sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

5862.
bir şiir yazdım fakat kimseye okutamadım. zaten benim şiirlerimi de kimse okumuyor. buraya bırakayım belki okuyan birisi olur yanlışlıkla. başka türlü rahatlayamayacağım aksi takdirde.

"ı.
sol omzumdan aşağı akan yalnızlık
birleşip ayrılan o kuşlara değiyorsun.
içime ateş dökmüştüm. yaşım altı
altından hiç kalkamadığım hüzün kombinezonları
girip çıkıyorum bu kente
ölüşümü ve dönüşümü anlatıyorum uzun ip eleklerine
bak bir mum, nasıl ötekileşiyor gözlerinde
kaybedişlerimi toplayıp sana göçüyorum hiçlikten

ah! sinema bileti alırken gülmüştün hatırlıyorum
monologlar halinde hüzünü gösterime sokma savaşı
geyik sıçraması ve hiç bitmeyen o kitap
aslında gülüşünü hiç duymadım

anlamalısın madam! ben bir ağaçsam
eğrileşiyorum ağlamalarına, inan
daha da olmazsa
göz çukurlarını bana ayır
üç-beş begonya serip uyuyacağım yutkunamadan
gök, yüzüne düşüyor
gözlerinde gülümseyiş mavisi.

ıı.
sonrası umutsuz.
bir yankı gibi adın kulağımda
do-re-mi ve karma(n)şıklığınla
adın hala dudaklarımda
buket buket hüzün yolladım güvercin postasıyla
cuntalara ilişmiş yaşamak kaygısı
yokuş aşağı inmeyi kendime konduramıyorum.

anlatırım, bir hüznü başlatmıştı bilmem-kaç savaşı
anlatırım, gözlerim çok bozuktu cumartesileri
anlatırım, rahle boyu özlemekle yaşıyorum

çiçek boynuzlu geyikler çiziyorum defterime
karşılık mahiyetinde sevişegelmek öyküsü
romanlarda adın geçmiyor artık dimdiksin bir harf gibi
elif, vav ve kûn
olsa olsa muteber gidişler.

ııı.
çok kısa
boyum ve mutluluklarım
ağaç altındaydım gözlerimde yaşamak yaşları
ceviz dersem sev! çınar dersem sen yine de sev
o kadar meşruydu yokluğun

sanki şuramdaydın
göğsümle boynum arasında bir boşlukta
uhrevi olmayan sözcükler yazdım avuçlarıma
elini yanaklarına koy. unutacaksın hüzünleri

albay lovegood ve içimdeki o yalnızlık hissi
bir siper de rastlaşalım şafağa kafa tutarcasına.
şuuruma morfin biraz daha tanrım!
şuuruma morfin
unutmak kalabalıklar arasında kaybolmakla anılsın
şuuruma morfin ve elif, vav, kûn.
yokuş yukarı seni çok özlüyorum."
devamını gör...
5863.
çok karanlık bir iş için: ilkokul numarasını hatırlayan, 5 dakika daha uyuyayım kalkacağım valla tribi yapan, buzdolabını açarak saatlerce önünde durabilen, yastığın altına kolunu sokarak uyuyan tipler aranmaktadır.

biraz daha az karanlık bir iş için: bazı şeyler için iyi olmak yetmiyor diyen, üşeniyorum öyleyse yarın diye düşünen, uykusuzluktan ölüp bu akşam erken yatacağım üleyyn diyip yatamayan, aynı şarkıyı üst üste 100 kere dinleyebilen kişiler aranmaktadır.
devamını gör...
5865.
hayalimdeki tatil bu değildi ;

deniz , kumsal , kızlar üçlüsü yerine saykodelik ilahiler eşliğinde reçellik fişne ayıklıyorum...

bakın bu bir dramdır...
devamını gör...
5866.
öncelikle bu başlatılmalıarka plan şeysi ama gerçekten açılmalı hani.



ve başlıyoruz...


afakan olgusu, üstten üsten geliyor namussuz, öyle bir iç gıcıklaması, sıkması var... içbasan diye değişsin istiyorum adını, karabasan gibi, nefes almaktan yoksun bıraktığı gibi temiz de düşündürmüyor adamı. içim içime katlanıyor nerden geldiğide belirsiz, ama güzel geliyor hani güzel can sıkıyor!

esiri oluveriyorsun anlamsızlıkların, afakanların, bunaltı daraltıların, sıkıldıkça daraldıkça şişiyorsun birde çok ironikler vallahi, hani ben bile bazen aynada fiyakama bakarken diyorum, ulan bu göbek yoksa duygularim mi diye. ..
hangi duygu, hangileri, hangi tipsiz fiyaka, benim yerimede sevmeyi reddeden namussuz yalnızlık, beni sevdir diyince telesekretere alan aşk ve tüm olumsuzlukları başımda bekleten nasipsizliğim...

hani herşeyde üst üste babanne yüklüğü gibi kat kat.. tepeleme, hatalarımı inceleyeyim diyorum, kağıda dökeyim bir analiz, bir grafik, bir çıkar yol... bakıyorum hatalarımızı da kağıda tükenmez kalemle yazmışız çıkmıyor. kapatmak için yüz karası gibi kağıt karalamaları. kapat Allah kapat o hataları....

hani sevelim diyoruz, korkmadan, cesurca sakladığımız yerden çıkartalım aşkı, sevdim sevilmedim edebiyatları, beliriyor zihinde.
devamını gör...
5867.
yanında başkaları yokken sadece kendinle başbaşa kaldığında yani benim seni bildiğim haline döndüğün zamanlarda bakışlarında benden bir şeyler görüyorum.bunu aptalca ve ahmakça bir avuntu olarak bulduğum için kendime itiraf etmek istemesem de napıcaz o içindeki benleri?

bu arada gerçekten saygı duydum böylesine sevmeye layık birini seçtiğin için.bir de benim seçtiğime bak.neyse insanların yanında attığın kof kahkahalar içini kemiriyor aslında biliyorum.hepimiz çürüyoruz işte bir şekilde.sen korkaklığından,o hırsından,ben de...
devamını gör...
5870.
bi yandan google chrome da cevrimdisiyken oynanan dinazorlu oyunu oynuyorum bi yandan hamas marşları dinliyorum. sonra baktım bu dinazoru mücahid havasında hoplatip ziplatiyorum gülmeye başladım ablam ters ters baktı anlattım gülmedi. oysa o an çok komikliydi.
devamını gör...
5872.
yüce türk imzasını atarız dağa taşa.
toprak için yok olur en rütbeli bir paşa.

paşalar elde keleş inerler ankara'dan.
kuşatılır karabağ havadan ve karadan.

kuşatma ertesinde kalmaz tek ermeni sağ.
ve inkilap marşları söyler şanlı karabağ.

kurtuluş karabağ'da tarihin bir sayfası.
ve ibret alır bundan humeyninin tayfası.

humeyninin şahsıyla işimiz yoktur bizim.
yalnız düşmanımızdır her türlü komunizim.
devamını gör...
5873.
bugün abimin baterist olarak yer aldığı, avukatlardan oluşan müzik grubunun küçük çaplı konseri vardı. biz de onu izlemeye gittik tabii ki. 70'lerden türkçe şarkılar söylediler ama arada solist kendi bestelerinden de söyledi. şarkılarından birinin de sözleri şöyleydi*:
"rüzgarda yol alan gemi misali heybeli açıklarında battım
başka bir hayatım yok sanırım, ruhumu yanlızlığa sattım
evde kaldım, sana takıldım kaldım, aşıkların peşinden bakakaldım
herkese pes edip durdum, dönersin diye umdum, boşuna bekledim, yoruldum"
neyse şarkı bitince annem bana döndü "beğendin mi şarkıyı?" dedi. ben de "güzel ya beğendim" dedim. ve ardından that cevab: "hmm, kendini buldun herhalde hahahhaha!".
ya ben daha kaç yaşındayım ya! buna rağmen annem bile kabullenmiş artık.
bence komik.
devamını gör...
5874.
ınsanlar neden bayrama 2_3 gun kala deli gibi alisveris cilginligina kapilip sokakta insan yigini ya da harbi yaratiyorlar? bayrama kadar calismaya devam eden, isi gucu, hastasi olan insan var. bugun yemin ederim bu bos beles alisveris hastalari yuzunden 5 dakika da gittigimiz yere 45 dakika da anca gidebildik. ya hu her sene her bayram ayni sey. niye isinizi son gune birakiyorsunuz? diyelim biraktiniz arkadasim hepiniz birden yigilmayiniz, millet oruclu oruclu bi de sizin keyfinizi beklemek zorunda. yaninizda bu sicakta o kucucuk cocuklarida suruyorsunuz, yazik o yavrularada. azicik anlayis, insaf ve daha az tuketim cilginligi lutfen. her yonden zararsiniz yani. o kadar ac insan, bayram da ustune giyecek kiyafeti olmayan insan varken sizin bu gok gormedikliginizden nefret ediyorum.
devamını gör...
5875.
kendime not : senin de bir kalbin olduğunu hatırlamaları için tıpkı onlar gibi kırıldığında sen de bağır, sen de onların göreceği yerde ağla.. yetmez mi? içine ağladıkça sen, karanlığa sarıldıkça kalbin yokmuş gibi davranıyorlar. biz hassaslığını öyle bağıra çağıra ilan etmeyenler olarak ne yapalım yani, üzerinde kocaman "benim de bir kalbim var, yeterince yorgun, kırma" yazan pankartla mı gezelim? -yok sanki bir şey yapacak- of.
devamını gör...
5878.
bizim asistan abi bayram namazını kaçırdım diye mesaj atmış yok olum bayram yarın diye dönüş yaptım çocuğa. ulan bu nasıl kendini kaybetmişlik, hayatın içinde gark oluş.
devamını gör...
5879.
içmediğimden olsa gereke ikidir yerde bir paket sigara buluyorum. öyle l&m vs. değil he. marlboro ve parliament. sigara yerine para bulmayı tercih ederim ama *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar