sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

5582.
aylardır havaların ısınmasını bekliyordum. bu kış hem madden hem de manen çok üşüdüm. soğuk içime ilmek ilmek işledi. hele ki yanlız yaşıyor ve iki çift laf edecek, oturup sıcak bi çay içecek arkadaşlar da yoksa etrafınızda işiniz daha da zorlaşıyor. güç oldu, geç oldu bahara ermek ama bahar da aynı şekilde sürüp gidiyor. madden sıcak lakin manen hala zemheri... sanırım mevsimlere anlam yükleyip beklentiye girmek benim aptallığım! kendimi avutmak için bu şekilde bahanelere sığınmak mantıkla izah edilemez fakat kim demiş zaten benim mantıklı biri olduğumu...

önümüz yaz ve dışı sıcaktan içi soğuktan kavrulmuş günler beni bekliyor.
devamını gör...
5583.
iki bağımlılığım var ; futbol ve yabancı dillerde müzik dinlemek.

yabancı müzikten kurtulmuştum ama geri nüksetti.sanırım sınav stresinden ötürü oluyor. bu gün yıllar sonra ilk kez linkin park dinledim.loreena mckennitte se ramak kaldı.
devamını gör...
5584.
ben yine "yea bu ne çok artı alır, çok çılgınım" dediğim tanımın tek artı alışının hüznünü yaşıyorum. o artıyı da kimin verdiğini göremiyorum, niye? çünkü aktif yazar değilim. bence insan bu kadar ezik olamaz. iyi geceler. hepinize hayatta başarılar diliyorum.
devamını gör...
5587.
dilimin ucunda dolanıyor kelimeler
söyleyip canımı yakmak istemiyorum
genzimde gezdirdikçe kaşındıryor
yutkunup içime atıyorum ama
midemi alev alev yakıyor
ferahlamak için elime geçeni dikiyorum
benzinmiş meğer içtiğim
yandıkça daha çok içiyorum
dermanım olan su senin elinde
sen ise uzaklarda bir yerde
ben yanmaya devam ediyorum..
devamını gör...
5589.
şarkıda da geçtiği gibi yorgunluktan mı bu halim yoksa dağınıklıktan mı bilmiyorum. oturdum bi yere kendime açık bi çay söyledim. hiçbir şeyi değiştiremediğim hayatımda yapabileceğim yegane şey belki demli yerine açık çay istemek. ha birde şekersiz içtim çayı ve berbat bi tadı vardı. hayatı da sade içince berbat bi tadı var, şeker gibi insanlardan yoksun kaldıkça mecburen sadece yaşıyoruz. yiyorum, içiyorum, uyuyorum ve hayat bazen bu trio için yaşamaktan ötesini ifade etmiyor. elime dergi, kitap alıyorum, bakışıyoruz öylece sonra kaldırıp rafa atıyorum. film izleyeyim dedim elim ileri tuşuna takılı kalmış. geriye müzik kaldı ve onu da afrikaya gidip sömürü kolonileri kuran avrupalı gibi iliğine kadar kuruttuktan sonra bi köşeye atacağım, biliyorum.

sanırım hayatta ki tek vazifem tüketmek ve ben muvazzaf albay gibi 7/24 görevimi yerine getirmek için tüm hırsımla çalışıyorum. ve kelimeler yetmiyor albayım dertlerimi dile getirmeye...
devamını gör...
5591.
bir defterim vardı bir zamanlar. tüm hayallerimi, umutlarımı, dertlerimi, duygularımı yazdığım. o umutlar tükendiği gün yaktım onu.
devamını gör...
5592.
insanın farklı dünyaları vardır ara sıra oraya girer ve huzur bulursunuz, şu zamana kadar şu sözlük o dünyalardan biriydi. yaşadığımız ortam, çalıştığımız işin ve yalnız olmanın verdiği bunaltıdan o başka dünyalarınız ile kurtulmak istersiniz ama gelirler orayıda normal dünyaya döndürürler... şu sözlükte son dönem budur benim gözümde...
demekki görmezden gelmek bizim meziyetimiz değilmiş, bu konuda eksiklerimiz varmış. tahammül edemiyormuşum bazı şeylere mesela. hani derler sözlükler için bazen ara vermek gerekir diye, keşke ara verebilsem... alışkanlıklardan kurtulmak kolay değil.
devamını gör...
5593.
eğitim fakültelerinde alması zorunlu olan topluma hizmet uygulamaları ve sosyal proje geliştirme dersleri bulunur. hemen hemen benzer derslerdir.

bu iki dersten de geliştirdiğim aynı web sitesi ile mezun oldum.hatta sınıfımın dörtte biri bu site dersi geçti.

alt sınıflara bırakıp müthiş bir miras oluşturmak istiyorum.
devamını gör...
5599.
nasılsa "haydi kızlar kalkın göbek atmaya, evimizin neşesi kına gecesi" şarkıları eşliğinde ders çalışamam; öyleyse tanım girmekte bir sakınca görmüyorum. kına gecesi ne yeaaaaa!
lenslerimi de takmayı unutmuşken kalabalığın içinde iyi kötü el çırpmaya çalışmak mı yoksa dev masada oturan tek kişi olarak kalmak mı daha korkunç bilemiyorum. oynamak nedir kına gecesi nedir! içli köfte tamam fakat ankara'nın bağları?!
devamını gör...
5600.
hayat vapurla falan.. böyle bi muhabbet var ya sonra başka muhabbetler daha.. konuşmaktan nefret ediyorum susmaktan da insanlardan insanlarla konuşmak zorunda olmaktan toplumsallıktan sosyal hayattan. bir adaya düşsem ne alırım yanıma bilmem ki ne gerek var neye gerek var hiç kimse olmasa sahil olsa kumlu okyanus olsa yeşil daha da kimse olmasa ya ömür dediğin ne kadarsa bir hamakta yada şezlongda gözüm kapalı hep aynı rüzgar hep aynı hafif rüzgar sıcak sakin huzur ses seda yok iki adım gitsem deniz. meyve yerdim bi de balık. hava kararmazdı orada hava kararınca korkardım tek başıma. yalnızlık ne ağır. birini sevmek ne ağır aile olmak ne ağır sorumluluk? sorumluluk? sorumluluk ne ağır . orada yaşadığımı kimse bilmezdi. yaşamıyormuşum gibi. yaşamamışım gibi..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar