sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

6281.
bu aralar insanları küstürmekte üstüme yok. yine bi tanesi küsmüş. cevap atmadı mesajlarıma. Allah Allah. sana ne yaptıydım hiç hatırlayamıyorum.

bi tanesiyle de bayramda barışırız diye umut ediyorum. hadi bakalım.

Allah'tan sümüklü böcek gibi yapışma huyum var da bıkıp barışmak zorunda kalıyorlar.

uzakta olanların da yüzsüz gibi facebook gönderilerini beğeniyorum. yoo dostum yoo küs kalamayız gel buraya barışacağız.
devamını gör...
6282.
iki buçuk saattir dönüp duruyorum, uyuyamıyorum. bu sırada kendime sayfalarca yazı yazdım. arada bir azarladım, hatta çoğunlukla azarladım. bir yerde okumuştum böyle patlayacak gibi olduğunda yazarsan kendini rahatlamış hissediyormuşsun. bana pek öyle olmadı ama yine de yazdım. sonra "neden üzerine bu kadar düşündüm ve yazdım" diye kendimi biraz daha darladım. azıcık geleceği bilseydim, ya çok az; sülalem raad olurdu şu an. sabırsızlık bu. hayır, biraz da kırılma korkusu. neyse ne. bir an önce gitmesini umuyorum. çünkü çok saçma ya!
devamını gör...
6284.
bugün hayatında en az iki onluk sene devirmiş biri olarak yaşı 5 ile 7 arasında değişen çocuklarla saklambaç oynadım.çocuklardan birinin adı yahya'ydı. 5 yaşındasın ve adın yahya... yahya olmak için çok küçük bir yaş değil mi, bilmiyorum. mesela ben 19 yaşımda fahrettin oldum. fahrettin de biraz öyle bir isim çünkü.
devamını gör...
6286.
bu sene onu yordu, çok da üzdü, otuz yaşına da 3 ayı kaldı, gözlerinin çevresinde oluşmaya başlayan çizgilerden habersizmiş gibi. aslında ona bol bol su içmesini, geceleri yemek yememesini, kahveyi azaltmasını, uykusunu düzene oturtmasını çokça söylemiştim; sözlerim ona ulaşmamıştı elbet, o yaşlanıyordu ve ben onun bu halini uzaktan izlemekten ve onu sadece kendimin duyabileceği kadar sessiz sözcüklerle uyarmaktan asla vazgeçmiyorum. birlikte yaşlanıyoruz birlikte olmasak da.
devamını gör...
6290.
teoman ne güzel seslendirmiş, doğum günümde aklıma geldi :

bugün benim doğum günüm
kelimeler büyüyor ağzımda
bildiğim bütün hayatlar
paramparça
takatim yok, yine de telefona sarıldım
son bir özür için tüm sevdiğim kadınlardan
aradım, mesajlar çıktı kapattım
telesekretere konuşamayanlardanım
bugün benim doğum günüm...
devamını gör...
6292.
balmorhea dinliyorum. remembrance parçasını. sonra diyorum ki ne kadar da yaşanmayacak ülke. ne kadar da tuhaf insanlarız. hayatı birbirimize zindan etmişiz. insan insanın hapishanesi, insan insanın tutsağı burada. görünüşte bizden ferahı yok ama. dindaş bi yönetici, ''bizden'' adamlar. görünüşte ama. insan işte bu yüzden hep gitmekli hayaller kuruyor. sonra çakılıp kalıyor gene burada. iyi ki hayallerimiz var. hayal kuramayan insanlara gerçek anlamda üzülüyorum. ben kimin hapishanesi, kimin tutsağıyım? bilmiyorum. Allah bizi affetsin.
devamını gör...
6295.
insanlardan nefret ediyorum. yalnızca birkaç saniye. sonra geçiyor. insan üzülür mü kin tutamadığına? halbuki motor kaskıyla bi kafa atıp burnunu kırabilsem, barış ve huzur içinde yaşamaya devam ederiz gibi...
devamını gör...
6296.
bugün babamın halasının torununun eltisinin görümcesiyle karşılaşmışız. ben babamın halasının torununun kim olduğunu bile unutuyorum bazen, sen bu ilişkiyi nasıl aklında tuttun annem? dahası bunu neden aklında tuttun?
devamını gör...
6300.
tek bir kişiliği olan insanlara çok özeniyorum. bir ok gibidirler onlar, sürekli hedefe doğru ilerlerler ve genelde hayat yolculuklarında başarılı olurlar. çünkü pek sapma da göstermezler. ruhen birlik ve bütünlük halindedirler. bir palyaço da olsalar, palyaçonun idealini yakalayabilirler.

bense olamadım hiç tek kişi. kral ve soytarı, asker ve şarlatan, filozof ve avami.. hep zıtlıklar içinde kaldım. ben hem o ızdırap içindeki şairdim, hem de başkaldırdığı o umarsız kalabalık.

ve ben, yalnızca kağıtta yazılı kaldı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar