sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

4801.
kitapları defalarca okumayı bıraktıysak, insanları defalarca okumaya başlayabiliriz.
mailleri defalarca okuyabiliriz.
o tuşlara dokunan parmakları defalarca düşünebiliriz.
şarkıları defalarca dinleyebiliriz.
uzun yolculuklara defalarca çıkabiliriz.
trenin durduğu her istasyonda defalarca aynı şeyleri söyleyebiliriz.
Allah ellerimizi bırakmasın deriz defalarca.

devamını gör...
4803.
bir şeye zorla müdahil olmak istemiyorum artık, başkalarının arkadaşlık ortamlarına ekmek banmakta istemiyorum, hatta telefonla aramayıda sınırlandırmayı düşünüyorum...
ergen tribi gibi oldu ama karşılık gelmiyor arkadaş ne yapalım... herkese selam sabahı eksik etmez iken bir taneniz sorun ulan ara sıra
devamını gör...
4805.
şurda müsadenizle biraccık isyan edicim.

harikalar harikası, muhteşemlik ötesi, cânım hocamız her gün 8.45'te başlayan derse en erken 9.15'te geliyor ve yetmez gibi kendinden sonra geleni derse almıyor.

olum önce sen vaktinde gel lan çapsız!

bi de şey var mesela bi gün hiç gelmedi, o günün derslerini de tekrar edecekmişiz. bence ek ders yapacağımıza her gün erken gelsin, o açığı kapatalım. slk yhaa.
devamını gör...
4807.
uzak durmaya çalıştıkça yakınlaştığımdır...

huysuzum bu aralar.
hep bir sinir hep bir öfke.
adımı sorsan "sanane" diyecek kadar yalnız
herkesin "neredesin sen?" sorusuna muhatap olacak kadar kalabalık.
kimsesiz de değil
sahipli de...
her şey ters gittiği için mi bu terslik
yoksa ben ters olduğum için mi ters bilmiyorum
sorgulamak ya da anlamak istemiyorum kendimi,
hatta hiç kimseyi.
anlaşılmak gibi bir derdim de yok aslında.
tek derdim anlatmak...

yağmur var dışarıda.
aslında yağmasa böyle olmazdı.
biliyorum...
hissediyorum.
devamını gör...
4809.
internette adım müzmin bekara çıktığı gibi normalde de çıkmış. önüme gelen evlenmemle ilgili konu açıyor. biraz daha ayrıntıya giriyorsa (doğum tarihi, evlenmek isteme ile ilgili fikir vs.) diyorum kesin birisini düşünüyor bana. bunlar baba, abi falan olabiliyor. ancak; biraz daha açık olun. söyleyin yani, öyle sormayla olmaz bu işler. *
internette; tamam bu konulara çok asılıyorum da, normalde hiç konuşmam. ben konu açmam kolay kolay. ''evde kaldıım'' diye bağırmam ama adımız çıkmış.
devamını gör...
4810.
başımın içinde bir şey var. yaralı bir hayvan. rixper ve diğer ilaçlarla iyileştirmeye artık gücüm yetmiyor. dua ediyorum hep. ama görüyorum o ışık..o heyecan bitti. meğer insan gerçekten üzülünce böyle oluyormuş...gördüm. ...ve dayanamıyorum.
devamını gör...
4811.
siyah olan saçlarını sarıya boyatanlar, yüzüne makyaj değil boya badana yapanlar, günlük hayatında platform topuklu ayakkabı kullananlar, açık seçik giyinip karşı cinsi kendisine baktıranlar, abuk subuk mekanlarda alkol alıp o tarz bir yaşamı benimseyen insanlar neden rağbet çok fazla görüyor, neden daha çok değer veriliyor, ilgi görüyor anlamıyorum ve bu tarz olmayan kadınlar neden yadırganıyor?
ben bunları yapanları aşağılamıyorum ama rüküş olunca neden bu kadar dikkat çeker bir insan şaşırıyorum.
ya bizim milletimizin bir zevki ve tarzı yok, ya da ben çok düz bakıyorum.
devamını gör...
4812.
sevgili marmaray ayrılıkçeşmesindeki santurcu kardeş, bugün sana 1 lira atamadım, zira 5 dakka sonra 2 liraya tavuk döner yemek istiyordum ve sadece 2 liram vardı.
devamını gör...
4814.
yarınki iş görüşmemde cool mu olayım,azimli mi,hırslı mı,çalışkan mı cv de hepsi yazıyor ya da hepsini olup combo mu yapayım. valla 5 aydır öyle bir haldeyimki resmen gaffur gibi, elimde çekirdek termosta çayla gidip boşver şimdi sen beni insan kaynakları da zor iş hacı hem sizi pek sevmiyorlar ya biliyon mu diye goy goy yapasım var.
devamını gör...
4815.
görmeyeli ne çok tanımadığım yazar gelmiş. kendimi çok yabancı hissettim.
arayüzde de ufak tefek değişiklikler var sanki. çözmeye çalışıyorum yeni durumu.
devamını gör...
4817.
bir zamanlar beraberce hayalini kurduğumuz şeyleri şimdi sana söylesem, onu da unutmuşsundur evet. hani unutmam dediğini hatırlatsam. hani ay ışığında gözlerinde ki ışığı hatırlatsam. hangi söz hangi şiir avutur insanı ve kaç yıl. bana yaşattığını, pişmanlık ve hasretle benim için hissetmeden ölmeyesin diye dualar ediyorum. ahirete kalmasın sana kıyamam...
devamını gör...
4818.
şu sıralar beni tanıyan , tanımayan henüz daha ben kendimi tanımıyorken bir kaç soru cümlesi ve onlara aldıkları cevaplarlarla anlamlandırmaya çalışan herkesin dilinde "umarım kendine denk birini bulursun..."

belki ben eşitsizlikleri seviyorumdur ?
"x" i "y" si belli olan bir bilinmeyenli denklemleri değil de içinde tüm alfabeleri barındıran ve açıklanamayacak bir şekilde her birleşimi "sen" i barındıran çok bilinmeyenli denklemleri seviyorumdur.
sadece üzerinde ki bir kaç renkle girdisi çıktısı belli olan bir direncin osilaskop ekranında gösterdiği
sonsuzluğa uzanan bir çizgi olmaktansa bulunduğu devre üzerinde kıskançlıktan patlayan bir kondansatörün ekranda gösterdiği anlık bir kalp silüeti.
denkliğin canı cehenneme!
ben kendime denk falan istemiyorum.
ben bütün zerrelerimi atomlarına parçalarcasına üzerimde denenmeyen her bir şeyi deneyen.
her gün istemsiz olarak evrene gönderdiğim bütün o gereksizce iyi niyetli olan mesajların içerisine kendini kodlayacak piskopatlığa sahip bir "sen"i istiyorumdur belki ?
olamaz mı ?
...
onca düzen içinde bir çok şey olabiliyorken.
işine geldiği zaman fiiller bile düzensiz olabiliyorken,
biz niye böyle olmuyoruz seninle ?
yer çekimine yenik düşen üzgün bir yağmur damlası gördün mü hiç ?
neden seninle onlara dil çıkarmıyoruz yine ?
tıpkı çocukluğumuzda ki gibi..
bana hiç asit yağmurlarından , vücudun ph değerlerinden her şeyin kusursuzluğundan ve denkliğinden bahsetme..
bahsediceksen gözlerinden bahset.
çünkü en çok onlara bakmak bozuyor tüm düzenimi.
gözlerinde "bulut"lar var senin.
irili , ufaklı..
öyle klişeleşmiş bir şekilde gözlerinin derinliklerinde de değil hem.
bazen yakın , bazen uzak.
dokunsana bulutlarına sende ara ara..
hiç öyle geçmişinde ki acılardan , yarım kalmışlıklardan , kırıklarından çıkıklarından dem vurma !
hangi yöne dönsem zaten herkesin yüzünde geçmişten kalma bir yanık.
kimse kimsenin geçmişiyle yüzleşmek ya da yaşamak zorunda değil ki hem.
herkes kendi yaşadıklarını bilse yeter..
çoçukluğumdan beri herkes bana " adam gibi adam ol " dedi.
bense hep çocuk gibi adam olmak istedim.
onlar gibi " günahlarıda saf , iyilikleride"..
hiç çocukken başkalarının oyunlarının içinde buldun mu kendini bir anda ?
çocuklar birbirlerinin oyunlarına ve hayatlarına bir anda girerler.
mesela top oynarsın biraz uzağa gidere topun.hemen ordan başka bir çocuk daha kendine gelen topu görerek ona koşmaya başlar.
artık iki kişilik , üç kişilik , dört kişilik.. bir oyun olur o.
hiç öyle şimdiki gibi adını , işini , hobilerini , fobilerini sormazlar..
öyle olsun bizimkisi.
koca koca insanların laf düellolarından , her şeyi anlatma çabalarından yoruldum.
herkesin cümlelerle örülü karakterler edindiğini görmekten yoruldum artık.
biz seninle tek bir hece olsak da yeter.
uzar gider tüm bu istemler..
ama emin ol hiç bir yerinde bir denklik bulamazsın.
belki biraz delilik..
devamını gör...
4819.
bugün ticaret ve borçlardan 100er sayfa okusam yarın da usulü 325e tamamlasam cumartesiden perşembeye 5 gün var onlarda da cezayi özel, ceza genel, vergi, hukuk felsefesi, bilişim bir kez okunur eşya ticaret usul borçlar da ikinci tur dönülürse sınavlardan önceki akşam da bi göz gezdirip kanun, pratik falan baksam olur galiba ya geçer bu vizeler de.. koca günün ilk on sekiz saatinde kitap açmamisim, son 6 saatinde hedefleri yerine getirirsek tebrik ederim kendimi.. tembel miyim neyim Allah'ım..
devamını gör...
4820.
bugün üstümde bi maloşluk vardı az önce kötü bir habar aldım, dedim bugün bi şey olacağı belliydi. hissettim resmen, erenler dergahına adımı altın harflerle yazdıracam. ala ala günah koymadınız tabi bende hepsi ondan bunların. hepinizden a.r.o..........
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar