sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

5481.
bu hafta sonu yakın arkadaş çevremden bir abimizi evlendirdik, önümüdeki ay bir abimiz daha evlenecek, geçen ay bir arkadaşım nişanlandı, bu hafta sonu diğer yakın arkadaşlarımdan bir tanesi daha sözleniyor inşaallah, akşam aradım seni aramıza almayacazz zehehehehe diye takıldı. birde çeyrek altının 170 tlye dayandığı zamanda evleniyor pislikler, bütçe sağlam açıldı.

bende böyleyim bu aralar...

devamını gör...
5482.
lisedeki sınıfımız en sessiz kızı evlenmiş bütün sınıf yasta. önce sen evlenirdin ben evlenirdim derken kız sessiz sedasız evlenmiş. biz ne zaman birinin evliliğinde üzülmeye başladık ben de anlamadım. galiba büyüdük.
devamını gör...
5483.
bir hafta önce anneannem aslında ikinci annem diyebileceğim kişi hayatını kaybetti. onun yanında buyumustum ben. memleketten ayrılıp okumaya gittikten sonra her tatile geldiğimde öyle bir sarilisi vardı ki asla unutamam. beni çok sevdiğini zaten biliyordum ama o sarilmalari ve sevinci anlatılamaz. kilitli bir dolabı vardı, çocuklara hep o dolaptan şeker çıkarıp verirdi. biz hep o dolapta ne olduğunu merak ederdik. açtık dolabı ve çok güzel bohcalarda ceyizlik bi şeyler vardı ve o onları benim için ayırmış. torunlarından sadece bana miras denilebilecek takı bırakmış. tabii bunları da görünce acim daha çok arttı. teselli edecek bir şey de bulamaz oldum. el hasıl ölümü sevdiklerimize kac yasinda olurlarsa olsunlar hiç ama hiç yakistiramiyoruz.
devamını gör...
5484.
burada uzun yazmaktan sıkıldığım için yarım kalan hikayelerim olmuştu. şöyle baktım kimbilir nerde. neyse efem. sırt çantalı yollarda epey insanla tanışma fırsatınız oluyor. tek başına dünya turuna kız başına çıkmışını ararsın*, dünyanın öte ucuna döner dükkanı açmaya gelmişine mi, ülkemizden kaçıp kaçak o yerlerde yaşayan mı! ayrıca nerde kalır nerde hayatını idame edersin be arkadaş kaçak olmak baya zor iş. birbirinden ilginç gemici maceraları mı. avare gezerken yardıma muhtaç birine yardım ederken mafya ile bile başımın derde girdiğini nereden bilebilirdim. bir tür köle gibi kullanılıyormuş o insan. sarhoşuyla mecburen yolculuk edebilmeyi, soğukta donmayı, sıcakta erimeyi, aç kalmayı, rezil olmayı, ailenden uzak kalmayı,yorgunluktan ölmeyi, yalnız kalmayı velhasıl bir çok şeyden ödün vermeyi göze almak lazım seyahat için. eğer çok paranız varsa saydıklarımdan min etkilenirsiniz tabii.
devamını gör...
5485.
cogito itiraf'a baktım da sözlük olarak delirmemiz çok hoş sfshdhk. gözyaşlarım yanaklarımda henüz kurumuşken bıraktığı o gerilme hissi hala duruyorken gülerek bu entry'yi yazıyorum.
tam ağlarken bi şeyler düşündüm gelip sözlüğr yazıyım dedim.
bi psikiyatrisim olsun istiyorum kedi gibi her an yanımda olsun mesela gece ona sarılarak yatıyım dertlerimi anlatıyım ağlayarak, sümüğümü gözyaşımı üstüne siliyim. dfgdhkk. çok mu şey istiyorum be. şahsıma özel bi psikiyatrist istiyorum.
devamını gör...
5486.
erken uyanıp boş oturmak çok sıkıcı televizyonda da bişey olmuyo. boyama yapınca da sıkılıyorum, puzzle sinirlerimi bozuyo çok yavaş ilerliyorum. tavanı izlemek daha eğlenceli bi aktivite resmen. beni böyle sev başlasa da keyfim yerine gelse.
devamını gör...
5487.
ilerleyen vakitlerde; burayı kendime mesken tutacağım.
efkarlı, uzun ve içten tanımlar yazacağım bu başlığa..
t: yazarların; duygularını, hislerini paylaştığı defterdir.
yakın zamanda zift gibi kapkara olması muhtemeldir...
devamını gör...
5488.
insan ne kadar da bencil değil mi? sadece kendimiz varız ve en büyük dertler, en ağır acılar, çözümü olmayan bütün sıkıntılar sanki gelip bizi bulmuş gibi davranıyoruz. ne kadar yok desek, etrafta daha zor yaralar var olduğunu bilsek de gene dönüp kendimize bakıyoruz. bilemiyorum ama bu olgunlaşamadığımızın bir göstergesi.

hayat sanki en çok bana zor geliyor, dertler dermana kavuşmayacak gibi duruyor. aptalca şeyler ve gereksiz insanların kaprislerinden dolayı kendime zulm ediyorum ve buna engel olamıyorum. stresten burnum kanıyor, rüyamda olmadık şeyler görüyor, sabahın 5'inde kalkıp yatağın için de dönüp duruyorum. başkasına göre salakça bi mevzu ama beni çok geriyor.

peder bey, insan en büyük acıyı kendisinde zanneder demişti. haklıymış...

lakin bakara suresinde, Allah kaldıramayacağı yükü kuluna yüklemez diyor. inşallah imtihanı geçeriz...
devamını gör...
5489.
geçen gün aklımdan benim bardağım hep kırılırdı bi yıldır kırılmadı diye geçirdim sabahına bardağı kendim kırdım. daha sonra uzun zamandır düşmedim ben dedim, çok fena düşeyazdım ama verilmiş sadakam varmış zaar. dün akşam da bunca yıllık sakarım, profesyonel bile sayılırım ama henüz toplu iğne yutmadım diye düşündüm. şimdi korkuyorum yutarım diye, ağzıma toplu iğne almıyorum.


sakardım bi de üstüne şom ağızlı oldum sanırım. böyle çok yaşamam ben.. *
devamını gör...
5490.
kardeşimi dersten atmış hocası. ben bu okulda olduğum müddetçe onu bu dersten geçirmem demiş. çocuk daha üniversiteye yeni başladı. bu hocalarla başı sürekli belada. annem de kızıyor. hocalarına saygısızlık yapmasın diye. bu nasıl çelişki yahuuu? büyüyene kadar dürüst ol, yalan söyleme dedik. şimdi dürüst diye kızıyoruz.
devamını gör...
5491.
toplanın topunuzu illuminate edicem. anne, baba ve dede kelimeleri aslen bir bebeğin ağzından dökülen ilk kelimelerden oluşmaktadır. yani yavru, bizim şu an baba diye adlandırdığımız kişiye bakarak baba demiş, kadın olana bakıp anne demiş, yaşlıya da dede demiş. evet bu yavru doğmadan önce anne, baba ve dede gibi isimler yokmuş. böyle zembille indirmiş bebe. teşekkürler.

not: hatta çocuğa ayna tuttuklarında tombik parmağını uzatıp bebe deyünce de bebe kelimesi ortaya çıkmış. evet.
devamını gör...
5492.
telefonla konuşurken son otobüsü kaçırdım.
minibüs seferleri de bitti.
sokakta kaldım.
kardeşim dediğim adamı aradım, aldığım cevapla şok oldum.
arabamız var ama ev çarşıya çok uzak, bu saatte gelip beni arabayla alsa günlerce söylenecek bundan eminim.
o yüzden pederi arayamadım.
başka bir mahallenin son minibüsüne binmeye karar verdim.
elimi cebime attım 25 krş eksik.
şoförün çok kıl biri olduğunu biliyorum, yüzüm de tutmadı param eksik demeye...
bi kahvehaneye girdim 25 krş borç para istedim.
adamın bana bi bakışı var görmeniz lazım.
parayı aldım.
minibüse bindim.
şu anda minibüsten yazıyorum.
birazdan ineceğim ve yaklaşık olarak 1,5 saat yol yürüyeceğim.
devamını gör...
5493.
insanları değerlendirmede iki kriter edindim.sanırım esnaflığın yan etkilerinden.

birilerini geçindirmek ile sorumlu olup bu görevi için çabalamayan erkeklere "adam" gözüyle bakamıyorum.hele bir de bu durumuna rağmen sigara içiyorsa evliya dahi olduğu söylense gözümde beş para etmiyor.ister dini bütün olsun ister dini yarım olsun bir erkeği "adam" yapan budur bence.
devamını gör...
5494.
mhp seçim otobüsü gelmiş evin oralara atilla yılmaz çalıyor. ve bendeki vermiyom lan oy moy söylemleri bir anda yerini tebessüme bırakıyor. yok ya diyorum ben seviyorum galiba. sonra ne olursa olsun diyorum. militansam militanım çok tatliskolar kıyamıyorum. anne gibi seviyorum ben davamı kızsam bile sahip çıkıyorum. aşkla seviyorum.

neler yazıyorum ben defter!
devamını gör...
5495.
kağıttan uçaklarım rüzgarın içinde oynamıyorlar artık. her şey kırık dökük parçalar halinde araları açılmış büyük mesafeleri olan sislerle kaplı.oysaki dışarıda bahar var. ağaçları buduyorlar şu an. ağaç yine ağaç ama dalları gitti. ve aşılama yaptılar. yeni küçük filizler halinde. aşı tutarsa şahane... ama tutmazsa da şahane. ağaç ağaçtır değil mi?
devamını gör...
5497.
kağıda yazdığım her satırı,
bir rüzgar alır götürür.
bazen meltem bazen poyraz...
sana da muson yağmurları düşer gönül...
istediğin kadar yaz.
yağmur damlalarından su üstüne...
yazsan...
ne kalır,yaz...
bir yel alır.
devamını gör...
5499.
en görmek istemediğim, varlığından dahi haberdar olmak istemediğim insanlarla bulunduğum camiadan dolayı eninde sonunda mecburen nasıl karşılaşıyorsam, en çok tanışmak, sohbet etmek istediğim insanlarla da yine aynı sebepten eninde sonunda yolumuz kesişiyor.
taaa seneler öncesi sözlükten tanıştığım ama reelde hiç karşılaşmak nasip olmayan çok sevdiğim bir arkadaş var. aynı vakıftaymışız ve şu an seminer dolayısıyla benim şehrimden giden bir arkadaşla oda arkadaşıymış. dünya ne kadar küçük. onların biriminde olsaydım şu an orada ben de olabilirdim. farklı birimde olduğum için bizim seminerimiz geçen haftaydı. nasip. ama bunu duymak bile beni fazlasıyla mutlu etti. sürekli görüşmesek/görüşemesek de o gönül bağını hissetmek ne güzel. ne mutlu ki, rabbim hep bir vesileyle dolaylı olsa bile görüşmemizi sağlıyor. gönlü güzel insanlarla aynı yolda olduğumuzdan hangi vakıf, dernek vs. olursa olsun amacımız bir olduğu için reelde sohbet etme imkânı bulamasam da var olan o muhabbet bağının lezzeti bambaşka. samimiyet öyle bir şey ki, elle tutulur gözle görülür derece. rabbim samimiyetimizi eksiltmesin inşallah. âmin.
devamını gör...
5500.
evden telefon geldi. gelirken bisiklet al diye. evet. sanki ekmek ısmarlıyor. büyük oğlan arkadaşlarıyla bisiklete biniyormuş, küçük boynunu bükmüş kaldırımda oturmuş onları seyrediyormuş. küçüğün bisikleti de eskidi hani. eve gitmem gerekiyordu. çünkü büyük arabayı almam lazım. küçüğün bagajına bisiklet filan sığmaz. çaktırmadan gittik bisikletçiye. aldım bir tane. köşede indirdim bisikleti. arabayı babamla yoladım. köşeden bakıyorum. bunlar koştular arabanın etrafına. uyanmışlar çakallar. baktılar yok bişey. koltuğun altına bakıyorlar. sanki yangın söndürme aldım sıpaya. hehe. ulan çocukluk ne iyi şey.

sonra bindim bisiklete ağır ağır bunlara doğru gidiyorum. küçük bir çığlık attı. nasıl sevindi. babam da bir yandan telefona çekmeye çalışıyor. büyük oğlan kıskandı. ben de isterem diye bi ağıt koydu. haha. hüngür hüngür ağlıyor. e senin var zaten filan desek de dinlemiyor. valla zor yaptım gönlünü. şimdi kırgın bana. vitesleri bozuk filan diye atarlanıyor. onun bisikleti de bakıma sokayım bari.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar