sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

4743.
"nerede bi manyak var beni buluyor" cümlesini ne kadar çok duyuyor ve söylüyoruz ya, demek ki hepimizin içinde bi manyak var ve o da birini bu cümleyi söylemeye itiyor.
özür dilerim. öyle demek istemedim.
devamını gör...
4746.
annem beni hala 18 sanıyor veya kendi yaşını küçültmek için numara yapıyor.büyümüş olmayı ben de pek kabullenemiyorum ama.... annemde biraz abarttı bee
devamını gör...
4747.
malak gibi sevdiğim insanlar var. tiksinsem de unutup tekrar sevdiğim. biraz kinci olsam her şey daha mı iyi olacak?¿
devamını gör...
4748.
bir şey fark ettim..yalnız belirteyim, bir genelleme değil bu..saçma gelebilir, yanlış da olabilir, kişiden kişiye göre pek ala değişebilir.. sadece kendimden ve çevremdeki kişilerden gözleyerek yaptığım bir çıkarım..
şöyle ki;
insanların yeğenlerine karşı tutumları, muhabbetleri, davranışları onların amcası ya da dayısı veya halası ya da teyzesi olmalarına göre değişebiliyor. hatta, bir kişinin amcası olduğu yeğenine karşı tutumu ile dayısı olduğu yeğenine karşı tutumu çok farklı olabiliyor. hala ya da teyze olma durumu için de keza öyle.
dayılar ve teyzeler, anne tarafından olduklarından sanırım, yeğenlerine karşı aşırı şefkatli olabiliyor. muhabbetlerini çok açık bir şekilde belli ediyorlar. belki de bu yeğenlerinin 'kız kardeşinin' çocuğu olmasından kaynaklı bir durum.
amcalar ve halalarda ise bu aşırı şefkat durumu yok. tamam muhabbet, sevgi elbette var ama öncesinde bahsettiğim bu şefkatlilik durumu pek olmuyor.
halalar; amca, dayı ve teyzelere göre muhabbetlerini daha az gösteriyor, daha soğuk olabiliyorlar..ya da soğukluk değil de bu, sanki baba ile anne arasında bir konumda gibi olmalarından kaynaklanan bir durum..baba tarafından olmalarından kaynaklı olan hafif bir otoriterlik, bir sertlik durumu var onlarda sanki.. ya da ben tam ifade edemedim pek..
amcalar ise çok daha anlayışlı ve muhabbetli oluyorlar genelde halalara göre..
teyzeler gerçekten de anne yarısı, amcalar da baba yarısı oluyorlar..bunu hissettiriyorlar..
devamını gör...
4750.
24 günlük izin bitti ve ankara'ya geri dönüyorum. o değilde bu sefer eve çok alıştım. anneme ve kardeşlerime aşırı bağlandım. yıllardır evden uzak yaşamama rağmen her seferinde bu şekilde acı çekerek evden gitmekten nefret ediyorum. Allah sonumuzu hayr etsin fakat yolumuz yol değil açık konuşalım...
devamını gör...
4752.
sevdiğimiz şarkıları kimse dinlemese, sevdiğimiz kitapları kimse okumasa, sevdiğimiz adamları başkası sevmeseydi de biz böyle onların arkalarından gerçeklik akımını temsil etmek zorunda kalmasaydık. bir parça romantiklik bizim de payımıza düşerdi belki. hastane de onca hasta,yaşlı,bakımsız insanları görmeseydik fakir edebiyatına bizim de gardımız düşerdi belki biz de fakir ama gururlu gençlere romantik güzellemeler yapardık parasızlığın çileye dönüştüğü yerleri görmeseydik. biz de üzülürdük belki huzurevindeki teyzelere amcalara; çocuklarının baktığı amca sefil, bakımevinde kalan teyze temiz gelmeseydi acile. biz de uzayıp giden film tiratlarına hayran kalabilirdik belki gerçek diye yutturmaya çalıştıklarınızın romantiklikten öteye geçmediğini bilmeseydik. annesi babası olmayan yetim çocuk dramlarına ağlamayı, yetimhanede büyüyüp ne yaptıklarını bilmeden tanımadığı adamlarla cinsel ilişkiye giren kız çocuklarını kendi seslerinden duyduğumuzda bıraktık çünkü. dedektifçilik hikayelerine karnımız doydu sırsız ölümlerden sır çıkarmaya çalıştığımızdan beri.
bir gece hastanede sabahladığımda, ilk hastanede sabahladığım gecede bundan kötüsü olamaz, hastalar en azından çıkacaklar bense bi ömür boyu buralardayım deyip de ilk göz yaşımı durduk yere, arabeskane akıttığımda, kaderim bundan kötüsünü çoktan yazmıştı:tabure üstünde babanın başında acil de gece boyu beklemek... hastanelerde hiç kalmasaydım doktorlu, hastalı, hastalıklı filmlerinize, kitaplarınıza, şarkılarınıza, aptallıklarınıza, mutluluklarınıza, ağlamalarınıza, ağlaşmalarınıza inanırdim belki.
ve ey aşk meşk diye atıp tutanlar, bu uğurda buhranlar geçirip deli olanlar, o'nsuz olamayanlar, o olmazsa mutlaka ölenler!
ben de kendimce sevip de tüm bu hissiyatlarla dolup aradan biraz zaman geçince bi de o evlenince çok üzülünce ama sonra hiçbirşey olmayınca, dünya başıma yıkılmayınca mesela, başımdan aşağı kaynar sular boşalmayınca, ölmediğimi gördüğümde ve dahası yemek yemeye devam ettiğimi hatta güldüğümü bile yakalayınca... biz de kayış koptu işte diyecekken aslında pek de koşmayınca...
velhasıl sevdiğimiz adamlar başkalarını sevdiler biz de başkalarını.
devamını gör...
4757.
yan sekmede tamamlamam gereken bi ikinci üniversite başvurusu var.
ben de richard hawley ne güzel darlin diyo diye düşünüyorum.
üniversite sınavında beynimde sheeva çalıyodu.
en son vizelerde de rotza prahim dinlemiştim.
bi de biri var, çok güzel.
devamını gör...
4759.
boşlukta asılı dururken(!) kendi etrafında, güneşin etrafında, galaksi etrafında, başka sistemler etrafında dönen mavi bir bilyede yaşıyoruz. çıplak gözle görülmeyen şeyler bizi hasta ediyor. hadi oradan!!! dünya öküzün boynuzları arasında duran bir tepsidir ve gözünün görmediği şey de yoktur. (öküz nerde durmaktadır? körler için dünya yoktur o halde...) ayrıca melekler de kanatlıdır. kanatsız melek mi olur? (!!!???)
devamını gör...
4760.
keşke arada başka hayatlar yaşasam sıkıldığım an birinin bir günlük günlük hayatını seçsem sonra istediğim zaman değiştirsem.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar