sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

6221.
nöbetteyim gene
yine ve devamlı
iyi şeyler de oluyor kötü şeyler de fakat meslek icabı kötüleri daha çok. her bunaldığımda aklıma ilk sen geliyorsun iyi ki sevmemişsin beni(!)
-parazntez içinde koyabiliyorum ünlemi parantezsiz değil neden peki neden hala .. boşverelim-
nöbeti olan kadınlardık sonuçta;geceler boyunca yaşlı ve hastalara bakıyorduk evde çouk çocuk bekleyebilirdi.
sevidiğimiz adamlar yollarımızı gözlerken hastane koridorlarında başka adamların peşinden koşuyorduk,
sevdiğim adam hasta olunca bekleybilirdi mesela ama sondası akıtan teyzenin yakını gece 3 te kapınızı çalabilirdi
vaktimiz bir türlü olmuyordu sevmelere kimi sevsek sevgimiz acıyordu hepsi yokluğa çıkıyordu çünkü.
tıpçıydık mantıklıydık ama aşık da oluyorduk
aklımıza nöbetlerimiz geliyordu ilk beni nöbetlerimle kabul eder miydi
sevilecek insanlar listesinde değildik hiçbirinin
gözümüzün içine baka baka söylediler hiç çekinmeden
fakat biz mehmet erdemden bir türkü tutturduk: "olur ya"

yorgun argın eve gelince sizi neşeyle karşılayacaktır eminim sıcak ççorbanızı içerken yan gözle bakıp glümseyeceksin, ilk kaşığı yudumlayıp oh be diyeceksin iyi ki varsın diyeceksin
gözlerinden öpeceksin
canım bile dersin di mi
de neden demeyesin
kalbim ağrıyor desen biz ekg çekerdik mesela ama o alır saçlarını ellerinin arasına
okşar yavaş yavaş geçer ağrın
geçer di mi
onun şifalı ellerine ihtiyacın olur hiç bir drug kafi gelmezken

kalp yetmezliklerini betablokerle tedavi eden kadınlardık sonuçta
yetmezse üzerine ace inh ekliyor hospitalizasyonihtiyacını azaltmaya çalışıyorduk

nöbeti olan kadınlardık biz
sevdiği adamları hep başkasının seven

ben seni bal çörekle beslemeye niyetleiydim her türlü yorfunlupuma rağmen çorba yapmaya da niyetliydim
iyi oldu ama
eğer sevseydin bir hayli yorulacaktım
mutluymuşum gibi yapacaktım
niyetliydim beni sevseydin asla mutsuz etmemek niyetindeydim bu uğura yapacak çok şeyim vardı
çok yorulacaktım
iyi ki sevmedin beni

ismini söyledin geçenlerde ne tatlıydı kızın ismi
çok tatlı ismi,
insan kızamıyor da hem neden hengi hakla ne yüzle kızabilirim ki
o da bana kızmasın
kızma lütfen
yeterince sevmiyorum kendimi zaten bi de sen kızma

en fazla geceleri ahmet kaya dinler olduk gizli gizli

yüreğime basa basa içimden yar gidiyor
gitti bitti
bu mesle bir daha açılmayacak
devamını gör...
6224.
az önce dinlediğim bir arabesk rap in nakaratını söyleyen çocuk bildiğin ilahi söylemiş. nakaratını kesip ilahi yapımcılarına versen adamı n peşinden koşarlar o kadar içli.
devamını gör...
6225.
gözlerimden içime su sızıntısı var. günün birinde alt komşu kapımı çalıp şikayet ettiğinde, çağırmam gereken tesisatçı doktor olmaz umarım.
devamını gör...
6226.
aslında cogitoitiraf.coma yazmak istiyordum. yazarken siliniverdi bütün yazdıklarım. çok üzüldüm. keşke kapısın önünde üzülebilseydim diye düşündüm. özledim de aslında. tatlı gülüşünü.

sonra karar verdim, madem dedim bayadır şiirimsi de yazmıyorum, öyleyse onu yazayım, sonra karalama defterine atarım da rahatlarım biraz. şiirimsi'yi yazdım, hala rahatlayamadım.


"bir vakit ertesi,
gözlerim sokaktan ötede, gözlerindeki gün ışığıyla
seninle yürürken
bir toplumu bölmüştük ortadan ikiye
bakırcı kadın, kuklacı amca, sedefçi bey
yalnızlığımı askılara bıraktım
tepenin başında
iki güldün dört yanımda mutluluk
şimdi çok yakınsın
çok uzaklarda.

ben seni seviyorum aslında
yaşamayı kendine oyuncak etmiş bir banka memuru
alarm sesleriyle
yeniden doğuruyor yüzündeki umutları

ıskarpela! adını kazıdığım o yaşlı kalbim
ıskarpela! ellerinde bir mutluluk var
ıskarpela! seninle başlasın bütün hüzünler

işte orada bir bardağın hatrında
kocaman elleri olmuş bir kurbağa
kova kova yaşanmışlık
bütün eski gecelerde bir ölüm
bütün eski gecelerde bir ölüm

bakırcı kadın, kuklacı amca, sedefçi bey
mutluluğu alabora edecekler.
ben maviydim, ucuna asılmış umutla
sen âmâsın banliyölarda kayıp
buldum!
seni!
uzaklarda! ama en yakında"
devamını gör...
6227.
hali hazırda hayattan zerre kadar beklentisi olmayan bir insan müsveddesiyim. öyle ki, sadece "okulu bitir, en azından diploman olsun." baskılarından kurtulmak için açık öğretimin ön lisans bölümlerinden birini seçmeyi planlıyorum. mimar sinan mezunu bir ölü olamayacağım ne yazık ki. ama tabuta aöf iki yıllık mezunu olarak girmenin de sanmıyorum bana koyacağını.
devamını gör...
6230.
ben hep başımdan büyük işlere kalkışırım. taş var dediklerinde e ne duruyoruz koyalım elimizi altına derim. bi kere de başkası koysun da ben izleyeyim değil mi? olmaz, ben hep başımdan büyük işlere kalkışmalıyım, hep elim taşın altında ezilmeli. o taşı hissetmeliyim.
devamını gör...
6231.
her şey bu kısır döngüde devam ederken, insanın geleceğe dair motivasyonuda azalıyor. hayatı çok ciddi yaşıyor gibi zannederken aslında hiç bir şey yapmayıp patinaj çekmek gibi bizimkisi. hayırlısı be gülüm. yiyeceğimiz tokat vardır belki de.
devamını gör...
6234.
küçüklüğümden beri hayallerimde matrix karakteri olmak vardı. filmi izleyip kardeşimi döverdim hey gidi... işte şimdi yine eski duygularım depreşiverdi. şöyle oturup düşündüm.teknik sorunlarımı da dahil ederek muay thai' ye yazıldım. bayağı pahalıya patlayacağını gördüğüm anda paramla dayak yiyeceğime dışarıda milletten dayak yerim diye tefekkür ettim. o da yemedi tabi. neyse ki bayan bir hocanın elinden yiyeceğim. daha az zararla bu işten sıyrılabilirim. neonun feracesini de giydim mi tam havaya girerim.
devamını gör...
6235.


ben bu geceyi sıla'ya adıyorum. bütün gece, ıssız ada'dan başlayıp, bütün şarkılarını dinleyeceğim herhalde. sigaramın yettiği yere kadar varım! finalim ise en güzeli olacak. *
devamını gör...
6236.
madem olmuyoruz, gözyaşımızı sigaraya meylettirelim ki olmadığımıza değsin.uyumak için hayaline sarılma gibi bi' lüksüm yok artık. haberin yok belki, ama uzun zamandır seninle uyuyordum ben. senden önce nasıl uyuyordum onu da hatırlamıyorum. ha tabi, annemin güler yüzü, iyi geceler öpücüğü vardı o zamanlar..
artık uyumak için bir nedenim yok. müslüm çalan dolmuşun gece yarısı tenhasında cadde üstünde çarptığı kedi kadar canım var. yok kadar..
devamını gör...
6239.
3 saat boyunca meriç nehrinin kıyısındaki çay bahçesinden selimiye camisinin minarelerini seyrettim ve hala anlam veremediğim mevzular var. hangi bakış açısı, iman ve dünya görüşü bu minareleri dikecek kudreti vermiş koca sinan efendiye merak ediyorum. belli ki bir meselesi ve ardına düştüğü soruları var, Allah'ın adını toprağın üzerine inci gibi nakş etme derdi var, fani dünyaya baki eserler bırakma gayreti var... bu kadar varların içinde bizim esamemiz dahi okunmuyor.

bir yanda koca sinan'lar bir yanda bizler. düşünüyorum ve kendimi meriç'in sularına atasım geliyor. hiçbir kıymeti olmayan, üretemeyen, bağımlı aptal parazitler gibiyiz. uçan balondan egolar, parlak kumaşlardan kıyafetler, dilimizde bize ait olmayan cümleler, boyunduruğumuz pislik paralar ile yaşadığımızı iddia etmek çok ama çok saçma geliyor. leş gibi bir geçmişi omuzlamış geleceğe umutla bakmaya çalışıyoruz, ne olduğunu bilmediğimiz bir geleceğe hemde! ıroniye gel...

sorumuz belli; nedir, mesele nedir?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar