldi hayatıma, iş güç hayat yoruyor hakket. eskiler de mi böyleydi, biz mi hayatımız üzerine çok düşünüp melankoli yapıyoruz anlayamadım ama 25 olmadan 45lerin bıkkınlığı çöktü üzerime. haydi sağlıcakla kal.
devamını gör...
4678.
malcı olsaydım keşke. ne güzel malın para ettiği dönemdeli cümleler kursam mal para etmedi, ot yetmedi desem ne güzel olurdu. akrabaya vermelik kurbanlık beslerdim. kısmet değilmiş ama yapsam profesyonel yapardım o işi.
devamını gör...
4679.
yanlış anlaşılmaktan nefret ediyorum.kendimi anlatmaya çalışmaktan da nefret ediyorum.kendimi bi güzel anlattığım halde insanların hala daha anlamamasından da nefret ediyorum.kısacası çoğu şeyden nefret ediyorum be sözlük..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar