sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

5601.
yorgunluktan ölen bir hypatia var burada. gün boyu dolaştığı halde hiçbir işini halledemeyen bir ben. tesetture modanın hakim olmasının en çok acısını cekenlerdenim. bana göre hiçbir şey yok su şehirde. tayt gibi pantolonlar, transparan gömlekler var sadece. yahut şifon olan iğrenç naylon gömlekler. evet çok yorgunum. bu gidişle hiçbir şey alamayıp hep var olan kiyafetlerimle ömrümü geçireceğim. ya da terzilige başlayıp kendi kiyafetimi kendim dikecegim. modaya hayır çığlıkları atabilirim. neyse sustum.
devamını gör...
5603.
sen daha önce hiç kek pişirdin mi? bribiriyle alakasız görünen onca malzemeyi bir ritüeli yerine getirirmiş gibi şaşmaz bir sırayla ve özenle karıştırdın mı? hayır mı? yanılıyorsun çünkü her insan ömründe en az bir kez kek pişirir ve etrafındaki insanların pişirdiği bu şeyin tadına bakıp onu beğenmesini ister. tabiki bunu yaparken kek pişirmenin en önemli noktasını atlamaması gerekir, fırının sıcaklığı. kekin kalıbının dibine yapışmaması ya da içinin çiğ kalmaması için fırının ısısı ne çok sıcak olmalı ne de az. siz de ömrünüzü hazırladığınız kek uğruna yakarken ne çok serin kanlı olun ne de haddinden fazla ateşli. tabi pişirdiğiniz kekin buzdolabının bir rafında çürümesini istemiyorsanız.
devamını gör...
5604.
sıkıntıhttp://lar.geçtikçe elhamdülillah dedirtir.
çoğu kere kırar dökeriz.
çoğu kere heba ederiz vakt-i ömrümüzü.
bir dakikalık muhabbete değmeyecek olan fani'ye ömrü hayatımızı verir... onun uğruna o bilmeden savaşırız(siyaset...futbol...vs)...
kırar döker,incinir incitiriz...
alem-i misalde öte tarafa bıraktığımız manzaralarda oraya vasıl olup baktığımızda hayatımız bizim için sonu kötü biten bir film mi olacak...
buradan hazırlarız erzakımızı
buradan hazırlarız sonumuzu.
üzerimize farz olmayan
üzerimize vacip olmayan
şeylerle...
bir hediye-i rahmani olan vücut nimetini başta kendi nefsim, heba ederiz.
uyanmazmıyız.
ya da yarın uyanacağım diye yeniden uykuya mı dalarım...
bilmeyiz.
böyle bir ahvalde olan ruh-i insaniyi en ziyade sarsıp kendine getirecek olan şey bir cadde ötede trafik kazasında ölen tanıdığı değil...
en yakınında muhabbet duyduğu bir insanın ölüm tezkeresini almasıdır. bu sadece bir sebep. ve insan o zaman ihlas-ı tammeye vasıl olabiliyor bir nebze. mesela en yakınızdan birisini kendi ellerinizle mezara koymanız. hadi böyle bir şey olmadı...ama olacak. yakınınızın yakınını kefeniyle beraber toprağa gömüp sonra en sevdiklerinin teker teker orayı terketmesi. kimle kalacağız? tasavvuftaki rabıta-i mevt gibi...
aslında hepimiz ya cennet bahçesine bir fidanlık...ya da cehennem bahçesine odunumuzu taşıyoruz.yaptığımız şeyler ya hayr ve vucudi...ya da tahrip hesabına geçip ademi...hiç hükmünde. bunları yazan birisi altmış yaşındadır derseniz yanılıyorsunuz. daha hayatımın ilk baharındayım...
inşaallah siz dostlarımla cennette çiçek açacağım...
devamını gör...
5605.
ata demirer bi gösterisinde "başımaaa güneş geçtiiiii" diye haykırıyordu.

aynen böyle bağırmak istiyorum.

beni mahvetti resmen.
devamını gör...
5606.
bir abi için bacılarının yeri hep ayrı olur.

biraderler de sevilir ama bacılar ayrıdır hep.

en ufağın yarın okul pikniği varmış. araba yoktu yükü de fazlaymış. içine dert oldu çocuğun sanki.uyuyana kadar düşündü durdu. şu saatte gittim arabayı aldım geldim. sabaha süpriz olsun.
devamını gör...
5607.
"gergin uykulardan kör gecelerden bir sabah gelecek kardan aydınlık" dizelerindeki sabahı istiyorum.
ve "doğ ey güneş erit taştan adamı" dizelerindeki güneşi.

bir de zülfü livaneli'nin "güneş topla benim için"deki güneşi var. ama o güneş bu güneş değil.
"leküm diniküm veliyedin" ayetindeki sır. herkesin güneşi kendine...

hepinize hayırlı geceler. beklediğimiz sabaha uyanalım inşallah...o sabah bizim sabahımız olsun.
Allah kerîm'dir!
devamını gör...
5608.
şu hayatta bana en çok dokunan şeylerden biri hüzünlü kadın tabloları ve tabi bir diğeri de yağmurların insafına terkedilmiş hatıra ormanları. bunların ikisinde de bir gönülsüzlük gizli. o kadın bir ihtimal bu tabloya ait olmak istememiş ve bu ağaçları unutulmak üzere o insanlar kadına hüznü yakıştıran ressamın hissiyatıyla dikmiş.
devamını gör...
5609.
nişan, kına, düğün, sünnet düğünü, bebek ziyareti osu busu şusu yetti artık. maddi mavevi tükendim. kendi kendinize evlenmeyi öğrenseniz keşke. ya bu ne berbat bir kültürdür. avrupalılara imreniyorum bu noktada . sidik yarışından öteye gidemeyen saçma sapan oynamalı göbek atmalı yarıçıplak insanların bulunduğu düğünlerde ben işkence çekmek zorunda mıyım? kaç yaşına gelmiş kocaman insana resmen ergen isyanı yaptırtacak kadar bunaltan bu saçma kültür yok olsun gitsin inşallah. sırf bu yüzden çarşafa girip ay canım ya ben gelmeyi isterdim ama katılamıyorum düğünlere biliyorsun diyip sıyrılsam mı diye düşünmüyor değilim.
devamını gör...
5610.
ne kadar idrak yönü zayıf insanlarız ;

bize şer görünenlerin hayır olduğunu göremiyoruz. çekilen sıkıntıların bizi bu güzel günlere taşıdığını ... isyan ile geçen günlerin , mutlu günlerin anahtarı olduğunu ...

son bir yılda neler değişti şu hayatta. olmaz denilen neler oldu. her bir gün , bir öncekinden daha güzel şeyler getiriyor.

sabır , sabır , sabır ....

çok daha güzel günlere sabır ...

şükür ;

onca derdin , sıkıntının ve gafletin içinden çekip çıkarana ve güzel insanları buna vesile kılana şükür ...

mutluluğu , huzuru , imanı gönüllere verene şükür ...

elhamdulillah ala kulli hal ...

devamını gör...
5613.
bu sıralar çok yoruluyorum, çok şaşırıyorum, çok üzülüyorum, çok seviniyorum, çok bıkıyorum, çok heyecanlanıyorum, çok pişman oluyorum..... bu sıralar yaşadığımı çok hissediyorum.
devamını gör...
5614.
şu an internet cafedeyim. ön masada oturan bir çocuk aniden ayağa kalkıp "hangi * sis attı lan" diye bağırdı. counter strike ruhu ölmemiş aga.

yan masada oturan rus vatandaşı olduğunu tahmin ettiğim bir bayan ise bir türk erkeği ile konuşmakta. sanırım yeni tanışmışlar, kırık türkçesi ile saçma sapan sorular soruyor. o değil de geçen süre yirmi beş dakika, ödenmesi gereken tutar bir lira. yarım saati bir lira olmuş internetin bunu da öğrenmiş oldum. yazık be kardeşim. yazık.

neyse ben kalkayım.

edit: eve geldim. ulan insanoğlu kuş misali...
devamını gör...
5616.
son iki hafta sağlık sorunları yaşadım. Allah cc benzerinden beterinden korusun! (amin!) seyehatimi bir hafta ertelemek zorunda kaldım. rabbime çok şükür. derdim bu olsun. tabi yine de duayı bütün yapmak lazım. şükür babında söyledim. yani ne hastalanalım ne de programımız iptal olsun. rabbim den niyazım bu.
devamını gör...
5617.
bi rüzgar esmeyegörsün...bi tebessüm oluşuyor dudaklarimda...rüzgar mı bana seni hatırlatan, sen misin bi rüzgar olup beni saran...bilmiyorum.....ne farkederse....her türlü seviyorum işte, seni de rüzgarı da...istanbul bi dolu düş...o da benim gibi aşkınla tutuşmuş...

devamını gör...
5618.
gece 2'de uyudum sözlük ve sabah 6'da uyanmak zorunda kaldım. 5 saatlik bir uykuyla günü bitirmek zorundayım. evi de otel gibi kullanıyorum. hayatımın hiç düzeni yok be! bütün gün uyuyabieceğim bir pazarım var onda da sabahın 8'nde uyandım. saat 11-12 lere kadar uyumayalı aylar oldu.

uykuyu özledim!..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar